31 Ocak 2015 Cumartesi

SADE VE DERİN ADLI KİTABIM İLE İLGİLİ YORUMLAR 4


Adada Tikli Bir Biblo adlı yazımı nasıl yazdım? Şöyle. Babaannem ve halamın evlerinde hep bir dolu minik minik biblo vardır her yerde. Sehpalar, kitaplık, vitrinler, her yer biblo doludur. Halamın evine gittiğimde, hala yaa ben nasıl yürücem burda, nasıl oturcam, kahvemi nereye koycam ya kitabımı, ya şimdi bi şeylere çarpar kırarsam nolcak, kızarsın bana derim hep.

Babaannem de sen de biblolar arasında biblo gibi otur der bana evinde, sen de biblo gibisin, sessiz zararsız ve hep gülümseyen. Biblosun der bana. Otur kahveni iç çikolatanı ye şekerleri ye gülümse beni dinle sıkılırsan aç kitabını oku der.

Ben de babaannemde onun enfes tatlılarını yerken, ki bana özel yapar hep, en çok da her çeşit puding yani, biblolara, porselenlere, nikah şekerlerine, Çin çorba kaselerine, bereket fillerine, işte ben de böyle bir camın arkasından bakıyorum dünyaya. bir bibloyum ben, derim. İzliyorum dünyayı camın arkasından. Zaten metroda otobüste de hep cam kenarı otururum kafelerde de.

Heeeey işte biblo yazısı da böle çıktı işte. Hem biblo hem adada. Herkesin kendi adası vardır ya.

SÜPER BEKAR ANNE


KİTAP CUMHURİYETİM


PEMBE KERESTE


HUZURSUZ RUHUM ASLI


VUSLAT


JYSRA REÇANİ


27 Ocak 2015 Salı

DERİN MAVİ


Biliyorsunuz her gün yazıyorum. Bu kez dedim ki, bu ikinci kitap duyurusundan sonra bir hafta yazma, dinlen, hem de arkadaşlar duysun okusun. Dört yıldır hiç böyle bir şey de yapmadım zaten.

Kitap duyurusuna çok yorum gelince sanıyorum yorum yazmak zor oluyor. Ben de dedim bu konuda bir yazı daha yazayım. Arkadaşlarım bu yazıya yorum yapsın kolaylık olsun.

Cuma günkü yazımdan sonra, önce sevgili arkadaşım Şule M duyurdu blogunda yazıyla, sonra gördüğü anda yine sevgili arkadaşım Renkli Mutfak, daha sonra babası şiör olan Tolga ve en eski arkadaşlarımdan Kitap Cumhuriyetim bloglarında yazdılar Derin Mavi'yi. Tişkür ediyorum onlara.

Üstteki foto Derin Mavi'nin kapağındaki martı. İlk kitap Sade ve Derin'in kapağı yayınevinin düşüncesi idi. Derin Mavi'nin ön ve arka kapak düşüncesi ise bu kez benim. Düşünce ve tasarım bana ait, dizayn ve hazırlama yayınevine ait.

Neden Derin Mavi? Blogumu okuyan arkadaşlarım blogumun temasının mavi olduğunu bilirler. Mavilik, özgürlük, derinlik, sadelik, huzur blogumun ana teması oldu hep. 

İyimserim. Sonra deniz insanıyım. Ayrıca, yüzme, sutopu, tramplen sporlarını yaptım. Satranç oynarım ve büyük şampiyon Kasparov'u yenen bilgisayarın ismi Derin Mavi imiş.

Annemin ve kardeşimin gözleri mavidir. Anneme çıtır çakır, kardeşime mavi boncuk derler ailede ve arkadaş çevresinde.

Birkaç sene önce Kieslowski'nin Üçrenk:Mavi'sini izleyince tuş olmuştum. Olabilemezdi bu film bence. Sonra benim iki düşüm vardır. Bunları sık sık görürüm. Biri şudur. Masmavi gökte uçan bir kuşum, kartal olabilir belki. Üstten denize bakıyorum dalıyorum ve deniz dibinden bir kırmızı gül çıkarıyorum. Masmavi gök. Gök mavisi.

İkinci düş ise derin denizlerde yüzmek. Yüksekten kayalıklardan suya atlamayı çok severim. Suyun dibine inince ah derim şimdi yunuslarla yüzsem dipte. Yüzeye hiç çıkmasam. Sonra Le Grand Bleu adlı filmde bunu izledim bir kaç sene önce. Bir dalgıç yunuslarla yüzüyordu.

Yunuslarla yüzülebiliyor ama su parklarında. Ben doğal ortamda isterdim. 

İşte her şey mavi işte. Bir de resim severim. Picasso'nun Mavi dönemi vardır.

O yüzden Derin Mavi pek uygun oldu yani.

:)

Cuma günü başlıycam yazmaya. Bu saylanmaz.

23 Ocak 2015 Cuma

DERİN MAVİ BİR DEEP KİTABI


DERİN MAVİ

Deep Tone

Aman da aman da hanimiş de hanimiş deee ayyyyyy dipin kitabı çıkmış daaaa ay ay ay çok derinmiş de aman aman enderinmiş deee vamiymiş deee çünkü dipidip minikken mavi diyemezmiş de vami dermiş de.

Ayolcuklarım yaaa Sade ve Derin vardı, o benim kızımdı, kızım kitabımdı yaaa. Şimdi ona bi kardeş gelmiş de. Bu da bi kızkardeşmiş dee. Şimdi var ya, dipidipin arkadaşları hep diyomuş da ne zaman kardeş gelcek Sade ve Derin'e diyeeesiye.

Aylar önce demiştiydi arkadaşlar da ne zaman pişcek dipin mutbağından yepisyeni bi kitap diyeee. Büssürü büssürü çok çok arkadaş demişti ki. İlk kim söledi hatırlamıyom şimdi. Sona işte hep dediler de, meselası, Complete the Sentences, boş durma, tembellik yapmağğğ diyoduu, sona Yaren Hanife Mert, ne zaman geliyooo diyoduu. Shirin Serkan hep diyoduuu. Sona sonaaaa o kadar çok diyen vardı ki, çok çok işteee. En çok en büyüktü hep en şampiyondu hep söleyenler.

Ayyy kardeş öyle hemen olurmu ki yaaa, bi düşünmek lazım dı mı yaaa, ben de düşündüm düşündüm, düşündüm, dedim ki hömmmm, ilk kitap bi denemeydi, denemiştim, deneme yazmıştım. Bu sefer de denememe yazmalıyım yaneee. Hemmm ne olsun ne olsuuun bu kez de şiir ve öykü olsun dedim işteeeee.

Şimdiiii benden bi kitap isteyenler biliyolar zaten kendisileriiiniii. Zatensi kitabım sizler için işte. Siz sefgili çok şirin blog arkadaşlarım için. Ayy siz okuyosunuz ki beni işte. Bu kitap da benden size bir hediye gibi bişi işte.

Kitap nette satışa çıkmış. Kitapçılara ise yakında dağıtılmaya başlar. İşteeee böleeee :)

Bu kitapta 41 şiir ve 41 öyküm var.

Şinanay şinanay oh oh yandan yandan!

http://www.pandora.com.tr/urun/derin-mavi/400254

http://www.idefix.com/kitap/derin-mavi-deep-tone/tanim.asp?sid=AGK77EC0LM2MYWE13B4W

5 Ocak 2015 Pazartesi

BALIM DERİN TANEM


Bizim Derin kendini insan sanan bir köpek.
Köpekleri sevmiyor kendisi. İnsan seviyor sadece. Dahası o hayvan sevmeyen bir köpek. Köpekleri de sevmiyor kedileri de.

Hepsinden korkuyor. Kediler kovalıyor bunu. Köpekler kovalıyor. Kedinin biri biraz dişini tırnağını göstersin hemen kaçıyor gerisin geri bizim yanımıza.

Köpeklerin yanına gidiyor parkta bir çocuk gibi heyecanla, onlar oyun için bizimkinin üstüne gelsin hemen korkup kaçıyor.
O yüzden yanımızdan hiç ayrılmıyor. Yalnız da kalamıyor. Yalnız kalınca insan gibi ağlıyor, küsüyor, depresyona giriyor.

Biz de onun bir köpek olduğunun farkında bile değiliz. En mutlu olduğu zamanlar parkta biz zincirini havaya attığımızda havaya zıplayıp onu tutması, bir de yerde ne bulursa yemesi.
Ona diyoruz bak Derinim, balım, tanem, tamam anladık sen bizdensin, insansın ama arada ısır felan yani, birilerine havla, kimlik bunalımı geçiriyorsun.