4 Şubat 2016 Perşembe

SENE 1926


Sahaflarda bakınırken çok eski ve yaprakları sararmış bir Holivut sinema dergisi gözüme çarptı. Çat diye. Derginin adı Photoplay. Açtım baktım içinde Rock Hudson fotoları gözüme çarptı ilk.

Sonra derginin içinden fotolar düştü yere bir de beyaz kağıt, el yazısıyla yazılmış. Dikkatle inceleyince fotoğrafların 1926 yılına ait olduğu anlaşılıyordu. Bir okulun bahçesinde ve sınıflarda çekilmiş fotolardı bunlar.

Bahçede beden dersinde, bahçede bir şeyler yerken ve sınıflarda çekilmiş fotolar vardı. Ayrıca, toplu çekilmiş foto da vardı. Fotoda öğrencilerin ellerinde pankartlar var. Sınıf fotolarında da duvarda kartonlar üzerinde yazılar var.

Pankartları ve duvardaki yazıları büyüteçle okudum teker teker. Hepsi çok ilginç ve önemli belgeler aslında. Ayrıca, derginin içinden düşen beyaz kağıtta da bu pankart ve duvar notları vardı. Bu kağıttaki not belli ki daha sonra yazılmış. Belki fotodaki insanlardan birinin torunu yazmıştı.

Fotolar, 1926 yılında Çankırı Kurtuluş İlkokulu’nda çekilmiş. Çocukların ellerindeki pankartlarda yazılanları bir araya getirince şunlar çıkıyor ortaya. Belki okula müfettiş gelmişti de ona isteklerini bildiriyorlardı.

Temiz ve muntazam gıda/bize mahsus bahçe/öpülmemek/azarlanmamak/hürmet/aile tabibi/istiyoruz/sineklerden kurtulmak/sevgi/gürbüz olmak/yalnız yatmak/ana sütü/hergün banyo/hava ve güneş.

Sınıf duvarlarında ise şunlar yazılmış. İthalat ve ihracatı yapılan ürünler

İhracat ithalat-Ders pankartları

1-Türkiye’den İtalyaya giden, 2-İtalyadan Türkiyeye gelen, 3-Türkiye’den Fransa’ya giden,4-Fransa’dan Türkiyeye gelen, 5-Türkiye’den İsveç’e giden, 6-İsveç’den Türkiyeye gelen, 7-Türkiye’den Çekoslavakya’ya giden, 8-Çekoslavakya’dan gelen, 9-Türkiye’den İsviçreye giden, 10-İsviçreden gelen, 11-Türkiye’den İngiltere’ye giden, 12-İngiltere’den gelen.

Not: Blogumda sağda “dikkat” köşesindeki Deep Tone Facebook sayfasında çok sayıda foto koyacağım bu konuda.

41 yorum:

  1. çok acı,hayat nedir,ömür nedir,yaşam nedir,bizden geriye ne kalır,biz geri gelir miyiz,nereye gideriz,çok acı çok,kafamda deli sorular.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevda şahin.

      sormuycan yaşıycan sadece yaa.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. gizli yetenek.

      hım hımmmm :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. serdar torlak.

      oluyor bazensi :)

      Sil
  4. Eski fotolara ayrı bir ilgi duyan biri olarak, o fotoları da merakla bekliyorum deep..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sercan durmaz.

      hımmms feyste işte :)

      Sil
  5. Sahaflar İstanbul'da öğrenci iken gitmekten çok zevk aldığım bir yerdi. Çınar altı kahvesi, küçücük dükkanları, kitap kokusuyla Sahaflar'ı içinde hazineler barındıran bir yer olarak düşünürüm ben.

    Bulunan dergilerin tarihi çok eski.Onları yıpratmadan muhafaza etmek lazım.Tarih gibi. "Sahaflarda bir tarih" gibi.1926 cumhuriyetin ilanından birkaç yıl sonra.

    Çocukların notlara yazdıkları istekler ilginç. Çok demokratik bir dönem.Hepsi düşündürüyor insanı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. makbule abalı.

      beyazıt de miii :) 1926 evet ben de düşündüm cumhuriyetten az sonra ve oldukça gelişmiş bir kültür var okulda. yani günümüzden pek geride değil. istekler evet yaaa. ben de çok etkilendim.

      Sil
  6. Çankırı deyince yüzümde bir gülücük oluştu :D Annem Çankırılı da :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mrs. soda.

      sorsana onaaa o okul hala var mııı yaa :)

      Sil
  7. Ne kadar acı verici nereye gidiyoruz biz bu hayatın içinde:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz kaldım.

      hayat işte yaa :)

      Sil
  8. Sahafta çalıştığım dönemde en çok içinden not ve fotoğraflar çıkan eski kitapları severdim. Bu çıkan fotoğraf, not ve mektupların biriktirildiği tahta bi bavul vardı. Siyah beyaz ve eskiydi her şey, ne güzeldi :) Bu fotoğraflar da o hissi yaratmıştır sende diip, çok güzel bi his.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. pinquette.

      o bavuldan ne öyküler yazılırmış yaaaa :)

      Sil
  9. Eski dergileri karıştırmayı ben de çok seviyorum.

    YanıtlaSil
  10. Facebook ' um yok benim :(
    Isteklerinde haklilar..acaba bu dileklerine ulasabildiler Mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şule m.

      olsun bak benim var yanda ordan açıp bakabilirsin ki :) ulaştılar mı ki acaba sahiden bilmiyos artık :)

      Sil
  11. yaa harika bir şey ya! başıma böyle bir şey gelse mucize bulmuş gibi davranırdım herhalde, birsürü hikayeler uydurur, onları bulmaya çalışırdım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bi poşet kitap.

      evet tam öykülük de miiii :)

      Sil
  12. Geçmişimizde ahlarla dolu geleceğimizde . Bu dünya için umut yok gibi deep

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayat kaydetmeye değer.

      olmaz öyle demeeee :)

      Sil
  13. Öğretmen olarak değil de eski öğrencilik yıllarım aklıma geldi. Bizim de istekler benzerdi. Ama buradakiler masum bile. Ben okulun çalışkan öğrencisi olmama rağmen beden eğitimi öğretmenime giyinebilirmiyiz diye sorduğumda erken sormuşum diye bi tokat yemistim. Nefret ederim o hocadan. Gururumu kirmisti. Sonra ben de ortaokuldaki o hocaya inat çok çalışıp lisanslı takım kaptanı bir basketbolcu oldum. Şimdi tokadı bırak öğrenci azarlanmaz bile. Öyle öğretmen arkadaşlarıma çok gelen oldu azarlayamazsiniz diye. Ben Allahtan ögrencilerimle güzel bi bağ kurdum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nilgün aydın.

      istanbulda ve türkiyenin çok yerinde dayak atan öğretmen çok ki amaaa yaaaa.

      Sil
  14. Deep efkarlanasım geldi.. Böyle hüzünlü müzik açıp yorganı başıma çekerek ağlamak falan.. Ama 'öpülmemek'? Onu tam anlayamadım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tuhaf şeyler dükkanı.

      belki öğretmenler veya öğrenci velileri öğrencileri öpmek istiyorsa öğrenciler öpülmek istemiyor demek ki. :)

      Sil
  15. diiip çekilişime katııııl lüüüütfeeennnnn:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gizli yetenek.

      çekilişlere katılmıyom ama gelcem sona da duyurcam ki blogumda taam :)

      Sil
  16. Fotoğraflar çok ilginç şeyler. Şu an çektiğimiz bir fotoğraf çok da anlam ifade etmiyorken, yüzyıllar sonra ne kadar ilginç bir duruma geliyor. Gerçi çoğu şey öyle ama fotoğraftaki kişilerin bir zamanlar yaşıyor olduğunun kanıtına bakmak çok tuhaf..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şenay bn.

      evet yaa hayat işteee :)

      Sil
  17. Sahaflarda gönüllü bile çalışılır bence içinde yaşanmışlığı olan kitaplar dergiler kendi yaşanmışlıklığını yaşatıyorlar.Resimlere baktım facete duygulandım detaylıca incelemişsin sende bes belli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      sahaflara ben de bayılıyorum yaa. çok etkileyici değil mi o resimler yaaa :)

      Sil
  18. Türkiye'de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun"un kabul edilmesiyle o güne kadar kullanılan Arap harfleri esaslı Osmanlı alfabesinin resmiyeti son buldu ve Latin harflerini esas alan Türk alfabesi yürürlüğe kondu. Bu nedenle verdiğin 1926 tarihi yazılar eğer Osmanlıca değilse hatalı. Ayrıca diğer fotoğrafları da keşke ekleseydiniz. Ben Kurtuluş İlkokulu mezunuyum. Yıllar önce okulumuzu yıktılar. Eski fotoğraflarını ve belki de ailemden birilerinin yer aldığını görmek güzel olabilirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serdar.

      Ana sayfamda face var. İstek göndersene.belki yardımcı olabilirim

      Sil
    2. hiç bir sosyal medyada kendi blogum dışında hesabım yok. fotoğrafları mail adresime gönderirseniz mutlu olurum. zaman ayırmak istemezseniz de anlayışla karşılarım.

      Sil
    3. serdar.

      blogunu bulamadım ki. blog adresini yazar mısın?

      Sil
  19. Serdar

    Fotolar bende değil yazcam bloguna gelcem yarın

    YanıtlaSil