11 Mayıs 2016 Çarşamba

RUH TEMİZLİĞİ 2


Hepimiz yaşıyoruz. Hepimizin hayatı sıradan. Ancak, hayatımızı, yaşadıklarımızı hep başkalarının hayatlarıyla kıyaslayarak yaşıyoruz. Başkalarının hayatlarını görüyoruz. Çevremizde, dergilerde, filmlerde, nette, fantezilerde. Aşklar, tutkular, başarılar, heyecanlar, aksiyonlar, yargılar. Onun sevgilisi var, o güzel, o şanslı, onun parası var. Bu bizim yaşama açlığımızdan gelen bir durum.

Günümüz toplumlarındaki tüketim ve yabancılaşma nedeniyle bizler hep açız yaşamaya, sahip olmaya. Sürekli bir şeyler istiyoruz. Sanki az yaşıyoruz. Yaşamak için bir şeyler olmalı sanki. Bizlere bir şeyler verilmeli. Ekstra şanslar, fırsatlar. Renkli gözüktüğü için bize hayatlar bizim hayatımızda da bir şeyler olsun. Hayat hiç adil deriz böylece.

Halbuki hayat işte bu hayat. Bizim yaşadığımız hayat. Bize verilen şansla, ortamla, ekonomiyle, fırsatlarla, aileyle. Bu dünyada bir tek biz olsak örneğin, şunu istiyorum bunu istiyorum demezdik. Kendi hayatımızı yaşardık doğa içinde. Ama başkaları da var ve kıskançlıklar var, özlemler var. Bunu engellemenin yolu yok. İnsan doğası zaten Habil Kabil zamanında bozulmuş. Hırs girmiş devreye. İhtiras girmiş.

Bir yandan şu anda yaşamakta olduğumuz kişisel hayatımız var diğer yandan da içimizde bir insan daha var. Yani, yaşarken bir insan daha yaşatıyoruz içimizde. İçinde hayaller, özlemler, pişmanlıklar, arayışlar olan ikinci ben. İkinci ben ilk beni, yani gündelik sıradan beni hep sıkıcı buluyor. Ve o ikinci ben, daralınca, sıkılınca gizli hücresine kaçıyor, yaralarını sarmaya. Aslında ne kadar tek olursak o kadar iyi. Tek ben yani. Gündelik yaşayan ben. Çingene gibi. Yarını yok gibi. Kolay olmaz bu tabii.

Yani, bir yandan yaşamayı düşündüklerimiz peşimizi bırakmazken bir yandan zaten yaşıyoruz. Ünlü şarkıcının dediği gibi, yaşam, biz planlar yaparken geçen o sıradan günlerdir. Bizler de o zirve günleri, parlak günleri yaşamak için arada birçok sıradan günler yaşıyor gibiyiz. Ama o sıradan günler, sönük günler, hiçbir şey olmayan o günler hayatımızın güzel günleri. Bizler dünyaya önemli olaylar yaşamaya gelmedik. Sadece yaşamaya geldik. Kime göre ve neye göre hayatımız sıradan ki? Neye göre veya kime göre başkaları yaşıyor ama biz yaşamıyoruz?

Nefes almak yaşamın bize verdiği en büyük hediye. Nefesle can veriliyor bize. Bizler nefes aldığımızın farkına varabilirsek, hiçbir başka şey olmadan sadece nefes alabiliyorsak bu nefesimizle kafamızdaki karmaşayı da üfleyip dışarı atabiliriz. Git olumsuz düşünce git, ben yaşıyorum sadece, nefes alıyorum, o zaman daima umut vardır. Nefes alabilmek için de başka bir insana gereksinim duymuyoruz.

94 yorum:

  1. Harikasın muhteşem bir yazı olmuş.

    Bu yazı üstüne aslında yazılacak o kadar çok şey var ki kelimeleri toparlamakta zorlanıyorum.

    yüreğine kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Kendi kendisiyle barışık insanlar da var toplumda. Kafasında bir karmaşa yok, nefes almakla mutlu, azla yetinebiliyor, kimseye imrenmiyor, küçük dünyasında her şey ona yetiyor. Keşke bu tür insanlar çoğalsa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. makbule abalı.

      evet keşkeeee :)

      Sil
  3. Müthiş yazmışsın :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şenay bn.

      sen seviyon bu yazılarımııı ivit :)

      Sil
  4. Deep gerçekten de arkadaşım bu yazın günümü güzelleştirdi. Şimdi iki defa okudum. Böyle bir yazı için sana teşekkür ediyorum. Arada bir 3. bir gözün dürtmesi gerekiyor bizleri. Bugün o sensin. Yarın belki başka bir yazı başka bir insan. Evet insanız doğamızda maalesef bu var ama kendimizi kontrol etme yeteneğimiz de var. O ikinci beni içimde yok edebilmeyi çok isterdim. Bazen başarıyorum ama bazen de hortlayıp geliyor. İşte insanız.Daha çok çabalamak lazım ikinci benin fısıltılarını yok etmek lazım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. demirkadın demir.

      ah evet o iç ses gitsin bizden yaaa :)

      Sil
  5. John Lennon'nun ne güzel sözleri var di mi :)
    İnsanoğlu'nun dünyadaki toplam varlığının yüzde 90 'nı taş devrinde geçmiş biliyor musun , yani bu demek oluyor ki şehir efsanesi haline gelen insanın tek başına doğada varolamayacağı yargısı tamamen yanlış. Belki bu kadar uzun süre yaşayamaz ama neticede istatistik ortada biz insanlar olarak insanlara mahkum değiliz gayette mutlu ve hayatı özümseyerek tek başına ya da senin deyiminle her iki "ben" ile yaşayabiliriz :) amaç mutlu olmak değil mi ya mutlu olmak da kafada biter tekmiş çiftmiş cesaret varsa hepsi var ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mariposa.

      ne güzel şeyler söylüyon sen :)

      Sil
  6. "Çingene gibi.. yarını yok gibi.." bu yazı da tam bir tokat gibi.. o ikinci ben nasıl tek ben olabilir ki.. derinn bir nefes alıyorummmm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir defne masalı.

      olabilir ki tek ben. bakalım bu yazı dizisinde formüller buluruz belkii :)

      Sil
  7. Hayat güzel, görmeyi bilelim! :)

    YanıtlaSil
  8. Halbuki hayat işte bu hayat. Bizim yaşadığımız hayat. Bize verilen şansla, ortamla, ekonomiyle, fırsatlarla, aileyle.


    Çok sevdim bu yazını çok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayat kaydetmeye değer.

      ama öyle değil mi amaa :)

      Sil
  9. İmtihan veriyoruz işte. Ya geçeceğiz ya kalacağız. Allah kurtuluşa erenlerden eylesin ⭐

    YanıtlaSil
  10. Hayallerimiz ve sahip olduklarımız kesişmeyince kapıldığımız fırtınalar var, değil mi Deep... Yaşanılan anın değerini bilmeli, geri getirilemeyen ve kazanılamayan tek şey zaman... Her zaman yapabilsek keşke...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kırmızı rujlu blog.

      yapalım işallah hepimiiz :)

      Sil
  11. YUh çok güzel yamışsın. Of dokundu resmen. Ama deeptone mutlu olmak istiyorum ya. çok yoruldum. bütün o derle sıkıntıyla uğraşmaya çalışmak yordu. biraz o bahsettiğin hayatlardan ödünç almak istiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. leydi viç.

      yaa hayatını sadeleştir biraz yaaaa :)

      Sil
  12. "Nefes alabilmek için de başka bir insana gereksinim duymuyoruz."
    Aradığım söz buydu.
    Yaşadığımız günün kıymetini bilelim hep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. karga ve kız.

      oleeeey üzme canını hiiç :)

      Sil
    2. karga ve kız.

      sözlükçü olmuşsun ne güzeeeeel :)

      Sil
    3. Tam öyle sayılmam ama olduk diyelim :D

      Sil
    4. karga ve kız.

      ama güzel yazıyon okudum bırakma noluuur :)

      Sil
  13. Süper bir yazı olmuş deep :) Son noktayı da ben koydum.

    Anın keyfini yaşayanlara..

    YanıtlaSil
  14. Dünyada yeterince ruhu temiz insan var nasılsa hepsi de altın kalplidir bilirim. Ben benimkini şeytana satmak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıplak yazar.

      :) iyiler çok ama genelde pasif. kötüler az ama aktif. o yüzden boşveer satma şeytanaa :)

      Sil
  15. Yüreğine sağlık harika bir yazı olmuş.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. didem engin.

      heyooooo pekiii :)

      Sil
  16. Böyle yazıları okurken hep sahip olduklarımız için teşekkür etmek düşer aklıma.Yine öyle oldu. Sahip olduğum her şey için -başta tüm ailem- tabii teşekkür ettim.

    Haa, ikinci bir ben -herhalde olmadığından bende- fikrini okuyunca şöyle bir etrafıma bakındım. Neyse ki tekmişim. Allahtan yok ikincisi. Tek ben varım. İyi ki yokmuş yoksa nasıl baş ederdim ikinciyle, o tek bene zaman yetiştiremezken. Bir bakarsın ben yazıya oturur, gözü fotoğraf çekilecek ne varsa arar bulur, yılda birkaç terabaytlık bellek doldurur çektikleri, onları tasnif eder, yine de geride hayli el değmedikler kalır. Doğaymış, kuşmuş, dağmış pek düşkün… Cumartesileri arkadaşlarıyla kahvaltı eder, sonra sırasıyla o günün her şeyini halleder. Annesiyle kahve içer. Okumak, yazmak cabası. Çiftçi ruhlu. Budamakmış, ekmekmiş, dikmekmiş filan pek sever. Yetmedi blogu ) Bir de ikinci ben çıkıp da bunlara mızıkçılık etseydi… Oh, bir teşekkür daha. Çünkü ikincisi yok.

    Derindi yazın Derin; yani Deep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      ha haaaa sen yetersin sana anladıım :)

      Sil
  17. Dünyada doyumlu insan da çok ama onlar memnuniyetini ya da memnuniyetsizliğini diğerlerinin gözüne sokma ihtiyacı hissetmediğinden ortalıkta görünmüyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. buzlu kalem.

      evet çok güzel söylediin. (bi dee, yazılarını okuyom ama yorum yapamıyoom yorum kutundan dolayıı :)

      Sil
    2. yaaaa niye ki! yorum kutum nasıl, yani diğerlerinden farkı ne?

      Sil
    3. buzlu kalem.

      baksana benim ve diğer arkadaşların yorum kutuları gibi değil ki seninki. farklı seninki. sanırım google plus yorum kutusu seninki bizimkiler blogger yorum kutusu. değiştirsene yaaa. olmazsa bana söyle de bilen arkadaşlara sorarım yardım ederler ki sanaaa :)

      Sil
    4. düzelttim sanırım ama hiç yorumum kalmadı galiba :)))) olmuş mu?

      Sil
    5. buzlu kalem.

      olmuş :) oldu :)

      Sil
  18. Bu ara o kadar bunu sorguluyorum ki yazın ilaç gibi geldi Sunbaee. Çok hoşuma gitti. İkinci benle birinci ben çatışıyor sürekli. İkisi de birbirini öldürmeye çalışıyor. Öğrenemediler bir türlü beraber huzur içinde yaşamayı. İkinci bende çok alıngan. Biz bunlarla napıcaz hiç bilmiyorum :)

    İnşallah tek ben kalabiliriz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kalem kuklası.

      ha haaa yazık sana ayol :)

      Sil
  19. geceme huzur katan bir yazıydı. ve bir kez daha şükrettim Yaradana. Eline yüreğine kalemine sağlık.

    biz insanlar kendimizi sadece aynada görüyoruz. başkalarına bakıp haset etmekten başka birde kendimize bakabilsek neleri neleri göreceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aihara kotoko.

      çok doğru söyledin seeen :)

      Sil
  20. İnsan karşısındaki kişi için nefes alsın yeter diyebiliyor ama kendi için diyemiyor nefes alayım yeter diye. Nefes almak yaşamak değil:/ Ama bana göre de yaşamak, bizi intihardan alıkoyan şeylere tutunmaktan ibaret. Yani, bazen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anşe.

      :) intihar etmemek için bak mesela, bulutları izlemek çok güzel, çiçekleri izlemek, bebekleri ve bir deee kuşları, kuşların cıvıltıları için bile yaşanır valla :)

      Sil
    2. çok üzülüyorum intiharın eşiğinde olan insanlar için bunların bir anlamı yok, her şey hiçlik. :(

      Sil
    3. anşe.

      intiharın eşiğinde olanlar için bunlar bir şey ifade etmez, evet. onlara üzülmemek elde değil. ancak bu eşiğe kolay gelinmez ve herkes de gelmez. bak mesela gündelik yaşamdan örnekler var. diyelim bir kız, küçükken babası veya amcası filan istismar ediyor, sonra aile bakamıyor, yurda veriliyor, bu tür kızlar intiharı deniyor, veya bir ruh sıkıntısı oluyor, diyelim manik depresif, ağır, onlar da deniyor, hatta birçok sanatçı da var böyle. yani, bu kişiler çok şanssız kişiler oluyor hayatta. belki ilgi sevgi onay yok veya derin ruhsal yaralar var. yani, o eşiğe herkes gelemez. zaten bir de, bizler hep deriz, intihar etcem filan hepimiz deriz. öylesine söleriz. ama gerçekten de çok ağır ruhlar var böyle olup da giden intihar eden. Allah korusun tabii herkesi. insan ruhu çok değişik çok tuhaf.

      Sil
    4. şu dünyada bizim elimizde olan, bi derece kontrol edebildiğimiz tek şey düşüncelerimiz. onu da sağlıklı şekilde kullanamayacak duruma gelmek ve getirilmek çok çok çok acı. büyük acizlik bu. ve yine, öyle üzülüyorum ki. insan ruhu bence de çok tuhaf. şey bu arada, ben de üye oldum sözlüke :)

      Sil
    5. anşe.

      evet ve çok düşünmek de iyi değil düşünmeden yaşamak daha faydalı :) sözlük bence sana çok uygun ki aklıma geldi zaten sen görmezsen sölücektim. büşra bayram ve karga ve kız adlı arkadaşlarımız da üye oldu yazıyo, diğer arkadaşlar da iyi. doldur enrty'leri hadiiiiii her şeyi oraya yaz boşalt içiniii. okuycam ki mutluluklaaaa :)

      Sil
    6. onay bekliyorum :)

      Sil
  21. Nerde çokluk orda b.... Kişi kendisiyle bile anlaşamaz, ne düşüneceğini, ne isteyeceğini şaşırırken iki kişiyle zor be abi... İnsanlar hep kendilerinden daha iyiyle kıyaslarlar kendilerini. Şunun son model arabası var, onun mink kürkü var... Hiç kimse onun bir bisikleti bile yok, benim külüstür de olsa bir arabam var, bunun bir hırkası bile yok, benim montum var demeyi, olduğuyla kazandığıyla yetinmeyi bilmiyor, öğrenmiyor. Nasıl öğrensin? Bebeklikten itibaren kıyaslama, boy ölçüşme başlıyor. Farkında olmadan doyumsuzluk, elindekiyle yetinememezlik içimize işliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. calimero.

      evet haklısın evet çok :)

      Sil
  22. Harika bir yazı sevgili Deeptone şu dediklerine sonuna kadar katılıyorum aynı şeyleri diğiniyorum ve gerçekten bir iki yıldır böyle yaşıyorum ve kendimi o kadar rahat ve huzurlu, arınmış hissediyorum ki anlatamam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. özgen.

      oh ne güzel sevindim :)

      Sil
  23. "Yaşam, biz planlar yaparken geçen o sıradan günlerdir."
    O halde ıskalamamak gerek...

    YanıtlaSil
  24. şuan bu yazı çok güzel oldu :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mervenin evinden.

      sevindiiiim :)

      Sil
  25. Artık sosyal medya sayesinde herkes hayatını birbirinin gözüne soka soka yaşıyor ya bir de...O hırslar, ihtiraslar, kıskançlıklar, eziklikler daha bir artıyor sanki...
    Bu ruh temizliği çok iyi oldu, devamı gelmeli deep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. burcuuk.

      gelcek yazcam taams :)

      Sil
  26. Sanki devam etmeli bu yazı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dağınık anne.

      yorumlara dayanarak devam etcem kii :)

      Sil
  27. O kadar güzel yazmışsın ki ...

    YanıtlaSil
  28. Ben içimdeki ikinci beni seviyorum. Bir o da benim, iki özgür ve özgün. Dıştaki de özgür ve özgün ama dünyalı olduğu için kuralları var. İçerideki Oralı olduğu için rahat, huzurlu. Ruh temizliği var acaba ruh titizliği de var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. begonvil sokağı.

      :) iyiymiş senin durum ama :) ruh titizliği olumsuz bi duruma benziyo yaaa de miii :)

      Sil
    2. Haklısın, titizlik bizim işimiz değil. Kararında iyidir.

      Sil
    3. begonvil sokağı.

      evet evet :)

      Sil
  29. Başkalarının hayatıyla kendi yaşantını kıyaslamak hem iyi hem kötü nereden baktığına bağlı.
    Yer yüzünde var olan herşeyin bir siyah va beyazı var.Dünyanın dengi böyle.Aşabilmek için kötü anlarımı başlalarının daha büyük acılarıyla karşılaştırırım derdimi öyle hafifler öyle yaşarım.Bu olayın beyaz tarafı.Siyah tarafı ise acıyı ne kadar hissettiğinle alakalı.
    Bir çiçeğe bile ağlayan insan vardır bir ölüm haberini soğuk kanlılıkla karşılayanda.İnsan yapısı farklılığı.Sen başkasının derdi senin değil diye gevşeyebiliyorsan elin kolun bağlı olsa bile o rahatlığı hissetmekte yarasına tuz basıyormuşum gibi geliyor kıyasladıklarımı.Buda siyah tarafı.Gri kalıyorum net olamıyorum.Bir başkasının başarısını ise üstün görmem eğer ben birinin yaptığını yapamıyorsam onu kendi çabama bağlarım geç olur güç olur ama yapmak isterse insan yapar sadece bazı etkenler saydığın gibi varmak istediğimiz sonucu geciktirebilir.İnsan kendini nereye layık görüyorsa ordadır.Olmuyorsa gözün vardır gönlün vardır ama niyetin yoktur ondan.Güzel demişsin iyi demişsin tek başına olsaydık dünyada...değiliz ama buyüzden içten bir veya birkaç kişilik yaratmamak olanaksız.Ertelediğimiz hayalleri dışımızdaki unutsada içimizde ki unutmuyor görünen ise aile çevre ekonomi gibi durumların etkisinde kalarak şekil alıyor kendi olamıyor yalnızlık pahasına olamıyor çünkü insanlar hep var...İçimizde bir tane daha kendimiz olmasa yaşamayı unuturduk.Okadar meşgül çünkü dış dünyada ki yaşayan.Ben yaşamayı ve nefes almayı içimdekiyle seviyorum bir kuş sesinin verdiği yankıyı,doğada ki bir rengin güzelliğini bir çocuk gülüşünde bulduğum o iç titremesini sadece o görünmeyen ben hissettiriyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      :) anlıyorum. o dediğin hoş bişi tamam o yararlııı :)

      Sil
  30. Deep sevdim kiiiii
    " Kime göre ve neye göre hayatımız sıradan ki? Neye göre veya kime göre başkaları yaşıyor ama biz yaşamıyoruz? " esasında oldukça önemli bir nokta ...
    Hep söylediğim şey ve bu yüzden deli olurlar bana da kime göre neye göre...
    arkası yarın için beklemedeyim ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. didemika.

      evet bakalım yazı dizisi olcak buuuu devam etcek :)

      Sil
  31. demesi kolay da yapması çok zor be. hep güne anı yaşa diye başlayıp, akşam nasıl bittiğini anlamadan tamamlıyorum. nefes'imi kaçırıyorum ya..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elçin biber.

      olsun çalışıp kendini kaptırmak da iyi zaten :)

      Sil
  32. Gelip geçici dünya için geçmeyecek yaralar açıyoruz. Bananeciler hoşuma gidiyor bazen. Babane canım ne yaparsa yapsın ne olursa olsun ben yaşıyorum ben nefes alıyorum. Öyle değilmi... ozeniyorum bazen ışte bunlara da. Güzel demissin başkalarıyla kendimizi kiyasliyoruz. O böyle bu böyle. Aslında bende böyleyim ne yapabilirim ki deyip yola bir devam edebilsek herşey yoluna gidrecek ama nasıl. Ben takıntılı biriyim takarim. Kurcalarim. Kafamda kurarım. Bunlarda benim sevmediklerim ama ne yapmali. Buna ne diyorsun ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. destina.

      takıntı of ya evet hoş değil. bakalım ya bu yazının devamını getircem senin sorduklarını da düşüncem, yorumlara göre devam etcem :)

      Sil
  33. Peyami safa Yalnızız kitabında 363. sayfada (ötüken yayınları) "kendi kendine" sözünü öylesine tahlil ediyor ki. Aslında her insanın iki kişiliği oluştuğunu buradaki o ikinci kendi kelimesinin onu işaret ettiğini söylyor. okurken ağzım açık kalmıştı. Senin bu yazınla tekrar hatırladım. tavsiye ederim kitabı...
    Gülücüklü Kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. talha.

      yalnızız. okudum ama hiçbişi hatırlamıyom :)

      Sil
  34. Uzun zaman sonra yazını okuyup yine aynı tadı almak ne güzel. Yazıdan yola çıkarak bir takım şeyler söylemek istiyorum. Bu yaşamak olayı artık kendi isteğimiz dışına gelişen olayların dayatılan bir takım zorunlulukların ;( iş , aşk , arkadaşlık ) üzerinde şekilleniyor. Bunu yaşamak istemezken , gözlerini açtığında sonuna gelmiş hissi oluyor. Elbette ki kendimden yola çıkarak yapıyorum bu yorumu. Bazen nefes alamıyorum ama uyuyup uyanıyorum. Sabah bir türlü geçmezken akşam salise ile yarışıyor gibi. Ne bileyim bunları okuyunca şevke geliyorum ama yine de pek bir şey değişmiyor . Çok uzattım. Umarım iyisindir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayşe şahin.

      ha haaaa yeni bişi yok diyosuuun :) iyiyiim :)

      Sil
  35. Ne güzel söylemişsin deep:''nefes alıyorum, o zaman daima umut vardır.'' diye.Senin yazılarında kaybolmayı özlemişim.
    Sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zehra d.

      kaçak zehra gelmiş :)

      Sil
  36. Bloglar Yarışıyor ile siz de blogunuzla kazanmaya aday olun, blogunuzu tanıtın, promosyon ödüller kazanın. Sponsorlarımızın desteği ile bloglar arası etkinlik yarışmamızı 2016 yılı içerisinde yeniden düzenliyoruz. Detaylı bilgiyi websitemizden öğrenebilirsiniz.
    İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler!


    Web : http://www.bloglaryarisiyor.net
    Mail: iletisim@bloglaryarisiyor.net
    Tel : +90212 330 9707

    Bloglar Yarışıyor, Hemen Şimdi Siz de Katılabilirsiniz


    YanıtlaSil
  37. Yazına aynen katılıyorum Deepcim, hayat bir hediye, hele sağlıklıysan, sevdiklerin yanındaysa başka ne isteyebilirsin ki, ama insanın huzur bulması zor, keşke kuru temizlemeci gibi ruh temizlemeciler olsa..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren o.

      hah haaaaa ruh temizlemeci ha haaaa tam benlik bak bu düşüncen :)

      Sil
  38. Sevgili Deep,

    Öncelikle merak içerisindeyim gerçekten bu şekil yaşayabiliyor musun? Malum benim kafa ortada... Dolayısıyla bunu becerebilen birilerinin olma olasılığını bile düşünemiyorum. Yapıyorsan nasıl yaptığın mutlaka ve mutlaka bir daha ki yazılarının konusu olmalı. Şimdi iki yazıyı arka arkaya okumanın verdiği gazla bir bütün olarak yazıları değerlendirmem gerekirse, ilk yazının sonun da bende bir ferahlama oldu. Bunun sebebi ‘çöpe atma’nın fiiliyatta ve düşünce boyutunda rahatlatıcı bir eylem olması sanıyorum. Elbette ki kendimiz için yine kendimiz bir şeyler yapacağız. Zira gittiğim bir dolu tıp adamının bana bir faydası olmadı. Yani fayda dışarıdan değil içeriden gelecek.. Kendinden kendine.. Hal böyle olunca ilk yazında yazdıklarının uygulamaya geçirilebilmesi durumunda müthiş şeyler olacağına inancım tam. Lakin ikinci yazıda umutsuzluğa kapıldım. Çünkü uzundur düşündüğüm ‘hiçbir isteğimin olmaması’ durumumu teyit etme şansım oldu. Saydığın gibi yaşamadığım için örneklerin içerisine dahil edemedim kendimi. Ne bir kıyas ne bir istek.. Düşünsene isteyebileceğin en ufak bir şey bile yok..Düşündün mü? Hah işte bu benim durumumu yansıtıyor. Şimdi senden bir isteğim olacak lütfen bu öğrenilebilen bir şey ise nasıl uygulanabileceği konusunda bir şeyler yaz eminim çoğumuzun buna ihtiyacı var. Merakla cevaplarını bekliyorum.. Öpüldünüz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yağmur yağar.

      yazmaya çalışıyom ki zatensi :)

      Sil
  39. gerçekten yaşayabiliyor musun böyle, yoksa hem kendine hem bize tavsiye mi :s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. meltem sert.

      hem tavsiye hem de yapmaya çabalıyom, gerçekten de olabiliyo amaaa :)

      Sil
  40. https://islamguzelahlaktir.blogspot.com/

    YanıtlaSil