18 Mayıs 2016 Çarşamba

RUH TEMİZLİĞİ 3



Temizlik için önce istekli olmak gerekiyor. Temizliği istemek. Temizlik bize yer açar, boşluk sağlar. Genelde, beden, ruh, akıl, kalp temizliği olarak dört temizlik oluyor. Ancak, bunu yapmadan önce de fiziksel temizlik gerekiyor. Çevre, nesne ve insan temizliği. Evimizdeki, odamızdaki, işyerindeki, yazlıktaki, okuldaki, eşya, nesne temizliği. Kullanmadığımız, en azından bir iki yıl kullanmadığınız her şeyi atmak veya başkalarına vermek. Dolaplar, çekmeceler, odalar, çantalar, acımasız bir temizlik. Evde odada her neyse orada büyük boşluklar sağlamak. Bu temizlik kökten bir temizlik de olabiliyor. Gerçek özgürlük için en sevdiğiniz kitaplar, eşyalardan bile kurtulabilirsiniz. Boşluk hissi insanı korkutabiliyor. Yaşamıyormuş hissi veriyor. Halbuki, insanın yaşamı bir bavula sığabilir. Biz, yalnızlık ve ölüm korkusuyla biriktiriyoruz. Okul kitapları, defterleri gibi. Eşya nesne temizliğinden sonra insan temizliği geliyor. Bizi üzen kıran geren öfkelendiren bütün insanları affediyoruz. Önce kendimizi elbette. Kendimizi affetmeden başkalarını affedemeyiz. Kendimizi affediyoruz, sonra bize sıkıntı veren kişileri affediyoruz ve onlara da söylüyoruz affettiğimizi, ve serbest bırakıyoruz onları, ilişkimizi kesmek daha iyi bu durumda. Ancak, bunu büyüklenmeden yapıyoruz. Bu aşamalar bizi özgürleştiriyor, huzur veriyor.

Ardından, beden, ruh, kalp, akıl temizliği. Beden temizliği, bedenimize girenlere dikkat ederek, yediklerimize, yediklerimiz bizi canlı tutar veya uyuşturur, canlı besin canlandırır. Akıl temizliği aklımızı nelerle doldurduğumuza bağlı. Aklımızı biz kendimiz isteyerek mi dolduruyoruz kendi istediklerimizle yoksa bizim aklımızı çevremiz mi dolduruyor. Aklımızı başkalarını baz alarak dolduramayız. Etkilenerek olmaz. Biz kendi istediğimizle doldurmalıyız. Yoksa akıl tutulması oluyor. Akıl tutulması özgür olmayan zihinler işte. Okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmler, konuştuğumuz insanlar doldurur aklımızı. Aklımızı başka insanların hoşuna gidecek şeylerle değil kendimizin hoşuna gidecekleriyle doldururuz. Çünkü yaşamak için akıl doluyor, popüler olmak için değil. Kalp temizliği, belki, doğayla, şiirle, çiçeklerle, kuşlarla, güzelliklerle dolabilir. Karşılık beklemeyen iyilik yaparak dolabilir. Sayılardan uzaklaşarak, beklentilerden uzaklaşarak. Ruh temizliği de benzer şekilde. İnsanlardan olaylardan uzaklaşıp soyuta, kavramlara, olgulara yakınlaşarak ruh temizlenebilir.

Temizlik, bizi engellerden kurtarıyor. Korku, öfke, gerilim, kibir, kıskançlık, suçluluk, vicdan azabı, bu duyguların hepsi zararlı ve yük bizlere. Bunları geleceğe taşımak da yük. Bunlar engellerimiz. Bunları kabul ettiğimiz anda gerilim kalkar. Gurur kibir ego yok şu an var ve bizi engelleyen bir olumsuz duygu var, bunun varlığını kabul edicez. Gerginim çünkü şu kişi bana şunu yaptı, kırgınım sevilmiyorum çünkü. Bunların hepsi geçici ve hayat da bir savaş değil. Bu olumsuz duygu, öfke, gerginlik, küsme, varlığını kabul ediyoruz ve bu duygunun nedenini buluyoruz. Bu neden genelde bizde yerleşmiş bir bilgi veya inanç oluyor. Kimse beni sevmiyor, düşüncesi, örneğin, bu bizdeki bir düşünce, iç sesimiz bize diyor ki, kimse beni sevmiyor, veya aman aşık olmayım, aşk beni yıpratır. Bunların tümü bizde yerleşmiş kalıplar. Bunların içine biz kendimizi hapsediyoruz.

50 yorum:

  1. İşte bu.. 1. Bölüm Umut, 2. Bölüm Düşüş, 3. Bölüm tekrar sıçrama etkisi oluşturdu bende. SADE isimli kitabı almıştım, kitap dediklerinden bahsediyordu. Fazlalıklardan kurtulma..(Daha okumadım) Bak bu gerçekten faydalı bir şey. Aslında vermem gereken öyle çok şeyim var ki.. Bir yerden başlayacak cesaretim yok. Halbuki başkalarının evlerini toplarken yada evde kendimle alakalı bir şey olmadığında kolayca atıveriyorum. Ama kendime ait şeylere bağımlı gibi aman bu dursun şimdi.. bunu yatağın altına koyayım sonra kullanırım diye diye hınca hınç doldu heryer.. Herşey üstüme üstüme geliyor valla.. Ay bir yapsam şu işi eve de gitmiyorum tühh:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yağmur yağar.

      yaparsın bi ara artıkın :)

      Sil
  2. Gereksizleri at, eşyaya hizmet etmemiş olursun. Dünyaya geçiciliği kadar kıymet ver, var oluş amacını unutmamış olursun. Vesselam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. emine bektaşi.

      ivit vesselam :)

      Sil
  3. Geçenlerde ben de bloga yazmıştım, "eşyalara hamallık ediyoruz" diye... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kafa dergi.

      iyi demişin müdür :)

      Sil
  4. gereksiz her şeyi atıcam yaaa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deniz derin.

      gereksiz duyguları da at :)

      Sil
  5. Bir gün lazım olur diye sakladiklarimiz o kadar çok ki. Bazen o bir gün lazım olur edyalardan bize alan kalmıyor. Çok güzel bir yazı olmuş. Kalemine sağlık deep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tokideki ses.

      evet öyle oluyor :)

      Sil
  6. Cips yemeyi bırakarak başlayabilirim sanırım ama nasıl? Şuracıkta, masanın üstünde duruyor cips. Ah cips, aman cips. Bir de korkular var. Yüzleşmek çok zor. Ben yüzleşmek zorunda değiliz diye düşünüyorum, yani kısacık ömrümüz var, ölene kadar başarılı bir şekilde, öyle böyle kaçabiliriz diye düşünüyorum. :D neden iyi bir psikoloji isteriz ki mesela? sonsuza kadar yaşayacak olsam mükemmel olmak isterdim ama 3 günlük dünya bu. Ama hayır, bunlara inanmıyorum. Yani, mükemmel olamayız zaten ama akıllı olmalıyız. Şaka yapıyorum ben ama her şakanın altında bir gerçek vardır mı? Bu doğrudur mu? Alp Er Tunga ölmüştür mü? Issız acun kalmıştır mı? Aşk bu kızılötesi yaralı müzesi hareket edememdir mi? Kafamda deli sorulaaaar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anşe.

      kafan deli olunca evet öyle oluyoor :)

      Sil
  7. sen yapabiliyor musun? öyleyse übermenschsin. bende çalışmıyor henüz. hele affetmek.bir iki kişiyi affetmeden hayatımdan çıkarsam olmaz mı? ille affetmek şart mı? hatta onlara zarar vermek de istemiyor değilim. nirvana yıldızlar kadar uzak galiba bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elçin biber.

      ha haaa, onlar için değil kendi huzurun için affediyorsun :) daha rahat çıkarırsın o zaman hayatından :)

      Sil
  8. çok yakın zamanda bende köklü bir değişim yapıcam inş bakalım sonucu nasıl olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısaca dodi.

      hadi hayırlısııı :)

      Sil
  9. Ah o kalıplar yok mu o kalıplar. Herkesin kalıbı farklı maddelerden yapılmış. Kimininki kağıttan, kimininki ahşaptan, kimininki ise demirden... Kalıplarımızı nasıl kıracağımızı öğrendiğimizde sorun da kalamayacak. Ben kendi kalıbımı merak ediyorum asıl? Galiba kauçuktan yapılmış, yoksa bu kadar zorlamaya çoktan kırılmalıydı değil mi?

    YanıtlaSil
  10. Akıl tutulması olayına tamamen katılıyorum. O yüzden bu yazıyı es geçiyorum :)))

    Çünkü bana nasıl yaşamam gerektiğini söyleyen her şey itici geliyor. Şunu affet bunu bağışla diğerini hayatından şutla, odanı temizle vs. Şimdi ben gerçekten de dediklerinizi yapsam sizin akıl tutulmanıza girmiş olmayacak mıyım?

    Tabiki olacağım.

    Bu yüzden de yazdıklarınızı reddediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıplka yazar.

      hey allam yareppim peki :)

      Sil
  11. ahhh o yükleri bir atabilsek ah atabilsek

    YanıtlaSil
  12. Bunların içine kendimizi hapsediyoruz. Bir Temizlik yapmak bizi o hapisten kurtaracak, hafifleyecegiz. Hayatımızda bize yük olan şeyleri bırakmak..

    YanıtlaSil
  13. insan yüklerinden kurtulmalı en çokta o bu şu ne demiş ne yapmış ; biriktirmemeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayat kaydetmeye değer.

      ivit şeker :)

      Sil
  14. Akıl temizliğine taktım sadece. Bilinçaltından aklımı gereksiz şeylerle doldurmamaya çalışan bir kişiydim. Oysa sanırım olay tam tersi ne kadar yüklenirsen o kadar çalışıyor bu nesne :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaystros tyrha.

      işleyen akıl ışılda tabiiiii ama boşa işlemesiin :)

      Sil
  15. Kafes icinde yasiyoruz hissi bundan iste

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deneyen bayan.

      ivit öyle oluyo kiii :)

      Sil
  16. Bahar temizliği gibi bir temizlik bazen gerekli, doğru ama saklanması gereken şeyleri de iyi korumak gerekir diye düşünüyorum. İnsanın kendisiyle, sorunlarıyla, yüzleşmesi önemli. İnsani özelliklerimizle ilgili yönlerimiz kolay kolay bırakılamıyor.
    Büyük temizlikler değil, küçük temizlikler uygulanabiliyor.
    Güzel, düşündüren bir yazıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. makbule abalı.

      hımm tımıms küçük temizlik o zaman :)

      Sil
  17. O kadar ihtiyacım var ki Deeppp ... :( ruhumda , beynimde gereksiz taşıdığım ne çok şey var bir bilsen ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kahve telvesi.

      ah ah yap o zaman :)

      Sil
  18. Bu anlattıkların çok doğru ben de zaman zaman bunları uyguluyorum sevgiler

    YanıtlaSil
  19. temizlenmesi gereken çöpler gerçek sahiplerinin umurunda değilken biz niye depolayalım attıklarını tutalım, az öteye gidelim kendi çöpleri kendi ellerin de kalsın:))
    Temizlik iyidir ferahltır))) sevgiler canım.

    YanıtlaSil
  20. Derin konular; ve en sade dil ile gayet güzel anlatımınla Derin. Felsefesinden uzak doğu öğretilerine konu olmuş konu hem.

    Temizliğin tam uygulaması herkesçe ne kadar yapılabilir, kişisine bağlı. Yüzde değil kaç binde birinin tümüyle başarabileceği bir konu gibi gelir bana.

    Temizlik, kalpte başlar. Orada her şey. Tabii kalp, simgesel anlamda. Eğer kalbin içinde güzel şeyler daha çoksa ve onlara açılacak yer hep varsa -ki elbette olumsuz denilebilecek yaklaşımlar ve kırılma gibi şeylerin olması da çok insanca- güzelliğe adım adım yaklaşılır gibi düşünürüm.

    Minimalist ev hiç görmedim. Eğer olabilse eşyaya biz hizmet etmeyeceğiz, eşya araç olup bize hizmet edecek; ama anı denilen bir şey var, yadigar kavramı var ki bunlar asla içten silinemez. Anıların kimisi belki unutulur ya da artık ne olacaksa olur da, ben hep güzelleri hatırlarım nedense. Güzel sınıfına girmeyen anıları da yine nedense ders olarak anımsarım ki her dersin bir emeği olmalı. Bu emek zorluk, üzüntü, sıkıntı olabilir, neden olmasın?

    Bazen de güçlükler, garip kalmışlıklar öykü olur. İhtiyaçtan ötesine uzanmamak belki daha doğuştan öğrenilecek bir şey ancak kıtlık, savaş görmüş büyüklerimiz haklı olarak kayıtlı olmak gereği duymuşlar. Ve çok haklılar. O zamanki koşullarda. Ki şimdi kıtlık olsa kayıtlı olanlar yine iyi durumda olurlar. Yani biraz müşkül bir durum bu 
    Vazgeçilmezler var. Olacak da. Benim de var. Neler mi? Eski albümler, çocukluğumun, annemin, aileden gelen siyah beyaz resimleri, aileden gelen ve yerine konulamaz şeyler ile seyahatlerden alınmışlar. Kılık kıyafet konusunda ayıklama en kolayı; ama anlamı olanları ayıklamak imkansız. İnsanı biraz da bunlar insan yapmıyor mu? Anneannemden kalan ve bugün de güzel bir tesadüf olarak sayfamda yer alan “Buharın Ulak Olduğu Koku” yazımın duyurusundaki elbette kendi çektiğim  fotoğraftaki iki fincan benim için öyle değerli ki… Sonra nasıl atabileceğiz bilgisayarları, bellekleri, hafıza kartlarını, makineleri filan? Ama bir çözüm geliyor aklıma. Hem de kökten. Teknolojiyi atsak hayatımızdan evden de çoook şey atacağız bir çırpıda ))) Vakit de kaybetmeyeceğiz bilgisayar başında ))

    Uzun bir yorum olacağını bildiğimden yazmaktan kaçınmıştım; ama buraya kadarmış kaçış)) Hüdaydalısından selamlarım…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      ne güzel düşüncelerin. özellikle aile kısmı çok duygulu yaaa :)

      Sil
  21. ooo komple bakım diyorsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitap eylemi.

      ivit. çekap gibi :)

      Sil
  22. Temizlik gerçekten şart. Bir de dediğiniz gibi bu temizliği gerçekten istemek gerekiyor. Ama şikayet etmek daha kolay geliyor temizlikten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tuncay aksoy.

      eh tembel milletiz doğru :)

      Sil
  23. Sanırım korkunun en büyüğünü anılarımı terk etmekle tadardım.
    Temizlik olarak anlayışım yerli yerinde olması kitaplarımında fotoğraf albümleriyle birlikte tüm anılarımında ama sanırım onlardan hayatım pahasına bile olsa arınamazdım ben giderim onlar kalır insan yapısı işte kimisine hatıralararın varlıkları kimisine yoklukları acı veriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      tamam sen değişmeeeee :)

      Sil
  24. Bu yazıya en erken yorumu "ATIN GİTSİN"" şiiriyle Can YÜCeL yapmış sanırım;
    ATIN GİTSİN!!!!
    BAHAR TEMİZLİĞİ
    Kulpu kırık fincanları,
    ‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu,
    Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri,
    Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi,
    Dibi kararmış tencereyi,
    Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları,
    Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı,
    Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini (kaset mi kaldı allah aşkına)
    ATIN
    Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
    Şimdi ihtimalleri atın.
    ‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
    Takılıp kaldığınız o günü,
    Düşünüp durduğunuz o lafı.
    ATIN
    Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü,
    Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
    ATIN
    O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini,
    Kestiğiniz eski gazete küpürünü,
    İçinizi kemiren o ukteyi
    ATIN.
    Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün.
    Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz.
    Cevabı olmayan soruları
    Kaçırdığınız fırsatları
    Atıldığınız işleri
    Beceremediğiniz ilişkileri
    Kişisel gelişim kitaplarını
    ATIN
    Önünüzü kapayanları,
    Alamadığınız terfiyi,
    Oturamadığınız evi,
    ‘Şimdiki aklım olsa’ları
    Aldığınız en kötü karneyi,
    Hatta en iyi karneyi,
    Çalışmayan saatleri,
    İşe yaramayan fikirleri,
    Kaçan trenleri,
    Zamansız yaşlandıran dertleri,
    ‘O gün’ olanları,
    Halının altına süpürdüklerinizi,
    Dolabın dibine iteklediklerinizi
    ATIN
    Bakın, ne güzel güneş çıktı.
    CAN YÜCEL

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      bunu ilk defa duyuyorum. vay can baba ha. evet çok çok doğru söylemiş. benim bu yazıyı ne güzel dile getirmiş. dediği gibi yapmalı yaaa :)

      Sil