3 Mayıs 2016 Salı

RUH TEMİZLİĞİ


Temiz ve boş zihinler bizim işimize yarar. Dolu zihin bizi kısıtlar. Dolu zihin bizi engeller. Dolu zihinde bir dolu boş düşünce, korku, duygu, kırıklık vardır. Dolu zihin “ben”i güçlendirir. Ben varım önemliyim o yüzden düşüncelerim önemli. Düşüncelerim önemli o zaman ben önemliyim. Ya düşünmezsem ne olacak. Düşünmezsem bir önemim kalmıyor. Neye tutunacağım o zaman.

Halbuki “ben” demek sahip olmak demek. Hiçbir şeyim yoksa da ben varım. Ben. Benim eşyam benim param fikrim sevgim düşüncem. Yani aslında ben de bir eşyayım. Ben de yoksam neyim olacak başka. Ben ben isem bir şeylerim olmalı. İş para eşya sevgi düşünce. Bunlar olmazsa ben ne olacağım. Bunlar olmazsa nasıl var olacağım.

Sürekli bir şeylere tutunur sonra vazgeçer başka şeylere tutunuruz. Halbuki, tutunamayanlar, bu işte. Aşkım var yoksa inancım var. Bunlar da yoksa ne olacağım. O yüzden varlar. Bir şeylere bağlanmak sahip olmak durumundayız. Bağlandığımız sahip olduğumuz şey elimizden giderse hemen başka bir şeye bağlanmalıyız.

Bunlar hepsi birer kaçış elbette. Kabul etmekten kaçış. Bütün bu düşünceler, duygular yine bizim zihnimizi dolduruyor ve yine dolu zihin bizi hayattan uzaklaştırıyor. Önce bir zihnimizi temizleyip boşaltıp kendimizi ve hayatı kabul etmemiz ve barışmamız gerekiyor kendimizle ve hayatla. Hayatın bizimle bir alıp veremediği yok. Bizim var onunla derdimiz. Zihnimize doluşan bir ton saçma sapan düşünce nedeniyle. Yargılar nedeniyle. Başkalarının bize gerçek olduğunu söylediği düşünceler nedeniyle. Kendimizle ilgili düşüncelerimizi bile bize birileri dikte ediyor.

Kendimizi şu anda olduğumuz şeklimizle bağışlamak gerekiyor, affetmek, geçmişimizi de affetmek. Geçmiş geçmiş işte. Kendimizle ve hayatla dünyayla ilgili tüm olumsuz ve olumlu düşüncelerimizi kabul etmeliyiz. Ben böyleyim dünya böyle şöyle. Hepsi boş laf bunların. Bunların hepsi kendimizle dünyayla ilgili hayatla ilgili boş yargılarımız düşüncelerimiz duygularımız ve inançlarımız. Kendimizle ilgili bir dolu yanlış inancımız var. Hepsi bizim zihnimizde ve bizi engelliyor. Hayatı yaşamaktan alıkoyuyor bizi.

Kendimizle ilgili hayatla dünyayla ilgili bütün olumsuz düşüncelerimizi toptan çöpe atmalıyız. Bizi engelleyen geçmişimizi de çöpe atıyoruz. Geçmişimiz bize ait değil. Biz geçmişimiz değiliz. Şu anda buradayız işte. Bütün olumsuz düşüncelerimizden vazgeçiyoruz. Dünyayı affediyoruz hayatı geçmişi kendimizi ve tanıdığımız tanımadığımız herkesi affediyoruz. Düşüncelerimizden yargılarımızdan sıyrılıp doğal ve organik kendimize dönüyoruz. Başkalarının istediği değil kendi istediğimiz bene.

Bütün olumsuz düşüncelerimizi de attık kendimiz ve geçmişimizle ilgili. O halde bundan sonra bizi yaşamaktan alıkoyan nedir?

93 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. anşe.

      elbette hiçbir şey yok. kendimizden başka bir engel yok. arınıp temizlendikten sonra, bütün olumsuz düşüncelerimizi bir yere yazıp sonra bunlar için kendimizi affettikten sonra bugünden sonrası için bizi engelleyen bir şey yok. istediğimiz bene ulaşabiliriz. kendimizi kabullenince tabisi :)

      Sil
    2. Dile kolay :) En iyi ilaç gerçekliktir, bir de farkındalık. O yüzden haklısın. ama ne yani yaşıyor muyuz? Vallahi yaşıyoruz hissettim. Gece yatağımıza girdiğimizde yatak gıcırdıyorsa ve onu duyuyoruz ya, bir de kapı gıcırdaması. Bir de porselenlerin seslerini duyuyoruz ya. işte o zamanlar biz yaşıyoruz.

      Sil
    3. anşe.

      bak işte evet yaşam bu işte. o gıcırdamalar, sesler. evet hissetmenin yolu bu. şu anda bu hissettiklerin şu andaki yaşam işte. başka bişi yok. bir de bu hissettiklerin seni mesela annenin evine de götürebilir bir anda. hatıralar da iyi. bugünü engellemediği sürece. :) herşeyi olumluya çevirmeliyiz. :) şu anda yaşamın ne olduğu ile düşüncelerimizden çok o porselen sesleri daha bir yaşam. eh madem hayattayız bunlar işte hayat. başka hayat yok. bu şartlarımızda. ama çok istersek şartlarımızı da değiştirebiliriz. neyi çok istediğimizi bir bulabilsek :)

      Sil
  2. galiba meditasyon bunu kolaylaştırıyor di mi deepcim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. demirkadın demir.

      olabilir de olmayabilir de. :) şöyle, meditasyon, dua, namaz çok güzel tabisi. ama bizim yaklaşımımız önemli burda. meditasyon namaz dua bizi temizlemez. ona bel bağlayamayız. yani amaç önemli. bunlar yoluyla temizlenmek istersek onlara yükleriz her şeyi yine biz kaçarız. meditasyon yaptım neden temiz değilim deriz o zaman :) yani işte hedef değil araç her şey :)

      Sil
    2. evet canım haklısın herşey kendimizde bitiyor en azından araçları doğru kullanmak lazım;) ruh temizliği demişken bugün senin videoyu paylaştım ya orada da ruh tamircisi diyordu . ruhsal birgün oldu güzelim sayende ;) ama bak bu yazın bugün bana çok iyi geldi umarım kelebek etkisi gibi olur sevgiler ;)

      Sil
    3. demirkadın demir.

      kelebek ömrü gibi olmasın daaaa :)

      Sil
  3. Hayatın peşinde koşmayı bıraksak biraz da kendi peşimiz de koşsak ruhumuzu biraz olsun dinledirmek ne kadar iyi olur ahh ahh işte :) kandilin mübarek olsun güzel insan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz kaldım.

      yaşamayı bir alışveriş gibi görmesek de miiii :) senin daaa :)

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. anne kaleminden.

      ah ah kolay olsa dünyada kötülük kalmazdı :)

      Sil
  5. Kesinlikle öyle, yoksa önümüze bakamıyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. açelya.

      eveeet, örneğin, yoldan karşıya geçeriz arabaların arasından ama arabaların farkında bile olmayız. :)

      Sil
  6. Bana lazım bundan :)

    YanıtlaSil
  7. Yanıtlar
    1. destina.

      bu yazıyı yazı dizisi yapcam ben taam. devamını da getiririm. hem deee, burdaki yorumlara göre yazarım yazıların devamınıı bakalıım :)

      Sil
  8. Yaşamaktan alıkoyan bir çok etken var aslında. Bunların başında da hayat koşulları geliyor. :/ Ülke gündemleri ve bir çok şey. Ama bunlar yaşamaktan gerçekten mi alıkoyuyor diye de düşünüyorum. Çünkü takmayan takmıyor kafasına güllük güistanlık yaşıyor hayatını. Sorun bizde mi ne :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valar morghulis.

      hayat şartları her zaman var buna yapacak bişi yok. biz kişisel olarak yapabileceklerimizi düşünelim de miii :)

      Sil
  9. Oturup sakin kafayla düşünmeden bu yazılanları anlamanın kolay olmayacağını düşünüyorum. Fakat bir konu da bariz bir fark görüyorum. Yazılan şey ile yazan arasında neden bu kadar uçurum var? Eğer bu yazıdaki sen isen, yorum yapan kim? Yok eğer yorumdaki sen isen, yazıdaki kim?

    Belki bir kitaptan alıntıdır ya da değildir. Bunu bilmiyorum. İnanın pek bir önemi de yok benim için.

    Sadece yazılan satırların ardındaki insanın yüreğini görmeye çalışıyorum okurken.

    Günün yorucu işlerini bir kenara bırakıp kendim için ayrılan saatin başlangıcına vardığımda tekrar okumak için geleceğim.

    Sevgiler deepciğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıplak yazar.

      şunu mu demek istiyon kii, yorumlarda daha enerjik neşeli muzip çocuksu komik filanım işte. burda bak çok eski arkadaşlarım var ki, mesela destina, anşe gibi diğer birçok arkadaşım gibi, uzun yıllardır birlikteyiz burdaa, iyi tanırız birbirimizi, yazılar daha ciddi yorumlarda daha şımarığım evet kii :) alıntı değil. belki kalıntı olabilir. sonuçta bunları ilk söyleyen ben değilim ki. uzakdoğu felsefecileri sölüyor hep. krişnamurti örneğin. :) ancak şu var bak, bu konularda blogumda hep yazıyom ki, gelişim başlığında genelde, bir dee, "sade ve derin" ve "frambuazlı hayat" adlı kitaplarımda bu konuları uzun uzun yazdım. az çok ilgilendiğim konular bunlar hep. hatta en sevdiğim birkaç konudan biri ki :) hımm yürek için belki daha uzun süre okuyunca yazılarımı olabiler kii :) okudun ki sonra eveet :) baksanaaa, bu yazıyı bir dizi haline getircem yaa. hem düşüncelerimi sölücem hem de burdaki yorumlara uygun yazıcam konuyu açacak veya yanıt verecek şekildee. sanırım hepimizi ilgilendiriyor bu konular. biz türklerin ortak sıkıntılarından bunlar yaa :)

      Sil
  10. ne güzel yazmışsın da işi sözde bırakmayıp bir de hayata geçirebilsek )))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aşkı şeker.

      evet öyle. ya senin ismin ne güzel yaaa :)

      Sil
  11. "Düşüncelerimizden yargılarımızdan sıyrılıp doğal ve organik kendimize dönüyoruz." Tamamen arınmak mümkün mü? Toplumsal kimliğimiz, sosyal yanımız ne olacak? Çocuklar gibi saf ve duru olmak, her türlü kinden, nefretten, olumsuzluktan uzaklaşmak... Keşke...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. makbule abalı.

      haklısın yine de elimizden geleni yapabiliriz kii :) toplum mutlu olmadan bizim mutlu olmamız zor haklısın ama yine de kişisel olarak daha olumlu olabiliriz yaaa :)

      Sil
  12. ben sadece tatile gidince kafamı boşaltabiliyorum. onu da iki senedir yapamadım yoğunluktan :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gürültü.

      hımmm o zaman meditasyon yapınsana denesenee :)

      Sil
  13. "Kendimizle ilgili bir dolu yanlış inancımız var. Hepsi bizim zihnimizde ve bizi engelliyor. Hayatı yaşamaktan alıkoyuyor bizi. "
    ne kadar da doğru ...
    Hayat boyu ben merkezli yaşamaktan hoşlanmamışımdır . Ama bu sefer tanıyanlar hep keşke öz Didem'e de herkese davrandığın gibi davransan derler...
    Her şeyin ortasını bulmak gerek ...
    Yüreğimizin sesini iyi dinleyip analiz etmek gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. didemika.

      hımm evet ama önce kendine iyi davran kii :)

      Sil
  14. Olanları unutmak, biraz zor tabii.Olayların şiddetine bağlı.Yardım almalı, bir profesyonel yardımı.Türkiye'de artık doktorlar da, sizi neredeyse 'Daha geçen gün geldin, bir şey mi oldu?'diye karşılayacak kadar sabırsız ve moralsizliğe gelmiş durumdalar.Son özel ve rutin gittiğim hastahanede 2-3 ayrı branşta tablo buydu.Zengin hasta olursanız bunlar söz konusu olmayabilir...Şimdi bir tespitimi paylaşacağım.Özel hastahanelerin bir tek psikiyatri bölümlerinde fazla ödeme alırlar.Niye?Çünkü ülkemiz yönetiminde halkın ruh sağlığını düşünecek kapasite yok da ondan.Sırf düşünce gücüyle ancak olacak tersliklerin zararlarını biraz öteleyebiliriz.Ama keşke bu yazdıkların da olabilse depp kızım.Sık sık bu tarz düşünerek olumlama yapılabilir tabii.Yazdıkların gayet kabul görmesi gereken şeyler. Yrte kii inanalım ve isteyelim.Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ece evren.

      haklısınız tabisi ama bizler de işte elimizden geldiğince olumlu olalım dediğiniz gibi :)

      Sil
  15. millet ne der düşüncesi bunu yapsam kim kırılır düşüncesi vb şeyler ah ah dert büyük :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısaca dodi.

      bizim ülke böyle yaaaaaa az gelişmiş ülkenin az gelişmiş insanlarıyız işteee :)

      Sil
  16. Ne güzel yazmışsın yine... Ve ne güzel düşündürdün...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. patlayan şeker.

      boşveeer düşünmeden yaşamak daha güzeeel :)

      Sil
  17. Keşke arınabilsem Deep. Ruh yorgunluğum bedenime yansıyor, tembelleştim yine bu aralar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mien.

      ruh yorgunluğu ah evet öyle yapar işte :)

      Sil
  18. Koü'de koğuş arkadaşlarımızdan ikisinin vefat haberini aldım iki saat önce. Kafa dağıtmak için de blogda dolanayım dedim. Her şey boş geliyor.Bütün o olumsuz düşünceler, onları atmak fikri şu anda o kadar anlamsız görünüyor ki...

    YanıtlaSil
  19. Ah be deep olumsuz düşünceler öylesine derinlere nüfuz etmiş ki atmak imkansız neredeyse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. emre bozkuş.

      olsun atcaz yine deee :)

      Sil
  20. Her şey çok kirli ya da kirlenmekte. Şairin dediğince,

    "Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
    Birinciliği beyaza verdiler".

    Tertemiz bir selamla deep...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      özdemir asaf. eveeet :)

      Sil
  21. İşte o zaman ruh temizliği olur he. Ne güzel ön yargılardan sıyrılmış bir benlik. Geçmişin kurumlarını bacadan silip ilk günkü ateşiyle yaşamak gayreti. Yarınlarımızın hep gülücüklü olması dileğiyle.
    Gülücüklü Kal...

    YanıtlaSil
  22. Ahh bee Deep o olumsuz düşüncelerden bir kurtulabilsek çok mutlu insanlar olacağız :) Ama poli kısa süre geliyor devamlı kalsa ya :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sosyalmedyakafe.

      azcık uzatmalı o zamaan :)

      Sil
  23. Kabul etmenin en önemli ilaçlardan biri olduğuna inanıyorum. Olduğun kişiyi, gerçekleri, yaşadığını kabul etmek.. Geçmişini olduğu gibi kabul edip geleceğine yürümek. Sadece "benliğimiz" ile ilgilendiğimiz de ve ruhumuzun huzurunu düşündüğümüz de düze çıkacağız sanırım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. akela.

      çok güzel söyledin inan ki :)

      Sil
  24. Deeptone döktürmüşsün. Çok güzel olmuş. Dergi çıkarsam senin yazını yayınlardım. O derece beğendim. Zihin boşken üretebilir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yağmur tozu.

      boş zihin iyidir de mii. ne işimize yarar ki dolu zihin :)

      Sil
  25. Kendimize engel kendimizden, zihnimizdekilerden başka bir şey değil.
    Çok beğendim bu yazıyı çok.

    YanıtlaSil
  26. zaman çok hızlı akıyor modern çağda. zihnin duracak vakti yok. beden ve ruha sıra gelmiyor. birinin bir şeyler yapması gerek :)imdat!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elçin biber.

      ha haaa evet öyle dediğin gibi işteee :)

      Sil
  27. Heyyoo yazmışssııın deep ellerine sağlık ! :)
    Kesinlikle öyle ama önce kendimizi kabul etmeliyiz ve yargılarımızdan kurtulmalıyızz. Dediklerini yapıp birde çay koysak var ya ruh temizliğinde çağ atlarızz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. başak zorlu.

      ah evet atlarız. bak bu yazıyı bir dizi yazı yapcam. yorumlardan yola çıkarak ve düşüncelerimi de katarak. :)

      Sil
    2. Süper olur deepp :)

      Sil
  28. Pişmanlıklar, kızgınlıklar, mutsuz anılar en büyük yük üzerimizdeki. Unutmak ve affetmek ise en büyük ferahlık. Kendine, özüne dönebilmenin en güzel yolu. Elbette unutulmaması gereken ve affedilmeyecek şeyler de vardır. Ancak yükü ne kadar hafifletirsek, kendimize o denli rahat ulaşırız diye düşünüyorum. Yazınız çok güzeldi, yüreğinize ve kaleminize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. serhat ocak.

      çok güzel yorumladın. katılıyorum bütün söylediklerine :)

      Sil
  29. Bir insanın kendini anlaması için öncelikle kendi ile yüzleşmesi gerekir. Bu durum su yüzüne çıkmamış günahların da açık seçik konuşulması, dile gelmesi, kabullenilmesi demektir.

    Maske ardında bir canavar mı var yoksa bir zavallı mı? Bunu öğrenmek için atılacak olan tek bir adım bile takdire şayandır.

    Çünkü kendimi affedebilmek için önce kendimi anlamam ve kendimle yüzleşmem gerekir.
    Sonrasında ise affetme eylemi geliyor.

    Burada bir soru sormak istiyorum size.

    İnsan başkalarını affetmeden kendini affedebilir mi?

    İkinci sorum ise;
    Başkaları bizi affetmeden biz nasıl kendimizi affedebiliriz?

    Emin olun insanın kendini affedebilmesi asla mümkün olmayacaktır. Bir yerdeki küçük bir kopukluk tüm bu affedilişi imkansız kılacaktır.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çıplak yazar.

      yüzleşmek evet öyle yapmalı. evet hepsini kabullenmeli. evet o adım atılmalı. niyet de önemli. bu kişisel adımı iyilik ve olumlu sonuç getirmesi için atıyoruz tabisi. yüzleşmeli tanımalı anlamalı ve affetmeli. ne olursa olsun ama affetmeli. sorular:bir. insan önce kendini affeder. kesinlikle hem de. kendini affetmeyen kişinin başkalarını affetmesi söz konusu bile olamaz. affedersin. sonra da diğer insanları, ilişkide olduklarını, üzenleri vb. affedersin. ve sonra da onlarla bir daha da görüşmen gerekmez. affeder ve uzaklaşırsın. böylece, onları da ruhunda serbest bırakmış olursun. bu önemli. gerçek bağışlama tabii. yalandan değil. kendini affedemeyen bir başkasını affedemez. iki. başkalarının bizi affedip affetmemesi bizi ilgilendirmez. bu onların bileceği iştir. biz bizi ve onları affederiz. ruhumuz özgürleşir. neden affedemez? affeder. kendimizi önemsemezsek affederiz. duygularımızı bu denli büyütmemeliyiz. imkansız diye bir şey olamaz affetmekte.

      ne güzel oldu bu konu. bunu yazı dizisi yapayım ben. ikinci yazımda bu yorumlardan yola çıkayım. senin ve diğerlerinden. belki hep birlikte doğru bişiler buluruz.:)

      Sil
    2. Sevgili deep yazdıklarını okuduktan sonra tekrardan yorum yapmak istedim. Ama öncelikle şunu bilmeni isterim ki maksadım sadece iki arkadaş gibi bir konu üzerinde konuşmak sohbet etmek. Sen de böyle düşünürsen sevinirim. Yok eğer konuyu sündürdüğümü düşünürsende gerçekten kısa yorumlar yaparak geçerim ya da hiç yazmam. Çünkü bundan sonra bloglara yorum yapmama kararı aldım.

      Her suç affedilebilir mi? Yazdıklarını okuduktan sonra bunu düşünmeye başladım.
      Örneğin; Suriye iç savaşında acımasızca katledilen insanlar arasında biz de olsaydık. Evimizi yakınlarımızı arkadaşlarımızı ailemizi kaybetseydik.

      Bize bunu yapanları gerçekten affedebilir miydik?

      Söylediğin ve savunduğun şey gerçekten çok güzel bir şey belki de doğru olan da budur bilemiyorum.

      Fakat içinde bulunduğumuz karmaşık durumların da affetme derecesini etkilediğini düşünüyorum.

      Sil
    3. çıplak yazar.

      uzun kısa yumuşak sert az sayıda çok sayıda, bana yorum yaparken rahat ol. istersen acımasızca eleştir. dilediğin gibi rahat ol yaaa :) bu yazımda, savaş, suç, adli olaylar yok tabii, kişisel ilişkiler var. savaş ve benzeri suçlar, cinayet, bunlardan söz etmiyorum. haklısın, bu durumda affetmek zor olabilir. yaşamadan bunu bilmek zor. insanlık suçları değil bu yazının konusu ki. zaten yazı dizisi de yapcam. bi de, blogunu her zaman bulamıyom, kayboluyo sanki. yorumlarını çok seviyorum. yorum yaptığın için de teşekkür ederim. yazılarım onaylansın diye yazmıyorum. karşı çıkılması daha hoş benceeee :)

      Sil
  30. Kendini affetmek....Çok zor be Deeppppp. Söylediklerin doğru, ama nasıl uygulamaya dökeceğiz işte orası muamma...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kahve telvesi.

      yapılır beee. du bakalım bu yazının devamı gelecek. düşünürüz bişiler :)

      Sil
  31. Sadece kendimizde bitmiyorki etrafımızdaki insanlar aynı olduktan sonra geçmişi unutmak ve zihni boşaltmak çokta mümkün olmuyor ama en azından denemek gerek☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bal tatlısı.

      çevre değil bizim bakışımız değişmeli evet :)

      Sil
  32. Yanıtlar
    1. deniz derin.

      ağır bir ruhun mu var yoskaam :)

      Sil
  33. ne kadar doğru, bunu başaran bir insan dünyanın en güçlüsü olur, işte kolay değil... ağaç resmi de süpermiş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren o.

      başarmak zor de mi. :) ağaç tuhef de mi :)

      Sil
  34. Ben başaramam sanırım bunu :D Sürekli mutlu olma hali de biraz samimiyetsiz zateen amaan mutsuz olalım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kağıt salıncak.

      ha haaaa evet mutsuzluk daha heyecanlı mutluluk sıkıcı de mi amaa :)

      Sil
  35. Böyle yazılarında böyle yorum yazmak için duramıyorum. Öyle dolup taşıyor ki içim, sinir doluyum. Tabi bu yaşta ne bu sinir dimi...

    Ben insanların sözcüklerinden, hallerinden ve onların gerçeklerinden hayattan yiterim. Moral bozar. Mutlu olamıyorum birkaç gündür. Sinir doluyum insanlara. Yüzsüzlükten maskesi, makyajı; sığınacak göstergesi kalmamış insanlar var. Ve ben her an içimden söylendim. İnsanlardan yitiyorum. İnsanlar sınıyor Allah sanki sınamıyor gibi tövde Yarabbim...

    Bir günde yoruluyor insan. Bıktırıyor. Bir gün mutluysam nasıl üzüleceğim, mutluluğum bozulacak diye mutlu da olamam. Moralim hep bozuktur. Sonra neden böyle. Yalandan gülüşler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. irem yağızel.

      ah ireğem ah çok düşünüyon seen :)

      Sil
    2. Hayır ya. Tamam mesela derler de ancak Deep o gün gittim annemlere dedim onlar da hak verdiler. Hatta sinirden ağladım. Of dediklerimi anlamadın.

      Sil
  36. yere ,zamana,kişiye koşullara göre göreceli sonuçlar çıkar her şekilde:)
    yaşamın özeti bu karma olabilir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hatice yazıcı.

      ebeeeet işteee :)

      Sil
  37. en zoru dolu ama boş zihinler.. hiçbirşey yaratamadığımız zamanlar. Ne zaman kafamızı boşaltabiliyoruz, herşeyden kurtuluyoruz, kaygı, endişe ne varsa yok oluyor. Baş ağrısı da kalmıyor, oda dolu zihinden kaynaklanıyor. Ben yoganın çok faydasını görüyorum, alakasız olucak ama:) Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yeşim düşova.

      yoga mı. ne güzeeeel :)

      Sil
  38. bence geçmişi affetmek kısmıııı hımpfff:))) eskiden hamama girdim terledim. bunun için affetmek değilde o zamanlar terlemek modaydı desek?? :)))

    YanıtlaSil
  39. Hiçbir tatmin maddi ya da manevi olsun tam anlamıyla sağlanamıyor. Ne zaman daralsak daha iyi anlıyoruz ki uhreviyet önemli diğer tatminler ancak yansıması oluyor ruha vücuda yetmiyor...
    Ben daha çok böyle yazılar istiyorum senden iyi bir okurun olarak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şenay bn.

      haklısın. düşünceler, duygular, soyut şeyler doyuruyor ancak :) bu bir yazı dizisi olcak işteee :)

      Sil
  40. Ben geçmişi affedemeyenlerdenim. Hafızamı sildirmem lazım affetmem için ki hafızam benim herşeyim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahar 006.

      affedersin hiç bileee. hafızana da bişi olmaz kii :) dur bak yazcam bunları sölerim sanaaa :)

      Sil
  41. Seni bilmesem gelişimle ilgili bir bölüm mü okudun diyeceğim gerçi herşey okulunu bitirmekle alakalı değil bunun en güzel örneklerinden birisin.Bu yazılarını bende çok seviyorum çünkü diğer yazılarından çok daha derinsin.

    Cevabını bulamadığım çok şey var.
    Buda bir düşünce, düşünmesem diyordum bir ara hatta sanada söylemiştim, düşünmek mutluluğa geç kalmaktır yazıyordu işte bir kitapta.
    Bir ara şey yapıyordum işte neden bu böyle bu durum niye iyi değil sorgulamıyordum çünkü öyle olması gerek diyordum.Aklımda bunu yapacağım yoktu ne geliyorsa yapıyordum.İlk düşünceden sonrası yoktu.Yapamadığımda takmıyordum önüme bakıyordum aklıma başka birşey geliyordu onu yapıyordum bir önceki yaptıklarımda yarıda kalıyordu yarımlarım aklıma geldikçe devam ediyordum.Yani birşey tam olmuyordu ama herşeyden biraz biraz birşeyler yapıyordum ve kafam boştu.Belkide ben kafamı boşalttığımı zannettim.
    Zira tekrar bunu yapayım desem ardından bin soru bin düşünce gene nasıl arınayım düşüncelerimden ise en başta gelen sorulardan ya sonra.
    Affetmek zaten hayatımı çokta kötü etkileyebilecek insanlarla bir yaşım başım yok karşıma çıkan insanlar bellidir sayılıdır.İlerde ki yaşamımda affetmeli miyim.Kendine güveni olmayanı bir başkasına güvenebilir mi?Benim için önemsiz derken çok bir anlam ifade etmeyen insanları zaten azad ederim gözümden gönlümden asıl mesele önemli olanları affedebilmek.Atıyorum en sevdiklerin nefreti tadtırabilir affetsen nefrettende kurtulacaksın ama böyle çirkin bir duyguyu gönlüne düşürene işte sırf bu yüzden affedemiyorsun neden bana bunları hissettirdin sen benim en sevdiğim annem babam kardeşim dostum sevgilim diye.İzi kalıyor ve bu izler gelecekte karşımıza çıkacak insanlara bizim bir kalkan bir korunma kabuğumuz gibi yansıyor.Hep aynı güvenle hiç kırılmamış gibi geleceğe bizi tanıyacak olanlara bir şans versek.Ozaman büyümezdik aynı masumiyetle hep küçük kalırdık.Beden değil ruhun çocuk kalması önemli biliyorum ama öyle insanlara rastlamak ise zor yıpranmayı ise engellemiyoruz o yüzden yaşlanıyoruz ve aradığımızı bulamadan göç ediyoruz.Neden bu insan acı çekiyor dediğim vakit çünkü böyle olması gerek diyemediğimden yine aynı benliğime döndüm yani o çok sorgulayan kendime.Bir ortasını bulmam gerek biliyorum ama bende çaresini arıyorum bulsam sorgulamayacağım.Düşünmeyeceğim dediği anda insan düşünmeye başlıyor.Düşünmeden yaşamak ise ferahlıktan çok soğuk bir boşluk gibime geliyor düşünmememiz gerekseydi yoksun olurduk bundan gereğinden fazla kullanıyoruz ya o yüzden zararı ama ne yapayım.Amaların ardı kesilmiyor.
    Biliyorum yorumlarda daha neşeli ve muzipsin bu seferlik ama yazıda ki gibi bir yanıt istiyorum senden.Fikirlerine önem veriyorum ve vereceğin yanıt çok önemli benim için bu çelişkiler ile yaşanılmıyor.İster yargıla,eleştir kendimi bulayım yeter ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      bunu düşünmem lazım. belki dördüncü bölümde düşünürüm :)

      Sil
  42. Deepcim ben bu yazıyı okumuştum yorumda yazdığımı çok iyi hatırlıyorum ama tekrar tekrar baktım benim yorum yok ortada.. Madem ki bu bir dizi halinde o halde sen üçüncüyü yayınlamadan hemmen ikincisine geçiyorum.. Yorumu toplu yapacağım öperim pek çok:)

    YanıtlaSil