26 Eylül 2016 Pazartesi

ŞAHMERAN


Ben daha küçükken Büyükada’da başka bir evde yaşardı dedemler. İki katlı bir ev, tahta merdivenli.

İkinci katta, dedemle babaannemin yatak odaları, bir amcamın odası vardı, birkaç amcam aynı odada kalırdı. Alt katta ise oturma odası, salon, mutfak bulunurdu, mutfaktan bahçeye çıkılırdı. İkinci kattan da terasa.

İkinci katta, holde de odamsı bir yer vardı, tam bir oda değil de bir girinti gibi. Bir yatak vardı. Orda halam yatardı. Başucunda da bir kitaplık vardı. Dedemin pek değerli kitapları, Fransızca kitaplar, din kitapları ve bir de astronomi kitapları olurdu o kitaplığın içinde. Önü camdı kitaplığın. Çoğunlukla kilitliydi.

Yazları, halamın yatağında ben uyurdum geceleri. Halam aşağıda uyurdu. Yaz gecelerinde yatağın başucundaki pencereden terası, diğer evlerin görünen kısımlarını ve yıldızları seyrederdim. Küçük Prens varsa ben de Küçük Prensestim. Bir gün o yıldızlara gideceğim, yıldız şoförü olacağım derdim. Hadi dolmuş kalkıyor, yere çömelin, ilerde çevirme var, yıldız polisi durdurur bizi, der sırıtırdım kendi kendime. Orda başlamıştım hayal kurmaya.

Birkaç yaz sonra dedemler o evi sattı, adada çok yakında, hemen bir alt sokakta başka bir ev aldılar, bu yeni ev daha moderndi ve ben hiç sevmedim, yaz tatillerinde balkonda uyurken yine yıldızları seyreder ve hayal kurardım ama o evdeki hayallerim bir başkaydı.

Yeni evde birkaç yaz geçtikten sonra bir gün dedeme sordum. Ya dede, o evden neden çıktık biz? Ben o evi daha çok severdim. Dedem de, senin için çıktık o evden dedi. Benim için mi? Çok ilginç ve beklemediğim bir cevaptı bu.

Dedem anlattı. O evde bir yılan varmış. Şahmeran dermiş dedemler. Tam yumruğum kadar kafası vardı dedi dedem. O yılan, benim yazları yattığım o yatağın başucuna gelirmiş bütün yaz. Yaz boyunca orda kalır ve kışın kaybolurmuş. Kütüphanenin altına gelirmiş veya dedem açtığında, açık bulduğunda yılan, kütüphanenin içine girermiş. Ben kaç yaz uyudum orda hiç fark etmemiştim. Dedem zaten, sen görseydin acil servise giderdik, sen her şeyden korkuyorsun, bütün böceklerden, çekirgelerden, demişti. Ben görürsem korkarım diye taşınmışız ordan.

61 yorum:

  1. Müthiş ,sana duyulan sevginin büyüklüğü ve yılana da saygı gibi geldi bana isteseler sen ortalık da yokken ondan kurtulma yoluna da gidebilirlerdi.
    Ve çok şanslısın dedem diyebildiğin için biliyor musun,:) ben hiç tanımadım dedelerimi bu kelimeyi kullanmadan büyüdük.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. örgü çantam.

      ayyy kıyamam yaaa.

      Sil
  2. Güzel bir anı. Taş Ev'de de tam dört tane yılan yaşarmış tavan arasında. Evi yıkarken hepsini buldular ve öldürdü işçiler. Yeni yapıda tavan arası yok. Yani saklanacakları bir yer yok. Hayalleriniz ne hoş. Yıldızlar arası seyahatte çevirmeyi düşünmek :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaystros tyrha.

      ay iyi olmuş şimdi yılan olmaması :)

      Sil
  3. Gıcırdayan tahta merdivenler o evlerin diliydi be yavrucuğum.İyice kulak verirsen,neler neler anlatırlardı.Benim dedmlerin de tamamı tahtadan bir evleri vardı Ordu'da.Yer deki tahtaların bazılarının aralarından baktığımızda aşağıdaki inekleri förürdük.Çünkü ev sıcak olsun diye ,mutfağın altı ahır olurdu çoğu evde.Her odada duvara fömülü ocak olursu,kışları çıtır çıtır yanardı,biz o seslerle uyurduk.Ocak dediğim de,şimdiki şöminelerin ilkel hali işte.Sonra onlar da betonarme bir ev yaptırıp,yepenin üzerindeki tahta evden taşındılar.Ve o saatten sonra köyümüz hiçbir zaman eski köyümüz gibi olamadı benim için.Ve o kütüpanelerde hep de dediğin türde kitaplar olurmuş eskiden;Fransızca,astronomi ve din.Ellili yılların Avrupa,özellikle de Fransa sevdası yüzünden....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevda şahin.

      ne güzel anekdotlar yazdın ki ama :)

      Sil
  4. Ben de bütün böceklerden korkuyorum, iyi ki taşınmışlar dedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevda s.

      ben de çok korkarım iştee :)

      Sil
  5. ne büyük bir hassasiyet, maşallah çok şanslısın :)

    YanıtlaSil
  6. Son zamanlarda okuduğum en sevimli öyküydü sanırım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. karga ve kız.

      ayyyy valla mııı :)

      Sil
  7. Şahmeran Kebikeç ile karşılaşmış mıdır bu öyküde hemşerim ^.^
    Ahh cidden böyle yerler var , yılanlarla yaşayabiliyor insanlar. Yalanlarla yaşamaktan dah iyi :D a

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. demirkadın demir.

      kekibeç :) ay nasıl yaşıyolar kii :)

      Sil
    2. senin kitaplarını yiyeyerek huuuu öcüüüü :D

      Sil
    3. demirkadın demir.

      :) Allah seni napmasın :)

      Sil
  8. Şahmeran hikayesine de bayılan biriyim deep yazını okuyunca da hatırladım 😜😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsel.

      o da güzel hikaye di mi :)

      Sil
  9. çok tatlı bir dede.. çok tatlı bir hikaye.. keşke şehirde de yıldızları oyle ızleyebilsek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşayan anılar.

      ah di mi yaa :)

      Sil
  10. Yanıtlar
    1. daha mutlu yaşam.

      ay valla mııı :)

      Sil
  11. Küçükken izlediğim bir Türk filmi vardı Şahmeran diye. Çocukluk işte çok korkmuştum ben o filmden sonra.
    Aslında zararlı diye gördüğümüz o yılanların da doğa döngüsüne inanılmaz faydası var. Yılan olan tarlada, evde fare olmazmış derler mesela.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. istanbul hanımefendisi.

      evet döngü ama ben yılan göremem ayy olanaksıız :)

      Sil
  12. Beğendim.. bloguma gelebilir misin? Senin için bişey var ;)

    YanıtlaSil
  13. bu hikaye gerçek mi ben herhalde o yılanı görsem ruhumu teslim ederdim oracıkta :-(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. audrey.

      ivit gerçek, babamın halasının hikayesi, dede de babamın dedesi :)

      Sil
  14. Çok keyifli gerçekten, Deep sadece 2-3 paragrafla bu kadar etkileyici hikayeler yazabilmen müthiş, bravo! :)

    YanıtlaSil
  15. lanet nefretlik yılanlar:s saçma sapan zamanlrda burda yılan varmıdır diye korkan biriyim ben, Allahımmmmm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. meltem sert.

      ay of sorma ben de :)

      Sil
  16. Yine de neredeyse taşınılmıyormuş :))

    YanıtlaSil
  17. Şahmeran, bir destan. Bilirsin zaten. Motifi de çok kullanılır. Bilirsin.

    Aksaray'ın Yeşilova’sını sıkça anlatırım ya. Orada eskilerin yani Anneannemler’in çeyizlerinde Şahmeran çizilmiş el boyaması aynalar olmadan olmazmış. O aynadan bizde yok. Ama Annem’in Kuşadası'ndaki kuzeni, yatılı okurken bize evci çıktığı için de bizim evin ilk kızı sayılabilecek Nilgün Abla'nın yazlığında yine çektim o en az seksen yıllık aynayı bu yıl da. Daha önce de çekmiştim de bu sene çok özendim. Yayınlarım bir ara.

    Aklıma gelmişken… O canlılar görülünce Aksaray'da adet olagelmiş söylenileni faydalı diye unutmadım. "Şahmeran'dan selam getirdim" derlermiş bağlarda, tarlalarda onlara rastlayınca. Güya bunu duyan o canlılar, Şahmeran hatırına sokmazmış selamı getireni. Köpekler için de bir söylenegelen şey biliyorum. Onu da bir ara , uygun bir öyküde yazarım :)))

    Güzel öyküydü. O kitaplığa ne oldu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O aynadan Annem'de yok yani. Onda olsaydı, kıymetini bileceğimden benim saklamamı isterdi mutlak ilerde.

      Sil
    2. acemi demirci.

      ne güzel anekdotlar yaa :) kitaplık bilmiyom ki. bu öyküdeki hala, babamın halası, dede de babamın dedesi. bu öykü gerçek. nadir yazdığım gerçek öykülerden :)

      Sil
  18. Anlatışın hoş ki ne hoş Evi anlatışından bende sevdim. Yazık oldu.. Yahu yılanın girişini engelleyememişler mi. Ürkütücü.

    Yıldız şoförü.. En güzel meslek he. Hayallere ulaşırız hem. Beğendim. Döktürdün yine Deeptone :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aihara kotoko.

      ayy ciciş gelmiş :)

      Sil
  19. Hehheeee çok iyi hikaye... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  20. Ayy yılan mı ! Çok korkarım , küçükken babamın işyerinin lojmanlarında otururduk , dev bir ormanın içi gibi yerdi , orda çok yılan olurdu bende ölüsünü görmüştüm, bir kaç yıl önce de babamların binasına büyük zehirli yılanlardan biri girmiş , Allahtan yakalamışlar .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. saliha.

      ben de çok korkarım yaaa.

      Sil
  21. O kadar güzel anlatmışsın ki eve sanki seninle birlikte girdim ve yaşadım kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  22. Evi gerçekten gözümün önüne geldi.Çok güzel anlatmışsın canım.Ayrıca yazma ve okuma alışkanlığının nereden geldiği belli oldu ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ortada karışık.

      ha haa evet eveet :)

      Sil
  23. Sevildiğini hissetmek müthiş.Ve yıldızlara uzanan hayaller de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aytül örcün.

      ay di mi ama yaa :)

      Sil
  24. Niye daha önce taşınmamışlar acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. turgay aksoy.

      onu bilemiyom artıkın :)

      Sil
  25. Ay senin de hayatin masal gibi deepcim. Ben de çok hayal kurardim kücükken. Hayali arkadaslarim da vardi da bi ara deli sandiydilar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. derya soygül.

      :) hayali arkadaş iyiymiş :)

      Sil
  26. Yaa deepsiii ne güzel evmiş o öylee :) anneannemlerin evine benziyo. Dayımlar falan daha sonra o evi yıktırıp apartman yapmayı planlıyo ama ben bozulmasını hić istemiyom. Insallah tarihi eser statüsü verilir de yıkamazlar diye dua ediyom çingusu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz gemi.

      işallah yıkmasınlar eveet :)

      Sil
  27. Meleklerin evi buna benzerdi ya kabalık bir aileydiler :)
    Peki bu dede pamuk şekerinin insan hali mi nasılda hem torununu koruyupta hemde yılana zarar vermemiş kiyamam var mı böyle insanlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      ayyy var işteeee demek kiiisiii :)

      Sil
  28. Bloğumda ödüllü blog keşif etkinliği var canım beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel ve kültürlü.

      pikiki :)

      Sil