30 Kasım 2016 Çarşamba

SAHNELERİN BÜYÜLÜ DÜNYASI


(Kavas Hüdai anlatıyor)

Bilirsiniz meşhur olmak herkesin hayalidir.  Son zamanların değişmez düşüncesi.  Anneler, babalar çocuklarını yetiştirirken ya topçu olacaksın ya da popçu olacaksın ki paranın şöhretin sahibi olasın derler. Bir telaş başlar, dünyanın parasını dökerler, on onbeş senenin sonunda elde var koca bir ( 0 ). Aşağıya tükürsen sakal,  yukarı tükürsen bıyık misali. Alın size psikolojisi bozuk işsizler ordusuna yeni bir eleman. Kişi gelmiş yirmi beşine ne iş gelir elinden ne de bilgisi vardır.

Ama eskiden böyle değildi. Karın tokluğuna yapılan işlerle günü bitirirdik. Bense boş durmayı sevmezdim. Helalinden nerede iş, nerede para varsa yanaşırdım. Bizim mahallede o zamanın müziğine meraklı benim gibi gençler vardı. Erdoğan ritm gitar, Zülfikar bas gitar, Mustafa bateride ve hem şarkıcı hem de büyüğümüz olan roman Erdem abi solo gitar çalardı.

Bir telaşla kabinler ses düzeni derken orkestrayı kurdular.  Dışarıdan bakıldığında eğlenceli geliyordu. Arada bir para bölüşmesine iş gelince bakıyorum o zamanların parası 80-90 TL para alıyorlardı. Yani sizin anlayacağınız ben koskoca bir hafta çalışıyorum anam ağlıyor demirlerin altında, 35 TL haftalık alıyorum. Bu aldıkları para gözümün dolar milyoneri olma yolunda adım atmasına sebep olmuştu.

Zülfikar çok samimi arkadaşımdı. Ona bir gece yaa Zülfikar ben de geleyim tef çalarım, aletleri taşırım beni de sok orkestraya dedim. İlk zamanlar Zülfikar yok falan dedi ama sonra neden olmasın, ama Erdem abiye sormam lazım dedi.  Aradan bir hafta geçti baktım Zülfikar hadi Hüdai bu akşam iş var gidiyoruz dediğinde gözlerimden yeşiller geçmeye başladı.  Hemen yıkanıp giyinip kokularımı sıkıp çıktım kahvenin önüne. Beni gören Zülfikar hayırdır Hüdai baloya mı gidiyoruz dedi. Tabii bende bir şok. Yok yaaa ilk gün ya ondan, dedim . Her neyse lafı uzatmayayım. Kafanız burada şişmesin .

Tabii, buluşma yeri olan depoya gittik, hoş sohbetten sonra Erdem abi geldi bana bir baktı, al bakalım şu tefi ben çalarken eşlik et dedi. 9/8’lik roman havası çalmaya başladı. Ben de onunla beraber.  Şimdi bir de şu tumba ile deneyelim bakalım olacak mı dedi. İlk defa orada tumba görmüştüm.  Şaka bir tarafa o akşamüstü kendimi müzisyen gibi hissetmiş havaya girmiştim. Gözümün önünde Erdem abinin gitar çalışı ve müziğin ritmi vardı kulaklarımda.  Başlamadan şunu söyledi sen bunu da başarırsan bu gece bir 50’lik alırsın benden.

Abi ben durur muyum başımı emme basma tulumba gibi aşağıya yukarıya salladım. Tumba çalarken biraz geç kalsam da idare eder diyerek çorbacıya gittik. Akşam olmuş gitme vakti gelmişti fakat baterist yoktu, annesi hastalanmış gelemeyeceğinin haberini göndermişti. İlk gece bu bizim para güme gitmişti sanki. Erdem abi koluma girerek dışarıya çıktık. Bak Hüdai bu gece şapa oturmayalım bas gitara kulağını ver yeterli diyerek içeriye girmiştik ama neden bunu söylediğini anlamadım. 

Toplanıp düğün salonuna gittik. Takımları taşıyıp kurduk dışarıya çıktığımızda Erdem abi yeni bateristle tanışın diyince benim elim ayağım titredi. Herkeste bir şok. Yüzler bembeyaz.  Tef tumba derken mecburen bateri çalacaktım. İçeriye girdik masalar dolmaya başlamıştı. Saat 20,45 olunca gelinle damat girdi içeriye, dans ediyorlardı, ortalıkta kimsenin benim ilk defa sahneye çıktığımı bilen yoktu.

İlk moladan sonra düğün devam etmeye başladı ben de masalarda oturanları seyrediyordum.  Sahnenin sol tarafında bateriden bakarken, pistin önündeki masalardan birinde bir kızın baktığını gördüm, kız hiç gözlerini ayırmıyordu benden.  Tabii benim ilgim kıza odaklandığı için ne müziğin ne de ritmin içindeydim, yavaşça yanıma yaklaşan Erdem ağabey Hüdai sen ne yapıyorsun rezil olacağız dedi.

Abii yaaa baksana kız durmadan bana bakıyor ne yapayım dediğimde, Erdem abinin de dikkatini çekmişti.  Roman havaları başladığında Erdem abi gitarı elinden bırakıp tefi alıp misafirlerin arasına karıştı. İki dakika sonra geldiğinde, yaa Hüdai kızın bir gözü şaşı, sana bakmıyor, pistte oynayanlara bakıyor dediğinde ilk gecenin ilk hüsranını yaşamıştım.

Hayat bazen baktığımız pencereden görüldüğü gibi değil.


(Kavas Hüdai'nin maceraları devam edecek)

44 yorum:

  1. Ah Hüdai güldürdün gece gece :)) Ay şu bana bakıyor psikolojisi olmazsa neler başaracak bu insanlar da işte.. Bakış açısı, algılama şekli.. Neler neler oluyor işte. Hüdai'den pay biç :))

    YanıtlaSil
  2. Çok severek ve gülerek okudum. Hüdai müzikten de anlıyormuş.
    Bitiş de nefisti :)

    YanıtlaSil
  3. Şaşımıymış gerçekten! Bence Erdem abi yalan söylemiş olabilir gibi geldi Hüdai işine baksın diye 😂😄. Ama son cümleyi tekrardan okuyunca belki de şaşıdır gerçekten 😄.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zehra.

      öyküde şaşı işteee :)

      Sil
  4. Halbuki dünyanın özüyse hep aynı. Zamanla algılayabildiklerimiz, algılamayı seçtiklerimiz değişse de algılayacağımız şey değişmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şenay bn.

      ivit bilge şenay :)

      Sil
  5. Deepcimm çekilişime bekliyorum😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kübra gülen.

      katılımıyom çekilişlere ama duyururuum :)

      Sil
  6. çok güzeldi Maşallah Bu Hüdai nin elinde her şey geliyor Birde kız şaşı olmasaydı iyiyi :):)) canım Severek okudum zaten çok seviyorum bu Hüdaiyi :))Yüreciğine sağlık güzel insan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz kaldım.

      piki yazarım yine hüdaii :)

      Sil
  7. Olur böyle şeyler hayatta Hüdai. Olsun yahu, düşüncesi de güzeldi -kısa bir süreliğine de olsa- :)

    YanıtlaSil
  8. Çok güzeldi:) kısa süren bir mutluluk:)

    YanıtlaSil
  9. Müthişsin Deep ya, bay-yıl-dımm, harika bir öykü o kadar içten, sıcak, sanki gerçekten yaşanmış?:))) Bu Hüdai'nin hikayelerini ayrı bir seviyorum, ama senin yeteneğine ne demeli, her yazdığın karakterinin ayrı ayrı enerjilerini verebilmek... bravo!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren o.

      ay o benim enerjiim ayool :)

      Sil
  10. Ahahahh :) Kavas Hüdai'ye bayılıyorum :)

    YanıtlaSil
  11. Yanıtlar
    1. küçük mucizelerim..

      evet ama de mii :)

      Sil
  12. Hahaha :D çok güzeldii ^^

    YanıtlaSil
  13. Yanıtlar
    1. mutlu yaşam.

      heyoooo öyle mi diyosuun :)

      Sil
  14. Harika yaaa:)))) Devamı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaystros tyrha.

      gelir bakalım devamııı işallah :)

      Sil
  15. Ya devam etsin tabi ne de güzel yazmışsın. Kıssadan hisse gibi hissemize düşeni aldık:))
    Ve sonu müthiş derecede gülümsetti, trajikomik hikayeler vardır onlara benzettim biraz. Hani gülümsetirken hafifte bir hüzün verir ya...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. büşra gürbüz.

      tımams yazarım garik :)

      Sil
  16. Heheheee ya yazık çocuğa:) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. persephone.

      evet di mi yaaa :)

      Sil
  17. Deep ben geldim özledin mi beni 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısaca dodi.

      ay tabisiiii didooo :)

      Sil
  18. Yazık Hüdai'ye.
    Neyse ki kısacık bir umuttu :D

    YanıtlaSil
  19. Gözü şaşı :D Çok iyi ♥

    YanıtlaSil
  20. İnsanları olduğu gibi değil, görmek istediğimiz gibi görüyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. müfred.

      öyle işimize geliyo da ondaan :)

      Sil
  21. Bu hikayesi çok eğlenceli geniş yahu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fasulye.

      ayyy di mi di miii :)

      Sil
  22. Akardiyon mu o , dedem eskiden çalarmış hatta babamın da fotoları var çalarken ama babam pek sevmiyor.
    Şaşıymış demek çok güldüm :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. saliha.

      ne güzel alet ama di mi sen de çalsanaaa :)

      Sil