22 Nisan 2017 Cumartesi

ÇAKIR ZAMANLAR



Nilüfer Açıkalın

Sıcak Nal Yayınları

Nilüfer Açıkalın tiyatro, sinema, televizyon dünyasında tanınan bir sanatçı olmasının yanında müzisyendir aynı zamanda ancak bunlardan daha önemlisi edebiyatımızda kendine özgü öyküleriyle tanınan bir yazardır.

Ondan fazla kitabı olan yazarın yazı dili edebi ve şiirsel. Çok da hüzünlü. Bütün öykülerinde derin bir hüzün ve melankoli var. Yani tarzı hüzünlü ancak tam da edebiyata yakışır bir anlatımı var. Romanları da olan yazarın öykücülüğü daha önde.

Çakır Zamanlar’da yirmiye yakın öyküsü var. Şemsiyecik adlı yalnız bir plaj şemsiyesinin öyküsü çok duyarlı. Öykülerde genelde kahramanlar kaybolmuş gibi hayatta, kimselerle de anlaşamıyorlar gibi, iletişim kuramıyorlar bir türlü. Hayatları yolunda gitmeyen kafası karışık kişiler hepsi.

Çakır Zamanlar’da iyi öyküler var. Çok da kolay okunan öyküler değiller ancak iyiler.

Edebiyat sevenlerin seveceği, sevmeyenlerin ise sıkılacağı metinler. Popüler dille yazılmadığı için.

Not:3/4

22 yorum:

  1. Peker Açıkalın eşimin hala oğluydu. Nilüfer o kadar tatlı bir kızdı ki, ayrıldılar sonra. Peker de faal değil. Demek yazıyormuş. Bilmiyordum deep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ece evren.

      tatlı ivit, hüzünlü biraz da. on tane kitabı var yaaa iyi de bir yazar ayrıca :)

      Sil
    2. ece evren.

      olsun tabiki deee :)

      Sil
  2. Popüler dil de günümüzde çok önemli cidden..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ümran tuncer.

      e kolay tabeeee :)

      Sil

  3. Edebiyatın hakkını verenlere hakkını vermek gerek. Okumalı.

    Sevdiğim bir sanatçı, özellikle bakkallara sevgisi ve ille de alıştığı mahallesindeki bakkalından alışveriş etmesi ki o bakkal hala kalabildi mi ayakta bilmiyorum, çok ilgimi çekmişti; takdir etmiştim.
    Yazarlığını duymuştum; ama hiç okumadım. Edebiyat çizgisinde ve edebiyata sadık bir yazar olunca sırf destek olmak için bile olsa kitaplarını alıp okuyacağım.

    Teşekkürler Derin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      yazarlığı şaşırttı beni de. yani, medyatik yanı başka yazarlığı başka demek ki. bence yazarlığı oyunculuğundan çok ilerde. oynarken başkalarının isteklerini yerine getiriyor bir sanatçı ama yazarken kendi kendinesin. çok güçlü yazıyor. ben onun gündelik yaşamda çok mutlu huzurlu biri olduğunu düşünmüyorum bu kitabını okuduktan sonra. belki de sanatçılığından gelen bir ağır yük vardır omuzlarında yazarken. öykülerin edebi yönü çok güçlü evet ama bir de sanırım kötümserliği de var. aklıma şu geldi okuyunca, geçenlerde de yekta kopan'ın hüzünlü öykülerini okumuştum. bu kitap da hüzünlü. ancak açıkalın'da çok yüksek bir edebi dil var, şiirsellik var. yekta kopan'ınki hüzünlüydü ama pek edebi değildi. belki de kopan'ın o öykü kitabı çok iyi değildi. çünkü bir toplama öykü kitabı idi. basılsın çıksın işte tavrı vardı sanırım yayınevinde.

      Sil
    2. Yekta Kopan'ın öykülerini öykü gibi bulmuyorum. Anılarını anlattığı kitabı mesela. Babasının ardından. Anı sanki onlar. Tiyatrocu aslında daha çok seslendirme sanatçısı olarak olarak hep aklımda o.

      Ama çok elverişli bir çevreden. Ortamı hazır bazı kolaylıklar için. Bunun meyveleri olgunlaşmış ve kucağa düşmüş hissi veriyor :))) Bu kadar yazayım.

      Nilüfer Açıkalın röportajlarından onun derinliğini fark etmiştim. Bir de bakışlarında bir işlenmişlik var. Onu da fark ettim. Yüz ifadesinin tümüne yansımış.

      Ama sakın beni güneş altında görüp de hiç mi hiç öyle olmadığım halde, en hassa göz renginden dolayı güneşte mecburen öyle olduğumdan “ne çatık kaşlı” dedikleri gibi olmasın isterim Nilüfer Açıkalın’ı hüzünlü biri olarak algılamam… Umarım doğru algılamışımdır.

      Sil
    3. acemi demirci.

      şanslı yazarlardan işte o :) yok yok açıkalın çok hüzünlü hatta depresif biri olmalı yazdıklarına bakılırsa.

      Sil
  4. ilginç Nilüfer Açıkalın 67 doğumlumuş..ben daha küçük sanıyodum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazar yıldırım.

      bilemedim artık :)

      Sil
  5. Birisi kimseyle anlaşamayan insanlar mı dedi? İşte ben de onlardanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. müfred.

      :) kendine yakıştırma öyleee şeylerii :)

      Sil
  6. Popüler dil kullanmamak asıl güzel olan şey, fark tam burada ortaya çıkıyor haksız mıyım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mehmet lütfi alp korkmaz.

      doğru tabii ama sanat edebiyat açısından doğru. ama ticari açıdan doğru değil :)

      Sil
  7. evet Nilüfer Açıkalın'ı yamzıştın daha önce, 20 öykü hiç demek, kısa kısa sanırım öyküleri, güzel:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren o.

      ay yok ilk defa yazdım ilk kez okudum yaa. başkası yazmıştır. şimdi kontrol ettim moonlightcat, ayşim okutan arkadaşımız yazmış önce :)

      Sil
  8. Nilüfer Açıkalın'ı sinema ve tiyatrodan tabi ki tanıyorum ama öykü yazdığını bilmiyordum.Paylaşım için teşekkürler Deep.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gamze e.e.

      yazarlığı daha iyiymiş yaaa :)

      Sil
  9. Mutluluk mantık yürüterek bir şekilde yazılırda depresif bir hal hüzün yaşanmadan ifade edilebilir mı bilemedim yaşamından esinlenme vardır mutlak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arsu.

      ben de öyle düşündüm hüzünlü biri olmalı didim :)

      Sil