20 Eylül 2017 Çarşamba

YOLDA 2


Work and Travel ile Alaska’ya gitmiştim. Amerika idi niyetim. Bizon mu beslesem, resepsiyon mu olsam, mısır mı toplasam derken Alaska değişik geldi. Balık ayırma tesisi. Sürekli balık geliyor ve sen onları ayırıyorsun.

Daha sonra Alaska’ya bir kez daha gittim. Bu kez de Greenpeace ile. Buzullara sıkışmış bir balinayı kurtarmak için. Ama bu gidişim balık ayırmak içindi. Bütün gün balık ayırıyorduk. Üstümüz hep balık kokuyordu.

Ama çok arkadaşım oldu orada. Her ülkeden, rengarenkti. Bazıları İngilizce’yi düzgün konuşamazdı, bilmezdi. Hala arkadaşım hepsiyle. Face’den, watsaptan hep konuşuruz. Bir yerlere gidersek birbirimizin evinde kalırız.

Yazın Milan’a gitmiştim. Milan, İtalya’nın en güzel şehri. Orda biraz kalıp, ordan Como gölüne geçeyim, sonra Sofya. Sofya’dan otobüsle döneyim. Değişiklik olsun. Hep uçak olmasın. Bulgaristan da her zaman huysuzdur, vize konusunda. Ama bende iki yıllık İngiltere vizesi var, hiçbir şeyden korkmam yani.

Milan sokaklarında geziyorum. Bir anda bir arkadaşla burun buruna geldik. Alaska’dan. Orda sessizdi, popüler değildi. Ama olur ya hani, bir süre geçince, daha önce yakın olmadığınız biri bir anda yakın olur. Bu arkadaş da belki Alaska’yı hatırlattığı için gözüme çok güzel çok yakın gözüktü. Arnavut idi o.

Ama o İngilizce konuşamıyordu yine. Ben de Arnavutça, Makedonca bilmiyorum. Çok güldük, heyecanlandık ama konuşamadık bir türlü. Ne yapsak ne yapsak. Yoldan geçen İtalyanlara sorduk. İngilizce biliyor musunuz diye. Bilen biri çıktı. O İngilizce bilen İtalyan sayesinde biz Arnavutla konuşabildik. Her ikimizin konuşmalarını birbirimize çevirdi İtalyan.

48 yorum:

  1. Madem konuşamıyordunuz, Alaska'da nasıl arkadaş oldunuz? Hem İtalyan İtalyan mı bakalım? Aklımda deli sorular, dünyayı bu kadar hızlı gezdirirsen olacağı buydu. Alaska çok uzak değil mi? Hangi cins balık?....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. begonvil sokağı.

      ya arkadaş olmak için konuşmak gerekmeyebiliyor ki. aynı yerde aynı hangarda filan aylarca balık ayırıyorsun. olunuyor arkadaş işte. italyan italyan ivit ivit :) balıklar orda hepsi somon ya da somona benziyor işteeee :)

      Sil
    2. Biliyorum, arkadaş olmak için konuşmaya gerek yok hatta görmesen bile arkadaş, dost olabiliyor insan. Ama Alaska'yı bilmem..:)

      Sil
    3. begonvil sokağı.

      :)

      Sil
  2. Sevdim bu yol hikayelerini. 3,4........ diye gider umarım. Bu arada yol nereye gider hiç tahmin edemiyorum :)

    Sofya'yı gördüm. En çok birkaç kilometrede bir çıkan koruluklar, dökülen binalar, restore olanlar,abartılı giyimler dikkatimi çekerken Türkçe konuşma duymak ve Türk markalarına sıkça rastlamak çok güzeldi.

    Alaska balıkları ne lezzetlidir, eminim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acemi demirci.

      sofya görmedim ama görürüm herhaldesi :) alaska somon iştee :)

      Sil
  3. Alaska'yı mesken tuttuk diye bir program var.bir ara çok izliyordum.alaska bana çekici geliyor.balık ayırmak sıkıcı bir iş olmalı.dünya dili diye bir şey olsaydı.dünya devleti,dünya milleti...uçuyorum yine:) ...ama bir solukta okuyorum hikayelerini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aysan.

      iyidir uç uç hayal kur en güzeliii :)

      Sil
  4. Como gölünü gerçekten görmeyi isterdim..bu bir öykü bilirim ama eğer ki gördüysen ne mutlu sana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gözlerinden öper.

      alaska kısmı gerçek. diğerleri hayal işte. como görürüm işallah :)

      Sil
  5. Ah italya aaaaah. Yencem seni. Önce bi göreyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elif şahin.

      napoli, capri, oralara git yaa bi de toscana :)

      Sil
  6. Ya aklıma bişey takıldı.Balina canlı da,somon değil mi ?Sen nasıl Greenpeace üyesi sin ya deep.Bu ne çifte standart? 😆

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cam güzeli.

      haklısın doğru. balık kurtarıp balık yiyoz. modern dünyaa :)

      Sil
  7. Vay be iyiymiş çözüm yolu vardır her zaman deep :)

    YanıtlaSil
  8. vay be hep gezermisin yurt dışı merak ettim. Alaska da balık kokusu için çalışmak da :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kozmetik psikolojisi.

      keşke hep gezsem yaaa :)

      Sil
  9. Yine büyük bir zevkle okudum hikayeni.
    İtalya ah italya gidip göreceğim seni:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inciden notlar.

      ben de capriyi merak ediyom :)

      Sil
  10. Güzel olmuş bence de devamı gelsin :)
    Konuşmasanızda aynı duyguları paylaşıp aynı şeylere gülmeniz arkadaş yaptı demek ki sizi 😊☺😂😂 ingilizce de önemli ya öğrenmek lazım konuşmayı. Ama biz sadece gramer biliyoruz hatta gramerimiz bile eksik :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. farklı diyarlar.

      bizde hep gramer öğretirler zatensi :)

      Sil
  11. Yanıtlar
    1. hayat cıvıltısı.

      bu da hayatın bir cıvıltısı işteee :)

      Sil
  12. keşke Alaska'ya gidebilsem dedim şu an gerçekten ama :-)))

    YanıtlaSil
  13. çok ilginç, hangi filmdi adını hatırlamıyorum ama alaska'da yapılacak başka iş olmadığından kahraman da böyle balık ayıklamada çalışıyordu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren o.

      alaska rutini demekkisi :)

      Sil
  14. Work and Travel benimde yapmak istediğim bir şey ve yazıyı okurken sebepsizce mutlu oldum :)

    Ah bu arada son yazımda sizi mimledim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir öğrencinin kaleminden.

      ay gidersin kolay bişi kiii :)

      Sil
  15. Ne kadar güzel farklı ülkelerden arkadaş edinmek :) Ben de Makedonya'ya geldim; ama tanıştığım herkes Türk :D Çekiyorum galiba :D Yol hikayesi hoşmuş :) Öncekini kaçırmışım şimdi okuyacağım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. irem e.

      hehe bulursun yaa ilerde bi dolu yabancı arkadaş :)

      Sil
  16. Aşırı utangaç diye biliyorduk seni:) İletişim her yerde olmuş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. turgay aksoy.

      çok güzel bir nokta saptadın bak yaa. öyleyim aşırı utangaç ve sessizim. bunun iki açıklaması var bak. biri, yurtdışında rahatım. bizim ülkede baskı mekanizmaları var, insanlar çok yapışık, herkes birbirinin özel hayatının içinde. bizim ülke geriyor insanı. ben de gittikçe kapanıyorum. ama yurtdışında insanlar rahat. birbiriyle ilgilenmez. hayatlarını da bilmezler birbirlerinin. o nedenle daha iyiyim. ikinci neden de, bizim ülkede de, eğer arada bir bahane bir kalkan varsa daha rahat olabiliyorum. örneğin, iş. konuşabilecek bir iş varsa onun arkasına sığınırım başka şey konuşamam. veya okul, kurs, dersane. konuşabileceğim bir konu lazım kendimi saklayabileceğim. yoksa önüme bakar susarım yani ve hemen kaçarım :)

      Sil
  17. Hikayenin tatlılığına bak :) Diyar diyar gezmek isterdim. Şimdilik Alaska bir hayal gibi ama neden olmasın? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senden benden bizden.

      olur olur, artık yurtdışına çıkmak kolay ve ucuz yaa :)

      Sil
  18. Into the Wild filminden sonra ben de Alaska'yı merak ediyorum :)) Ayrıca yurtdışının verdiği rahatlığı da seviyorum, farklı ülkelerden arkadaş ediniyorsun ve bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bize göre daha önyargısızlar sanki :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kağıt salıncak.

      into the wild. reese. eveeet yaaa ne güzeldiii :) rahatlık haklısın. evet onlarda önyargı yok sorgulama yok haklısın. bizde aman aman yaaa :)

      Sil
  19. Yazıyla beraber bende ufak bir gezintiye çıktım. Deep devamını bekliyoruummmm :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. koremanya.

      hımmm bakalımlım :)

      Sil
  20. Hem sosyal, hem çok gezen, konuşan, yazan
    On parmağında on marifet!
    maşallah sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izler ve yansımalar.

      daha çok kitap okuyan ve yiyen yaaa :)

      Sil
  21. (Deep, bloguma bir baksana. :) Duyuru istiyorum! :) )

    YanıtlaSil
  22. Bizon derken? Ciftlik işi galiba. Balık ayırmakta ilginçmiş. İlk kez duyuyorum bu meslekleri. Hatta travel/work programini ilk kez duydum.
    Özgür olmak varmış. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. film gündemi.

      ivit buffalo işte, ivit çiftliklerde :) balık ayırmak çok yaygın iş yaaa. hımm yurtdışı ritüellerine çok yakın değilsin o zaman :) özgür olmak eveeeet :)

      Sil