31 Temmuz 2018 Salı

Tekno Üç Harfliler



Dünya üzerinde milyonlarca yıl gerçekleşmeyen ilerleme son elli yılda gerçekleşmiş. İnsanın aya ayak basmasıyla başlıyor ilerleme. Şimdi de Amerikalılar Mars’a yerleşmeyi düşünüyor. Mars’a giden uzay aracının nasıl döneceğini bilemiyorlar henüz.

İnternet ise en büyük buluşlardan biri. Cep telefonları da. Artık ikisiyle yaşıyoruz. İletişimde büyük ilerleme. İnsanlar ise böylesi iletişim ortamında iletişimsizlikten şikayet ediyor. Yalnızlıktan. Hem yalnızız hem hep birlikteyiz, netle, telefonla. Hayat eskisine göre çok hızlı ve rahat. Nette bir anda bir dolu yeri dolaşıyoruz. Her şey birkaç saniye içinde. Hayatı ekranlardan izliyoruz, telden, laptoptan.

Ama aynı anda, aynı ülkede, eski usul yaşayanlar da var. Teknolojiden uzak olan. Acaba, örneğin, üç harfliler net kullanıyorlar mı? Telden instaya giriyorlar mı? Like yapıyorlar mı? Aynı ortamda bizimle yaşadıklarına göre onlar da belki teknolojiyi kullanıyorlar.

Adamın biri ağacın altında oturuyormuş. Ayağa kalkamamış. Çünkü kaval kemiği yok olmuş. Üç harfliler oradan geçiyormuş çünkü. Üç harfliler alayı. Onların düğün alayı. Kaval kemiği çok değerliymiş onlar için. Düğün hediyesi imiş onların dünyasında.

Üç harfliler incir ağaçlarının altında düğün yaparlarmış. Onlarda soğan zarı para yerine geçiyor. Hayvan kemikleri de eşya yerine geçiyor onlar için. Belki de ağacın altındaki adamı teldeki uygulamalardan saptadılar. Onların dünyasında da teknoloji yer ediyor olmalı.

30 Temmuz 2018 Pazartesi

Temmuz Sıcağı



Yaz bütün sıcağıyla devam ediyor. Bir yerlerde esinti bulmaya çalışarak.

Koştur koştur, bebek mevlidi, altı ay kınası, diş ediği, çok faaliz canım. Akşamları parka çıkıp çekirdek ye. Zengin değiliz ki Alaçatı’ya gidelim, Single Fin’de müzik dinleyelim.

Yaz ayları tabii, önce cevizi ıslatıp gece bekletip sabaha suyunu içeceğiz, zarı faydalı ya. Sağlıklı olacağız, ince olacağız. Ama güneşte kalmayacağız. Başımıza güneş geçmesin. Beynimiz yanmasın yani. Çökelek gibi olmasın, patates beyinli olmayalım değil mi? Bacaklarımız kızarmasın, su toplamasın.

Aslında, bir tatil yerinde tatil yapıp bir yandan da çalışmalı. Bir büyük markette meselası. Gece de civardan market arabalarını toplamalı. Çünkülüm, müşteriler o demir arabaları götürüyor, evlerinin önünde bırakıyor, gece de demirciler, hurdacılar onları toplayıp satıyor.

Ah hafta sonu kızlarla toplanalım dedik. Aydanur ve Duygu ile. Duygu’nun evine gittik. Oturduk, dedikodu yapacağız, oh ne güzel, Duygu dedi ki, akşam sıcaktan uyuyamadım, uykum var, hadi uyuyalım, ya uyumak için mi çağırdın bizi yani. Ya nolcak dedi, hepimiz de hazırmışız demek ki yattık uyuduk. Uyandık akşamüstü. Gözleme yaptık, puding yaptık.

Bahçeleri var, bir de kedileri, oturduk, serin neyse ki, dedikodu yaptık. Aydanur hayal kurdu yine. Hayatına biri girecek, sonra sorun çıksa bile Aydanur tamir edecek ilişkiyi, ona elini uzatacak, destek olacak, yani ilişkiye girecek ama sorun çıkacağını da hemen öngörüyor, çünkü erkek anlayışsız olacak haliyle, duyarsız olacak, hayalinde bile hazırlıklı yani. O erkeğe biz olmayı öğretecekmiş. Aydanur’a nasıl davranması gerektiğini öğretecekmiş o adama. Sevgiyle ve usulca. Ah dedik Duygu ile, sen fantastik hayaller kuruyorsun.

29 Temmuz 2018 Pazar

The Night Of




HBO kanalı televizyon dizisi. Kısa bir suç dizisi. Bir sezon, sekiz bölüm, her bölüm yaklaşık bir saat.

Naz (Nasır), Pakistan asıllı bir Amerikalı üniversite öğrencisi. Ailesi ile New York’ta yaşıyor. Sakin, düzgün bir ailenin düzgün oğlu. Babası taksi şoförü. Bir gece Naz, arkadaşlarına giderken babasının taksisini alır.

Partiye giderken arabasına bir kız biner. Kız biraz sorunlu gibi durmaktadır, biraz da çılgın, aynı zamanda da zengindir. Kız bu akşam yalnız kalamam diyerek Naz’dan kendisini sahile götürmesini ister. Sahilden sonra da kızın evine giderler. Gece orada kalır Naz, sabah uyandığında kızı bıçaklanmış olarak görür. Gece ile ilgili hiçbir şey hatırlamaz.

Katil olarak tutuklanır ve hapse atılır. Hapiste yeni yaşamına alışmaya çalışır. Ailesi de onu çıkarmak ister. Biraz kaybeden, başarısız, beceriksiz gözüken bir avukat Naz’ın savunmasını üstüne alır. Ancak, bütün deliller aleyhinedir ve kendisi de ne olduğunu bilmemektedir.

Dizi boyunca o gece, hapishane yaşamı ve duruşmalar üzerine yoğunlaşır bölümler. Naz, kanıtlayamaz.

Naz rolündeki oyuncu, Riz Ahmet, bu rolüyle geçen yıl Emmy ödülünü almış. Avukat rolünde de Coen kardeşlerin birçok filminde oynayan John Turturro var.

Suç, polisiye sevenler için iyi dizi. Aksiyonsuz, sakin.

28 Temmuz 2018 Cumartesi

The Blacklist




Amerikan suç dizisi. Beş yıldır devam ediyor. Altıncı sezon anlaşması yapıldı ve yıl sonunda yayınlanmaya başlayacak.

Başrolde James Spader. Seksenlerin en yakışıklı oyuncularından. Matt Dillon, Patrick Swayze, Mickey Rourke, Rob Lowe gibi dönemin en iyilerinden, bebek yüzlü yakışıklı. En iyi filmi de Sex, Lies and Videotapes.

Raymond Reddington, FBI’ın en çok arananlar listesinde önde gelen bir suçlu. Yıllardır yakalanamıyor. Kendisi de eskiden bir devlet görevlisi, ajan. Raymond, bir gün kendi isteğiyle FBI’ya gelip teslim oluyor. Bir pazarlık yapıyor. Devletin kara listesindeki yüzlerce büyük suçlunun yakalanmasına yardım edecek, bunu yapacak ancak bir şartı var. FBI profil uzmanı Elizabeth Keen ile konuşacak sadece.

Elbette bu işbirliği gizli kalacak. FBI bir suçlu ile ortak çalıştığını açıklayamaz. Raymond ile çalışacak bir ekip kurulur ve Raymond karalistedeki suçluları onlara sunar, kendisi de yardım eder. Yardım ederken bir yandan da kendi suç imparatorluğuna katkı sağlar. Yani FBI’yı da kullanır.

Suçlular yakalanırken bir yandan da devlet içindeki suçlular ve çıkar odakları da ortaya çıkar. Birlikte çalışmaları esnasında Raymond ile Keen arasındaki gizem de biz izleyicileri meraklandırır. Aralarında Keen’in bilmediği, Raymond’ın bildiği bir ilişki vardır ve bunu açıklamaz, beş sezon boyunca bu gizem de devam eder. Altıncı sezonda da süreceği bellidir.

Suç, aksiyon, heyecan yanında bu gizemli ilişki de dizinin en çekici noktasıdır. Her sezon bu gizem gelişir ve karmaşıklaşır, heyecan da gittikçe artar. Suç dünyasının karmaşası ile bu gizem birlikte ilerler.

Raymond, bir suçlu olmakla birlikte prensiplidir. İyi giyinir ve hatta Churchill’in şapkasını takar. Kaliteli ve kültürlüdür. İnsan da öldürür ama sadece kötüleri, topluma zarar veren suçluları öldürür. Raymond’ın karizması izleyenlerin ona kızmasını engeller.

Nefes nefese bir suç dizisi isteyenler kaçırmasın. Peaky Blinders’tan bu yana en sürükleyici dizi bu. Müzikler de kusursuz.

Zeka ve Psikoloji




PSY-Q

Psikolojik Zekanız ile Tanışmaya Hazır mısınız?

Ben Ambridge

Domingo Yayınları

Bir psikoloji hocasından ilginç ve şaşırtıcı bir kitap. Kendi psikolojimizi anlamamız için da bir psikolojik zekamız olması gerekiyor. Kitap eğlenceli, testler, fıkralar, bilmeceler. Bir oyun gibi.

Kitap Rorschach Leke Testi ile başlıyor, filmlerde hep olur ya, bu şekil size neyi anlatıyor, katillere suçlulara sorarlar hep (bu arada, testte 10 soruda 0 doğru çıktı bende. Şekillerin hiçbirini benzetemedim).

Kişilik testleri de var. Beş Faktör kişilik modeli. Psikoloji sevenler kaçırmasın. Not:3/4

Zeka Psikolojisi

Jean Piaget

Pinhan Yayınları

Çocuk gelişim psikolojisinin babası olan yazarın zeka, psikoloji, düşünce, zeka gelişimini anlattığı kitap. Zeka, algı, mantık, alışkanlıklar, aralarındaki bağlantılar. Çocukta zeka nasıl gelişir, insanda düşünce ve sezgi nasıl başlar, bu tür konuları işliyor. Psikolojiye ilgi duyanlar için. Not:3/4

26 Temmuz 2018 Perşembe

T'English




Biz Türklerin İngilizce öğrenmesi kolay olmuyor. Yatkın değiliz. Okumayı, yazmayı da sevmediğimiz için de zor oluyor. Az okuduğumuz için ve Türkçe grameri bilmediğimiz için öğrenmek zor. Türkçe yazmakta da zorlandığımız için İngilizce de yazamıyoruz. Türkçe gibi düşünerek İngilizce öğreniyoruz, yani T’English, Turkısh English.

Genelde zorlandığımız konulardan biri de pronouns, zamirler yani. Bizler, şu iki zamiri karıştırıyoruz:

Senin kitabın var mı?
Senin gittiğin yer.

İlkinde, sahiplik var, iyelik, yani have fiili, Do you have a book? olacak.

İkincisinde ise, the place which you went. Yani burada, sahiplik yok. Aslında, bu, sen’in. Yani senin değil sen. Bizler ise Türk mantığı ile your went place diyoruz. Yani your (senin) ile you (sen’in) i karıştırıyoruz.

Veya diyelim, Helen’in problemi var.

Helen’in. Türk mantığı ile düşünürsek Helen’s. Helen’s has a problem. Doğrusu she has a problem. Helen’s olarak düşününce, her has a problem oluyor ki yanlış.

Yani, bizler senin ile sen’in arasında kalıyoruz. You went, sen gittin, your went, senin gittiğin.

25 Temmuz 2018 Çarşamba

Edebiyatçı Anısı



Orhan Veli ile Cahit Sıtkı iki iyi arkadaşmış. Birlikte çok zaman geçirirlermiş.

İkisi de gazete bulmacalarını çözmeyi çok seviyor. Masaya oturup çözerlermiş. Aralarında yarışırlarmış. Kim daha iyi ve çabuk çözecek diye.

Bir gün iddiaya girmişler. Bir hafta boyunca bulmaca çözecekler, kim kaybederse akşam yemeğini ısmarlayacak.

Başlamışlar her gün çözmeye ve bir hafta boyunca her defasında Orhan Veli kazanmış, yemekleri hep Cahit Sıtkı ısmarlamış.

Cahit Sıtkı çok şaşırmış. Ben de senin kadar iyiyim bulmacada, nasıl oluyor da sen hep kazanıyorsun, diye sormuş, Orhan Veli’ye.

Orhan Veli gülmüş, aç gazeteyi incele demiş. Meğerse o bir hafta boyunca Orhan Veli hazırlamış o gazetenin bulmacalarını. Gazete ile anlaşmış, hazırlamış, Cahit Sıtkı’ya oyun yapmak için.

22 Temmuz 2018 Pazar

Müzik Seçkisi 14



APES**T-The Carters
BTS-Blood Sweat and Tears (Official Video)
Jay Jay Johanson-So Tell the Girls I am Back in Town
Alicia Keys-Girl on Fire
Sia-The Greatest
Rag'n'Bone Man-Human
Blackpink-Ddu Du Ddu Du
BTS-Fake Love
BTS-Airplane Pt. 2
Blackpink-Forever Young
Lyn/Hanhae-Love
Kihyun-Hyeya
Eric Nam-Honestly
The Rose-Baby
Süper Junior-Lo Siento
Stray Kids-Hellevator
Öykü Gürman-Oy Beni Vurun Vurun
Aleyna Tilki-Yalnız Çiçek
Simon Dominic-Simon Dominic
Vixen-Sinking Down With You

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Film Seçkisi 17




Bir Yaz Hikayesi

Conte d’ete

Eric Rohmer, 1996, Fransa

Yönetmenin her zamanki gibi insan ilişkileri filmlerinden, tatlı, yumuşak, hafif ve derin. Genç bir çocuk, üniversiteyi bitirir ve işe girmeden önce tatile çıkar. Kendisini pek de umursamayan bir sevgilisi vardır, o gelmez tatile, çocuk tatilde iki kızla tanışır. Hangisini sevdiğine karar veremez. Fransız sinemasını sevenler için ideal. Not:3/4

Claire’in Dizi

Le Genou de Claire

Eric Rohmer, 1970, Fransa

Genç bir adam, evlenme öncesi bir tatile çıkar. Bir tanıdığının evine gider ve orada iki genç kız ile ilgilenir. Hafif ama karmaşık bir Fransız usulü aşk ve arkadaşlık filmi. Not:3/4

Deri Surat

Leather Face, 2017, A.B.D.

Teksas testere katliamı serisinin şimdilik son filmi. Bu film serisi aslında gerçek bir olayı anlatıyor, böyle bir aile Amerika’da yaşadı sahiden de. Bu filmde ise bu ailenin en manyak katili derisuratın çocukluğu anlatılıyor. Yani olayların öncesine gidiliyor. Filmde polis ve katilin teyzesi iyi oyuncular. Bu film de bir korku filmi. Çok korkutmasa da bir klasik korku filmi. Not:3/4

Madame

Toni Colette, 2017, Fransa

Hafif komedi. Oyuncu kadrosu çok iyi. Zengin bir aile Paris’e yerleşir, evlerinde parti vereceklerken evin hizmetçisini soylu bir kadın gibi gösterirler ancak misafirlerden biri aşık olur. Takıntılar’da da izlediğimiz Rossy De Palma her zamanki gibi mükemmel. Pedro Almodovar’ın oyuncusu o. Film de hoş ve tatlı. Not:3/4

Aşka Yolculuk

Leap Year, 2010, İrlanda

Gelmiş geçmiş en tatlı romantik komedilerden. Anna, Jeremy ile evlenmek üzeredir, İrlanda’ya gider ama doğa şartları nedeniyle mahsur kalır bir kasabada, Declan ile tanışır ve aralarında komik bir arkadaşlık başlar, sürekli olarak birbirlerine laf sokarlar. Acaba bu bir aşk mıdır? Kaçırılmaz. Not:3/4

20 Temmuz 2018 Cuma

Zaman ve Beyin



Zamanın Melodisi

Pierre Cassou-Nogues

Kolektif Kitap

Bir felsefeciden zaman öldürmek, zaman kaybı ve oyalanmak üzerine ilginç bir kitap. Belki de çalışarak zaman kaybediyoruz. Belki de boş zaman değil de çalışmak bir çeşit oyalanmak. Yaşamlarımız zaten bir oyalanma değil mi? Ayrıca, kimler oyalanabilir. Ekonomik durumu kötü olmayanlar. O zaman, zaman öldürmek, yoksullara göre değil. Zaten neden çalışıyoruz ki? Başkalarını zengin ve mutlu etmek için.

Nasıl zaman öldürüyoruz, üzerine düşünsel bir deneme. Hafif kitap değil. Not:3/4



Beyninize Hoş Geldiniz

Sandra Aamodt-Sam Wang

NTV Yayınları

Beyinsiz, kuş beyinli gibi sözlerimiz vardır, beynim yandı veya. Nedir bu beyin? Sadece kıvrımlar mı? Beynimizin yaklaşık sekizde birini kullandığımız söylenir. Tümünü sadece Leonardo Da Vinci kullanmış. Doğru mu bu? Biz mi beynimizi kullanıyoruz, beynimiz mi bizi? Yabancı dil doğuştan mı öğrenilir, mutluluk beyinde midir? Nasıl öğreniriz, aşık oluruz, esprileri nasıl anlarız. Beynimizi nasıl kandırırız? Okuduğumuzu nasıl anlarız?

Beynimizi anlamak için mükemmel bir kaynak. Not:4/4

17 Temmuz 2018 Salı

Kızçeler



Birkaç tane kitap yazdım ya, arada bir bu kitaplardan bazılarını okuyan arkadaşlarım oluyor ve bloglarında yazıyorlar. Bazı arkadaşlar da instada foto koyuyorlar kitaplarımla ilgili. Bazı arkadaşlarım da kitapları henüz okumasalar da bloglarında duyurularını yapıyorlar. Hepsine teşekkür ederim. Kitaplarım zaten blog arkadaşlarım için yazdığım kitaplar. Herhangi bir kitabımı bir tek kişi bile okusa benim için yeterli. Blogumda kitaplarımı okuyan arkadaşlarımın yorumları bulunmakta, arşivde.

Son zamanlarda okuyan bazı arkadaşlarım:

Sevkoz (Sade ve Derin)

Kitabı pek hoş anlatmış kitapsever ve hayvansever arkadaşımız.


Özden Ak (Yani)

Yani'yi pek şeker annatmış.

https://hayatkitaplaguzel.blogspot.com/2018/05/deep-tone-yani.html

Bir Poşet Kitap (Sade ve Derin)

Sevgili arkadaşımızın bin kitapta yazdığı yazıyı sonradan fark ettim.


Kiremithanem (Sade ve Derin)

Sevgili arkadaşımız kitabımdan bir cümleyi kart haline getirdi.



Derya (Günesürgün)

Sevgili Derya, kitaplarımı hem okuyup blogunda yazdı hem de videolarda seslendirdi.


diğer Derya seslendirmeleri; Derin Mavi, Frambuazlı Hayat, Yani

15 Temmuz 2018 Pazar

Dünya ve Felsefe Tarihi




Dünya Tarihi

NTV Yayınları

NTV Yayınları artık yok. İyi yayınevlerinden idi. Ama ekonomik şartlara dayanamadı.

NTV Yayınlarının çok sayıda iyi belgesel kitabı vardı. Dünya Tarihi, bu türün iyilerinden. Tarih öncesinden, insanın ilk ortaya çıkışından 2000’lere dek dünyada insanların yaşadığı olayları anlatıyor.

Ufak ve taşınabilir olması da çekici, bol da resimli. Hızlı bir dünya tarihi başvurusu için pratik kitap.

Not:4/4




Felsefenin Kısa Tarihi

Nigel Warburton

Alfa Yayınları

Bir filozoftan eğlenceli bir felsefe tarihi kitabı. Haliyle, Sokrat ve Platon’dan başlıyor, yirmibirinci yüzyıla dek geliyor. Ağır felsefi terimlerle, sadece filozofların anlayabileceği bir dille değil de herkesin anlayabileceği bir dille ve eğlenceli örneklerle şirin hale getirilmiş bir felsefe kitabı. Not:4/4

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Savrulanlar



Savrulanlar

Deniz Utlu

Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınlarının yayınladığı yer altı edebiyatı romanlarından. Berlin’de yaşayan bir Türk yazardan ilginç bir yer altı romanı.

Elyas, Berlin’de yaşayan bir Türk. Anne babasıyla. Hayatta çok da başarılı değil. Üniversite okumaya çalışıyor. Sanatsal işler yapmaya çabalıyor.

Alman ve Türk arkadaşları var. Serseri bir hayat yaşıyor. Çevresinde uzun zamandır Almanya’da yaşayan Türkler de var. Üç kuşak Türk var. Birinci kuşak, Almanya’ya ilk gidenler, 1960’larda, 1970’lerde, ikinci kuşak onların çocukları, ilk kuşak artık atmış yetmiş yaşlarına gelmişler, emekliler, ikinci kuşak da orta yaşa gelmiş çocukları, halen çalışıyorlar, üçüncü kuşak ise en yeni kuşak, şimdilerde yirmi yaşlarında olanlar.

Üçüncü kuşağın durumu daha ilginç tabii ki. Almanya’da doğup büyüyenler, Almanca ana dilleri, yine de onlar Türk ama, yabancı düşmanları açısından. Elyas, Alman ve Türk yaşamı arasında sıkışanlardan. Türklerle geleneksel yaşıyor. Bir yandan da, Berlin Duvarı zamanından bu yana geçen günler de anılıyor. Türkler bile bunun nostaljisini yapıyor.

Elyas, serseri ve boş günler geçirirken bir yandan da bir Alamancı ailesi çocuğu olmanın özelliklerini de barındırıyor yaşamında. Yani bir göçmen yer altı edebiyatı.

Ve bir çeşit aşk romanı da. Elyas, doktor Aylin ile tanışıp onunla Türkiye’ye gelip köklerini araştırıyor, pek de bir şey bulamıyor, hissedemiyor.

Çok başarılı bir roman. Konu, dil, anlatım, güzel ve etkileyici. Merak ettirici, sürükleyici, eğlenceli. Almanca'dan Türkçe'ye çevirisi de iyi.

Not:3/4

13 Temmuz 2018 Cuma

Film Seçkisi 16


Kötü Eğitim

Bad Education

Pedro Almodovar, 2004, İspanya

Renkli İspanya sinemasının en renkli yönetmeninin her zamanki iyi filmlerinden. İki erkek arkadaşın dini bir okulda başlayan arkadaşlığı hayat boyu sürer. Okulda ise tacizci bir öğretmen vardır. Konu herkese göre değil, rahatsız edici ancak iyi film. Not:3/4

Pauline Plajda

Pauline a la plage

Eric Rohmer, 1983, Fransa

İki kız tatile çıkarlar. Birisi, eski sevdiği ile karşılaşır. Diğerinin ise yeni bir arkadaşı olur. Aşk, sevgi, ilişkiler, arkadaşlık üzerine tipik Fransız sineması. Görüntüler, konuşmalar keyif veriyor. Not:3/4

Takıntılar

Toc Toc, 2017, İspanya

Pek eğlenceli bir komedi. Bir doktora tedaviye gelen takıntılı kişiler, obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalar, bekleme odasında tanışırlar, hepsinin takıntısı farklıdır, doktoru beklerken birbirlerini dinleyip yardım etmek isterler. Gülmek için. Not:3/4

Unutulmuş

Forgotten

Gi eok ui bam, 2017, Güney Kore

İki erkek kardeş birbirine düşkündür. Büyük olan ortadan kaybolur ve küçük olan onu bulmaya çalışır. Ağabey eve döner ama farklıdır. Evde yokken bir belaya bulaşmıştır. İyi bir gerilim. Not:3/4

Tekerlekli Ölüm

Tiszta Szivvel, 2016, Macaristan

Değişik bir aksiyon filmi. Tekerlekli sandalyede yaşayan kiralık katiller. Mafya elemanları. Geçmişleri ve aralarındaki ilişkiler. Not:3/4

12 Temmuz 2018 Perşembe

Kafa



Kafa, en sevilen dergilerden biri. Temmuz sayısı yine dolu dolu.

Orhan Veli’nin Ankara’da çekilmiş bir fotosu var. İlber Ortaylı, Sunay Akın, Mahir Ünsal Eriş, Şebnem İşigüzel, Cem Davran, Sema Kaygusuz, Akgün Akova, Zafer Algöz, Ataol Behramoğlu, Alper Canıgüz gibi eskiler ve Aylin Balboa gibi yenilerin yazıları bulunmakta.

İstanbul ne hale geldi, değişimi anlatan iyi bir yazı. Islak havlulu kaleciler ise hapis hayatını anlatan ilginç bir yazı. Aziz Nesin dosyası, fotolarla zengin. Türk gençliği ile ilgili anket ise çok ilginç. Türk gençliği, A.B.D.’yi düşman olarak görse de en çok yaşamak istedikleri ülke aynı zamanda.

Mahalle ve televizyon zamanlarından günümüzün sosyal medya yaşamına geçişin anlatıldığı yazılar ve günümüzün kuşağına Z kuşağı denmesi ise ilginç. Ayrıca, öyküler, çizgi öyküler, denemeler, makaleler, şiirler de dergideki diğer yayınlar. Tiyatro ve sinema da yan konular. Okurlardan gelen yazı ve fotolar da dergiyi renklendirmiş.

Kültür, sanat, edebiyat sevenler için.

11 Temmuz 2018 Çarşamba

Sergüzeşt



Sergüzeşt

Sami Paşazade Sezai

İskele Yayınları

Yerli klasiklerden. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat gibi bu da bir aşk öyküsü.

Romanda Celal ile Dilber’in platonik aşkı anlatılıyor. Dilber, Kafkasya’dan getirilen bir esir. İstanbul’da evlere köle olarak satılıyor. Celal ise Dilber’in satıldığı evlerden birindeki ailenin oğlu. Okumuş bir genç.

Celal, Dilber’e aşık olur. Dilber de Celal’e. Ancak, Celal’in ailesi bunu kabul etmez. Sınıf farkları nedeniyle. Ve Dilber yine satılır. Celal buna çok üzülür ve Dilber’in peşine düşer.

Sade bir roman ve olanaksız bir aşk hikayesi. Esir ticareti eleştirisi ve zengin eleştirisi de var ayrıca. Yazar, bu toplum gerçeklerine uygun bir öykü anlatmış.

Keyifli ve dramatik bir okuma. Klasikleri sevenlere.

Not:4/4

10 Temmuz 2018 Salı

Distopya



Nü Peride adlı güzelim romanıyla tanınan yazar Hakan Akdoğan’ın çıkardığı dergi. Yazar ayrıca yaratıcı yazarlık atölyeleri de yapıyor. Yeni sanat edebiyat dergilerinden.

Genel olarak ünlü olmayan yazarlar var. Çoğunlukla öykülerden oluşuyor dergi. Büyük boy dergi ve dizaynı da bir edebiyat dergisi için iyi. Dolu dolu bir sanat dergisi görüntüsü var.

Öyküler yanında deneme, makale türlerinde yazılar da bulunmakta. Kuzey Işıkları adlı gezi yazısı hoş. Freud ve bilinç akışı denemesi de iyi. Öyküler genelde entelektüel, biraz gizemli de. Distopik sözcüğü de dergide bir ışık yakmak anlamında kullanılıyor.

Film incelemesi ve şiir de var ama azınlıkta. Dergi için deneysel de diyebiliriz. Derginin güzel yönü, yazar atölyesi çalışmaları sonunda yazıların ortaya çıkması. Genelde atölyeler sonunda içinde toplu öyküler olan kitaplar çıkıyor. Süreli bir dergi çıkartılması ne kadar sevindirici.

Edebiyat severlere.

8 Temmuz 2018 Pazar

En İyi Filmler 4



Kırmızı Balon-Fransa, 1956
İçimdeki Ateş (Le Feu Follet)-Fransa, 1963
Korkunç Koleksiyoncu-İngiltere, 1965
Yaşamak İçin (Vivre Sa Vie)-Fransa, 1962
Fargo-A.B.D., 1996
Dünyanın Bütün Sabahları-Fransa, 1991
Meleklerin Düş Yaşamı-Fransa, 1998
Blow Up-İngiltere, 1966
Köprüüstü Aşıkları-Fransa, 1991
Üç Renk Mavi-Fransa, 1993
Derinlik Sarhoşluğu-Fransa, 1988
Fitzcarraldo-Almanya, 1982
Eve Dönüş Yolu-Çin, 1999
Bir Fazlası Değil-Çin, 1999
İlkbahar Hikayesi-Fransa, 1990
Güzel Gürültücü-Fransa, 1991
Çingeneler Zamanı-Yugoslavya, 1988
Aşkın Büyüsü-Fransa, 1999
Özel Bir Gün-İtalya, 1977
Postacı-İtalya, 1994
Anadan Doğma-İngiltere, 1997
Ölü İkizler-Kanada, 1988
Eşarbına Sahip Çık Tatyana-Finlandiya, 1994
Çılgın Yabancı (Gadjo Dilo)-Romanya, 1997
Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar-İspanya, 1988
Ayazda Bir Yürek-Fransa, 1992
Yeşil Işın-Fransa, 1986


Daha önce Seçme Filmler başlığıyla, izleyip blogda yazdığım bin küsur film arasından yaklaşık beşyüz tanesini listelemiştim. Şimdi de En İyi Filmler başlığıyla aralarında en iyileri seçiyorum. İlk dört listede, 2000 öncesi en iyileri seçtim.

Bundan sonra da, 2000 sonrası en iyileri listeliycem. Ve daha sonra da En Sevdiklerimi.

7 Temmuz 2018 Cumartesi

Müzik Seçkisi 13



Monika-Yes I Do
Suki Waterhouse-Good Looking
Foster the People-Sit Next To Me
Peach Pit-Peach Pit
Girl in Red-I Wanna Be Your Girlfriend
Beach House-Space Song
Idle Town-Conan Gray
Portugal. The Man-Feel It Steel
Fazerdaze-Lucky Girl
The Marias-I Don't Know You
Phum Viphurit-Loverboy
Lany-Ilysb
Childish Gambino-Sober
Vance Joy-Riptide
Lost Frequencies-Are You With Me
Still Corners-The Trip
Boy Pablo-Every Time
Yellow Days-A Little While
Billie Eilish-Bellyache
Her's-Cool With You

6 Temmuz 2018 Cuma

Erkenci Kuş




Yeni yazlık dizilerden. Tatlı bir romantik komedi. Geçen yaz da Dolunay, Kalp Atışı, Ateşböceği gibi hepsi tatlı romantik komediler izlemiştik.

Geçen yazın Dolunay’ındaki yakışıklı Can Yaman ile Sen Kiminle Dans Ediyorsun filmindeki güzel Demet Özdemir başroldeler.

Bu arada, gündelik yaşamda da Demet Özdemir ile Ateşböceği’ndeki Seçkin Özdemir birlikteler. Can Yaman ise belki de yerli dizilerin en yakışıklısı. Yine Dolunay’dan Öznur Serçeler de bu dizide.

Dizi, Can ile Sanem’in aşkları üzerine kurulu. Yan olaylar, yan karakterler olsa da asıl ilgi çeken sahneler ikisinin birlikte göründüğü sahneler. Birbirlerine aşıklar ama henüz ikisi de farkında değil.

Can reklam şirketi yöneticisi, Sanem de şirket çalışanı. İyi niyetli ve beceriksiz. Bilmeden de patronu Can’ın aleyhine çalışıyor. Can ise havalı, biraz asi, serseri ama yetenekli.

Klasik romantik komedi yani. İki başrol karakter de bizim yerli dizilerde sık rastlanan karakterler. Bu da iyi bir şey. Hoşa gidecek, izlerken gülümsetecek, hafif bir yaz esintisi gibi.

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Yüzük




Kapalıçarşıda bir kuyumcudan bir yüzük almıştım. Üzerinde taşlar olan şık bir yüzük.

Eve gelince,üstündeki taşlardan iki tanesi düştü. Ertesi gün götürdüm, biz bir bakalım, tamir edelim dediler. Birkaç gün sonra gittim aldım, evde aynı taşlar yine düştü.

Bir daha götürdüm. Biz bunu gönderelim tamir etsinler, dediler. Ünlü kuyumculuk firması var ya, o işte. Bir hafta sonra çağırdılar, geldi sizin yüzük dediler. Aldım ama yine düştü taşlar. Demek ki göndermediler bile o şirkete, tamir için. Gönderseler, şirketi herhalde yenisini gönderirdi.

Tanıdıklara, akrabalara sordum. Git o kuyumcuya, bu sorunu çözmezseniz sizi kuyumcular odasına şikayet edeceğim de, çözmezlerse, oda araya girer, hak ettiğinden fazlasını bile alırsınız dediler.

Gittim, önce sizi mahkemeye vereceğim, dedim, sonra da kuyumcular odasına şikayet edeceğim. Bunun duyunca tamamen ağız değiştirdiler, komşu kuyumcuya gittik, oradan benim yüzüğün daha iyisini bulduk, verdiler.

Demek ki bizde tehdit olmadan insanlar doğru iş yapmıyor. Örneğin, Amerika’da tüketicileri değil, üreticileri koruyorlar, tüketiciler zaten o kadar çok korunuyor ki, yasalarla.

3 Temmuz 2018 Salı

Pasta



Hafta sonu büyük bir marketten pasta almam gerekti. Bir akrabanın minik kızı için. Büyük marketten almak kolay oluyor. Minik kız da iyi ki doğdunları çok sever.

Baktım şöyle güzel bir meyveli pasta seçtim. Taze mi dedim, görevli kız, evet, pastalar bizde hep günlük olur dedi. Doğum gününe gitmeden önce kutuyu açıp bir bakasım geldi. Pastada bir tuhaflık vardı. Sanki lastik gibiydi. Kuru gibi.

Hemen gittim markete. Bakın dedim taze dediniz, görüyorsunuz bu taze değil. Kız, ama taze dedi. Ama değil, dedim, müdürü çağırın. Geldi müdür. Bu pastayı doğum gününe götürür müydünüz diye sordum. Adam baktı baktı, götürmem, dedi. Hemen değiştirin pastayı dedi, baktım diğer pastalara, birkaç tane daha seçtim. Hepsi aynıydı. Lastik gibi. Kız da şaşırdı, müdür de.

İncelediler, vitrindeki soğutucu bozulmuş, her yönden soğutmuyor, pastaların bir tarafı taze diğer tarafı lastik gibi. O zaman sizi mahkemeye vereceğim dedim. Bunu hep söylerim, hiç de vermem. Ama iyi uyarı olur. Bu konuda deneyimim var. Bir de yüzük deneyimim var o da çok ilginçtir.

Müdür kendi inceledi ve taptaze kalmış bir pasta buldu ve verdi bana. Özür de diledi. Biz de farkına varmamışız dedi. İyi ki doğdun kurtulmuştu.

2 Temmuz 2018 Pazartesi

Aforizmalar 4



Arada bir yazdığım düşünce kırıntıları bunlar.


Ankara’dan aa BİM gelmiş bizim Migros’un yanına!

Bir körebe doğurtmuş beni o yüzden hep saklanırım!

Demoralize olma paralize olma önce bir insan ol!

Annemin yardımcısı Nezaket hanım bütün esprilerime nezaketen gülüyor!

Eve gelen temizlikçi kadın Saadet abla öyle temiz ki ben söylemeden toz almıyor!

Bir A planı oluşturmadan B planına geçiyoruz ama bunu A planı sanıyoruz.

Sarımsak baştan kokar!

Melekleri bizden kim korusun?

En kötüsü de sevgi taklidi yapmak.

Her zaman mavi olma olasılığımız vardır.

İlgi ile bilgi, merak ile yetenek birbirinden çok farklı kavramlar.

1 Temmuz 2018 Pazar

İlk Son Öpücük



Ali Harris

Martı Yayınları

İlk Son Öpücük incelikli, duyarlı bir roman ve uzun yıllara yayılan bir aşkı anlatıyor. Ve hiç beklenmedik bir sonla bitiyor.

Molly ile Ryan lise yıllarında tanışan bir çift. Ryan, yakışıklı, sporcu, neşeli, dışadönük. Molly ise çirkin ördek yavrularından, lise yıllarını bu şekilde geçirenlerden. Ryan’ın normalde Molly’ye aşık olması beklenmez. Ama olur.

Ve ikisinin mükemmel bir ilişkileri olur. Molly iyi ve tatlı olsa da asıl olarak Ryan kusursuzdur bu ilişkide. Her kızın isteyeceği erkektir o. Molly’nin huysuzluklarını hep anlayışla karşılar. Molly bir dolu saçmalıkla kafasını ve hayatını doldursa da Ryan onu hep sakinleştirir.

İlk öpücükleri de ilişkilerinin başlangıcı gibidir. Evlilikleri genelde mutludur. Sorunlar olsa da. Ancak hayat bu! Beklenmedik olaylar gelir.

Roman, gerçekten de geçmiş ve gelecekle değil de her zaman şimdi bu anla ilgilenmemizi bize gösteren ve tam da gündelik yaşam tadında bir kitap. Çok da romantik.

Okuması keyifli. Pek de unutulacak cinsten değil.

Not:3/4