13 Ağustos 2019 Salı

Nasıl Yazıyorlar?



Bazen ünlü yazarların nasıl roman yazdıklarını okumak keyifli oluyor.

Yanında defter, kalem taşıyıp, uygun fırsatlarda, her yerde defterine romanını yazan var. Veya, diyelim, bir roman yazacak ve roman Londra’da geçecek ama yazar aslında Berlin’de yaşıyor. Gidip Londra’da birkaç ay yaşıyor. Her yerini görüyor, şehirde zaman geçiriyor. Sonra Berlin’e dönüp aslında Berlin’de geçen olayları Londra’ya yerleştiriyor.

Örneğin, bizim Kemal Tahir, New York’a hiç gitmeden o şehirde geçen polisiye romanlar yazıyor. Önüne harita koyup, hayal ederek. Başka bir yazar, her sabah kalkıp, arabaya binip, evinden birkaç yüz kilometre ötedeki bir ormandaki kulübeye gidiyor. O kulübede yazıyor, daktilo ile.

Bir başkası, deniz kenarında bir kulübe kiralıyor, deniz mevsiminden sonra oraya gidip, romanı bitinceye dek, sürekli yazıyor. Veya, Balzac, odasından çıkmadan onlarca roman yazıyor. George Simenon var, Fransız polisiyeci, o da her gün evinde yazıyor, düzenli bir iş gibi, her gün birkaç saat, bu şekilde dörtyüzden fazla roman yazmış.

Hergün bir kafeye gidip kafede yazanlar var. Sait Faik gibi. Genelde bu yazarlar hep internet dönemi öncesi yazarlar. O dönemlerde elbette yazar sayısı şimdikine kıyasla daha az. Bu yazarlar hep kalem veya daktilo ile yazmışlar. Şimdi artık hepimiz klavye ile yazıyoruz. Ve yazar, yazan sayısı da daha çok.

Genelde büyük yazarlar, yazma ritüelini anlatırken, örneğin, romandan bir on sayfa yazın, bir deftere, sonra o on sayfayı bir daha okumayın, diyorlar, sonra yine bir on sayfa, yine okumayın, böyle böyle romanı bitirin. Sonra da baştan okuyup romanı birleştirin, diyorlar. Neden okumayın? Çünkü, okursanız, hep aynı sözcüklere gider aklınız. Diyelim, ilk on sayfada belki yüz defa “neden” dediniz. Okursanız, roman boyunca hep neden dersiniz. Halbuki, sözcük renkliliği daha iyi.

Şimdi, net sayesinde yazma dünyası iyice renklendi. Ama, edebiyat, iyi edebiyat her zaman çıkıyor. Net kuşağı olsa da artık herkes, gerçek edebiyatçılar çıkıyor yine de. Edebiyat ölmüyor. Melisa Kesmez, Sine Ergün, Şermin Yaşar gibi.

66 yorum:

  1. Tam da yazmak için havayı kokluyorken nasıl da güzel denk geldi bana bu yazın Deep 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. geçmiş bahar mimozası.

      heey ara vermeden sık sık yaaz :)

      Sil
  2. Tabii ki edebiyat ölmez ve ölmemeli. Eğer ölürse bu dünya daha da çekilmez bir yer halini alır. Evet her yazarın farklı bir yazma tekniği vardı. Sabahattin Ali yeşil kalemle yazarmış mesela. Charles Dickens morgların sessizliğinden ilham alırmış. Hepsinin ayrı bir ritüeli varmış yazarken. Elde yazılan zamanlar çok daha zormuş. Bir de bazı yazarların el yazıları çok kötü olduğundan yayınevleri okumakta zorlanır, baskıya çok zor verilirmiş kitaplar. O değil de daktiloyla yazılan günlerde havalı ünlü bir yazar olmayı çok isterdim beah. Düşünsene ne cool 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dert anası gülhan.

      evet gerçekten de daktilo çok havalı yaa edebiyatçı gibi hisseder insan kendisinii :)

      Sil
  3. Bu tür şeyler okumuştum daha önce. Her yazarın yoğurt yiyişi ayrı. Ortaya güzel bir eser koymak için konsantrasyon ve motivasyon önemli. Şermin Yaşar ı çok seviyorum bu arada. Selamlar. İyi bayramlar 😊🌷🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yıldız.

      motivasyon konsantrasyon eveet. bizim türklerde eskik olan şeyleer :)

      Sil
  4. Yetenek olması da önemli, küçük yaşlarda belli ediyor zaten kendini, yazma yeteneği

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gece.

      hıhım yetenek de olursa daha iyi olur tabisidekii :)

      Sil
  5. Yazmak için yaşamak gerekir. Yazarların çabalarını anlayabiliyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Her yazar ilhamı başka yerlerde başka şekilde alıyor

    YanıtlaSil
  7. Sine Ergün'ü tanıyorum oğlumun arkadaşı. Yazmak kişiye göre değişiyor. Teşekkürler Deep

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. parıldayan çiçek.

      sine ne iyi yazar ama çok iyi bir öykücüü :)

      Sil
  8. Daha dün akşam aklıma bu konu geldi yeminle :) Şimdi bir kitap okuyorum -ne olduğunu söylemem sürpriz (instaya da koymamıştım)- işte onu okurken aklıma bu konu gelmişti. Bu arada kitabın dilini yavan bulduğumdan aklıma bu konu geldi. Neyse şöyle düşündüm, sahiden iyi yazarlar nasıl okuyucu üzerinde bu denli etki bırakacak şeyler yazabiliyorlar. Sonra aklıma bazı yazarlar geldi ve kendi kendime bi hayranlık anı yaşadım, sonra okuduğum kitaba döndüm :)
    Günümüzde birçok kişi yazdığı kitapları bastırıyor bu doğru. Bu güzel bir şey de aslında. Ancak bir yanda okuru çok olsa bile basılmış bir kitaptan öteye geçemeyen bir kitap; diğer yandaysa oku oku doyulamayan, öyle bir kitabı yazdığı için yazarına gıpta edilen bir kitap, sanat eseri var. Bundan birkaç yıl evvel bu yorumu yazmazdım açıkçası. Böyle ayrıştırmalara karşıydım ama elmayla armutları ayırmak gerekli şimdi. Bazı okurlar ikisini aynı kefeye koyunca üzülüyorum artık.
    Ve son olarak, büyük yazarlar veya senaristler her gün mutlaka yazarlarmış evet. Az veya çok, ama muhakkak her gün. Sabır ve disiplin ilham perilerini de çekiyor sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilkay özgür.

      aynı konuları düşünüyoz demek kii ama zaten benziyo evet ilgi alanları ve düşüncelerimiz kuu :) süfliz hımmms :) ha ha hayranlık anı ve dönüş hihi :) ha haa artık seçiyom diyon iyi bişi tabii :) evet evet haklılar. her gün yazmalı tabisideee. bıkmadan ve çok severeks :)

      Sil
    2. Not: Insta'ya koydum :))

      Sil
    3. ilkay özgür.

      hıhım hemen baktıım :)

      Sil
  9. Her birinin kendince bir yazım ritüeli varmış demek ki. Seninkisi ne acaba ?

    YanıtlaSil
  10. Ah,nasıl hayallere daldırdın beni yine evet yazmak çok güzel düşüncesi bile mest ediyor beni kitaplarla ilgili olan herşey gibi ama deniz kıyısında yazmak çok güzel bir hayal yine de ben ne roman yazabilirim ne de kurgu üzerine bir şeyler öykü yazmakta bileacizim yine de okumak ve yazmak dünya üzerinde en marifetli en derin iştir gözümde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kiremithanem.

      deniz kıyında ağaç gölgesinde yazmak bencesi de en iyi ortam olmalı :) olsun herkes kurgucu olcak diye bi kural yook :)

      Sil
  11. Hım ben de Grange sevgilimin nasıl yazdığına göz atmıştım; o da iş olarak görüyor her sabah odasında mutlaka oturup kırıyor kalemini, yazıyor... Agatha Teyzemin ki ise çok karışık biliyorsun kayıp dönemi vs. yalnız o daktilosuna ölünür... Öptüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fatoş.

      :) grange ve dan brown ivit öyle yazıyolar. iş gibi planlı sistemli. önce bir iki yıl araştırma ve sonra da belli bir formülle sanırımsam :)

      Sil
  12. Kalem kağıtla yazmayı daha çok seviyorum ben de ama onu bilgisayara geçirmek vs gözümde büyüdüğü için klavye yine kurtuluş oluyor. Kafelerde yazıp çizen insanlara da hep hayran olmuşumdur, gürültü benim dikkatimi dağıtabiliyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kağıt salıncak.

      ah klavye evet daha kolay :) kafede evet yaaa ama kitap okuyabilirim kafedeee :)

      Sil
  13. size bir mim attım, uğrarsanız sevinirim :)

    YanıtlaSil
  14. her gün düzenli yazmak bence de çok faydalı olabilir, ama bazıları içinde biriktirip çok kısa zamanda bir romanı bitirebiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevkoz.

      evet yaa başlayıp bikaç ayda roman bitiren var, hatta daha kısa zamanda bitiren de vaar :)

      Sil
  15. Bir film seyretmiştim adı aklımda değil. Kadın bir yazar orman içinde bir kulübeye atıyor kendini roman yazmak için. Sonra kötü adamlar geliyor onu öldürmeye çalışıyorlar. Derken başka adamlar da geliyor, kan gövdeyi götürüyordu. Roman içinde roman işte:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaytros tyrha.

      güzel konuymuş valla. yazmak ve cinayet :)

      Sil
  16. Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık kitabının taslak karalamaları olan bir görseli görmüştüm bir seferinde. Her şey çok karmaşık gözüküyordu. Pamuk gibi usta bir yazarın olay örgüsünü bu denli profesyonelce kurmasına şaşırılmamalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. can akgün.

      evet herhalde önceden her şeyi planlıyordur önceden, finali dee :)

      Sil
  17. Yaşar Kemal de Antalya Falez Otel' de 1 ay kalmıştı Bir Ada Hikayesi serisini yazmak için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. turgay aksoy.

      hımm otelde yazmak bence de çok iyi fikir :)

      Sil
  18. Şermin Yaşar'ı çok beğeniyorum. Hayata bakış açısı, kurduğu cümleler insanı kendine çekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en nefis tariflerim.

      hıhım ivit ben de yeni okumaya başladım kitaplarınıı :)

      Sil
  19. Ah ah çocukluk hayalim yazar olabilmekti. Lisedeyken de iyiydim bu konuda lakin insan yazmadıkça köreliyor.. Tekrar bir şeyler yazmak istiyorum tabi. Mükemmel oldu bu yazı. Sağ ol deep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. irem çelik.

      yazarsın ayol zaman çok :) başlarsın yinee. bloga düzenli yazmakla başlayabilirsin baaak hihihi :)

      Sil
  20. Herkesin farklı bir yoğurt yiyişi var.. Yazma eylemi, insana yazma işini ilk defa kendi yapıyormuş hissi yaratınca onu bir yere götürüyor sanırım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. momentos.

      ah evet sanki dünyada hiç kitap yok ve ilk kitabı yazıyormuşuz gibi yazmalı bencesi dee :)

      Sil
  21. Benım merakım nasıl yazdıklarından cok nasıl hayal ettıklerı.... JK Rowlıng'ın Hogwards'ı, George R. R. Martin'in onca aile ve soy agacını, ejderhaları ve ulu kurtları, Tolkien'in o koca evreni ve maneviyatını nasıl olup da hayal ettikleri ve bir sistematik içerisine yerleştirdikleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cahil okur.

      evet bak bencesiii önce genel bir hayal var kurgu ve sonrası çok çok araştırmak, okumak, incelemek ve o hayali doldurmak. tolkien bunlar arasında en ilginci ama o da bu işin profesörü zaten üniversitede :)

      Sil
  22. çok sık düşünürüm bunu, kim, nasıl, nerede, ne yazabiliyor diye. Harikasın Deep <3

    YanıtlaSil
  23. harika bir yazı. böyle konuları ben de merak ederim :)
    şermin yaşar ı tanıyorum ama diğer ikisini bilmiyordum, araştırdım okuyacağım mutlaka :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. farklı diyarlar.

      hımm demek ki kitapseverler hep merak ediyoree yazanlarııı :)

      Sil
  24. Bence de cok keyifli yazarlik seruvenlerini okumak. Senin yazin da cok guzel olmus. Hem bilgilendirici hem de ismi gecen yazarlara karsi merak uyandirici. Telefon ve bilgisayarlardan cok sıkılmış olsam da onlarsiz da olmuyor. Deftere yazma yontemini ben de denemek istiyorum. Bakalim hazir oldugum bir zaman gelecektir umarim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bonheur.

      deftere günlük ve anı yazmak çok güzeel :)

      Sil
  25. Benim de en merak ettiğim şeylerin başında gelir bu. Bir kitabı beğendiysem yazım sürecini de öğrensem keşke derim :)

    YanıtlaSil
  26. Gerçekten de herkesin bir yazma stili var.Demek Balzac odadan çıkmadan yazıyormuş.Elif Şafak 'ta bir röportajında kendisini günlerce odaya kapatıp yazdığını söylemişti.
    Hemingway ise her sabah 5-6 gibi kalkıp düzenli olarak yazıyormuş..
    Bu güzel bilgileri bize verdiğin iyi oldu deepcim merak ettiğim bir konuydu çünkü 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. düş tasarımcısı.

      eveet yaa. elif şafakın da hemingway in de yazma tarzları doğru sanırımsam :)

      Sil
  27. Kesinlikle Edebiyat sağlamlığını kaybetmiyor, hep dikkat çekiciliğini gizemini koruyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. küçük dünya.

      hıhım yaşasın edebiyat :)

      Sil
  28. Ben de hep merak ederim , nasıl yazıyorlar diye. Farklı karakterler, farklı mekanlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. edischar.

      okumaya meraklı oluncaaa nasıl yazdıkları da merak ediliyor değil mi özellikle sevdiğimiz yazarlarıın :)

      Sil
  29. Yazarların farklı-farklı konularda kendisi yaşamış gibi yazmalarına şaşıyorum zaten hep. Şu 10 sayfa- 10 sayfa okumadan yazmak fikrini sevdim. Paylaşdığın için teşekkürler Deep❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umman aslan.

      yazarlık işte o zaten :) evet evet okumadan yazmak iyi kendini tekrar etmemek içiin :)

      Sil
  30. süper bir yazı olmuş Deepcim bayıldım çok ilginç yazarların yazma ritüellerini ben de merakla okuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren.

      evet ya okumayı sevenler merak eder ama de mi yazarların ritüellerinii :)

      Sil
  31. Senin ve diğer tüm yazarların ellerinize emeğinize sağlık valla çok zor bu yazma işi, yetenek, biriki, zaman, kafa...neler neler lazım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. lovehouse.

      ha haaa yok beee o kadar da değil :)

      Sil
  32. Bence en güzeli romanın geçtîği yerde kalıp mekânlar incelemek sonra da issız sakin bir yerde yazmak. Çoluk çombalak etraftayken alışveriş listesi bile yazamazsın 😂😂😂

    YanıtlaSil