Sayfalar

31 Ekim 2019 Perşembe

En Sevdiğim Filmler 3






Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

Ahmet Uluçay, 2004

Türk sinemasının çok nadir özel filmlerinden biri. Amelie, Köprüüstü Aşıkları, Cennet Sineması, Leon gibi yani. Hakkında kötü söz söylenemeyecek, eleştirilemeyecek filmlerden. Yönetmenin amatör ruhla çektiği bu filmde bir yaz mevsiminde iki küçük arkadaşın köyde nasıl zaman geçirdiğini izliyoruz. Sinema meraklısı olan bu çocuklar, film gösterimi yapıyor. Masum, naif film.







Issız Adam

Çağan Irmak, 2008

Kişisel olarak düşününce yönetmenin en iyi filmi bence. Biraz Yeşilçam filmleri gibi, biraz nostaljik, romantik, duygusal, biraz da İstanbul’da, Cihangir’de yaşayan aydın ve paralı insanları anlatan modern bir film. Bir aşk öyküsü. Sıradan, normal, sevimli bir kızla biraz sorunlu, sevme özürlü bir erkeğin arızalı aşkı. Bizde bu tür filmleri başlatan film de diyebiliriz. Müzikleri güzel, ünlü. Sonu hüzünlü. Her izleyişimde ağlıyorum, ayrıca. Yani, güzel film. Ne kadar göz yaşı, o kadar iyi film.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Heartland





Kanada CBC Kanalı aile dizisi. 13. sezonu şu anda devam ediyor. Netflix’de de yayınlanmakta. İlk 11 sezon nette bulunabiliyor, Netflix dışında da. 12. sezon Netflix dışında henüz dilimize çevrilmedi. 13. sezon da Netflix de var, onun dışındaki kaynaklarda henüz çevrilmedi, dilimize.

Kanada’nın Alberta bölgesinde geçen dizide Heartland adlı bir at çiftliği var. Bu çiftlikte de kuşaktan kuşağa yaşayan bir aile. Büyükbaba Jack, karısını ve kızını kaybetmiş, iki torunu Lou ve Amy ile yaşıyor. Lou iş, pazarlama konularında başarılı, Amy ise atlarda.

Amy’nin annesi Marion da atlarla ilgilenen birisi, zamanında. Yani atları terbiye eden, rahatlatan, gevşeten, yumuşatan, onlarla konuşan bir Horse Whisperer (Atlara Fısıldayan Kişi). Amy de annesi gibi. Atlara iyi geliyor. Ailede ayrıca at sporları, rodeo gelenekleri de var.

Alberta, soğuk, karlı bir bölge. Doğa da önemli dizide. Dizi, aynı adlı bir roman serisinden uyarlama. Oyunculardan bazıları da o yörenin insanı olup da tiyatrocu, oyuncu olan kişiler. Yani atlarla yakınlar zaten. Yerel müzikler de iyi ve oyuncular da aynı zamanda müzisyen. Yöredeki gerçek festivaller, yarışmalar, kermesler dizinin konusu oluyor. Bu yönden dizinin kurgu olduğuna inanası bile gelmiyor insanın. Üstelik de 13 yıldır devam eden dizi bu aileyi insana kendi ailesi gibi hissettiriyor. Yıllar geçiyor, saçlar beyazlaşıyor. Atlar söz konusu olduğu için dizinin çekimi de kolay değil. Dizide kullanılan atlar da mükemmel ve başroldeler.

Jack, Amy, Lou, iki kızın babaları Tim, yani Bartlett ailesi ve Fleming aileleri (Tim Fleming nedeniyle) bu çiftlikte yaşıyor ve çalışıyorlar. Amy, atları terbiye ediyor. Zaman içinde aileleri büyüyor, aşklar, evlilikler, yeni gelenler, arkadaşlar, işçiler, çalışanlarla geniş bir topluluk oluyorlar.

Öncelikle aile olmaları önemli. Dizide çizgi dışı, ters, düzgün olmayan hiçbirşey yok. Çok temiz ve tatlı, duygusal, komik, dramatik bir dizi. Ailenin birlikte yaşama uğraşı, dertleri, mutlulukları. İyi kalpli, iyi niyetli dizilerden.

Konu, oyuncular, doğa, müzik ve atlar, her şey mükemmel ve insancıl bu dizide. İnşallah yıllarca devam eder. Kendinizi iyi hissettiren dizilerden. Ağlayarak, gülerek, duygulanarak izleniyor.

16 Ekim 2019 Çarşamba

Şiir Dinletisi





Sevgili Derya, o da artık eski blogculardan sayılır, bir şiirimi seslendirmiş. Blogu, Yor(m)uyorum, blog adı da Demirlady. Aslında şiir değil de şiirimsi demek lazım. Yani Didem Madak, Birhan Keskin, Edip Cansever şiirlerini düşününce yazdıklarıma şiir denemeleri, şiir çalışmaları demek daha doğru.

Dinleyince yine şunu düşündüm. Şiir, okumaktan çok sesli dinleyince daha keyifli oluyor. Yani şiir daha çok bir sesli sanat aslında. Derya da şiiri sanki göklerden, yıldızlardan seslendirmiş gibi geliyor. Arnavutluklu opera şarkıcısı Inva Mula gibi okumuş. Yani çok hoşuma gitti demek istiyorum. Bu güzel jesti için ona teşekkür ederim.

Şiir, Youtube'da onun sayfasında. İlham Yıldızı sayfanın adı. Ne güzel bir isim değil mi? Başka videoları da var. Diğer videolarını da dinleyebilir, izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=l-mPMQcFBmk  (Şiir Dinletisinin Linki)

https://yormuyorum.blogspot.com/        (Derya'nın blogu)



DÜŞ ÇOCUKLARI

Hayat bazen kara olabilir dar olabilir

Ama erteleyemeyiz umutları hayalleri sevgileri geleceğe

Yazarsak şimdi yazarız anlatırız masalları

O gün gelecek dersek gelmez bitmez gündelik işler hiç

Gelmez geniş zamanlar

Biziz zamanları genişleten

Herkes masal dinlemek ister

Anlatanlar da olmalı

Gerçek olanlar masallardır

Ve hepimiz çocuğuzdur aslında

Hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz masalları isteyen

Bu dünyanın ötesindeki

O yelkenliyle gittiğimiz ülkeye o yok ülkeye

Düşler ülkesine varıp

Bir deniz fenerinin altında

Gizli bahçemizdeki çiçekleri çıkarıp koklayan

Biz çocuklar

Düş çocukları

13 Ekim 2019 Pazar

En Sevdiğim Filmler 2






Sonbahar

Özcan Alper, 2008

Onur Saylak, Megi Kobaladze

Türk sinemasının 2000’lerdeki en iyi filmlerinden, büyük olasılıkla da en iyisi. Yönetmenin de ilk filmi. Ödül alan filmde yönetmenin kendi yaşamından da izler var. Doğu Karadeniz’de, Hopa yöresinde geçen filmde Karadeniz bölgesi de bir anlamda başrolde. Yerel oyuncular da rol alıyor. Hastalığı nedeniyle hapisten salınan ve geçmişi politik olan bir adam memleketine döner. Biraz durgun, hüzünlü bir adamdır. Memleketinde hem geçmişle hem bugünle yaşamak durumundadır. Yeniden yaşamaya çalışır ve bir yandan da ölecektir. Bir Gürcü kıza aşık olur. Ama bir gelecekleri de yoktur onların. Sade, duru, doğal, gerçekçi film.






Hokkabaz

Cem Yılmaz, 2006

Cem Yılmaz’dan hoş bir duygusal dram. Konu yumuşak, biraz hüzünlü, biraz komik ve alçakgönüllü. Kendini bir sihirbaz sanan ama çok da yetenekli olmayan bir hokkabaz, yardımcısı, babası, yola çıkarlar. Şehir şehir gezip gösteri yaparlar. Hem işlerinde hem de aralarındaki ilişkilerde çok da başarılı olamazlar. Sevimli, yumuşak, iddiasız bir film. İzlemesi keyifli.







Fasulye

Bora Tekay, 2000

Bülent Kayabaş, Burak Sergen

Sinemamızın unutulmaz komedilerinden. Film adeta bir espri bombası. Kara mizah. Bir tür mafya komedisi ayrıca. Bütün oyuncular eğlenceli. Bir dolu olay olsa da önemli olan o anlar ve espriler. Genç bir adam şehre giderken bir kiralık katile rastlar. Katil de yaptığı işin parasını almaya gidiyordur. Katil parasını alamaz. Katili kiralayan işadamı, katil, başkaları ve genç çocuk birbirine girer. Genç kaçar, onu kovalarlar. Bir evde hepsi bir araya gelir. Filmin konusu ve kurgusundan çok oyuncular ve komiklikler önemli. Tam absürt komedi.