15 Temmuz 2020 Çarşamba

PENCERE CAMI



İtalya’ya gitmiştim bir restorasyona katılmaya. Kırsal bir yere. Hava kurak. Sarı toprak bir yol vardı. Kuru rüzgar atmosferi de sanki hafiften tozlandırmıştı.

Eski bir kilisenin önüne geldik. Artık bakım evi olarak kullanılıyormuş. Ön cephesinde kapının üzerinde küçük yuvarlak bir vitraylı pencere var, rengarenk camları olan. Özel bir cam. Değişik bir kristalden yapılmışlar. Çok eski dönemlerde çok önemli bir usta yapmış. Pencerenin büyüklüğü tencere kapağı kadardı.

Pencereden süzülüp içeriye giren sabah güneşi hastaları iyileştiriyor. Bu camların kutsal bir yanı var galiba. Kırılmış ama çatlamış biraz. Benden onu eskisinin aynısı gibi yapmamı istediler. Camın hammaddesi olan kristal mi kuvarts mı neyse o taşların olduğu bir mağara bulmuşlar ama taşı işlemesini bilmiyorlarmış, cam haline getirmek istediklerinde kum gibi dağılıyormuş.

Onu cama dönüştürmek için çok az vaktim vardı. Aynısı gibi olmaz dedim ama beni dinlemediler. Kilisenin etrafında hayaletler olduğunu söylediler, cam varken hayaletler içeri giremiyormuş, şimdi cam kırık olunca artık onları tutan bir engel yok dediler.

Camı nasıl tamir edeceğim diye düşünürken kimya mühendisi bir arkadaşımı aradım, onunla konuştum. Taşları işlemek için elmas üretmek gerektiğini söyledi. Ama elması nereden bulacağız?

Kimyacı arkadaş yanıma geldi. Bir deftere formüller yazmaya başladı. Rakamlar. Elmas üretmenin formülünü yazmıştı. Aldım ondan formülü. Bir laboratuar buldum, ağaçlıklı dar bir sokakta, oraya gittim. Orada sıvılar, formüller, cam tüpler filan kullanıp elması ürettim. Sonra da elmastan camı üretebildim ve sonunda pencereyi tamir etmiş oldum.

Böylece bakımevindeki hastalar günışığından artık faydalanabilecekti ve hayaletler de dışarıda kalacaktı.

44 yorum:

  1. İlginç bir hikayeydi, sanki geniş bir hayal dünyasına sahip çocuk rüyası gibiydi, kaleminize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. cömert bilge.

      zaten öykülerimi ya rüyalarımdan ya da hayallerimden yazıyoruum :)

      Sil
    2. ben böyle rüyalar göremiyorum hiç, pekala böyle rüyalar görebilmek için ne yapmak lazım...:)

      Sil
    3. cömert bilge.

      hımmm sanırım bu, çok edebiyat çok kitap okumamla ilgili, haftada iki kitap okuyom, belki biraz da animeler, diziler, şarkılar, filmler etkili olabilir ama en çok kitaplar tabii, rüyalarım ve hayallerim çok renkli, kitaplardan olduğunu düşünüyorum, bir de tabisi hayalci olmaktan :)

      Sil
    4. iyimiş, (haftada iki kitap güzel bir başarı) yani yaşam tarzıyla alakalı gibi duruyor o zaman, şahsen rüya gördüğüm bile söylenmez.

      Sil
    5. cömert bilge.

      görüyorsundur ama hatırlamıyorsunduuur :)

      Sil
    6. O zaman hatırlamak temennisi ile artık... :)

      Sil
    7. cömert bilge.

      hayırlısı :)

      Sil
  2. :) Camdan geçemeyen hayaletler.

    YanıtlayınSil
  3. Değişikmiş, sevdimm :)

    YanıtlayınSil
  4. Bir cam nelere kadirmiş. Rüya mı yoksa bu?

    YanıtlayınSil
  5. İlginçti yine Deep :)) Bu arada tencere kapağı benzetmesi hoşuma gitti :))

    YanıtlayınSil
  6. bazen inandıklarımız hayatımızı yönetiyor...

    YanıtlayınSil
  7. Her gece rüyalarına girip bu hikâyeleri kulağına fısıldayan kim?
    Söyle ona, biraz da bizim taraflara gelsin:)

    YanıtlayınSil
  8. Şu elmas üretim formülünü merak ettim. Biz de üretebilsek keşke :)

    YanıtlayınSil
  9. Çok farklı bir öykü olmuş, sevdim. ^-^ Keşke elmasları yapmak bu kadar pratik olsa.

    YanıtlayınSil
  10. yine çok güzel bir öykü yazmışsın. hayal gücüne bayılıyorum. ilhamın hiç bitmesin :)

    YanıtlayınSil
  11. ooo restorasyon hem de italyada oooo :D vitraylı sihirli hayalet camı haha :D güneş camdan geçince iyileştirici bir ışına dönüşüyor herhalde :) kimya ile elmas üretme fikri çok güzel amaa simya gibii :D bunu film yapsalar olurmuş bencee :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sessiz gemi.

      he evet rüyama simyacı girdiiii masal öyküsündekiiii :)

      Sil
  12. Çok güzel bir hikaye ama bu :)
    Tatlı bir rüyadan çıkmış gibi, ilham perilerin hep bol olsun :)

    YanıtlayınSil
  13. Yine bir anı diye okumaya başladım, cam ustası olan yönün devreye girince şüphelendim, hayaletlerle rüya olduğuna emin oldum. Rüya yazılarına hala alışamamışım demek ki, başta gerçek sanıyorum :)

    YanıtlayınSil
  14. Güzeldi bu hikaye. Sarı ne ilginç bir renk. Sıcağı, kuraklığı, bazen kirli bir suyu çağrıştırıyor.

    YanıtlayınSil
  15. Deep o kadar güzek yazıyorsun ki sanki yaşamışsın o anı ayrıntılar o kadar belirgin tebrik ederim

    YanıtlayınSil
  16. Ne güzel bir hikayeymiş...

    YanıtlayınSil
  17. Lazzaro Felice misali bir hikaye ihihi ^^ en sevdiğim film bu arada Lazzaro :D

    YanıtlayınSil
  18. Deep hayal dünyana bayılıyorum :)

    YanıtlayınSil
  19. Üzücü, demek ki İtalya'nın hayaletleri Casper'a pek benzemiyor. Kespırcığım camdı, duvardı ayırmaksızın geçiveriyordu sanki hacimden hacime. Hem o olsa, yaşlılara da yarenlik ederdi. Oturup pizza yerler, biraz kahve içerler, iki lafın belini kırarlardı birlikte :) Neşeli sevgilerle, umutla :)

    YanıtlayınSil