13 Temmuz 2021 Salı

MUSEVİ 2

 




Kuyumcu, o eski masanın üzerine bir bilgisayar koymuştu. Bilgisayarın çevresine de camlı kapılı bir bölme yaptırmış. Çünkü bu bilgisayar denilen yaratık efendi, yaz aylarında sıcaklık artınca bunalıp saçmalamaya başlıyormuş. Bu zatı muhteremi serinletmek için etrafına böyle bir oda gibi bir şey yaptırmış. Ayrıca sıcaktan bunalmaması için bilgisayar bir de klima istemiş. Tabii bu bilgisayar denilen yaratığa iyi bakmak gönlünü hoş etmek gerek diye düşünmüş bu Musevi işadamı.

Çalışırken bir yandan da klimanın özelliklerinden bahsediyor. Amerikan malı çok eski bir mal. “Bu çok sessiz çalışır “diyordu. Patron işadamı değil de sanki bir çalışan gibiydi. Bizim patronlar ise daha çok emir vermeyi tercih ederler. Elini yıkarken de yeşil bir kalıp Dalan sabun kullanıyordu.

Böyle dükkanların olduğu çarşılarda gezmek keyifli oluyor. AVM’lerde gördüklerimizden daha doğal yaşamlar oluyor bu tür yerlerde. Bu gezilere keyif keşifleri diyebiliriz. Şehir içi turizmi de diyebiliriz buna. Burnumuzun ucunda göremediğimiz ne güzellikler var diyerek insan şaşırıp kalıyor. Turistçilik oynamak gibi bir şey. Maksat bu yerlere müşteri olarak değil bir turist gözü ile bakabilmek.

Kenarda kıyıda kalmış bir sürü gizemli yerlerle tanışıyor insan. Mesela sanki dünyanın bütün yünlerini içine sığdırmış bir dükkan veya bütün düğmelerini veya bütün kemerlerini ufacık bir alana sığdırmayı başaran dükkanlar gibi aklınıza ne gelirse işte. Bir de belki elli yıldır hiç değişmeyen dolapları ve dekoru ile bir baharatçı. Kumaşçıların, terzilerin arasında böyle dükkanlar da oluyor böyle semt içi küçük çarşılarda.

İşte böyle bir gün dolanırken yıllardır ayakkabı aldığım o Musevi ayakkabıcının dükkanının vitrinine “satılık dükkan“ diye bir tabela astıklarını gördüm. Birden içim cız etti. Demek yıllardır ayakkabı aldığım “Sağlam Kundura“ satılığa çıkmıştı. Bir de camlara tasfiye dolayısıyla diye bir tabela asmışlar. Ellerinde kalan son kunduraları son malları bitiriyorlardı. İçimden acaba sahibine bir şey mi oldu diye geçti. İçeriye girip sormadan edemedim.


(devam edecek)

38 yorum:

  1. Haydaaa, noldu acabaaa. Sanki tanıdığımmış gibi merak ettim şimdi :D Gelsin diğer bölüm o zaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kedi mırıltısı.

      lımlım, bu akşam yazcam devamınıı :)

      Sil
  2. Bu tasfiyeler beni de çok hüzünlendiriyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eren.

      bu ekonomide ve pandemide çok arttı.

      Sil
  3. Geniş zamanlarda çarşı pazar gezince turist gözüm açılır. Böyle zamanlarda fotoğraf malzemesi de çok yakalanır... Turist gözü söylemini sevdim. :) Ama tasfiyeden hoşlanmadım. Sonu hayrolsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. film gündemi.

      pandemi ve ekonomi nedeniyle çoğaldı tasfiyeler :)

      Sil
  4. Kapanan yerleri görünce ben de üzülüyorum Deep

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşamdan yazılar.

      evet ya yazık oluyor tabii esnafa :)

      Sil
  5. İnsan uzun süredir bir yerden alışveriş yapınca o yerin kapanmasına üzülüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duygu emanet.

      evet bizim tarihimiz gibi oluyor tabii o dükkan :)

      Sil
  6. Belki bir müslüman dükkan açar oraya. Olumlu düşünmek lazım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. müfred.

      heey tamam öykünün devamında bir müslüman dükkancı amca yazayım o zamansa :)

      Sil
  7. Umarım başına birşey gelmemiştir...

    YanıtlaSil
  8. Ama çok önemli bir yerde bitirdin 😂

    YanıtlaSil
  9. Eski dokuların yitirilmesi hep acı oluyor...

    YanıtlaSil
  10. Sanırım devamını haftaya öğreneceğiz. İlk 2 bölüm itibarıyla ben de "Hikaye diyorsun ama gerçek olmadığına emin miyiz?" diye düşünmeden edemiyorum 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belle.

      devamı bu akşam. haftada 2 bölüm yazcam. yani kurgu öykü ama içinde geçenler gözlemlerim, ama tek bir dükkan değil tabii, pandemi öncesi çarşı gezmeleri, alışverişlerde tanık olduklarım, yani bu öyküde belki 10 dükkan vardır :)

      Sil
  11. ayy ne güzel neşeli neşeli geziyorduk dükkanları noldu şimdii ayy üzüldüm sonunaa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz emi.

      ayyyy bişi bişi olmaz yaa işallah maşallah :)

      Sil
  12. Girip içeri mutlaka neden satılık diye sormuşsundur sen. Pangaltıda aynı tarif ettiğin yüncüler, kumaşçılar, düğmeciler, mayo tamircileri vs nin olduğu bir pasaj var bilirsin. Burnumda tüttü oralar şimdi. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. momentos.

      hımm pangaltı evet vardır tabii orası da uygun semt Ç) ah maziiii :)

      Sil
  13. Güzel yazıyorsun Deep aklıma tahtakale geldi, rahmetli amcam kavacıkta ayakkabı tamir eder ve yapardı. Cumartesi oldumu da satmak için tahtakaledeki arkadaşının dükkanına getirirdi. Dükkan önüne ayakkabılarını koyardı. Dükkan ise tahta işleri yapan bir dükkandı yer masası falan. Yaz tatili için rahmetli babam beni bu dükkana getirirdi. Amcama teslim ederdi, kendi malını alır geri dönerdi. Ben o ahşap satan dükkanın tahta kokularını ve kavacıktaki dükkanın ayakkabı yapıştırıcısı,boya ve cila kokularınıhiç umutmam .... Şimdi o dükkanın olduğu yerde ikinci köprünün ayaklarından biri var ne yazık ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yüreğimin iklimi.

      ne güzel bir anı bu evet yaa ah maziii :)

      Sil
  14. Merhabalar.
    Aslında bilgisayar asla kapalı bir bölmeye alınmaz. Bilgisayarın iyi soğutulması gerekiyor. İyi soğutulamayan tüm elektronik devreler sapıtır. Bilgisayarı ancak toz ve dumandan korumak için kapalı bölmelere alınır, ama iyi soğutulmak şartıyla. Musevi de işin doğrusunu yapmış bilgisayarı kapalı bir alana yerleştirmiş, ancak bilgisayarı soğutmak için de klimayı da ihmal etmemiş. O dönemlerde bilgisayar denilen gereç henüz yeniydi, sıcaktan ve tozlu ortamdan illa ki korunması gerekiyordu. Bir zamanların televizyonları için illa regülatör alacaksınız diye tuttururlardı ve herkes de bu pahalı cihaz için paraya kıyıp regülatörü alırlardı.

    AVM'lerin dışında böyle küçük ve sadece belli başlı ürünler pazarlayan dükkanların keyfi bir başka oluyor. Musevi'nin kundura dükkanı gibi.

    Günümüzde artık böyle küçük dükkanlar pek ayakta kalamıyorlar. Hala açık ve faaliyette olanlar da dede, baba yadigarı gibi, antika konumunda oldukları için kalıyorlar. Ama Musevi, tasfiye nedeniyle dükkanı devren satılığa çıkarmış. İçinizin cız etmesi gayet doğal bir duygu. Kim olsa, aynı duyguyu yaşardı. Dükkanın tasfiye nedeniyle devren satılığa çıkarılmasındaki sırrı bir sonraki bölümde göreceğiz herhalde.
    Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. recep altun.

      hıms musevi amca doğru yapmış demekki :) evet yaa eski dükkanların tadı başka, daha samimi yerler :)

      Sil
  15. Alıştığım dükkanlar kapanınca hep hüzünlenirim...

    YanıtlaSil
  16. Bazen ben de şaşırırım. Üç beş m2 dükkana o kadar çok eşya yığarlar ki alıp bir başka yere taşısan en az yirmi m2 yer gerekir diye düşünürsün:) Bu da esnafın ayrı bir kabiliyeti, müşteri gelince şak diye aradığını buluyor. Bence şu Musevi Amca'dan yürü, biraz ticaretin, esnaflığın nasıl yapılması gerektiğini görelim:)

    YanıtlaSil