Sayfalar

31 Mayıs 2022 Salı

ŞEHİR ZOMBİLERİ

 




Pandemi ve ekonomik kriz dönemi biz şehir insanları artık şehir zombileriyiz. Şehirlerde yaşamaya devam eden, şehirden uzakta sahil veya orman banliyölerinde iş veya ekonomik nedenlerle oturamayan, şehire bağımlı olan insanlar artık şehir zombisi olarak tanımlanıyor.

Şehir dışında doğada olan insanlar daha rahat evlerde yaşıyorlar. Bahçe, tarla, hayvanlar, çiçekler arasında. Bu evlerde tabii ki depolar, kilerler, ambarlar oluyor. Ekip biçiyorlar. Yumurta, sucuk, ebegümeci elde edebiliyorlar. Maske takmaya da gerek yok. Metrobüs yok. Ot bile yiyebilirler zorda kalınca. Dünyanın her köşesindeki durum bu.

Ekonomik kriz ağırlaşınca, artınca, şehir zombileri önce marketlere saldıracaklar, talan edecekler. AVM’leri talan edecekler. Yani bizler yapacağız bunu. Daha sonra komşuları talan edeceğiz. Herkes birbirine saldıracak, ekmek için, belki evler önünde kuyruğa gireceğiz, bir apartmanda bir ev stok yapmışsa kuru etleri, kuru bamyaları.

Biz şehir zombileri, şehirlerde işimiz bitince işte şehirlerin çevresindeki o evlere doğru gideceğiz. Tabii herkes dağılacak, belki her eve başkaları saldıracak, önce üç beş kişi, sonra yine üç beş kişi daha.

Bu nedenle evlerinde gıda stoğu olan ve şehir dışında yaşayan bu mutlu azınlık, şehir zombilerinden korunmak için önce sığınaklar, sonra da evlerinin önünde tepecikler, çukurlar hazırlayacaklar. Silah ve kurşun da tabii. Bu nedenle evleri belki hafif yüksekte almak, inşa etmek daha faydalı. Çok eskiden tepelerde yapılan kaleler gibi. En iyisi dağ evi.

28 Mayıs 2022 Cumartesi

BİR DÜŞ İÇİN AĞIT

 




BİR DÜŞ İÇİN AĞIT

Hubert Selby Jr.

Ayrıntı Yayınları

Bir Düş İçin Ağıt, edebiyat ve sinema dünyasında kült olan, efsane olan romanlardan, filmlerden. Requiem For A Dream. Filmin müziği de aynı şekilde. Clint Mansell’in müziği de unutulmaz. İcra eden de Kronos Quartet. Yönetmen Arronofsky de Pi ve Siyah Kuğu’nun yönetmeni.

1978’de yazılan roman çok hüzünlü. Kaybedenlerin, tutunamayanların romanı. Hayallerine ulaşmak isteyen, duygusal veya ekonomik açlık çeken, bu yüzden bağımlılık geliştiren ve dibe vuranlar. Sıradan İnsanlar. New York’da yaşayan dört kişi. Sara, eşi ölmüş ve yalnız yaşayan bir kadın. Harry, Sara’nın oğlu, Marion, Harry’nin sevgilisi, Tyrone, Harry’nin arkadaşı.

Harry, Marion, Tyrone, bir şekilde para kazanıp rahat yaşamak isteyen üç genç. İşlerde dikiş tutturamadıkları için uyuşturucu satıp para kazanmak isterler. Kendileri de bağımlı olurlar. Sat, kullan, sat, kullan, durumları iyice kötüleşir, her şeyi kaybetmeye doğru giderler.

Sara ise televizyona çıkmak ister, bir yarışma programına. Hayali budur, sürekli TV izler. Bir gün bir telefon gelir, bir programa davet edilir ama davetin devamı gelmez. Sara artık bunun için yaşar. İnce görünmek için kilo verir, doktora gider, diyet hapları kullanır ama zayıfladıkça sağlığı da bozulur.

Konu üzücü ve çarpıcı olduğu gibi romanın dili de canlı, sürükleyici, akıcı.

Not:4/4

26 Mayıs 2022 Perşembe

KEYİFLİ TARİH

 




Tarihi ders olarak, kitaplardan okuyunca sıkıcı olabiliyor. Sadece olaylar, kişilerle dolu bilgiler gibi. Ama eğlenceli de anlatılabilir.

Sekizinci Henry, en ünlü krallardan. Mary ile ilişkide iken Anna Boleyn’e aşık oluyor ve onunla evlenebilmek için ülkeyi Katoliklikten çıkarıp Protestanlığa geçiriyor. Yani ülkenin dini aşk yüzünden değişiyor.

Papirüsler. Bu günümüzde uygulanabilir. Papirüs bulunabilir. Üstüne yazı yazılıp fırında pişirirsek bildiğimiz papirüs yazıları olabiliyor. Grekler zamanında da papirüsleri elde yaparmış. Bitkilerden. Karışımı hazırlayıp güneşte kuruturlarmış ve papirüs elde ederlermiş.

Papirüsler günümüze ulaşamıyor ama kil tabletler ulaşıyor. Belki bunu deneyerek öğrenebiliriz. Kil tablet ve papirüs hazırlayıp toprağa gömüp bir süre bekleriz. Hangisi daha önce yıpranacak görebiliriz.

İlk alfabeyi ülkemizin güneyindeki Fenikeliler kullanmış. Phoenicia. İngilizce dilinde kullandığımız fonetik sözcüğü yani Finike’den kalma.

Kraliyet Mavisi rengi var. Parlement mavisine benziyor. Royal Blue. Bu nereden geliyor olabilir. Bir dolu şey söylense de bu renk de Grek’lerden geliyor. Bir zamanlar, Akdeniz civarında toplanan salyangozlardan elde edilen bu mavi renge boyarlarmış soyluların elbiselerini, hani şu çarşaf gibi olanları.

Tahtaya vurmak. Knock-on-wood. Bu da yine eskiden ağaca parmaklarla vurmaktan geliyor, kapı çalar gibi. Tok tok tok. Eskiden ağaçlarda kötü ruhlar olduğuna inanılırmış. Kötü ruhları rahatsız ederek ağaçlardan çıkıp gidip kaybolmalarını isterlermiş, Kelt’ler.

25 Mayıs 2022 Çarşamba

KELİME OYUNU 78



Kelime Oyunumuz devam ediyor. Beş kelime verip bu kelimelerin de içinde olduğu öykü, şiir, deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, beş kelime verebilir.

Haftanın kelimeleri: Kelebek/Çocuk/Güneş/Deniz/Emanet/

KELEBEK

Gecenin karanlığında bir yıldız parladı yüzüme. Ardından bir kelebek uçtu ışınlarının arasından ve avuçlarıma kondu ansızın. Kelebek güneş oldu, yükseldi en güzel günde ve küçük bir çocuk gülümsedi güneşin denize karıştığı dalgalara masumca. Dalgalara karışan gülücükleri martılar yüklendi yüreklerine. Taşıdılar en uzaklara kadar. Sonra bir çınar ağacının etrafında dolaşırken rüzgâra emanet ettiler yüreklerindekini. Rüzgâr gülücükleri yanına alıp kendi özgürlüğünde koşturmacasına devam etti bir süre.


Sonra bir gece vakti sıcak bir evin penceresinden içeri süzülüp odaları dolaştı tek tek. Tabii sallanan sandalyesinde dışarıyı izleyen yaşlı kadına ‘merhaba’ demeden gidemezdi. Tam merhaba diyecekken martılardan aldığı emaneti düşürdü birdenbire. Yaşlı kadınsa tüm benliğiyle duydu küçük çocuğun gülücüklerini ve anılar sardı tüm odayı. Zihninin sararmış köşelerinde unutulmuş, güzel anılardı bunlar...


Derken yaşlı kadın gülümsedi geçmişine karşı. Geçmişiyse, gecenin karanlığında, hatırlayamadığı bir yerlerden süzülen ışıkların içinde, avcunda bir kelebekle kendisine gülümsüyordu belli belirsiz…

20 Mayıs 2022 Cuma

PAKİSTAN DİZİLERİ 3

 


EHD-E WAFA

Bağlılık

2019-2020 yılları Pakistan TV dizisi. 25 bölüm. Bölümler yaklaşık 40 dakika. Arkadaşlık, dram, komedi dizisi.

Dört erkek arkadaşın öyküsü. Okul yıllarında başlayan arkadaşlık uzun yıllar devam ediyor. Okulda iken çalışkan ve hareketliler. Okuldan kaçarlar arada bir. Mezuniyetten sonra hepsi bir tarafa gider, iş hayatına başlarlar. Bazıları zengin, bazıları yoksul ailelerden gelmiştir. Arada bir aralarında da anlaşmazlıklar olur. Zaman içinde hepsi farklı işlerde başarılı olurlar. Aşklar evlilikler de gerçekleşir. 

Komik, duygusal dizi. Arkadaşlığın değerini vurguluyor. Keyifle izleniyor. Not:3/4




FİTOOR

Güvensiz

2021 yılı Pakistan TV dizisi. 47 bölüm, bölümler 30 dakika. Aile, dram, aşk dizisi.

Dilnasheen ile Hamza evlilik planları yaparlar. Hamza çok sevmesine rağmen ailesini evliliğe ikna edemez. Hamza zengin ailedendir çünkü.

Haidar, Mehmal’i sevmektedir. Mehmal, zengin biriyle evlenmek istediği için Haidar ile evlenmez. Mehmal zengin biriyle evlenir, rahata kavuşur ancak sevgiye kavuşamaz.

Haidar, Dilnasheen’i görür sever ve evlenirler. Dilnasheen ailesi nedeniyle kabul etmiştir. Hamza ise Dilnasheen’i unutamaz. Mehmal de sevgisizlikten evini terk eder.

Haidar ile Dilnasheen evliliği yürütmeye çalışırlar. Ancak, Hamza ile Mehmal çifte rahat vermezler. Mehmal ile Haidar akraba olduğu için Mehmal de eve gelir.

Bu dörtlü arasında ağır dramatik olaylar meydana gelir. Aileler de hiç rahat bırakmaz.

Oldukça dramatik dizi. Ağır dram sevenlere göre. Not:3/4




AYE MUSHT-E KHAAK

Bir Avuç Toz

2021-2022 Pakistan TV dizisi. 36 bölüm, bölümler 30 dakika. Aşk, evlilik, aile dramı.

Dua, dinine bağlı bir genç kızdır. Müstecap ise Amerika’dan ülkesine tatil için dönmüş bir genç işadamıdır, din ile ilgisi yoktur. Müstecap’in annesi oğlunu evlendirmek ister. Müstecap kendini beğenmiş biridir. Annesi onu ikna eder ve Dua’yı istemeye giderler. Dua reddeder.

Reddedilince Müstecap Dua’ya aşık olur ve onunla evlenmeyi aklına koyar. Dua’sız yaşayamaz hale gelir. Bu arada, Amerika’dan Müstecap’ın kız arkadaşı gelir. Müstecap ne yapacağını bilemez. Yine de çeşitli dramlar ve kandırmacalarla, vaatlerle Dua ile evlenir. Amerika’ya döner ve eski kız arkadaşı ile ilişkisini bitirir. Dua ise ülkesinde kalır.

Dua, Müstecap’ın dinsiz olmasını kabul edemez. Boşanırlar. Ailesi Dua’yı başka biriyle evlendirmek ister. Dua ailesine karşı çıkamaz. Bu arada Müstecap, dindar olmuştur, bu kez de dinine çok bağlı olduğu için Dua’dan uzak durur.

Tam bir aile, din, evlilik, aşk dramı. İlgiyle izleniyor. Heyecanlı. Not:4/4

19 Mayıs 2022 Perşembe

ZİHİN GÜCÜYLE İYİLEŞME


 



Debbie Shapiro

Yakamoz Yayıncılık

Zihin Gücüyle İyileşme, temel olarak bedenimizin zihnimizden, düşünce ve duygularımızdan etkilenerek hasta olduğunu ve bu nedenle yine zihin gücüyle iyileşeceğimizi anlatıyor. Yani düşüncelerimizi değiştirerek hastalıkları nasıl yenebiliriz? Yazar da bir ruhsal eğitmen.

Sonuçta insan bir canlı ve enerji ile çalışıyor. Hastalıklar da kötü alışkanlıklar, stres veya karamsarlıktan ortaya çıkıyor. Sadece dışsal etkilerle hasta olmuyoruz, duygu düşüncelerimiz de rol oynuyor. Hastalıklar hem bedensel hem zihinsel olarak değerlendirilmeli. Duygusal, psikolojik durumumuz hastalığı başlatabilir, geliştirebilir, tedavi sürecinde de etkili olabilir. Yani, zihin ve beden yakın ilişkide olmalı. Bedenden kopuk bir zihin insanı zayıflatır. Beden ile zihin arasında da bir iletişim gerekli.

Duygusal durum, bağışıklık sistemini değiştirebiliyor, genel sağlık durumunu da etkileyebiliyor. Duyguların da kendi enerjileri var. En olumsuz etki ise gündelik stress. Her şey zihinde çünkü duygu merkezi de beyinde. Birçok hastalık birikmiş travmalar sonucunda ortaya çıkıyor.

Öncelikler, sevgi, nefes alıştırmaları, yaratıcı hayaller kurmak, kabullenmek, affetmek, sanat, hareket, bitkiler, dans gibi iyileştirici yöntemler sorularla, örneklerle gösteriliyor.

Daha sonra beden tanıtılıyor ve hangi duygu durumlarının, tutumların, düşüncelerin bedenin hangi organlarında, bölümlerinde sıkıntı yarattığı tek tek gösteriliyor. Katı tutumun sırttaki kas ağrısı olarak ortaya çıkması gibi. Bütün bilgileri ayrıca kendi kendimize denemek uygulamak için örnekler de bulunmakta. Tüm hastalıkların zihin beden duygu ilişkisi belirtilmiş. Duygusal açlık ve yemek bağlantısı gibi.

Zihin ve bedenin birlikte nasıl çalışacağını bize sunan bir çalışma kitabı, tıp ve alternatif tıp, ruhsal tıp, terapi eğitim kitabı. Mükemmel.

Not:4/4

12 Mayıs 2022 Perşembe

GÜNCE 2

 




Para çikolatası. İlkokul sınıf öğretmenimiz matematik sorularını doğru yapanlara verirdi bundan. Almak için matematik öğrenmiştim. Şimdi ise kahve ile iyi gidiyor. Kahve içmelik çikolatası. Şimdiki çikolatalarda bir ve iki Euro var. Benim hatırladığım Atatürklü bir lira.

Yabancı gizem fantastik filmlerinde ya bir kase, kupa oluyor kutsal ya da bir haç çıkıyor ortaya ve tüm kapıları açıyor. Bir tür anahtar yani. Anahtar haç. Haçacak.

İşyerlerine, evlere yemek taşıyan kuryelerin yeni bir alışkanlığı da yemek götürdükleri yerlerde siparişi veren kızların telefonunu kaydetmek, sonra da onlara mesaj gönderip görüşmek, buluşmak istemek. İlgi isteyen kızlar da herhalde bu kuryeler sadece kendilerini arıyor sanıyorlar. Belki onu değiştiririm, sadece beni sever, bu düşünce, gerçekleşmeyen rüyalara giriyor. Gerçek bir rüya. Kuryelerin de insana sormadan numara kaydetmesi ilginç. Instagramdan filan da buluyorlar. Sonra da iki mesajla kanka olmak istiyorlar. Beni hatırladın mı, Adana dürüm getirmiştim. Vallahi kötü niyetim yok.

Süt, üç kaşık yulaf, içine elma rendele, bir tane kayısı doğra, biraz tarçın at, bir küp de bitter çikolata at, kaynat. Kakao da olabilir. Kuru meyve. Muz da olur. Kuru siyah üzüm. Yanına çay demle. Dizi izlerken ye.

Yemek yaparken bir yandan ocağı çalıştırıp, doğrayan, pişirenler var, hepsini aynı anda yapanlar. Bense önce malzemeleri tek tek tabaklara doğrarım, hazırlarım. Ondan sonra pişiririm. Hani ip bağlayıp uçurumdan atlayanlar gibi. Bir anda hop atlarlar. Zaten atlayamam da yani o ilk adımı atacak olsam saatler sürer. Giriş kısmı komple kaos oluyor başta. Yemek yaparken de öyle.

Bir de diziler var tabii. Dizi izlemekten yemek yapmak zor olabilir. Hocam, ödevimi yapamadım, dizi vardı, derken şimdi artık ayy ya yemek yapamadım, Yasak Elma vardı olduk. Yazziiikkk bize. Vasfiye Teyze vardı komşu, öyle derdi. Yazziiikkk.

6 Mayıs 2022 Cuma

PAZAR

 




Karadeniz. Bir kasaba. Dağınık evler, bir sürü ağaç. Büyük ve derin bir nehir var. Nehir çok hırçın, hızlı. Bulunduğu yatağı bayağı oymuş, çok aşağıda akıyor. Üzerinden tahta bir köprü geçiyor.

Köprüye yakın yerde yanında bir süredir yaşadığım ailenin evi vardı ve onun biraz ilerisinde beton bir alan yapılarak pazar yeri oluşturulmuştu. Pazar yeri diğer yerlerden yüksekte duruyordu, ağaçlar daha alçaktı çevresinde. Ben de her şeyi yukardan görüyordum ilk başta hikayeci bakış açısı gibi öyküye sahip değildim, ilk başta çevreyi görüyordum.

Pazar alanı üzerinde evlerin taşınarak yan yana geldiğini gördüm bir an. Allahım dedim bu Karadenizliler evlerini sırtlarında taşımayı bile öğrenmiş, çok değişik çalışıyor zihinleri. Zannettim ki ahşaptan yapılma kocaman üç katlı evleri insanlar taşıyıp pazar yerinde yan yana dizdiler. Yakına gidince öyle olmadığını gördüm.

Gördüğüm şeyler ev değilmiş. Pazarcı teyzeler birbirlerinin üzerine tırmanmışlar kule gibi. Ürünlerini de boyunlarına astıkları taşınabilir tezgahlarda satıyorlar. Bazı eşler onları yukarıda tutabilmek için destek oluyor, kadınlar onların omuzlarına basıyordu. Ama insan kulesi çok yüksekti, üç katlı ev yüksekliğinde. Bu nasıl bir pazar anlayışı diye düşündüm. Altta kalan daha çok satış yapar ama üstünde çok yük var, yukarıdakinin keyfi yerindedir ama satış pek yapamaz. Yukarıya çıkıp nasıl bir şey alacağız?

Neyse teyzeler de hep deniz ürünü satıyordu. Biraz da sarma dolma, midyeler. Balıklar, ahtapot. Bunları da eşlerine pazarda yardım etmeyen diğer adamlar avlıyormuş yan taraftaki nehirden. Yani adamların bir kısmı pazarda kadınlara destek bir kısmı da avcı. Bütün köy aynı şeyleri avlayıp satıyorsa kime satıyorlar diye düşündüm ama cevap bulamadım.

Avcılar nasıl avlanıyor diye bakmak istedim. Nehre doğru uzanan çok geniş bir iskele gibi bir platform vardı. Üzeri asma yapraklarıyla gölgelik şeklinde kapalıydı. Zemindeki bazı boşluklardan aşağısı görünüyordu. Bazı oltaları o küçük boşluklardan sallandırmışlardı. Üç tarafta aşağı inen ağları taşıyan makaralı vinç gibi bir şeyler vardı. Adamlar çocuklar sürekli koşturuyordu, hareketliydi ortam. Sonra benim ayağım takıldı suya bakarken ve aşağı düştüm.

Suyun içinden kafamı hemen çıkartamadım. Nefes alamadım. Rüyam takıldı orada. Çıkacak gibi oluyorum ama çıkamıyorum bir türlü. Sonra sudan başımı çıkartmayı başardım. İplerle beni yakalayıp uçurumdan yukarı çektiler sonra. Sonrasını tam hatırlamıyorum, yanında kaldığım ailenin evindeydim, gece olmuştu. Rüyamda sudan çıkarken bayılmıştım. Rüyamda uyanmaya çalışırken gerçekte uyandım.

3 Mayıs 2022 Salı

BAYRAM GÜNCESİ

 




Bayramlarda insan barışmayı, affetmeyi, paylaşmayı özlüyor değil mi, sevgili günlükçüğüm Nalan?

Anneannem, kardeşimle ben küçükken bana bir mandalina vermişti. Ben de mandalinayı soyup çoğunu yemiştim, azını kardeşime vermiştim. Sonra da annem babam gelince anneannem onlara söylemişti de onlardan iyi bir zılgıt yemiştim, zılgıt da anneannemin sözü. Paylaşmayı şimdiden öğrenmelisin diyorlardı.

Anneannem küçükken ben yemek yapmaya çalıştığımda, tatsız tutsuz yaptığımda, sen hastane, hapishane yemeği yapıyorsun, diyordu. Sağlıklı ama tatsız. Ama ameliyattan çıkarsan o anda tatlı gelebilir. Hastaneye ziyaretçi olarak gidip refakatçi yemeği yemek de güzel oluyor ama. Belki şimdi hastanede tulumba tatlısı, baklava verirler, çorba pilavın yanında.

Havalar yine soğudu. Battaniye gerekiyor. Biri elektrikli battaniye nedeniyle gece çıkan yangından yanıklarla kurtulmuş uyurken. Ne tuhaf şeyler oluyor dünyada.

Bizde bayram olurken ülkemizdeki yabancılar da kendi bayramlarını kutlayabiliyorlar. Süryaniler, Ermeniler Antakya’ya gidip dini bayramlarını kutlamışlar, mum yakmışlar.

Bayramda ailelerine veya tatile gitmeyenler herhalde AVM’lerde geziyorlar. Yemeğe, kahveye, kitapçılara gidenler, oyun oynamaya, sinemaya. Her şey artık AVM’de. Giderek büyüyor AVM’ler. Markalar da AVM’de en çok gezilecek katlarda yer almaya çalışıyor.

Güvenlikçiler bir cinayeti önlemiş. Adamın biri, nasıl yaptıysa bir bıçakla girmiş AVM’ye. Kızının peşinden. Kızı bir oğlanla buluşacakmış. Takip etmiş baba. Çok da kıskanç ve sinirli bir adammış. Kız, oğlanla alt kattaki kafe ve pazaryeri gibi olan çarşıda buluşmuş. Bir yere oturmuşlar. Adam kızına yaklaşmış. Saldırmadan önce, sivil gezen güvenlikçiler, adamı fark edip yakalamış. Sonra güvenlik odasında, adam ağlamış.