Sayfalar

21 Ekim 2022 Cuma

KELİME OYUNU 99




Kelime Oyunumuz devam ediyor. Her hafta beş kelime veriyoruz, bunların da içinde olduğu öykü şiir deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, herkes beş kelime verebilir.

Haftanın kelimeleri: Sıva/Köşe/Köpek/Pencere/Nefes

VAİNA 18

Gecenin karanlığını bıçak gibi kesen çığlıklarla gözlerini açtı Lua. Aynı anda uyuduğu odanın kapısı şiddetle açılıp ardındaki duvara çarptı. Duvardan büyük bir sıva parçası yerinden kopup etrafa saçıldı. İçeriye giren şifacının kırışıklıklarla çevrelenmiş gözleri soğuk bir dehşeti yansıtıyordu. Yılların tecrübesiyle hala sakin kalıyor olsa da hareketlerindeki acele ve yüzündeki donukluk büyük ve korkunç bir şeyin meydana geldiğini anlamaya yetiyordu.

Lua'ya sessiz olmasını işaret ederek köşede duran çantayı ona doğru attı. Bu eşyalarını topla demenin kısa bir yoluydu. Lua az miktar eşyasını çantaya doldururken uyurken çıkarttığı daha kalın kıyafetlerini üstüne geçirirken sessizce neler olduğunu sormaya çalıştı ama yaşlı kadın buna cevap vermek yerine odanın diğer ucunda kapalı duran pencereye doğru ilerledi. Elindeki muma üfleyip söndürdükten sonra pencerenin ahşap panjurunu dışarı doğru hafifçe itip ufak bir aralık oluşturdu. Bu küçücük aralıktan dikkatlice dışarıya baktı. Uzakta büyük bir yangın başlamıştı ve kızıl alevler her yeri aydınlatırken yangının çatırtıları ve çığlıklar karanlıkta çok yakındaymış gibi duyuluyordu. Etrafta köpeklerin havlaması ve keçilerin korkuyu yansıtan sesleri yükseliyordu.

Lua pencereye yaklaştığında ötedeki çayırların ve ağaçların arasında ay ışığı ve yangın sayesinde biraz da olsa bir şeylerin kıpırdandığını fark etti. Ormanın içinden gelen birileri veya bir şey köye saldırıyor olmalıydı. Şifacı yine sessiz olmasını işaret ederek onu kolundan tuttu ve önceki gece gösterdiği bıçağı eline tutuşturdu. Cam bıçak kabzası gibi geyik boynuzundan oluşan bir kın içinde duruyordu. Şifacı Lua’nın bıçağı yanına almasını istiyordu. Aile anısı olan bir şeyi alıp götürmek doğru gelmese de kadının ısrarlı bakışlarına karşı koymadı. İçinden bir ses Güneş ülkesinde buna ihtiyaç duyabileceğini söylüyordu.

Mutfaktan kurutulmuş et ve salamura edilmiş kurutulmuş peynir dolu bir keseyi çantaya doldurup hızlıca evden çıktılar. Görünmemek için eğilerek ve hızlıca ilerliyorlardı. Köyün içinden hızlıca geçip bir patika yola ulaştılar. Onu bir süre takip ettikten sonra bir anda çalıların arasına dalıp sadece köyden olanların yerini bildiği gizli bir yolu takip ettiler. Her yerde dikenli çalılar vardı ve bunların arasında yürümek oldukça zordu. Bu şekilde bir süre ilerledikten sonra bir kayalığa ulaştılar ve gizli bir geçitten içeri girdiler.

Lua neler olduğunu hala tam anlamamışken içeridekilerle karşılaşmayı da beklememişti. Köyden kaçmayı başaranlar önceden bildikleri bu mağarada toplanmıştı ve hiçbiri ne yapacağını bilmez halde görünüyordu. Şifacıyı görenler koşup onu ellerinden tuttu ve nefes nefese kalmış olan kadını bir köşeye oturması için yönlendirdi. Herkes tanıdığı kişileri görüp görmediğini merakla soruyor ve onların da kurtulması için dua ediyordu. Lua şifacının yanında yere çöküp yaşlı kadının nefesinin düzene girmesini beklerken neler olduğunu sordu.

9 yorum:

  1. Geçen bölümde yola çıkacak olan Lua'nın bıçağı da yanında götürmesi gerektiğini düşünmüştüm :) Olaylar Lua'nın peşini bırakmayacak gibi görünüyor.
    Kalemine sağlık deep :)

    YanıtlaSil
  2. Macera hiç bitmiyor, kalemine sağlık deep. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duygu emanet.

      teşekkür ederiiiim ::) bitmesiiin zateeen :)

      Sil
  3. Öykülerindeki betimlemelere bayılıyorum. Daha çok böyle öyküler gelir mi? :))
    Ellerine sağlık deeps, fotoğraf da ne şekermiş öyle. :) 💜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eylül su.

      yazarım tabisi :) hamburgeri a101 den yeni aldım. diğer ikisini de geçen kış almıştım :)

      Sil