31 Aralık 2021 Cuma

YILIN YENİSİ İYİDİR

 




Madem geliyorsun yeni yıl, gel madem, gel gel de gör gününü, yeni yılda daha neşeli, umutlu, huzurlu olmazsam görürsün sen. 2020’yi, 2021’İ unutmazsam görürsün. Bu yılı çöp poşetine koyup atıyorum şimdi sokaktaki çöp konteynerine.

Bu günlerde her yerde gördüğümüz ışıklar gibi olsun ruhumuz, rüzgardaki poşetler gibi uçsun. Evdeki oyuncaklarımın bir kısmını da poşetlere doldurup yoksul çocuklar için belediyeye götüreyim. Kitaplar okullara, biraz da yollarda soğuktan üşüyen açları da doyurmalı.

Günlüklerimi okuyup bakayım da bu sene için daha önce düşlemediğim hayaller bulayım, yepyeni en heyecanlı hayaller. Aşırı heyecanlı, aşırı renkli hayaller kuralım ki şenlik gibi, lunapark gibi olsun hayatımız, her şeye rağmen.

Bütün periler, melekler, yıldızlar bizden yana olsun. Yeni yıl meleği, aşırı heyecan perisi, çocukluk yıldızı, masumiyet ay ışığı. Hayallerimizle, oyuncaklarımızla oynarken her şeyi, uyumayı bile unutalım, çocukken olduğu gibi.

Meleklere, perilere, mucizelere, hayal gücümüze, hayat içinde kendi kendimize uydurduğumuz hikayelere, bu hikayelerin kim ne derse desin gerçek olduğuna, gündelik yaşamdaki her durumu, olayı kendi hayal gücümüze uydurmaya, hepsini farklı yorumlamaya inanmak insana hep iyi gelir.

Yeni yılı olduğu gibi sevelim. Herkes olduğu gibi sevilmek ister. Kendimizi de olduğumuz gibi seversek belki yeni yılı da olduğu gibi kabul ederiz. Belki çok düşünmezsek sevebiliriz kendimizi. Çocuk kalbi taşıyanlar, çocuksu kalp taşıyanlar belki daha az düşünüp yaşadıkları için daha çok sevilirler.

Canım bu yıl, biliyorsun yani bu akşam bitiyorsun. Üzülme ama biliyorsun seni hep hatırlayacağım, ister istemez saklayacağım hatta kimseler bulmasın diye zihnimde derinlere gömeceğim, diğer yıllarla birlikte. Çünkü yeni yıl geliyor sen beni terk ediyorsun ama yeni yıl hep benimle olacak. Yaşasın hep en yeni yıl!

28 Aralık 2021 Salı

JAPON MANGA ANİMELER

 


ELFEN LIED

Japon bilimkurgu manga animesi. Bilimsel deneyler sonucu ortaya çıkan yeni türler ve bu türleri kontrol altına alma konusu, bilimkurgunun sevilen dallarından. Laboratuvarda üretilen psişik, boynuzlu, görünmez elli bir türün temsilcisi Lucy adlı bir kız, bilim adamlarının elinden kaçar. Çift kişilikli olan Lucy bazen de Nyuu adlı saf bir kıza dönüşmektedir.

Bilim adamları onun peşindedir, kendi türdeşleri de ama o yeni tanıştığı birkaç arkadaşı ile hepsinden saklanır. Hem kanlı, hem şiirsel ve estetik bir mutant dizisi. Türünün en tanınmış dizilerinden. Not:4/4




LAST EXILE

Japon bilimkurgu manga animesi. Kurgusal bir gelecek dünya. Dünya ikiye bölünmüş ve savaşta, yönetici sınıf da var. Herkesin bir şekilde uçak kullandığı animede, yönetici ve iki dünya arasında hep savaş vardır.

İki hava posta pilotu, posta yarışmalarına katılmaktadır, bir görev alırlar, bir ufak kızı bir uzay gemisine götüreceklerdir. Bu ikisi görevlerini yerine getirirken ister istemez bir mücadelenin, isyanın, göklerde savaşın içinde bulurlar kendilerini. Teknoloji, arkadaşlık, aksiyon dizisi. Türünün önde gelenlerinden. Not:4/4



NANA

Japon josei (genç kız) anime manga serisi. Nana adlı iki kız arkadaşın öyküsü. Biri zayıf karakterli bir kız diğeri ise güçlü karakterli bir müzisyen. Ezik Nana sevdiği oğlanın ardından büyük şehre gelir, trende müzisyen Nana ile tanışırlar. Şehirde birlikte ev tutarlar. Ezik Nana işe girer, bir yandan da durmadan aşık olur birilerine. Diğeri ise müziği ile ilgilenir.

Dizi bu ikisinin arkadaşlıkları, aşkları, insanlarla ilişkileri üzerine gerçekçi bir dram. Arada komik durumlar olsa da oldukça hüzünlü. Özellikle ezik Nana’nın mutluluğu bulma çabası hüzünlü. Müzisyen Nana’nın müzik çalışmaları, çalıştığı gruplar, konserleri, şarkıları keyifli. Dizinin unutulmaz müzikleri ve şarkıları var. Final de hüzünlü ve iyi. Türünde iyi tanınanlardan. Not:4/4

26 Aralık 2021 Pazar

MUHTEŞEM KRALİÇE




MUHTEŞEM KRALİÇE

The Great Queen Seondeok

Seondeok yeowang

Bölüm sayısı 62

Yayın Tarihi 2009

Shilla’nın entrikalı tarihinin bir döneminde geçen dizi tarihi gerçeklerden uyarlanmış. Deokman ikiz olarak dünyaya gelen prenseslerden biridir. Fakat ikizlerin kraliyet soyuna felaket getireceği ve erkek varislerin son bulacağına dair kehanet yüzünden kral ikizlerden birini ya öldürmek ya da gizlemek zorunda kalır. Kral ülke yönetiminde gücünü soylulara kaptırdığı için son derece pasif bir kraldır ve bu konuda yapabileceği hiçbir şey olmaz. İkizlerden birini gizlemeye karar verir ve daha doğum odasındayken kraliçenin en sadık hizmetçisi Sohwa’ya Deokman’ı vererek onu saraydan uzağa kaçırıp kendi kızı olarak büyütmesi ve sıradan bir insan olarak mutlu bir yaşantı sunmasını emreder. Sohwa bebekle beraber saraydan kaçar. 

İkizler birbirinden habersiz şekilde büyür. Bu arada sarayın tüm gücü mühürdar ve rahibe Lady Mishil’ın elindedir. İkizlerden haberdar olmuştur ama bunu kanıtlamadan bir şey yapamamaktadır. Mishil tüm yaşamı boyunca hep kraliçe olup tüm gücü eline almak için yaşar, Shilla’ya hükmetmek tek hayalidir bu yüzden zaman içerisinde isteklerini yerine getirmeyen kralları bir şekilde alaşağı etmiştir. Şimdi de kraliçeyi devreden çıkartmak ve kralı tümüyle ele geçirmek belki de onu tahttan indirip yerine kullanabileceği başkasını getirmek için ikizleri kanıtlamak zorundadır. Böylece Deokman uzaklara kaçırılsa da Haranglardan Mishile bağlılık duyan ve son derece güçlü olan Chilso ne pahasına olursa olsun hayatını ikizi bulmak için ortaya koyar. Deokman, Sohwa ve Chilso ayrıca bebeği ve hizmetçiyi koruyan Büyük Usta Munno senelerce ortadan kaybolur.

Hikaye böyle başlar. Bir gün Chilso, Deokman ve anne bildiği Sohwa’nın yaşadığı yere tesadüfen gelir ve çok geçmeden durumu fark eder. Kovalamaca sırasında Deokman kimliğini tam olarak anlayamasa da kaybolan Munno’yu bulursa gerçek babasını öğreneceğini anlar, Chilso’dan kaçarlarken annesi Sohwa çölde bir kum bataklığına düşer ve onu kaybeder. Yaşadığı acı ve almak istediği intikam nedeniyle Deokman yolunu Shilla’ya çevirir. Bu noktadan sonra önce bir Harang alayına katılır, Kız kardeşini sıradan bir keşiş olarak tanır ve çeşitli maceralardan beraber kurtulurlar. Her şeyin arasında hala peşindeki katilden ve Mishil’ın oyunlarından defalarca kurtulmak zorunda kalırlar. Prenses olduğu anlaşıldığında gerçek ailesinden intikam almak istese de kardeşine duyduğu bağlılıkla onun yanında yer alıp Mishil’e sonuna kadar savaş açar. Bundan sonra hedefi daha önce hiç örneği olmamasına rağmen kraliçe olarak Shilla’ya hükmetmek ve hükümdar olmaktır. Bu Mishil’in bile aklına gelmemiştir.

Dizideki kötü karakterlerin bile o kadar derin duyguları ve kişilikleri var ki hepsine saygı duymak mümkün. Kötü karakterlerin bile ölümüne üzülüyor insan izlerken. Mishil örneğin ne kadar kötü de olsa kendince sebepleri ve arzuları o kadar güçlü ve bir kadın olarak o dönemde edindiği konum ve güçlü kişiliği karşısında insan saygı duyuyor. 62 bölüm olmasına rağmen dizi o kadar etkileyici ki hiçbir bölümü atlamadan izleniyor. Hele sonu o kadar etkileyiciydi ki insanın gözleri doluyor ve etkisinden bir süre çıkamıyor. Her bir karakter kendi amaçları ve duygularıyla bir bir ele alınıp değerlendirilmiş dizi boyunca hepsi çok seviliyor. Başta Bidam sevilmese de sonunda o bile vay be dedirtiyor. Ayrıca tarihe bakıldığında çok fazla kurgu ve efsane eklenmiş olsa da her birinin gerçekte yaşamış olması diziyi biraz daha etkileyici hale getirmiş.

Kraliçe ve hükümdar olduktan sonra Seondeok adını alan Deokman gerçekte de Shilla’nın ilk kadın hükümdarı. Shilla, Bekçe ve Goguryeo olarak üçe bölünmüş durumda olan Kore’yi tek bir krallık olarak birleştirmeyi hedefler. Kendi döneminde bunu başaramasa bile bunun temellerini atar ve kendisinden sonra bu hedefi yeğeninin oğlu tarafından gerçekleştirilir. Hükümdar olduğu dönemde pek çok yenilik ve reform yapmasıyla ülkeyi ileriye taşır. Tang Hanedanına öğrenciler gönderir, bir gözlem evi kurdurur ve tarım için yenilikler getirir. Kurdurduğu gözlemevi halen Gyeongju bölgesinde ayakta durmaktadır.

Dizi boyunca Deokman’ın doğumundan ölümüne dek tüm hayatını izlemek özellikle çocukluk dönemi çok keyifli. Çevresindeki diğer karakterlerle beraber nasıl büyüdüklerini ve güçlendiklerini izlemek güzel. Her zorluğun üstesinden nasıl geldikleri, akıl oyunları ve hem mutlu anları hem de üzüntülü anları doyurucu şekilde işlenmiş. Dizide en çarpıcı replikler Mishil ve Deokman’ın replikleri. Deokman'ın çölde Sohwa’yı kaybettikten sonra kendine gelmeye çalışırken söylediği şu cümle gibi “Çölde gözyaşı çabuk kurur.”

Unutulmaz dizilerden, finali ile, müziği ile, Yuşin, Munno, Chunchu gibi karakterleri ile.

Not:4/4

25 Aralık 2021 Cumartesi

BETTY BLUE

 



BETTY BLUE

Philippe Djian

Ayrıntı Yayınları

Edebiyatseverler ve sinemaseverler arasında efsaneleşen, kültleşen roman ve onun filmi.  Filmi de romanı kadar ünlü çünkü romanın ruhunu tam veren filmlerden.  Seçkinlerin romanında Anna Karenina, Jane Eyre neyse ezilenlerin romanında da Betty Blue o. Bir tür Amelie, Leon yani.

Djian’ın birçoğu filme çekilen romanları arasında en tanınmışı. Fransa’da da dünyada da hayranı çok. Hastalıklı aşkların en hüzünlülerinden. Kısa saçlı mavi gözlü, güzeller güzeli Betty, garsonluk yapan, sürekli iş ve şehir değiştiren biraz sorunlu, çılgın, anını yaşayan, kendi dünyasında bir kaybeden kız. Adamın ise romanda ismi yok. O da bir kaybeden aynı zamanda bir tesisatçı ve yazar. Okunmayan yazarlardan, yaşamak için tesisatçılık yapıyor.

Bu ikisinin karşılaşması bir süre sonra tutkulu bir aşka dönüşüyor. Adam, kadının güzelliğine tutkun, kadın ise adamın gerçek bir yazar olduğuna inanan tek insan. Bu ikisi, arada şehir değiştirerek kendilerine bir dünya kurarlar. Dışardan fazla kişiye gereksinimleri yoktur. Adam tesisatçılık yapar, kız ise evdedir, arada o da farklı işlerde çalışır.

Her şey iyi gider. Ama kızın sorunlu kişiliği, arada bir kendini kaybetmesi, bu ikisini çok hüzünlü bir sona götürür.

Film de aynı roman gibi, çok başarılı, özellikle çılgın kızda Beatrice Dalle unutulmaz. Romanda, filmde çok az miktarda yetişkin sahne var, bunlar da romanın konusu ile bağlantılı değil, ikisinin tutkusunu gösteren detaylar.

Djian’ın her zamanki dili, az miktarda argo küfür olsa da hüzünlü, romantik, dramatik, çok yerde şiirsel. İki toplumdışı karakterin ilişkisini canlı, yaşayan bir ilişki olarak anlatıyor.

Defalarca okunacak romanlardan, izlenecek filmlerden.

Not:4/4

23 Aralık 2021 Perşembe

ŞATTÜLARAP

 




Büyüklerimizden gerçek yaşam hikayeleri dinlemek her zaman eğlenceli oluyor. Yaşlı büyüklerimiz bu hikayeleri anlattıklarını unutup tekrar tekrar anlatırlar, bizler de bu hikayeleri belki onlarca kez dinlemişizdir ama nedense her defasında dinlemek yine de keyifli olur.

Eskiden belki ülke daha yoksul olduğu için öğretmenlik, askerlik, memurluk hikayelerinde hep zor hayat şartları olur, doğuya tayin olurlar, ağır şartlarda görev yaparlar, bunu biz dinlerken bize tatlı gelir hep.

Dedem de kendi ile ilgili, kardeşleri ile ilgili, kendi babası dedesi ile ilgili hikayeleri defalarca anlatır. Dedemin kardeşlerinden biri vakti zamanında motor teknikte okumuş, ilkokuldan sonra. Bir ilkokul anısı çok hoş.

Coğrafya dersinde, öğretmen soruyor, Dicle ile Fırat’ın birleştiği yerin adı nedir, diye. Sınıfta ses yok, dedemin kardeşi, kalkıp, Şattülarap demiş. Öğretmen tahtaya kaldırıp, işte bir aslan parçası arkadaşımız demiş ve arkasına pat diye vurmuş. Yani öğretmen böyle vurup onu kutluyor ama öğretmenin eli ağır olduğu için onu bir öksürük tutmuş, uzun zaman öksürmüş. Eve gelince demiş ki, öğretmen beni cezalandırdı.

Daha sonra motor teknikte okuyor. Aletler, makineler, motor parçaları, araba parçaları filan. Bunlarla çalışırken yanlış bir hareket yapıyor ve tırnağı yerinden çıkıyor. Bu tırnağın yeniden çıkması oldukça uzun sürmüş.

Komik olan ise, eve gelince annesine demiş ki, hani anne, et tırnaktan ayrılmazdı?