Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2025 Pazartesi

KEDİ DÜŞÜ


 

Bu kış çok soğuk geçecek

Sokaklar da öyle

Bir de üstüne üstlük yalnızlık

Ne anne kalmış ne baba

Kardeşler nerelerde ne olmuşlar

Bilen gören yok

Ne olacak koca şehir

Kolay iş mi yaşamak denen şey

Sokaklarda kaybolup gitmişlerdir

 

Bu kış çok soğuk geçecek

Dondurucu ayaz diz boyu kar olacak

Gecenin orta yerinde bir ev bulsam diyorum

Çıtır çıtır sesler çıkaran sobanın yanı başına uzansam

Halının en ucuna köşesine yani kıvrılıversem

Köy işi yeter İran filan da istemez

Gecenin sakin sessizliğinde altıma bembeyaz çarşaflar serseler

Gözlerimi kapatsam kuyruğumu kalçalarımın arasına alsam

Adımı bile unutup öylece uyusam

25 Ocak 2022 Salı

İNANÇ

 




simsiyah aynanın üzerine düşen ay ışığında çağırdım seni

bensiz uyanmazdın

şimdi ben uyanamıyorum gülümsemeni görmeden

peki ışığı yaksam görür müyüm seni?

şimdi hiçliktesin

karanlık hatıralarımda

sonsuzluğa gömülmüş

gölgelerde kaybolmuş

bir yanılsamasın

ama hiçbir zaman yalnız olmayacaksın

rüyalarımda

her dolunayda tekrar yanıma geleceksin

gece yarısından sabaha dek

22 Haziran 2021 Salı

SABAH

 



Sabah uyandım kuş cıvıltılarıyla
Bugün de güneş doğdu
Ağacın yaprakları hafifçe sallanıyordu
Karga yuvasından uçtu yiyecek aramak için
Kaktüsün toprağını değiştirdim
 
Zaman akıyor yine durmuyor dünya
Kimler denedi ama durmuyor
 
Dalsızız yapraksızız
Kanatlanıp uçamayız
 
Göğe baktım
Dedim hayat bilirsin seni severim
Ama seni tanıyamıyorum
Çok değiştin
 
Hayat dedim hep diyorsun ki
Bugün git yarın gel
Beni doya doya yaşayacağın zaman gel
 
İnanırsan hayat yakındır sana
Savur saçlarını havaya
 
Saman alevi gibi olmasın hayat sevdan
Her sabah beni gördüğünde gülümse
 
Başını eğme ki gözlerini göreyim
Gözlerindeki yaşam sevgisini ve heyecanını göreyim
Sevince yürekten sevmeli hayatı
 

3 Haziran 2021 Perşembe

ŞİİRLERİM 6



BİR GECE HİKAYESİ


Gece sokulsun içimizdeki derin yalnızlığımıza

Uğuldayan rüzgar kaçmasın

Ağaçlar ne de huzursuz

Yağmur sakinleştiriyor geceyi

Seninle uzun bir yürüyüşe çıkıyoruz

Geceye eşlik ediyoruz

Herkes uykuda, bir nevi baş başayız

Susuyoruz

Suskunluğumuz ne kadar da samimi

Gülümsüyoruz

Benim yanaklarım kıpkırmızı, senin gri bir atkın var boynunda

Mevsimlerden kış

Kokun burnuma işliyor, en sevdiğim

Adımlarımız yorulmuyor, adımlarımız cüretkar

Elini uzatıyorsun, dokunuyorum sana

İçimde bir bahar canlanıyor

Ruhuma hediyesin

Gece hiç bitmiyor

Adımlarımız daha öteye bırakıyor bizi

El ele uzaklaşıyoruz gecenin karanlığına doğru

Kayboluyoruz

16 Ekim 2019 Çarşamba

Şiir Dinletisi





Sevgili Derya, o da artık eski blogculardan sayılır, bir şiirimi seslendirmiş. Blogu, Yor(m)uyorum, blog adı da Demirlady. Aslında şiir değil de şiirimsi demek lazım. Yani Didem Madak, Birhan Keskin, Edip Cansever şiirlerini düşününce yazdıklarıma şiir denemeleri, şiir çalışmaları demek daha doğru.

Dinleyince yine şunu düşündüm. Şiir, okumaktan çok sesli dinleyince daha keyifli oluyor. Yani şiir daha çok bir sesli sanat aslında. Derya da şiiri sanki göklerden, yıldızlardan seslendirmiş gibi geliyor. Arnavutluklu opera şarkıcısı Inva Mula gibi okumuş. Yani çok hoşuma gitti demek istiyorum. Bu güzel jesti için ona teşekkür ederim.

Şiir, Youtube'da onun sayfasında. İlham Yıldızı sayfanın adı. Ne güzel bir isim değil mi? Başka videoları da var. Diğer videolarını da dinleyebilir, izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=l-mPMQcFBmk  (Şiir Dinletisinin Linki)

https://yormuyorum.blogspot.com/        (Derya'nın blogu)



DÜŞ ÇOCUKLARI

Hayat bazen kara olabilir dar olabilir

Ama erteleyemeyiz umutları hayalleri sevgileri geleceğe

Yazarsak şimdi yazarız anlatırız masalları

O gün gelecek dersek gelmez bitmez gündelik işler hiç

Gelmez geniş zamanlar

Biziz zamanları genişleten

Herkes masal dinlemek ister

Anlatanlar da olmalı

Gerçek olanlar masallardır

Ve hepimiz çocuğuzdur aslında

Hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz masalları isteyen

Bu dünyanın ötesindeki

O yelkenliyle gittiğimiz ülkeye o yok ülkeye

Düşler ülkesine varıp

Bir deniz fenerinin altında

Gizli bahçemizdeki çiçekleri çıkarıp koklayan

Biz çocuklar

Düş çocukları

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Şiirlerim 5






Yılbaşı Çiçeği

kar saçlı büyük babaannem
eline aldı serkisof saatini büyükdedemin
dışarda kar yağarken
yılbaşı gecesi


iç geçirdi
tombalayı hatırladı
soba başında oynadıkları
hep teke kalırdı dedem
ama büyükdedem kazanırdı


piştide de hep yenilirdi dedem
büyükdedem beş pişti yaptığında
olmaz der kalkardı yerinden sinirle
tavlada da hep yenilirdi
kestane pişerken sobanın üstünde


birinci çinko dedi büyük babaannem
kendi kendine gözü yaşlı gülümserken
dolmaları bitirme dedi başını kaldırıp boşluğa
sobanın kömürünü değiştirsenize


döndü sonra oğlunun torununa
şu tığımı versene cemile kızım

9 Temmuz 2019 Salı

Şiirlerim 4






İSTASYON

Her sonbaharda
Bu istasyonda
Seni hatırlarım

Hafta başı okula gittiğimiz
Cuma akşamları döndüğümüz

Geç kalışların
Bekleyişlerim
Özlem ve buluşma noktası

Yine bu istasyonda son kez görmüştüm seni
Ayrıldıktan sonra
Gizlice gelip izlemiştim sen tren bileti alırken

Sen de bakmıştın o ağaca tam trene binerken
Hep altında beklediğimiz
Yaprakları avuçladığımız

İşte yapraklar aynı
Ağaç yerinde duruyor
İstasyon aynı
Tren bile aynı

Ama sen dönmüyorsun

18 Haziran 2019 Salı

Şiirlerim 3

                                                                             

   




DALGA

dalga çarptı kıyıya
ıslanmamak için kaçtım
ama ıslanmadan nasıl karışacaktım hayata
belki de bu dalga bir uyarıydı

ıslanmadan nasıl severiz dünyayı
karışmazsak suya denize
yanarız canlı canlı

o anki doğal halinle gireceksin suya
üstünü değiştirmeden düşünmeden
hazırlık yapmadan hayata

bak sular yükseliyor yine
hadi atla denize dalgaların üstüne
su nereye götürürse git oraya
zaten böyle değil mi hayatımız

hayatı anlamak kolay olmasa da
yüzmek kolay




11 Haziran 2019 Salı

Şiirlerim 2

                                                                                      

 
                    



EYLÜL İSKELESİ

hava dönüyor
yağmur gösteriyor meteoroloji
her kurbanda yağar

kayaların önündeki bankta
eylül esintisi
arkada köpekler oynuyor
kayaların arasında bir ahtapot saklanmış
küçük bir çocuk olta atıyor

bir vapur kalktı içi boş
bayram öncesi kimse yok
bir balıkçı teknesi yola düştü
motor sesi ninni gibi
teknede leylak saçlı bir kız
nasıl dayandı hayatın dalgalarına

yandaki restoranda bir canlı orkestra
dans müziği çalıyor
pist boş
balıklar dans ediyor olmalı

şemsiyenin altındaki şezlongda
bir kedi uzanmış
tekne ve leylak saçlının fotoğrafını çekmek istedim
el salladı
biliyor gibiydi bu şiire gireceğini

suya girdim yengeçlerin arasından
su ılık
en sıcak eylülde olur deniz
dinlendirir
sırt üstü uyuyacaktım nerdeyse

birden çekildim dibe doğru
altımda kara delik varmış
big bang
delik fırlattı beni zamanda mekanda
Mars’a düştüm sanırım
yağmur sıcağı var burda
kimse bana inanmayacak şimdi
selfie çekmeliyim
instagramda olay olacak

bankta müzik dinlerken uyumuşum
bir kahve içmeli
bir martı uçtu
Mars’ta saat kaç acaba?
burda zaman durmuş sanki









27 Mayıs 2019 Pazartesi

Şiirlerim





O SOKAK

Hani o sokak vardı ya

Ordan geçtim bugün

O kuytu sokak

Sessiz boş ve ağaçlar altında

O şehirde

Seni görmeye geldiğimde

Yürümüştük o sokakta

Kahvaltıdan sonra

Dolmuş durağını ararken

İki cadde arasında

Sen benimle buluşmak için

Ablanlara kalmaya gelmiştin

Gece otobüsüyle

Birlikte gitmiştik otobüste

Ayrı koltuklarda

Mesajlaşmıştık

Hayatımın en romantik gecesiydi

Sonra sen ablanlara gitmiştin

Ben de gezmiştim şehrin çarşısında

Öğlen çıkabilmiştin ablanlardan

Geç bir kahvaltı yapmıştık deniz kenarında

Sonra yürümüştük

Bir öğleden sonra boyunca beraberdik

Selfie çektik hep gülerek

Sonra o sokaktan geçtik

Ağaç dallarının gölgesinde

Elimi tutup başını omzuma yaslamıştın

O boş sokakta öyle durmuştuk

Sessizce ve zaman da durmuştu

İşte o sokaktan geçtim bugün



TEŞEKKÜRLER HAYAT


Daha fazlasını kaldıramayacak kadar
Seviyorum seni
Dönüp dönüp tekrar yaşayacak kadar
Seviyorum
Arkama hiç bakmayacak kadar
Seviyorum
Başka kimsenin sevemeyeceği kadar


Öyle istiyorum ki
Her gün doğuşunda özleyesin beni
Öyle sev ki
Seni unutmama izin verme
Öyle güzel hayaller kurayım ki
Paylaşmak iste bu hayalleri benimle

Her gün teşekkür edeyim ki sana
Kendimce
Her içine düştüğümde
Su yeşili ve buz mavisi yüreğini aç bana
Yaz yeli gibi
Kör kuyularda hüzün yeli gönderme

Hayat
Derler ki
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur

Olsun mu?


2 Ocak 2018 Salı

Sis







Kalbiniz kırıktı

Yaralıydınız

Paris’te karşılaşmıştınız

Adlarınız Simone ve Bernard idi

Sisin altında Paris çok romantikti

Arkadan bir melodi geliyordu

Sous la brume de Paris



Bir şarkı tut dedi Bernard

Love is blue olsun dedi Simone

Bizim şarkımız olsun