23 Kasım 2020 Pazartesi

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 66



Bu haftanın sohbet konusu sevgili Adadenizi'nden geldi. Geçenlerde "Mülksüzler" adlı romanı okumuştu, mal mülk merakı konu olsun mu demişti. Ah nefis konu yani. Bugüne dek yaptığımız bütün sohbetler içinde ilk beşe rahat girer bencesi. Çok da sevdiğim konu, düşündüğüm, üzerinde çok uğraştığım. Kendisi de çok güzel anlatmış. Bir şekilde, karşıtını iddia etsek de tüketim kölesi oluyoruz. Belki de ülkemiz insanı kendini güvenceye almak için ev filan almak istiyor.

https://adadenizi.blogspot.com/2020/11/agac-ev-sohbetleri-66.html

Haftanın konusu: "Ev, arsa, koltuk, dolap vs. malın-mülkün sahibi miyiz? yoksa kölesi mi?"

Sahip olmak, bir şeylerin bizim olması, nesnelere sahip olmak, sevgiye, bir insana, duygulara, düşüncelere sahip olmak. Evim var, sevgilim var, alayım tüketeyim evde olsun, bu resim kalemi süper alayım, bu parfüm şişesi süper, bende olmalı, ah bu kitabı alayım, okumasam da dursun yanımda, okumuş gibi olurum, en azından kendimi iyi hissederim, bu kitaba sahip olursam, içindeki bilgilere nasıl olsa her an ulaşabilirim, bu da benim gelişmişliğimi gösterir, bu elbise beni kool gösterir, bu oje havalı, bu kokulu mumları seviyorum o halde ben çok zevkliyim, şimdi bir de bitkili bir banyo yapayım, sonra da iyi bir tatil, deniz kıyısında olsun, konfor olsun, her şeye sahibim ne güzel.

Bilgim var, sevgim var, sözcükler ne kadar önemli, sözcükler niyetimizi gösteriyor. Sahibim bir şeylere o halde varım. Bu kitaplar kitaplıkta, bu film arşivi, bu nesneler, nesneler imparatorluğu, bütün bu nesneler ve nesneleştirdiğimiz duygular, düşünceler, sevgiler, sahte sevgiler, hepsi çevremizde bir güvenlik alanı oluşturuyor ve biz de kendimizi var sanıyoruz. Ne kadar dünya o kadar varız. Biriktiriyoruz, sahip oluyoruz, heeey, benimsin dünya, ben varım işte. Biriktiriyorum o halde varım.

Bir de sahip olmadan sadece olmak var. Sadece yaşamak. Sevgilim var değil, seviyorum, bu konuda bilgim var değil, biliyorum, öğreniyorum, bu kitabı okuyorum, bu kitabın benim olması değil önemli olan. O nedenle en sevdiğin kitabı ver ki, o kitabın varlığı olmasın seni güçlü mutlu huzurlu olma yanılsamasına sokan, nesnelerin, sahte sevgilerin, yalan bilgilerin arkasına sığınma. Film arşivin hiç bir işe yaramaz, seni özellikli kılmıyor, senin sinemadan anladığını veya sevdiğini de göstermiyor, sadece biriktirerek bu dünyada yerini sağlamlaştırma çaban bu. Gör bunu, ne kadar nesne o kadar kazık çakıyorsun bu dünyaya, ne kadar sevgi o kadar varsın.

Ama sahtesin arkadaşım.

Mal mülk, sevgi, eşya nesne hepsi iki korkudan kaynaklanıyor. Ölüm ve yalnızlık. Nesneler bize güvenlik alanı sağlıyor. Aile sevgi filan da. Yoksa düşünün bu dünyada çok sıkılırdık. Mal mülk, biriktirmek, kökler, miras, işte hepsi ölüm ve yalnızlıktan kurtulmak için. Bu dünya aslında basit ama gizemli. Ama hayatı böyle kabul edemiyoruz. Anlam lazım. Bir yandan da tabii tüketim lazım. Tüketmek için ne lazım? Yabancılaşmak lazım. Kendine, dünyaya yabancılaşmak. Yabancılaştırmak için ne lazım? Manipülasyon lazım. Hayat standartları, moda, mutfak kültürü lazım. Manipülasyondan sonra da bizler aslında kendi istediğimiz hayatı yaşadığımızı sanıyoruz ama değil. Bizim hayatlarımız birer simülasyon adeta. Ama bizler, özgür ve özgün olduğumuzu düşünüyoruz. Ooooldu!

Ama başkaları için yaşıyoruz, başkalarını mutlu etmek için, görevlerimizi yerine getirmek için, başkalarına para kazandırmak için, başkalarının düşüncelerine hitap etmek için, biz zamanımızı onlara veriyoruz, insanlara, hayata ayırıyoruz zamanımızı. Biz farkında olmadan insanlar bizim zamanımızı çalıyor, hayat çalıyor saatlerimizi. Çalınmış saatler bunlar. gel sen de yaşa.

Müthiş bir manipülasyon, yabancılaştırma, tüketim kıskacındayız. Bütün dünya. Şartlara uymayanın kendisini kötü hissetmesini sağlıyorlar. Başarısız, çirkin olma korkusu gibi. 

Ancak bu çevirimin dışına çıkanlar da var. Çoğunluk tüketici tabii ki. Ama tüketimin dışına çıkan da çok bu dünyada. Bunun için mülkiyet duygusunu yok ediyorlar, sahip olma duygusunu, ben duygusunu, egoyu yok ediyorlar. Binlerce, milyonlarca insan var böyle. Evini, şirketini bağışlayan, mülklerinden kurtulan, yüklerinden kurtulan aileler, genç yaşta sistemin dışına çıkıp genel olarak doğada, doğal işlerle yaşayan, organik yaşayan insanlar. Ülkemizde Akdeniz ve Ege'de böyle yaşayan insanlar, gruplar, çiftlikler var. Hepsi de CEO düzeyinde insanlar. İngiltere'de bu tür komünler kuruldu. Mülkiyet hiç yok. Amerika'da da var bu akım.

Bu tür alternatif yaşamlar, genelde, tarihte, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra çıkıyor. Babaları savaşta ölen gençlerin arayışı bu. Bazıları aileye dönüyor bazıları başkaldırıyor. Bu başkaldırı kültürü, Beat Generation ile başlıyor, yollara düşüyorlar, genelde Kerouac, Burroughs gibi. Sonra çiçek çocukları var, Hair filmindeki. Zabriskie Point, Easy Riders gibi filmler, Timoth Leary, Woodstock gibi simgeler var. Yani o dönemde, gençlik, müzik, başkaldırı, rock, bir arada gidiyor. Ancak o dönemdeki bazı gençlik grupları uyuşturucuya da yöneliyor. Beat kuşağı Güney Amerika'ya gidip peyote adlı halüsinatif otu içtiği için. O dönemin insanları Carlos Castaneda'dan etkileniyor.

Ama bir yandan da Katmandu'ya gidenler var. bu tüketim kültüründen kurtulmak için. The Beatles gibi. Ve yazar Hermann Hesse, sosyal bilimciler Wilhelm Reich ile Erich Fromm var. Daha önce Rock müzik ve başkaldırı kültürüne ilgi duyanlar, uzakdoğuya ilgi duyuyorlar, Hesse I Ching'i öğretiyor batılılara. Maharishi Mahesh ve Kirişnamurti de Zen ve Tao'yu öğretiyor. Alan Watts Zen'i Amerika'ya getiriyor. Böylece, Rock, başkaldırı yanına Zen; Tao ekleniyor.

Ardından Gestalt ve Varoluşçu Psikoterapi geliyor. Bu ikisi de bir anlamda nefes, benlik ile ilgili. Yani ana uyanmak, farkındalık ile ilgili. Zen, Geştalt, Varoluşçu psikoterapi, Tao, rock, başkaldırı kültürü, birleşiyor. Doğu batı sentezi gibi. Reiki, yoga, meditasyon de ekleniyor. Bunları da batıya D.T. Suzuki öğretiyor. Böylece, alternatif yaşamlar doğuyor. Bunların daha sonra Yeşiller, New Age felsefeleri gibi uzantıları da oluyor. Sufiler, Güney Amerika yerlileri, Eskimolar da bunlara dahil. Böyle bir karışımla sahip olmayı, benliği, egoyu yenen ve alternatif yaşayanlar çoğalıyor. Üç büyük dinde de var bu konular tabii. İslamdaki nefis temizleme konusu gibi.

Bu kültürü biraz tanımak için, Hermann Hesse-Sidarta, Bertolucci-Küçük Buda, Kim Ki Duk-Dört Mevsim, Erich Fromm-Sahip Olmak ya da Olmak, Rollo May-Yaratma Cesareti okunabilir, izlenebilir, bir giriş olarak. Ülkemizde Zen, Geştalt'ın öncüleri İlhan Güngören ve Nevzat Erkmen. Yol Yayınları, Söz Yayınları, kitapçılarda ve sahaflarda var. Alan Watts da.Zen Budizm bir Yaşama Sanatı giriş için iyi. Bunların ilk amacı zihin boşaltmak. Yani taşırmamak. Çay bardağından çayın taşması gibi.

Nevzat Erkmen, Joyce'un Ulyssess'sinin çevirmeni. Dört yılda çevirmiş. Kendisi ayrıca Türkiye Beyin Olimpiyatlarının kaptanlığını yaptı yıllardır. Bankacı ve Zen ustası. Ankara'da Geştalt eğitimleri ile başlamış. 

Temizlik yapmayı öğretiyorlar. Dünyayı durdurup temizlemeyi. Bu da Güney Amerika yerlilerinden gelme. Tanrı ile Sohbet, Tibetin Gençlik Pınarı, muhteşem Tanrılar Okulu adlı kitaplarda var, Yaratıcı İmgeleme, Yüksek Bilinç Kılavuzu gibi kitaplarda da.

Nesne temizliği, beyin, ruh, akıl, beden, insan, duygu temizliği gibi. Bunun dışında bu konuda eğitimler de var. Zen, Yoga, Reiki, korkular, ego filan gibi. Varoluşçu psikoterapi ile Davranışçı terapi gibi, Bilişsel terapi gibi. 

Çok sevdiğim bir konu olduğu için uzun yazdım.

Ayyyy haydi siz daaaaa yazınsanızaaaa!

22 Kasım 2020 Pazar

CİNNET (YUVARLAK ÇALIŞMA ODASI)



CİNNET (Yuvarlak Çalışma Odası)

Anna Katharine Green

Erasmus Yayınları

Bir Ebenezer Gryce Polisiyesi

Klasik polisiye romanlardan. 120 yıl önce yazılmış bir Amerikan polisiye romanı.

Yazarı Anna Katharina Green’in 1878 yılında yazdığı The Leavenworth Case adlı romanı Amerikan edebiyatında bir kadın yazar tarafından yazılmış ilk polisiye roman (detektif romanı) kabul ediliyor. İlk roman ise Poe’nun Morg Sokağı Cinayeti (Detektif Dupin).

Yazar, 1846-1935 yılları arasında yaşamış. Şiir ile edebiyata atılan yazar daha sonra polisiye roman ve öykülere yöneliyor. Yaklaşık kırk adet detektif romanı ve öyküsü yazıyor. Şerlok Holmes (Doyle) ve Hercule Poirot (Christie) romanlarına esin kaynağı olan eserlerinin birçoğunda New York’lu detektif Ebenezer Gryce başrolde ve Şerlok ile Poirot’yu andırıyor. Ona vakalarda yardım eden Bayan Amelia Butterworth da Miss Marple benzeri. Gryce’a yardım eden genç polis Sweetwater da genç Şerlok gibi diyebiliriz.

Bu kitapta bir roman ve iki öykü var. Yuvarlak Çalışma Odası (Circular Study) ile Bronz El (The Bronze Hand) ve Merdiven (The Staircase at The Heart’s Delight). Başarılı bir polisiye. Çeviri de başarılı. Kapak uygun düşmemiş. Klasik polisiyeden çok güncel gerilim romanlarının kapağına benzemiş. Cinnet adı da uygun düşmemiş.

Bir evin çalışma odasında bir adam hançerlenmiş olarak bulunur. Evde bir de sağır dilsiz bir kahya vardır. Evin dekorasyonu da çok ilginçtir. Gryce, Butterworth ve Sweetwater olayı incelemeye başlarlar. Çok ipucu yoktur. Araştırdıkça büyük bir aile dramının farkına varırlar. Kitap soruşturmalar, mektuplar, notlar, günlükler ile ilerler.

Eski tarz polisiye sevenlere. Not:4/4

21 Kasım 2020 Cumartesi

FİLM SEÇKİSİ 32



YERLİ FİLMLER

Eltilerin Savaşı

Gupse Özay, 2019

Tatlı komedi. İki elti, kayınvalidelerinin gözüne girmek için yarışırlar. Kim daha önce bebek sahibi olacaktır? Defalarca izlenip her defasında gülünebilir. Not:3/4


Bana Adını Sor

Engin Hepileri, 2014

Güzel ve ağlatan bir dram. Bir kız ve oğlan minikliklerinden beri arkadaştırlar. Aslında kız oğlana aşıktır, oğlan ise onu kardeşi gibi görür. Yetimhanede büyümüşlerdir. Oğlan başka bir kıza aşık olur. Sonrasında üzücü olaylar gelir başlarına. Not:3/4


KORKU

Ghostland

Pascal Laugier, 2018, Fransa

İyi bir korku filmi. İki kızı olan bir kadına bir ev miras kalır ve üçü bu eve giderler.  Eve kötü niyetli bir misafir gelir ve üçü de kötü etkilenir ve evden ayrılırlar. Yıllar sonra dönerler eve ve yine kötü niyetli misafir vardır. Oldukça korkutucu. Not:3/4


AKSİYON

The Old Guard

Charlize Theron, 2020, A.B.D.

Ölümsüzlerden oluşan bir ekip dünyayı korumaktadır. Fakat bazı insanlar onların bu yeteneklerini keşfederler ve onları ele geçirip çoğaltmak isterler. Onlar da gizli kalmak isterler. İyi aksiyon. Not:3/4


Erroll Flynn’ın Serüvenleri

In Like Flynn, 2018, Avustralya

Eskilerden ünlü aktör Erroll Flynn’ın bir aktör olmadan önceki maceraları. Yapmadığı iş kalmayan aktörün gençliği. Keyifli film. Not:3/4


ROMANTİK KOMEDİ

Falling Inn Love

Roger Kumble, 2019, A.B.D.

Şehirli bir kız taşrada bir eve sahip olur ve gidip evi görür. Ev biraz bakımsızdır ve o da şehirli haliyle evi düzeltmek ister. Tatlı, sıcak film. Not:3/4


KOMEDİ

Git Başımdan!

Due Date, 2010, A.B.D.

Robert Downey Jr. başrolde. Yol filmi. İlk defa baba olacak bir adam iş gezisinden karısının doğum yapacağı kliniğe gitmeye çalışır ama başına komik talihsizlikler gelir. Keyifli. Not:3/4


Minikler Ligi

All Stars, 2014, A.B.D.

10 yaş kızlar beyzbol (softball) takımı. Sezon boyunca oyuncular, koçları, çocukların aileleri arasındaki komiklikler. Özellikle anne babaların düştüğü komik durumlar. Eğlenceli anlamlı. Not:3/4


Aşk Kliniği

Le Clinique de l’amour!, 2012, Fransa

İki kardeş cerrah. Biri romantik diğeri vurdumduymaz. İkisi de babalarının kliniğinde çalışırlar. İkisi de aynı doktora aşık olurlar. Bu durum onları kliniği kaybetme aşamasına getirir. Tatlı komedi. Not:3/4


Bağlılık

Le Coeur en braiile, 2016, Fransa

İki ergen, bir kız bir oğlan. Oğlan derslerinde çok iyi değil ama iyi biri. Kız ise çalışkan ve çello çalıyor. Bu ikisi arasında arkadaşlık ve çocuksu bir aşk doğar. İkisi de okulda birbirine yardım eder. Birbirlerini tamamlamaya çalışırlar. Duygusal, sevecen, komik, anlamlı. Kaçırılmaz. Not:4/4 

20 Kasım 2020 Cuma

MİNYATÜRCÜ UPLOAD HELSTROM


 

THE MINIATURIST

Tek sezonluk İngiliz gizem dizisi.

Sharp Objects dizisine benziyor, oyuncak bebeklerin kullanımı açısından. Başroldeki oyuncu Queen’s Gambit’te de oynamıştı. Dönem ve görsellik olarak ise İnci Küpeli Kız ve Vermeer tablolarını andırıyor. İzlemesi keyifli. Estetik dizi. Gizem ise dizinin sonunda biraz zayıf kalmış.

Genç ve yoksul bir kız zengin bir adamla evleniyor ve adamın evine geliyorlar. Evde tuhaflık var, kız da bu tuhaflıkların peşine düşüyor. Bir minyatürcü ile tanışıyor. Merak ettiren dizi. Not:3/4

 


UPLOAD

Bilimkurgu komedisi. Dram da içeriyor. İlk sezonu biten Amerikan dizisi. İkinci sezonu da gelecek.

Upload, yükleme, yani öldükten sonra dijital bir ortama yükleniyor insanlar. Beden yok olsa da bilinç internette yaşıyor yani. Nathan, araba kazasından sonra Lakeview adlı ortama yükleniyor. Sevgilisi gerçek dünyada kalıyor. O ise dijital dünyayı yöneten teknisyenlerden olan gerçek dünyadaki bir kıza aşık oluyor. Keyif veriyor. Not:3/4

 


HELSTROM

İlk sezonu biten Amerikan fantastik aksiyon dizisi. Korku da içeren ancak korkutmayan, komediye yakın korku. Marvel aksiyonlarından. Süper kahramanlı.

İki kardeş, biri erkek, diğeri kız. Biri şeytan kovalıyor diğeri de suçlu. İkisinde de bir miktar süper yetenekler bulunuyor. Annelerinin ise içine şeytan girmiş, ruhu şeytanın elinde. Bu üçünün etrafında dönen dizi sürükleyici ve eğlenceli. Şeytan avlayan şeytanlar gibi. Not:3/4

18 Kasım 2020 Çarşamba

TAZE FASULYE SALATASI

 



500 gram yeşil taze fasulye

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 kutu konserve mısır

1 tatlı kaşığı silme tuz

Yarım limon suyu

Biraz tatlı nar ekşisi

3 yemek kaşığı zeytin (ince doğranmış)

Doğranmış kornişon turşu

3 dal taze soğan

Yarım demek dereotu ve maydanoz

 4 adet közlenmiş kapya biber

 

Yapılışı:

Fasulyeleri ayıkla, verev verev doğra, üzerini geçecek kadar su koyup kaynat. Kaynayan suya zeytin yağını ekle ve fasulyeler yumuşayana kadar kaynat. Haşlanan fasulyeleri süzdür ama üzerine kesinlikle soğuk su dökme. Soğuyan fasulyelere malzemeleri ekle ve karıştır. On dakika dolapta dinlendir ve servis et. Bu malzemelerden istediğini koymayabilirsin ya da içine istediğin başka bir şey ekleyebilirsin.