21 Temmuz 2019 Pazar

Çin'de Doğdum ve Bir Şarkının Peşinde




Çin’de Doğdum

Born in China (2016)

Çin’de geçen bir vahşi doğa belgeseli. Üç çeşit tür var. Pandalar, maymunlar, leoparlar. Bu türlerdeki aile ilişkilerini inceliyor. Annelik duygusu, annelik mücadelesini izliyoruz. Vahşi doğayı ve anneliğin duygusunu görmek isteyenler kaçırmasın. Defalarca izlenir.







Bir Şarkının Peşinde

Searching for Sugarman (2012)

İlginç bir yaşam öyküsü belgeseli. Gerçek yaşam öyküsü. 1970’lerin başında, Amerika, Detroit’te bir müzisyen iki albüm yapar ancak hiç satılmaz. Folk müzik yapmaktadır. Müziği bırakır ve başka işler yapar. Aradan uzun yıllar geçer. Bu müzisyenin şarkıları önce Avustralya’da sonra da Güney Afrika’da keşfedilir ve çok sevilir. Müzisyenin bundan haberi yoktur.  İki hayranı onun peşine düşer ve onu bulurlar. Yıllar sonra, çok ünlü olduğunu öğrenir. Müzikseverler kaçırmasın.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Katiller Çetesi



Kuğu ve Çakal

J.A.Redmerski

Katiller Çetesi serisinin üçüncü kitabı.

İlk kitap Sarai’de, Sarai ve Viktor’un hikayesini okuduk. İkisinin ağzından. Viktor, bir grup adına çalışan bir kiralık katil. İşini iyi bilen biri. Sarai ise olumsuz koşullarda yaşayan bir kız. Viktor, Sarai’yi kurtarıyor ve ikili arasında tuhaf bir arkadaşlık oluyor. Sarai, Viktor’un yanında çalışmak istiyor.

İkinci kitap Izabel’de Viktor, öldürmeye devam ederken, Sarai de ondan öldürmeyi öğreniyor. Viktor, gruptan ayrılıp kendi grubu adına çalışmak istiyor, lider olarak. Sarai, geçmişinden saklanmak için adını Izabel olarak değiştiriyor.

Bu üçüncü romanda, bu kez Victor ve Sarai yok, gruptaki bir diğer kiralık katil Fredrick ve onun bir zamanlar sevdiği kız olan Seraphina’nın hikayesi var. Fredrick acımasız, duygusuz bir katil. Seraphina’yı seviyor ancak kız kayboluyor. Fredrick de onu aramaya başlıyor, yıllarca arıyor, Cassie adlı bir kız ile tanışıp onun yoluyla Seraphina’yı bulmayı umuyor.

Bu kitap, bir çeşit aşk romanı da sayılabilir, katillerin aşkı olsa da. Seri, her zamanki gibi, hafif, sürükleyici ve çekici.

Not:3/4


Kötülük Tohumları

J.A.Redmerski

Katiller Çetesi’nin dördüncü kitabı. Sert, heyecanlı, sürükleyici, gizemli.

Bu romanda karşımıza Nora çıkıyor. Gruptaki, Viktor, Sarai, Fredrick, Viktor’un kardeşi Niklas ve diğerleri gibi o da sert ve acımasız ve usta. Ancak gruptan değil. Grubun elemanlarının bağlantılı olduğu birkaç insanı kaçırıyor Nora ve grubun toplanıp yanına gelmesini istiyor. Grup hakkında çok bilgisi var ve bunu nasıl ve neden edindiği de belli değil. Nora, gruptaki her bir kişinin, kendi hayatları ile ilgili itiraflarda bulunmasını istiyor. İtiraf ederlerse, kaçırdığı kişileri serbest bırakacak.

Serinin en heyecanlı, merak ettirici ve sürükleyici kitaplarından. Nora da Viktor ve Sarai kadar güçlü ve renkli bir karakter.

Not:3/4

19 Temmuz 2019 Cuma

Jane Eyre BBC



Jane Eyre, İngiliz ve Dünya edebiyatının en iyi ve önemli romanlarından biri. Charlotte Bronte’nin bu eseri ancak sadece Tolstoy’un Anna Karenina’sı ile karşılaştırılabilir. Çok farklı iki aşk olmasına rağmen ikisi de romantik, duygusal aşk romanları.

Anna Karenina’da aşk, tutku, evlilik ve ihanet, aldatma konusu işleniyor. Jane Eyre’de ise aşktaki sadakat. Genelde kadınlar, Karenina’daki gibi tutkulu aşk yaşamak isterler. Ancak bu aşk yasak bir aşk. Erkekler ise Jane Eyre’in sevdiği gibi sevilmek isterler. Çünkü, Eyre, sonuna dek seviyor.

Eyre’in çok sayıda film ve dizi uyarlamaları var. Yeşilçam’da bile Ediz Hun, Türkan Şoray, Çolpan İlhan ile Sonbahar Rüzgarları adlı yerli çevrimi bulunmakta. Bu filmde Çolpan İlhan, çatıdaki deli kadın rolünü çok iyi oynuyor.

BBC dizisi de iyi uyarlamalardan. Romana sadık. Romanın duygusal, romantik, biraz da karanlık, gotik havası aynen aktarılmış. Dört bölümlük dizinin ilk iki bölümü biraz karanlık ilerliyor, son iki bölümü ise duygusal. Jane Eyre ve Rochester rollerindeki oyuncular rollerinde çok çok iyiler. Gerçekten de romanı okuduğumuzda hayalimizde canlanan bu iki karaktere uygunlar.

Her zaman için bir romanı aynen birebir sinemaya uyarlamak zor. Mutlaka farklar olur. Ancak dizi, romanın özünü iyi yansıtmış. Bazı sahnelerde gerilim, korku, gizem, karanlık var, bazı sahneler ise Eyre ile Rochester arasındaki sonlara kadar tam da ortaya çıkmayan çekimi iyi yansıtıyor. İkilinin konuşmaları da etkileyici.

Eyre, yetim bir kız, bir yatılı okulda büyüyor ve zengin bir adam olan Rochester’in evinde mürebbiye oluyor. Güçlü, akıllı, ahlaklı bir kadın. Biraz da özgürlükçü, feminist, başına buyruk. Rochester ise gizemli, belli ki acılardan geçmiş, sert görünümlü ama duygusal bir erkek. Üstelik de Eyre’ e sağduyulu davranan ilk insan. Onu dinleyen anlayan ve değerlendirebilen.

Eyre, Rochester’e aşık olup bağlanıyor. İkili arasında sevgi olsa da Rochester’in sırrı var. Bu sır ikilinin mutluluğunu engelliyor. Roman ve dizi hem üzücü hem de sevindirici bir sona doğru gidiyor. En önemlisi de Eyre’in sevgisinin gücü.

Edebiyatı, edebiyat uyarlamalarını sevenler için ideal dizi. Veya İngiliz edebiyatını, Bronte’yi, Eyre’i sevenler için. Ya da aşk romanlarını, dramı sevenler için. Heyecanla izleniyor. Yaklaşık dört saat. Keşke hiç bitmeseydi.

18 Temmuz 2019 Perşembe

Bloglardan Seçmeler


Akela

En tatliş ponçiklerimizden biri uzun bir aradan sonra aramıza döndü. Diziler, animeler, filmler, kitaplar ve şirin yazıları yorumlarıylaaa.




Düşünceli Pırasa

Bir diğer ciciş tatlişimiz daha döndü. Artık melankolik değil düşünceli o. Çok sevdiklerimden o daaa.




Çınar

Eveet işte bir diğer biriciklerimizden. O da en sevdiklerimden. Şimdi, dizi yazılarıyla yine bizlerleee.




Dream High Happy Day

Bir diğer şirin arkadaşımız da yine aramızda. Net ve blog problemleri yüzünden bir ara aramızda yoktu. Yazıları da yorumları da içten ve tatlıdıır.

https://dreamhigh-happyday.blogspot.com/


Lady

En sevdiklerimden, deli dolu, içten, inişli çıkışlı eski Lady Witch de yine bizimleee.




Chadaqiel

Bir diğer tatliş, azcık çılgın, içten, biricik arkadaşımız da döndü o da kankalarımdan yanii.




Aden Ferde

Yine çok sevdiklerimden olan arkadaşımız yine iyi yazıları ile, kitaplar, diziler ve benzeri kültürel yazılarıyla aramızda.




Sevda

En hoş sürprizlerden biri deee sevgili dikişçi doktorumuz da döndüüüüü.




Calimero

O da biriciklerimizden. Ailesini, gündelik yaşamını öyle eğlenceli anlatıyor ki her yazısında kahkaha atıyoruum.





Yaz gelince eski arkadaşlarımız döndüler. Ne güzel ne mutlu bize. Hepsi de sevdiklerimiz. Şimdi bir de duyuru


Sevda S.

Eski ve blog ailemizin en iyilerinden o da ve bir duyuru yaptı. Kitaplarla ilgili bir site. Kitap sevenler için.



17 Temmuz 2019 Çarşamba

Kümesteki Vampir



Küçükken hep kendi kendime sözcükler uydururdum. Uydurmatör derdi annem. Hafızam da hep iyi olduğu için hafızatör de derdi. Kahvaltıyı hep sevdim. Ev pizzası, domatesler, kek, börek, hatta sarma bile yerim geç kahvaltılarda. En güzeli ev çayı. Annem hep demlerdi benim için. Yalnız olunca üşeniyorum.

Annem hep onu konuşmadan anlamamı ister. Anlamayınca kızar bana. Bir şeyler, kafasında uçuşur düşünceler, yarım yarım, tuhaf, kafasında konuşur ama bana hepsini söylemez ama anlamamı ister yani.

Küçükken, damda kuş kovalarken elektrik çarpmıştı beni. Tellere yaklaşınca, şöyle kırmızı bir ışık gördüm, üstüme geldi, titremeye başladım, ayaklarımı havada gördüm sanki. Sonra itfaiye geldi, indirdi beni damdan. Parmaklarımın arası parçalanmıştı.

İşte o zaman demiştim, işte vampir oldum ben. Hep severdim ya böyle öyküleri. Daha doğrusu bütün öyküleri. Çok kitap okuduğum için. Babam hep bana kütüphanelerden kitap getirirdi. Haftasonları birkaç tane bitirirdim.

Vampir olduğum için bir daha bana bişey olmadı. O sondu. Düşmedim hiç. Veya başka bişi olmadı. Elektrik çok aldığım için herhalde hep çocuk gibi heyecanlı oldum. O yüzden hep derler, senden çok elektrik alıyorum diye. Bu iyi bir şey mi bilmiyorum artık. Enerjik olmak. Kimseye de bedava elektrik vermem. Çok pahalı.

Vampirim ya, hem de jedi, hep jedi büyüsü yaparım. Bu büyü, puding veya çikolata yiyerek yapılıyor. Çok zahmetli bir şey büyü yapmak. Çocukken, teyzem, Kuran okuma gününe götürmek isterdi, Cuma öğlenleri, evlerde. Bundan kaçmak için böyle büyüler yapardım.

Küçükken, bahçede kümes vardı. Kümese girerdim hep. Annem napıyorsun deyince, annecim, insan yiyorum, vampirim ben yaaa, o da kümeste tavuklar var deyince, tavukları da tatlı niyetine yiyom annecim, derdim. Eh o zaman akşama yemek yapmayım ben, sen toksun derdi. Hayııır, yaa bu hayal hayal, annecimcim. Sen tavuk göğsü yap bu tavuklardan. Sahiden de tavuktan yapıyorlar sanıyordum. Annem ilk yaptığında ben onu yemem anneciğim, ben çiğ yerim tavukları demiştim.