12 Temmuz 2020 Pazar

KAÇAKLAR VE MÜLTECİLER




KAÇAKLAR VE MÜLTECİLER

Chuck Palahniuk

Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları yer altı edebiyatına devam ediyor. Yer altı edebiyatı  bizde Kerouac, Genet, Burroughs, Bukowski, Fante gibi yazarlar nedeniyle seviliyor. En ünlü kitap ise Ingvar Ambjorsern’in Beyaz Zenciler’i. Bizde en ünlü yazar ise Chuck Palahniuk. Dövüş Kulübü nedeniyle.

Palahniuk’un bu kitabı bir tür rehber roman gibi. Yani kurgu roman sayılmaz da Palahniuk yaşadığı şehrin bilinen ve bilinmeyen özelliklerini anlatmış. Sadece o şehirde yaşayanların bileceği ayrıntılar. Harita gibi, gezi rehberi gibi. Sokaklar, caddeler, barlar, müzeler, eğlence yerleri, parklar, geçmişte ve şimdi yaşanan olaylar, insanlar, şehrin tuhaflıkları, yemekler, restoranlar.

Kartpostallar yoluyla da anlatıyor. Şehir, Oregon eyaletindeki Portland. Sürükleyici bir roman gibi değil de daha çok eğlenceli, esprili kesitler olarak okunuyor. Bir yazarın yaşadığı şehre bakışı.

Palahniuk hayranları zaten okurlar.

Not:3/4

11 Temmuz 2020 Cumartesi

FİLM SEÇKİSİ 16



Haysiyet Kolonisi

Colonia (2015/Almanya)
Gerçek olay.  Şili’de insanların hapsedildiği bir koloni ancak liderleri insanlara yardım ettiğini düşünüyor. Genç bir kız da erkek arkadaşını bu bölgeden çıkarmaya çalışıyor. Oyuncu kadrosu parlak.

Hizmetçi

Ah-gas-si (2016/Güney Kore)
Old Boy’un yönetmeninden sıra dışı ve etkileyici bir film. Ufak bir kız, bir kontese hizmetçi olur. Ancak, kendisi aslında bir hırsızdır ve bir üçkağıtçı tarafından işe alınmıştır. Amaç, kontesin üçkağıtçıya aşık olmasıdır. Hikaye birkaç farklı açıdan anlatılıyor.

Zoraki Detektif

Tam Jeong Deo Bigining (2015/Güney Kore)
Suça hayran bir blog yazarı çizgi romancı, arkadaşı detektif bir suça karışınca onu kurtarmaya çalışır. Kurtarmaya çalıştıkça olay karışır. Eğlenceli aksiyon. Oyuncular da popüler.

Tatil

The Holiday (2006/A.B.D.)
Tatlı romantik komedilerden. Biri Amerika’da diğeri İngiltere’de iki yalnız kadın kısa bir tatil için evlerini değiştirirler. İkisi de farklı insanlarla tanışır. Mutluluk verici.

Beyaz Bant

Das Weisse Band (2009/Almanya)
Haneke’den ilginç bir film. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da bir köy. Tuhaf olaylar olur, insanlar kaybolur, suçlusu da çocuklardır. Bir çocuk hikayesi ve gerçek olaylardan uyarlama.

Üzgünüz Size Ulaşamadık

Sorry We Missed You (2019/İngiltere)
Ken Loach’un son filmi. İşçi sınıfı ailesi. Karı koca çalışır, aileyi geçindirmeye çalışırlar. Hayatlarını kazanmaya çalışmaktan birbirlerine bile zaman ayıramazlar. Adam bir iş kazasından sonra her şeyini kaybeder ve aile zor zamanlara düşer.

Rüzgar Bizi Sürükleyecek

Bad Ma Ra Khahad Bord (1999/iran)
Abbas Kiarostami filmi. İran kırsalında geçiyor. Yavaş film, sabırlı izleyici için bir ödül gibi. Birkaç kişi bir köye film çekmeye gidiyor. Orada değişik insanlarla karşılaşıyor. Biraz da mistik insanlar. Konudan çok İran köy yaşantısı, kültürü işleniyor. Yönetmenin en iyi filmlerinden.

Gothica (2003/A.B.D.)

Bir hapishane psikiyatristi bir kaza geçirir ve kendi hapishanesinde kendisini hasta bir mahkum olarak bulur, hiç kimse onu dinlemez anlamaz. Gerilim. Halle Berry, psikiyatrist rolünde.

Kanlı Pazar

Bloody Sunday (2002/İngiltere)
Gerçek olay. 1972 yılında İrlanda insan hakları yürüyüşünde İngilizlerin yaptığı kıyımı anlatan film çok etkileyici.

Gizemli Kadın

A Good Woman (2004/İngiltere)
İtalya, Amalfi. Şehre bir kadın gelir ve zengin ve evli bir erkekle birlikte olur. Elbette bu bir olay yaratır. Adamın eşi de durumu öğrenir ancak filmin sonunda dramatik bir sürpriz gelir.

Yarım Ay

Niwemang, 2006, İran
Bahman Ghobadi’den İran Kürtleri filmi. Ünlü bir İranlı Kürt müzisyen Irak’ta konser verecektir. Bir otobüs ve çocukları ile yola çıkar. Ama Irak sınırından geçmesi  zordur, vize almaları zordur, bir kadın şarkıcı da lazımdır ama kadınların şarkı söylemesi yasaktır. Gerçekçi film ama sonu fantastik de. Unutulmaz filmlerden.

10 Temmuz 2020 Cuma

DEVAM EDEN DİZİLER 4



BABY: İtalyan liseli gençlik dizisinin ikinci sezonu da bitti. Üçüncü sezon da gelecek.  Dizi, Skam, Quicksand, Elite, 13 Reasons Why tarzında ancak biraz daha sert. Roma’da lise öğrencileri Chiara ile Ludovica’nın hayatlarının anlatıldığı dizi birkaç yıl önce Roma’da gerçekleşen bir olaya dayanıyor. İki kız rahat yaşamak için parayla bedenlerini satıyorlar. Şaşırtıcı. Herkese göre değil.

VISAVIS:EL OASIS: İlk dört sezon çok heyecanlı, sürükleyici gitti. Kadınlar hapishanesinde aksiyon dizisinde özellikle Macarena ve Zulema öne çıkmıştı. Ek sezon da geldi. Bu kez bu ikilinin hikayesini izledik. Yanlarında Goya ve Saray da vardı. Artık hapiste değiller, dışarıda bir iş çevirdiler. Önceki sezonlardan daha ağır tempolu bu sezonda ikilimiz yine iyiydi. Dizinin sonunu da Saray (Nairobi)  getirdi. Visavis, La Casa de Papel, The Pier, bu üç dizide de ortak oyuncu ve yönetmen sayısı fazla. Bu tür İspanyol dizileri sevildi.

MINDHUNTER: İlk sezonda, FBI ajanları yeni bir proje geliştirmişti. Hapisteki seri katillerle görüşerek katillerin motivasyonlarını incelemeye başladılar. Seri katil profillerini oluşturmaya çalıştılar. İkinci sezonda da aynı proje devam etti. Ünlü gerçek seri katillerle görüşmeye devam ettiler, Kemper, Manson, gibi. Bir yandan da sezon boyunca bir davayı sürdürdüler. Çocuk katili. Yine gerçek bir olay olan bu davada, seri katil, siyah çocukları öldürüyor. Dizi yine çok iyi. Kaliteli Amerikan dizisi.

DARK: İlk iki sezon iyiydi. İlk sezon daha kolaydı. Sonra karmaşıklaşmaya başladı. İkinci sezon sonunda mağara çıkışında tesis patlamıştı. Kara delik oluştu. Bu yüzden üçüncü sezonda belki de zaman durdu. Jonas ile Martha mutlu olabilecekler mi? Belki de en önemli soru buydu. Üçüncü sezon çok karmaşıktı. Zamanlar, dönemler, evrenler, kişiler karmaşık, anlaması kolay değil. Belki kişileri yazarak, soy ağacı ile izlemek daha mantıklı olabilir. Artık dizi severlerin en sevdiklerinden olan Alman dizisi.

MARCELLA: İngiliz suç polisiye dizisi. Kuzey polisiyesi tarzında olan dizinin ilk iki sezonu bitmişti. İlk iki sezon bildiğimiz kuzey polisiyesi. Sorunlu kadın polis, seri katil, çocuklara şiddet.  Olayın peşinde giderken kendi sorunları ile çarpışan kahraman. Üçüncü sezon ise çok şaşırtıcı geldi. Dizi tamamen değişti. İkinci sezon sonunda Marcella ortadan kaybolmuştu. Üçüncü sezonda başka bir kimlikle ortaya çıktı ve bambaşka bir karakter oldu. Çok başarılı dizi.

SWEETBITTER: Amerikan mutfak dizisinin ikinci sezonu da bitti. Taşralı bir kız New York’a gelir ve bir kaliteli restoranda işe başlar. İşi ve büyük şehri öğrenmeye çalışır. Restoranda çalışmak kolay olmaz. İlişkiler, aşklar da. Genç kız bu ortamda büyümeye, öğrenmeye, yaşamaya çalışır. Kötü alışkanlıklar da edinir. Zarif dizi. Herkese göre değil.

9 Temmuz 2020 Perşembe

MÜZİK SEÇKİSİ 2




Gaye Su Akyol-Yıllar Yılan
Seda Bağcan-Mul Mantra
Dawaat-e-Ishq OST-Shayarana
La Famille Belier OST-Je Vole
Khoobsurat-Abhi Toh Party Shuru Hui Hai
Funda Arar-Geceler
Yeh Jawaani Hai Deewani OST-Balam Pİchkari
Yeh Jawaani Hai Deewani OST-Badtameez Dil
Hasee Toh Phasee OST-Punjabi Wedding Song
Dawaat-e-Ishq OST-Rangreli
Dil Tengi-Bir Ağaç Olsam
Angele-Jalouise
Benee-Find an İsland
Oscar Anton ve Clementine-Nuits d’ete
Skyrim-Distant Horizons
Chris Isaak-Lie to Me
Korn-Here to Say
Blue Öyster Cult-Don’t Fear the Reaper
Anathema-Deep
My Morning Jacket-Dondante
Mavi Gri-Hayatım Leş
Bring Me The Horizon-Parasite Eve
Twenty One Pilots-Level Of Concern
Oğuzhan Koç-Kendime Sardım
Alan Walker/Ava Max-Alone
KennyHoopla-How Will I Rest in Peace
Bigbang-Blue
Taeyang-Ringa Linga
Cnblue-Cinderella
Cnblue-Lady
Roy Kim-Linger On
Lee Hi-Breathe
2NE1-Come Back Home
Ailee-Evening Sky

8 Temmuz 2020 Çarşamba

ANI DEFTERİNDEN 2



Teyzemi tanıyamıyorum artık. Başka bir dünyada yaşıyor sanki. Osmanlıyı biz batırmışız gibi inanıyor, Osmanlıyı yok etmişiz, padişahı kovmuşuz, kaçmış yazık ona vah vah. Eskiden Kurtuluş Savaşı hakkında şeyler dinlerken, Atatürk hakkında şeyler dinlerken ağlardı, şimdi Osmanlıya ağlıyor.

Hep kedi köpek kuşlarımız kaplumbağamız balıklarımız oldu, kerevit bile besledik akvaryumda. Bir kedimiz vardı adı Duman. Bir köpeğimiz vardı, adı Gork. Babam Gorki sevdiği için. Gork, ayran içer dokuz kat gofret çok severdi.

Çocukken meyve pek yemezdim ama çilek ve karpuz çok severdim, muzu da. Kek ise mutluluk tabii. Kızkardeşimle hiç geçinemezdik. Ona tavşan derdi annem ama bence o uzaydandı. Kardeşler hep sadist olur ya. Annem de hep pastacı. Pancar suyuna elma eklerdi, pancarın tadı gitsin diye. Kardeşim uzaylı olsa da hayallerde uçan hep ben oldum. Günlüklerim, anı defterlerim de hep hayal uçuşları dolu zaten. Hayalden gerçeğe inmem bir milenyum tutar yani. Kardeşim de şirinlik prensesi perisi tavşanı hep. Onu sevmekten şeker komasına gireceğiz yani.

Anıları okumak ne güzel olur hep. Çocukluk anılar doğa duygu yaz yol umut ve müzik dolu hep. Anı yollarında rüzgarı hissetmek. Düşler defteri aynı zamanda. Şair demiş ya, dayan kitap ile düş ile. Dünyanın düşe ihtiyacı var ki düşmeye değil. Her şeyi yeni öğrenmeye başlayan masum bir çocuk gibi olsalar insanlar. Pembeli mavili düşler gibi olsa yaşam. Su perileri olsa. İnsanlar kusurlu yetenekler olmasa.

Kardeşimle hep okey, kızma birader oynuyorduk. Kardeşimin egosundan geçilmiyor. Güzel oynadım övsene beni, hak ediyorum, diyordu. Bence kardeşim de kediler gibi uzaylı. Kedili düşler görmesem de kelebeklileri görüyorum.

Anneannemin bahçesinde bir kere toprakla oynarken solucan görüp bir daha toprak ellememiştim.