Edischar ve Taha'nın düzenlediği sohbetler devam ediyore.
Bu haftanın konususu;
Söz, nişan, çeyiz alışverişi, kına gecesi, fotoğraf çekimleri, düğün salonları ve hepsinin arkasındaki şatafat düşkünlüğü… Ülkemizdeki düğün adetleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizin hayalinizdeki düğün nasıldır?
Nikah salonunda nikah kıyılcak, oraya aileler arkadaşlar
gelir, ondan sonra o gün veya ertesi gün bir parti, buna gençler gelecek, belki
isteyen büyükler de gelir. Ama karşı tarafın ailesi çok isterse yani düğün de
olabilir tabii, kırmam yani.
Düğün ya da parti de mevsime göre düşünülür. Baharsa açık
havada yeşillikli bir yer, yani yorulunca topuklular çıkacak ve rahat oynanıp
zıplanacak. Düğünden çok festival gibi olmasını isterim. Kır düğünü olcaksa
sabaha dek sürsün, kimsenin gece evine dönme sorunu olmasın. Kalacak yer de
olsun yani seçilen mekanda.
Eğlenilecek bir müzik olması önemli. Parti yani, sevdiğimiz
müzikler. DJ gelmesin. Çalınca mutlu edecek şarkılar, arkadaşlarımızla
anılarımız olan müzikler. Düğüne çok masraf yapılmasın. Takı taksınlar, düğün
borcu olmasın, dünyayı gezerek balayı olsun.
Düğün adetlerinin bir mantığı var ama zorunlu değil.
Büyükler istesin ama külfet olmasın. Özel istek yoksa bütün adetler yerine
gelmeyebilir. Söze gerek yok, ya nişan ya da direk düğün. Uzun olmayan
nişanlılık. Söz gereksiz bir süreç. Millete ciddiyiz demeye gerek yok. Çok
uzamasın bu süreç.
Hiç dansetmeyen biriyle evlenirsen kötü tabii.




