18 Ekim 2019 Cuma

James Patterson ve Büşra Yılmaz



Sonsuza Dek Okul Kapandı

Maximum Ride 2

James Patterson

İnkılap Yayınları

Patterson, batıda en ünlülerden olsa da bizde yeteri kadar ünlü olmadı. Çok sayıda romanı dilimize çevrilen yazarın en çok tanınan romanlarından biri Örümceğin Maskesi. Filme de çekildi. Patterson’un filme çekilen başka romanları da var. Özellikle Alex Cross serisi ünlü. Birkaç Cross’lu romanı da filme uyarlandı. Yazar, gerilim, polisiye yazıyor.

Maximum Ride da bir genç yetişkin aksiyon serisi. Serinin ilk kitabında başlayan macera ikinci kitapla devam ediyor. Fantastik roman serisi diyebiliriz. Bir grup kuş çocuk var. Yani DNA’larında kuş geni olan birkaç çocuk. Başlarında Max adlı kız var. Deney sonucunda böyle olan çocuk çetesi kaçıyor ve peşlerinde de Silici’ler var. Bunlar da kurt geni taşıyan çocuklar. Bu macerada kuş çocuklar Anna adlı bir FBI görevlisinin evine yerleşiyor ve okula başlıyorlar. Ancak siliciler onları buluyor ve siliciler de artık uçabiliyor. Bir kovalamaca başlıyor. Max’in klonu yapılıyor ve klon da silicilerle birlikte.

Eğlenceli, çok da önemli olmayan roman. Not:2/4




Ölüme Fısıldayan Adam

Büşra Yılmaz

Epsilon Yayınevi

Ölüme Fısıldayan Adam, Wattpad yazarı Büşra Yılmaz’ın umutsuz aşk romanı. Devamı da geldi kitabın.

Yosun ile Özgür’ün umutsuz ilişkisi. Yosun intihar etmek üzere iken, bir tesadüf eseri eve Özgür diye bir genç adam gelir ve Yosun intihar edemez. Bundan sonra ise Yosun Özgür’e aşık olur ancak tek taraflı bir aşktır bu. Özgür de bir dolandırıcıdır. İkisi de umutsuz, kayıp insanlar aslında. Ve Özgür’ün geçmişinden Pınar. Üçünün ilişkisi. Karamsar, hüzünlü, bağımlı ilişkiler. Özgür, Pınar’ı unutamıyor, Yosun, Özgür’den kopamıyor.

Oldukça dramatik bir roman. Ancak yine de yazarın dili sürükleyici. Üzüntülü aşk dramlarını sevenlere. Not:3/4

17 Ekim 2019 Perşembe

Bloglardan Seçmeler



Denize Bakan Ev

Yeni keşfettiğim ama pek de hoş yazılar yazan güzel yorumlar yapan arkadaşımız.

https://denizebakanev.blogspot.com/

The Stories from the Stars

Ceydaa, kitaplar, filmler, müzikler yazıyo pek de sevimli bir dille ve seçimleri de çok iyii. Neden kitap okuyoruz yazısı çok iyiydi. Keyif için okuyoruz tabii.

https://thestoriesfromthestars.blogspot.com/

Saliha

Bütün yazıları ve yorumları ile beni en çok güldürenlerden ooo.

http://saltcik.blogspot.com/

Yağmur Tozu

Güzelim yazılarına devam ediyooo.

https://yagmurtozu.blogspot.com/

İrem Can

Kelime bul. com ve kitap yazıyorum yazılarını okuyun. İrem aramızdaki en güzel fikirleri bulan arkadaşımız ayrıcaa.

http://konumuzkitap.blogspot.com/

Blogger Ajandası

Bol kitaplı güzel yazılarına devam ediyoo.

https://bloggerajandasi.blogspot.com/

Oytunla Hayat

Yazın bir süre yoktu ama şimdi komikli aksiyonlu neşeli yazılarına döndüüü.

http://oytunlahayat.blogspot.com/

Akela

Tatlı dili iyi kalbi tatlı yazıları tatlı yorumları ile en sevdiklerimdeen.

http://semsiyeninaltindakikiz.blogspot.com/

Belle'nin Kütüphanesi

İyi kitap yazıları ile aramızdaa.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com/

Umman Aslan

http://buummansessiz.blogspot.com/

İyi kalpli temiz ve duygulu yazılarıyla pek sevdiklerimdeeen.

16 Ekim 2019 Çarşamba

Şiir Dinletisi



Sevgili Derya, o da artık eski blogculardan sayılır, bir şiirimi seslendirmiş. Blogu, Yor(m)uyorum, blog adı da Demirlady. Aslında şiir değil de şiirimsi demek lazım. Yani Didem Madak, Birhan Keskin, Edip Cansever şiirlerini düşününce yazdıklarıma şiir denemeleri, şiir çalışmaları demek daha doğru.

Dinleyince yine şunu düşündüm. Şiir, okumaktan çok sesli dinleyince daha keyifli oluyor. Yani şiir daha çok bir sesli sanat aslında. Derya da şiiri sanki göklerden, yıldızlardan seslendirmiş gibi geliyor. Arnavutluklu opera şarkıcısı Inva Mula gibi okumuş. Yani çok hoşuma gitti demek istiyorum. Bu güzel jesti için ona teşekkür ederim.

Şiir, Youtube'da onun sayfasında. İlham Yıldızı sayfanın adı. Ne güzel bir isim değil mi? Başka videoları da var. Diğer videolarını da dinleyebilir, izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=l-mPMQcFBmk  (Şiir Dinletisinin Linki)

https://yormuyorum.blogspot.com/        (Derya'nın blogu)



DÜŞ ÇOCUKLARI

Hayat bazen kara olabilir dar olabilir

Ama erteleyemeyiz umutları hayalleri sevgileri geleceğe

Yazarsak şimdi yazarız anlatırız masalları

O gün gelecek dersek gelmez bitmez gündelik işler hiç

Gelmez geniş zamanlar

Biziz zamanları genişleten

Herkes masal dinlemek ister

Anlatanlar da olmalı

Gerçek olanlar masallardır

Ve hepimiz çocuğuzdur aslında

Hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz masalları isteyen

Bu dünyanın ötesindeki

O yelkenliyle gittiğimiz ülkeye o yok ülkeye

Düşler ülkesine varıp

Bir deniz fenerinin altında

Gizli bahçemizdeki çiçekleri çıkarıp koklayan

Biz çocuklar

Düş çocukları

15 Ekim 2019 Salı

Okul Mimi




Biriciklerimizden ve blogunda hem aktif hem de hep yaratıcı olan İrem Can (Konumuz Kitap) yine hoş bir mim hazırlamış. Geçmişe yolculuk. İlkokul yıllarına yolculuk.


Bu mimi biricik Ceyda da çok tatlı yanıtlamıış. Başka yapanlar var mı ama henüz görmedim şimdilik.






İlkokulda nasıl bir öğrenciydin?

İyi öğrenciydim. Çok çalışkandım. Sistemli, düzenli ve çok çalışırdım. Hiç kötü notum olmazdı. Anlayamadığım yerlerde babam yardım ederdi. Ders dışında da hep kitap okurdum. Bir de diziler tabii. Ama en çok kitap. Bir de günlük tutardım. Hala da tutuyorum.

Dostluk kavramına inanır mısın?

İnanırım. Kitaplarda filmlerde daha güzel oluyor. Okul döneminde de dostluk çok tatlı. Okul bitince o kadar da keyifli değil. Dostluğa zaman olmuyor. Çekingen, ürkek olunca da zor zaten.

Okul hayatınızda en çok zorlandığınız ders veya dersler ya da önerileriniz var mı?

Beden, müzik zor gelirdi. Çalmak, söylemek filan. Beden de öyle. Yüzme yapıyordum ama okulda faydası olmadı. Masa tenisi bir de ama o da okulda faydalı olmadı. Öneri, çok minikken spora başlamak.

Öğretmeninizle yaşadığınız komik bir olay var mı?

Lisede var. Çalışkanım ya. Sayısalcıyım. Bütün derslerim iyi. Sınıfta düşük alanları görünce onlara özenirdim hep. Ben düşük not almaya çok korkardım. Bir sınavda tamam dedim düşük not alcam. Fizikten düşük aldım. Ama hocam çok kızdı. Bana yumuşak bir tokat attı. Onunla alay mı ediyorum diye. Çok utandım valla.

Hiç sınıf başkanı veya başkan yardımcısı oldun mu?

Çok oldum hep oldum. Çalışkan olduğum için. Sessiz utangaç ürkek başkandım hep ama. Başkan oldum hep yani. Zaten hep sınıf ve okul birincisi idim. İkinci olsam çok ağlardım.

Hiç öğretmen olmayı düşündün mü?

Hiç düşünmedim. Tıp, endüstri, gıda filan düşündüm hep. Ama sonra çevirmen oldum. Ve formasyon ve sınavlarla da özel okul ve özel dershane öğretmeni oldum. Öğretmek çok eğlenceli, neşeli bir şey.

Bu şirin mimi okul yıllarını veya geçmişi özleyen herkes dapsın.

14 Ekim 2019 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri 7



Bu hafta Edischar da Taha da meşgul. O yüzden bu haftaki sohbeti başlatayım dedim.  Edischar'a da söyledim. İrem Can (Konumuz Kitap) bir sohbet konusu önermişti. Güzel bir konu.

Türkiye' nin eğitim sistemi sizce nasıl? Sınav sistemi ve ezberden yana olan bu eğitimi destekliyor musunuz? Siz öğrenciyken en çok neyden zorlandınız? 

Eğitim sistemi iyi değil tabiside. Bunu herkes söyler herhalde. Çok fazla sınav var. Mezuniyetten sonra da çok sınav var.

Desteklemiyorum. Evet ezberden yana bizim sistem. Yani, pratiğe dönük değil. Öğrencilerin düşünen, sorgulayan, gelişmeye açık, kendi ilgi alanlarında ilerlemelerine uygun, yaratıcı, özgür bireyler olmalarına izin verilmiyor. Hep tamam diyen, varolanı hep kabul eden bireyler yetiştiriliyor.

Üniversite eğitimi de öyle. Yüzlerce üniversite açıldı. Birçoğu üniversite bile sayılmaz. Zaten mezun olunca iş bulma olanakları da kısıtlı. Birçok öğrenci, sadece zaman geçirmek için üniversiteye gidiyor.

Bu nedenle kendine güvenen, geleceğe umutla, heyecanla bakan, birçok iş alternatifi arasından seçim yapabilen bireyler yetişmiyor bizde. Çekingen, ürkek, ne yapacağını bilemeyen, ne yöne gideceğini bilemeyen insanlar yetişiyor. O yüzden de çok kişi depresyonda, işsiz, sıkılıyor.

Öğrenciyken zorlanmadım. Çalışkandım, hafızam da, ezberim de iyiydi. Ama işte, öğrendiklerimizin gerçek yaşamda karşılığını bulmak hep zor oldu. Kişisel olarak sadece beden eğitimi zor geliyordu.