11 Temmuz 2026 Cumartesi

BATAKLIK



Gece. Bir kasabanın yakınlarındayım. Tek tük evler var. Ağaçlar çıplak, yapraksız, siyah gölgeli. Karanlık koyu, bulutlar siyah. Ay ışığı ağaçlara vuruyor ama ayı göremiyorum. Çevre gölgeli sadece siluetler görülüyor. Gökte kargalar uçuyor. Bir tanesi de bir ağacın tepesinde.

Kargalar kötü. Bir tarikata bağlı insanlar kargalarla iletişim kurabiliyorlar. Kargaların gördüklerini kendi zihinlerinde görebiliyorlar. Bir kargayla bağlantı kurduklarında karga acı çekerse veya ölürse aynısı o insanlara da oluyor.

Kaçıyorum tarikattan. Ağacın tepesindeki ve gökteki kargalarla beni izlediklerini biliyorum. Ama rüyam bir süre dondu. Zaman geçti. Ağaçtaki kargayı öldürdüm. Bu yüzden tarikatın lideri de öldü. Liderleri öldü diye diğerlerinin kargalarla bağlantısı kesildi. Artık beni de takip edemiyorlar. Ama artık beni sadece bulmak değil öldürmek de istiyorlar.

Korkuyordum. Rüyama bir de onlardan kaçan bir adam da girdi. Adamla karşılaştık yolda. Arabama onu da aldım, ona da yardım edeyim diye. Gizemli biri gibi duruyordu adam, tarikat bu adamın eşini öldürmüş yıllar önce. Adam üzgün biriydi, kaçıyordu ama intikam almak da istiyordu ama bunu yapabilecek biri de değildi. O nedenle içine kapanan biriydi.

Onun bildiği gizli bir yere ulaştık. Bataklıklı bir bölge. Bataklıkların arasında birbirinden uzakta gizli evler vardı. Adam eskiden buralar bataklık değildi, çayırlar vardı dedi. Çiçekler vardı. Adamın evi varmış eskiden burada. Eşi ölünce terk etmiş buraları. Her yer karanlık ve gölgeydi. Evinde fotoğraflar vardı.

Bataklık suları fosforlu gibi yeşil yeşil parlıyordu ve sis vardı çevrede. Arabayı saklar ve ışık yakmazsak bizi kimse bulamaz dedi. Arabayı garaja koydum. Ev tahtadan yapılmıştı. Uzun süredir de kullanılmadığı için çürümüştü çoğu yeri.

Bizi bulmak üzere olduklarını düşündüm. Haberlerde beni aradıkları söyleniyordu radyoda. En son da olduğumuz yere yakın bir yerde yanımdaki adamla görmüşler. Adam korkma bulamazlar bataklık labirent gibi dedi ama buna inansam mı bilemedim çünkü çok yakın bir yere kadar takip edebilmişlerdi. Yine kargalar gelebilirdi. Sislerin içini görmeye çalışırken gölgeler gördüm el feneri ışıkları vardı bir sürü. Ne yapacağımı bilemedim çok korktum sonra uyandım o sırada.


21 Haziran 2026 Pazar

PAZAR SABAHI NOTLARI






Duvar, pencere olmasa bir işe yaramıyor.

………………

Aşkın ömrü kısa diyorlar. Aynı insanlar kelebeğin ömrü de kısa diyorlar. Nereden biliyorlar ki hiç kelebek olmayanlar.

……………

Limanlar için fark yok, yat veya balıkçı teknesi.

…………..

Sevgiden kaçıp aşka tutulmak yağmurdan kaçıp doluya tutulmak gibi oluyordur herhalde.

……………

Bütün dünya çocuklar ile dolabilse, dünyanın bütün insanları çocuk olsa, sadece bir düş bu.

………..

Zaman mı içimizde, yoksa biz mi zamanın içindeyiz. Hayat bir Pazar kahvaltısı gibi. Telaşlı bir öğle yemeği gibi. Ailece toplanılan akşam sofraları gibi. Zamanı bir yana bırakarak yapılan.

……….

Bulutlar bazen yerde ne topladılarsa onu yağdırıyorlar. Pislik de olabiliyor.

12 Haziran 2026 Cuma

KİTAPLAR

 



ANNEMİN UYURGEZER GECELERİ

Ayfer Tunç

Can Yayınları, 440 sayfa

Orta yaşlı bir kadının evli bir erkeğe aşkı anlatılıyor. Bir yandan da kadının annesi ve anneannesi. Aşk, tutku romanı ancak karakterler sağlıklı insanlar değiller, yaralılar, normal yaşayamıyorlar. Hepsi mutsuz, depresifler. Erkek ile onun eşinin de hayatını öğreniyoruz. Yeşil Peri Gecesi, Kapak Kızı kadar güçlü olmasa da yine de okunan romanlardan. Oldukça da kasvetli. Not:3/4


ŞARKINI SÖYLEDİĞİN ZAMAN

İnci Aral

Kırmızı Kedi Yayınları, 232 sayfa

Kırık aşk hikayeleri. Ülkemizde çok eskiden yaşanan politik mücadele zamanında yaşanamayan bir aşk hikayesi ve yıllar sonra bu aşkın farklı bir versiyonunun yeniden yaşanması. Zorunlu ayrılıklar, söylenemeyen sevgiler ve şaşırtıcı tesadüfler. Not:3/4




EYLÜL 12’DEN VURDU

Emine Özgenç

Akçağ Kitabevi, 320 sayfa

Gerçek hayat öyküsü. Yazar kendisini ve ailesini anlatıyor. Ülkemizin geçmişinde acılı bir dönem olan 12 Eylül döneminde yaşananlar insanı hayrete düşürüyor. Kızların ve annelerin yaşadıkları. Not:3/4


GENÇ KIZ, 1983

Linn Ulmann

YKY, 198 sayfa

Liv Ulmann ile Ingmar Bergman’ın yazar kızları Linn’in otobiyografik romanı Linn’in genç kızlığını anlatıyor. Annesi ile olan ilişkisini. Roman sanki Annie Ernaux tarafından yazılmış gibi. Aynı dil ve edebiyat. Çok ilgi çekici. Not:4/4




KARDAN ADAMIN KÜLLERİ 2

Işıl Işık

Artemis Yayınları, 352 sayfa

Seri romanın bu cildinde Ayaz başrollerden birinde. İlk ciltte Devin komiserin oğlu Asrın kaçırılmıştı. Bu ciltte de Devin oğlunun peşinde. Esmer komiser ona yardım ediyor. Ayaz adlı gizemli biri de. Polisiye sevenlere hafif gerilimli yazlık romanlardan. Not:3/4


ARDEN 2

Işıl Işık

Artemis Yayınları, 380 sayfa

Devam romanı. Angelina Jolie veya Charlize Theron havasındaki gizli ajan Arden Avrupadan sonra İstanbulda işine devam ederken bir yandan da iki erkek arasında kalmadan, aşık olmadan aksiyon peşinde. Hafif hoş yazlık romanlardan. Not:3/4





YAĞMURDAN SONRA

Defne Suman

Doğan Kitap, 158 sayfa

Yerli distopik bilimkurgu. Doğa felaketleri, pandemi tarzı olaylar ve insanların korunma kaçınma mücadeleleri. Adada salgından kaçmaya çalışanlar. Sadece türü sevenler için. Not:3/4


BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

İrfan Orga

Everest Yayınları, 445 sayfa

Gerçek hayat öyküsü. Yurtdışında yaşayan yazarın İngilizce yazdığı bu roman uzun yıllar sonra dilimize çevriliyor. Osmanlının son yılları, İstanbul’daki zor yıllar, ailelerin parçalanması, işgalin savaşın açtığı yaralar. Yazar çocukluğunu anlatıyor daha çok. Dönem romanı olan bu kitap unutulacak gibi değil. Not:4/4

5 Haziran 2026 Cuma

ÇOCUKLAR OYUNCAKLAR




çocukluğumuzda oyunlar oynarız ya, işte onun gibi bir şey, çocukluğumuzda çizgi film izleriz, sonra o filmdeki gibi oynarız, komşu çocukları ile oynarız, bebeklerimizle, işte onun gibi bir şey, annemiz bize masal anlatır, kitap okur çocukluğumuzda, uyuyunca üstümüzü örter, oyun arkadaşımız üşüse çıkarıp kazağımızı veririz, işte onun gibi bir şey arar insan, sevgi, sevmek de onun gibi bir şey, çocukluğumuzdaki gibi bir şeyler arıyoruz, çocuklar gibi.

evrenin bilinmeyen yerlerinden gelen masum insanlar soymalı bütün oyuncakçı mağazalarını, dağıtmalılar oyuncakları bütün çocuklara, oynasın bütün çocuklar. göçmen kuşlar geri geldikçe, kuşlar tur attıkça masumiyet de çocuklar da sevgi de bitmeyecek.

26 Mayıs 2026 Salı

KISA NOTLAR

 



yalnızlık insanın arkadaşı olabilir mi, olamaz gibi ancak olursa da en iyisi olur.

yanlış insanlar doğruları doğru insanlardan öğrenip doğruyu yanlış yapıyorlar, aslında yanlış başarılı olursa bunu doğruya borçlu oluyor.

senin bana sevgini verebilmen için benim sevgimin sende var olması gerek. olmayan şey verilmez. oysa ki ben seni seviyorum. çünkü senin sevgin bende var. var olan şeyi sana verebilirim.

küçük bir kız, apartmanın zillerini çalıp kaçtı. bir teyze ona kızdı, çok ayıp dedi, sonra da bana döndü, bana kalsa bütün mahallenin zillerini çalıp kaçarım ama yakalanmaktan korkuyorum, dedi.

sahnede perde ve ışıklar, başroldekilere de figüranlara da kapanıyor.

minicik, iki aylık kadar bir bebek, gözleri mavi, ağzında meme, anasının koynunda, anası dileniyor, şanssız doğan bebek.