24 Haziran 2022 Cuma

BLOGLARI CANLANDIRMA PROJESİ 6


BCP Haziran ayı teması, Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi, fantastik, epik fantastik idi.

Daha önce okumadığım, okumak istediğim bir yazar olan Armentrout'tan bir roman seçtim. Bir de, birkaç ay önce okuyup blogda yazdığım Ay Günlüklerinin ikinci kitabını okudum. İkisi de sevimli.


SCARLET

Marissa Meyer

Artemis Yayınları, 480 sayfa

Yazarın Ay Günlükleri serisinin ikinci kitabı. İlk kitap Cinder idi, Cinder bir aylı şirin sayborg, ayakları metal, aydan dünyaya getirilmiş, kaçırılmış bir prenses o aslında, Prenses Selene. Prens Kai ile karşılaşıp birbirlerinden hoşlanmışlardı ancak dünyayı ele geçirmek ve Kai ile evlenmek isteyen kötü kraliçe Levana Cinder’e düşman idi. Cinder Pekin’de hapis kalmıştı.

Bu romanda Scarlet, babaannesi ile Fransa’da domates yetiştiren ve bir hava aracı kullanan bir kızıl saçlı. Babaannesi kaçırılır, o da tanıştığı Wolf adlı bir adamla babaannesini aramaya başlar. Yani, Kırmızı Başlıklı Kız masalının gelecekteki versiyonu, fantastik masal. Wolf’a da güvenilmez, çünkü zaten bir kurt yani ve aslında babaannesini kaçıran ekipten o da.

Cinder, bir arkadaşı ile hapisten kaçar, uzay gemisi ile o da geçmişinin peşine düşer. Onu aydan kaçıran bir pilot vardır, yıllar önce. Bu pilot da alında Scarlet’in babaannesidir. Cinder kadın pilotu bulur. Scarlet ve Wolf da bulur. Böylece Scarlet, Cinder, Wolf birlikte bir maceraya atılırlar.

Kraliçe Levana, kurtları onların peşine salar. Prens Kai ise Cinder yakalanacak diye korkmaktadır.

Külkedisi ile Kırmızı Başlıklı Kız bir arada, eğlenceli, heyecanlı, sürükleyici roman. Not:3/4




SAPLANTI

Jennifer L. Armentrout

DeX Yayınları, 350 sayfa

Saplantı, yazarın Lux serisinin yan kitaplarından.

Luxenler ışık saçan lamba gibi uzaylılar. Arumlar ise daha tehlikeliler, insanın nefesini içine çekip enerji alırlar. İki tür de uzaylı ve dünyadalar. Savunma Dairesi ise onların farkında ancak insanlar bilmiyor. Onlar insan şekline bürünebiliyorlar.

Serena adlı genç kız, arkadaşı Mel bir Luxen tarafından öldürülünce korkup saklanmak ister. Luxenlerin konuşmalarına da tanık olmuştur. Luxenler peşine düşer kızın. Savunma Dairesi de Serenayı korumak için bir Arumu görevlendirir. Bir Arum olan Hunter, Serena’yı bir evde saklar. Bu süreçte ikisi birbirlerini severler. Luxenlere karşı birlikte savaşırlar.

Bir genç yetişkin fantastik macerası. Biraz argo ve cinsellik de var. Keyifli, komik roman. Not:3/4

23 Haziran 2022 Perşembe

BLOGLARDAN SEÇMELER



GAMZE ESRA ERSOZ

Ara verip dönen en iyi arkadaşlarımızdan.

http://yasamizi.blogspot.com/

FATMA ÜZMEZ

Ara verip dönen biriciklerimizden.

https://fatmauzmez.blogspot.com/

İREM CAN

Sınav nedeniyle ara verip şimdi aramıza dönen ponçiklerimizden.

https://www.konumuzkitap.com/

BEŞ SENEDE DEVRİALEM

Ara verip dönen minnoşlarımızdan.

https://bessenededevrialem.blogspot.com/

ESTEN

Ara verip aramıza yeni dönen cicilerimizden.

https://tengilimesra.blogspot.com/

ÖNERİ MAKİNESİ

Birkaç ay ara verip dönen aekadaşımızın blogu çok değerli.

http://onerimakinesi.blogspot.com/

ESRA KAFKASLI

O da aylar sonra dönen şirinlerimizden.

https://dearmonarosa.blogspot.com/

ÇEVRE DOSTU

En yeni arkadaşlarımızdan ve keyifli bir blogu var.

https://www.yazimdehasi.com/

İNCİDEN NOTLAR

Eski arkadaşımız aralıklı yazarken şimdi daha aktif ve düzenli. İncilerimizden o da.

http://incidennotlar.blogspot.com/

BLOG DETEKTİFİ

Blog sorunlarımızın çözücüsü oldu, yazıları da keyifl, yorumları da.

https://www.blogdedektifi.com/

22 Haziran 2022 Çarşamba

KELİME OYUNU 82





Kelime Oyunumuz devam ediyor. Her hafta beş kelime veriyoruz ve bu kelimelerin de içinde olduğu öykü, şiir, deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, herkes beş kelime de verebilir.

Haftanın kelimeleri: Çivi/Çığlık/Cadı/Saf/Gezgin


VAİNA 3

Karşısındaki duvarda epey yüksekçe bir şekilde kanatlarından çivilenmiş ve zincirlere vurulmuş bir yıldız çobanı vardı. Yıldız çobanı olduğunu onlara özgü tasvirlerde anlatılan tacından anlamak mümkündü. Kutsal varlıkların içinde sekizinci sırada yer alırlardı fakat böyle bir yerde bu efsanevi varlıkla karşılaşmak akıl almaz bir şeydi. Üstelik zincirlenmiş bir tanesiyle karşılaşmak daha da imkansız bir durumdu.

Yıldız çobanının kanatlarından hala kızıl bir sıvı akmaktaydı. Kıpırdamıyor olduğu için genç adam başta ne yapacağını bilemedi. Birkaç saniye öylece kalakaldı. Sonra bir anda zihninin derinliklerinde "Vaina!" diye onun yankılanan sesini işitti. "Bana Vaina derler..." sonra yıldız çobanı yana düşmüş başını doğrultup aniden gözlerini açtı ve bir çığlık koparttı. Sesi o kadar tizdi pencerelerin hala sağlam olsaydı şuan patlayıp dağılması mümkün olurdu.

Gezgin, sesten dolayı bayılacağını sandı. O kadar uzun sürmüştü ki biraz daha devam etse gerçekten bayılabilirdi. "Lanet zavallı hain sürüsü.. ucube yaratıklar sizi.." Vaina bağırarak bir süre söylenip bela okumaya devam etti. Yüzyıllar önce bir cadı topluluğu onu kandırıp göklerdeki yerinden buraya inmesini sağlamışlardı. Kandırmak için de kayan bir yıldızı avlamış ve kurtarması için yem olarak kullanmışlardı. Onu yakalar yakalamaz buraya hapsetmiş ve o günden beri türlü işkencelere maruz bırakmışlardı. Artık kim olduğunu bile net bir şekilde hatırlayamıyor ama zaman zaman aklına gelen anılara tutunarak canlı kalmaya çalışıyordu. Cadılar onun müthiş güçlerini ele geçirmek ve kendilerine almak istemiş ama bunu asla başaramamışlardı. Yine de gitmesine izin vermemişlerdi çünkü bıraktıkları anda kurtuluşlarının olmadığını biliyorlardı.

Tüm hikayesini gezgine anlatan Vaina zincirlerini çözmesini istedi. Bunu sadece saf yürekli bir insan yapabilirdi. İnanılmaz bir durumla karşı karşıya olan gezgin başta ne yapacağını bilemedi. Sonra Vaina'ya doğru ilerledi. Zincirleri nasıl çözeceğini bilemiyordu. Vaina'nın bedeninden dolanıp önce tavana sonra duvarlara ve en sonunda zeminde ilerleyip tam Vaina'nın önünde büyük bir mekanizma ile kilitlenmiş devasa zincirler açılması kolay görünmüyordu.

Vaina "Sadece parmağına bir çizik at ve bir damla kanını kilidin üzerine akıtırken açıl de" diyerek yol gösterdi. Bu kolay görünüyordu. Gezgin köşede parçalanmış tahtaların arasından iğne gibi bir kıymık parçası buldu sonra da kilidin oraya geldi. Vaina heyecanlanmıştı ve gözleri ışıl ışıl parıldıyor, dudakları çarpık bir gülümseme ile kıvrılıyordu. "Özgür kaldığım anda seni mükafatlandıracağım genç adam." diyordu. Gezgin sonunda kıymığı parmağına batırdı ve elini kilidin tam üzerine doğru uzattı.

O anda gölgelerin içinden gelen "sakın yapma!" diye bir çığlıkla beraber savaşçı bir kadın ona doğru atıldı ve yakalayıp kendisiyle beraber yere düşmesini sağladı. Fakat iş işten geçmişti. Bir damla kan onların düşüşünden önce havada süzülmeye başlamıştı ve olan oldu. Zincirler büyük bir sarsıntı ile hareketlenip çözüldü, asit dökülmüş gibi eriyerek yok oldu.

Vaina zincirden kurtulur kurtulmaz kanatlarını çekiştirdi ve yırtılmalarını göze alarak çivilerden kurtuldu. Sonra da histerik bir kahkaha attı. Savaşçı, gezgini korumak ister gibi önüne geçerek ellerinde büyülü ışıl ışıl yıldırım küreleri oluşturdu. Vaina kahkaha atarken etrafını koyu karanlık bir aura bürümüş, gözleri ise alev gibi bir renge dönüşmüştü.

Gezgine bakarak "şimdi ruhunu kendiminkine katarak seni ödüllendireceğim ve beni kurtardığın için acı çekmene izin vermeyeceğim." dedi. Yıldırım küreleri oluşturan kadına bakarak da "bu kez beni düşürmene izin vermeyeceğimden emin olabilirsin ve tüm insanların ruhunu emerken izlediğinden emin olacağımdan da şüphen olmasın." dedi. Artık yağmur sesine büyülü yıldırımlar ve ışık patlamaları eşlik ediyordu.

SON

21 Haziran 2022 Salı

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 148




Ağaç Ev sohbetlerimiz devam ediyor. Haftanın konusu sevgili Blog Detektifi'nden geldi.

"Önyargı yapar mısın? Önyargı yapanlara karşı yaklaşımın nasıl?"

Önyargıyı hazır almamak lazım. Evde kendin yapacaksın. Keki iyi yapacaksın ama içine koyduğun önyargıyı iyi hazırlamak lazım. Önce yıkıycan, bozukları ayırcan, ayıklıcan, haşlıcan, kirli suyunu akıtcan.

Yapmayız desek de hepimiz yaparız bazen, accık. Önyargı deyince hemen olumsuzluk geliyor tabii aklımıza, önceden koşullandığımız şeyler. Bizim gibi ülkelerin insanlarında çok var. Doğu toplumlarında, az gelişmişlerde, Orta Doğu'da yani. İnsanları sınıflara, kastlara ayırdığımız için.

Avrupalıda, Kanadalıda pek olmaz. Onlar için çok ayıp böyle şeyler düşünmek. Hemen ayrımcılığa girer, ırkçılığa. A.B.D.'de de bu tür ayrımcılıklara karşı büyük savaş var. Bir kişiyi veya toplumu filan olumsuz düşünmek. A.B.D. ve Avrupa bu konularda çok fazla ileriye gitti. Hatta iyice abarttılar yani. Bu ülkeler, kendi içlerinde yaşayan insanlara kim olursa olsun önyargılı davranılmasına tahammül bile edemiyorlar. Ama ülke olarak başka ülkelere karşı önyargılı olabilirler. Bütün Türkler şalvar giyer gibi.

Önyargı ile ilgili gerçek bir öykü anlatayım. Annemlerin oturduğu apartmana bir bar şarkıcısı kadın taşınmıştı, yani şantöz, chantesue. Şantöz sandoz içiyordu hep. Şaka şaka. Kadının bir de küçük oğlu vardı. İkisi yaşıyordu. Kadın işi gereği gece geç geliyordu tabii eve.

Apartmandaki kadınlar hep bu kadın hakkında konuşurdu filan. İşte, çocuğun babası kim acaba, bu kadın kimin metresi acaba gibi. Kötü kadın diye düşünülürdü. Apartmandaki kız çocukları da annelerinden duyardı tabii bu lafları. Kötü kadın bu ama acaba neresi kötü, neden kötü? Çocuklar apartman girişinde oyun oynarken, bebeklerle toplarla, kadını içeri girip çıkarken görürlerdi. Gündüzleri kadın alışverişten filan dönerken, gezmekten.

Kadının oğlu ile oynamalarını istemiyorlardı apartman kızlarının, anneleri. Kızlar da hep duyuyor tabii kötü şeyler kadın hakkında, kadın metres filan, metres nedir onu da bilmiyorlar. Girişte top oynarken kızlar, şantözü gördüklerinde başlıyorlardı hemen:

Metresi beş liraaa! Metresi beş liraaa!

Kadına laf atıyorlar yani. Kadın da cevap vermezdi. Ne acımasız küçük kızlardı onlar.

Sonra, bir gün apartmanda yaşayan bir yaşlı teyze, bağırmaya başladı, ah ayaklarım ellerim diye. Yanında iki oğlu vardı, büyük ama ikisi de boşanmış ve ikisi de çalışıyor. Öğretmen ve güvenlikçi olarak. Teyze yalnızdı. Sesi duyan şantöz, teyzeye yardıma gitti, ambulansı çağırdı, ambulans ile iki kişi gelmişti, bir de şantöz, kadını taşımak zor olduğu için şantöz kapıları çaldı. Çıkan teyzelerle yaşlı hasta teyzeyi taşıdılar ambulansa, şantöz götürdü hastaneye. Sonra oğulları geldi.

Bu olaydan sonra kimse onun hakkında kötü bir şey diyemedi.

İsteyen ve zamanı olan herkesler yazsın hadiiii!

19 Haziran 2022 Pazar

FİLM SEÇKİSİ 12




KÖPEK OTELİ

Hotel for Dogs, 2009, A.B.D.

Başrolde Julia Roberts’ın yeğeni Emma Roberts her zamanki gibi şirin. Film de komik ve duygusal. Her yönden iyi bir film. Defalarca izlenebilir.

İki yetim kardeş bakıcı ailede büyümektedir. Bir yandan da köpekleri severler ve sokak köpeklerini kurtarmak isterler. Bütün başıboş köpekleri, barınağa gitmekten ve öldürülmekten kurtarmak için bir boş binaya doldururlar ama bu kadar çok sayıdaki köpeği beslemek de zordur. Not:4/4

KAÇAK YOLCU

Stowaway, 2021, A.B.D.

Marsa yolculuk yapan bir uzay gemisinde bir davetsiz misafir ortaya çıkar, bu durumda gemide nefes alma, oksijen sorunu başlar. Ekipten biri yok edilmelidir. Sürükleyici bir bilim kurgu gerilimi. Not:3/4

AŞK DALGALARI

Into the Wind, 2022, Polonya

Hoş bir gençlik, aşk, spor filmi. Üniversiteli bir kız, bir sörfçüye aşık olur, ondan sörf öğrenmeye de başlar. Ailesi ise onu bir başkasıyla evlendirmek istemektedir. Eğlenceli bir yaz filmi. Not:3/4

THE ADVENTURES OF MAID MARİAN

Sophie Craig, 2022, İngiltere

Marian, sevgilisi Robin Hood’u ormanda çeşitli serserilerden, hırsızlardan, askerlerden korur. Hoş bir fantezi. Robin Hood çok beceriksiz, Marian becerikli. Aslan Yürekli Rişar dönemi. Not:3/4

ACELE KOCA ARANIYOR

Türkan Şoray, 1975

Evlilik komedisi. Bir uçak kazasında bir adamın yeni eşi ölür. Adam birkaç yıl sonra başka bir kadınla evlenmek ister. Tam evleneceği gün, ilk karısı ortaya çıkar, ölmemiştir. Film genelde bir otelde geçiyor. Gerçekten de komik. Not:3/4

MEMORY

Liam Neeson, 2022, A.B.D.

Bir kiralık katil ona verilen işi tamamlamaz. Çünkü, küçük bir kızı öldürmek zorundadır. Bu durumda, kaçmak zorunda kalır. Ancak, hafızası da zayıflar bir yandan. Keyifli bir kaçma kovalamaca filmi. Not:3/4

GRACE’İ KURTARMAK

Saving Grace B. Jones, 2009, A.B.D.

Küçük bir kasabada yaşayan bir ailenin hayatı, kocanın akıl hastanesinde yaşayan kızkardeşinin eve gelmesiyle darmadağın olur. Adam kardeşine şefkat göstermek istese de kızkardeşi çok tehlikelidir. İzlenir dramlardan. Not:3/4

UÇMA DERSLERİ

Flying Lessons, 2010, A.B.D.

Genç bir kadın yaşamında sıkıntılar olunca memleketine döner ancak iyi anıları yoktur. Dönünce annesi, arkadaşları, eski flörtleri, aile üyeleri gibi birçok kişi ile karşılaşır, yüzleşir. Bir de Alzheimer hastası bir adamla tanışır. Onunla tanışıklığı kadını etkiler. Anlamlı, yumuşak filmlerden. Not:3/4

SECRETERIAT

Diane Lane, 2010, A.B.D.

Secreteriat adlı adın gerçek yaşam öyküsü. Bir kadına at çiftliği, araziler kalınca kadın bir atı şampiyon yapmak ister ve başarır da. At, inanılmaz başarılı olur. Etkileyici biyografi. Nette gerçek yarışları da bulunmakta bu atın. Not:3/4

BENİM YOLUM

My Way, 2011, Güney Kore

Gerçek yaşam öyküsü. İki arkadaş, biri Güney Koreli, diğeri Japon. İkisi de maraton koşucusu olmak isterler. Ancak sürekli savaşlar çıkar. Önce Japonya, Koreyi işgal eder, sonra bu ikisi asker olarak Japonya adına Sovyetlere saldıran orduya katılır, sonra da Almanlara karşı, en son da Almanlar adına Müttefiklere karşı. Film, Normandiya Çıkartması ile biter. İnanılmaz hayatlar, dostluk. Bir yandan da hüzünlü. Savaşı anlatan unutulmayacak filmlerden. Not.4/4