20 Mayıs 2019 Pazartesi

Anılar 3



İlkokulda okulun bando takımındaydım. Flüt çalıyordum. Bir gün bizi bir futbol sahasına götürdüler. Statta çaldık, takımı desteklemek için. Basketboldan çabuk sıkılınca yüzmeye geçtim, yüzmede kaldım uzun yıllar. Sonra sutopu, tramplen de yaptım.

Bir gün yağmurda girdim havuza. Sonra da hasta oldum. Kulaklarım duymuyordu. Ama bunu annemler dışında kimseye söylemedim, utangaçlıktan, gururdan. Okulda filan hep duyuyormuş gibi yapıyordum, hıhı evet diyordum.

Yüzme bir yandan da masa tenisi oynuyordum. Okulda vardı masalar. Dersten sonra okulda kalıp arkadaşlarla oynardık.  Saatlerce oynardım. Günde en az 100 set oynardım. Lojmanda da vardı masalar. Haftasonları da orda oynardım. Böyle böyle masatenisinde ilerledim, yüzmeden daha başarılı oldum. Okul takımlarına girdim. Liseyi bitirince de masa tenisi hakemi de oldumdu.

En çok da tabii gülmeyi severdim. Hatta en sevdiğim şey. Gülmek, güldürmek, sürekli espri düşünmek. Sümerler, içi pişmemiş böreğe ne der? Iı çiğ börek değil, Hammurabi. İşte böyle her tarafa doğru gülerdim. Eve doğru okula doğru, sınıfa doğru.

İnsanın anılarını düşünmesi ne hoş oluyor. Eskileri. Biz eskiden su içerdik testiden. Şarkı var ya o. Ay hep üstüme dökerdim. Ayrıca, ananemlerde testi vardı, su içmiştim. Gerçekten de dökülüyordu. Su değil testi dökülüyordu. Dökülen testileri toplardım. Eskiden her şey büyüktü. Testiler zamanla küçüldü, kısaldı, test oldu, hayatım hep testlerle geçti.

Şarkı vardı. Testi de testi fındıklaaar, o zamanlar daha tepsi yokmuş, fındıkları testilerde saklarlarlarmışlarlar.

19 Mayıs 2019 Pazar

Müzik Seçkisi 11



Fikri Karayel, Tolga Erzurumlu-Yol
Aquilo-Seagull
IAMX-Oh Cruel Darkness Embrace Me
Jaakko Eino Kalevi-Deeper Shadows
Büyük Ev Ablukada-Güneş Yerinde
Ruelle-War of Hearts (Akustik Versiyon)
HANA2K-Too Close
Masego, FKJ-Tadow
Sedef Sebüktekin, Can Ozan-Sen İstersin
Can Güngör-Yalnız Ölmek
Pinhani-Beni Sen İnandır
Birkan Nasuhoğlu, Elçin Orçun-Varsa Yoksa
The Marias-I Don’t Know You
Gus Dapperton-I’m Just Snacking
Troye Sivan-My My My! (Akustik)
Lemin.-My Body
VERITE-John My Beloved
Turya-Rain
Halsey-Castle
Adna-Beautiful Hell
London Grammar-Wasting My Young Years
Skott-Mermaid
Tender-Outside
Romain Trojani-Femme Fatale
Jorja Smith-Something in the Way
Henyao-Isla Del Sol
Bishop Briggs-Be Your Love
Terror Jr-3 Strikes
Jake Hope-In My Head
Banks-Underdog

18 Mayıs 2019 Cumartesi

Film Seçkisi 13




Cennetin Gözyaşları

Air Mata Surga, Endonezya, 2015

Bir öğrenci kız Fisya, okuldaki danışmanı ile evlenir. Mutludurlar, birbirlerini severler. Ancak, çocukları olmaz. Fisya, sürekli düşük yapmaktadır. Fikri’nin yani oğlanın ailesi oğullarının başka biri ile evlenmesini ve çocuk yapmasını ister. Fikri ile Fisya arada kalır. Hüzünlü bir aşk ve evlilik melodramı. Tatlı tatlı ağlatanlardan. Daha önce de Endonezya’dan Selamünaleyküm Pekin adlı yarı komik yarı dram bir film izlemiştik. O da aşk ve evlilik konulu idi. O filmdeki Morgan Oey bu filmde yan rolde. Uzakdoğu Asya filmleri sade ve izlemesi keyifli oluyor. Not:3/4

Evim Tatlı Evim

Retour Chez Ma Mere, 2016, Fransa

Orta yaşlarda bir kadın boşanır, işinden de olur ve annesinin yanına yerleşir. Ancak, uzun yıllar sonra anne kız geçinmekte zorlanırlar. Hafif, duyarlı, hoş, eğlenceli. Not:3/4

Tatlı Bela

Erin Brockovich

Steven Soderbergh, 2000, A.B.D.

Julia Roberts’ın Oscar aldığı film. Gerçek bir yaşam öyküsü. İşsiz, çocuklu, bekar bir anne iş ararken bir hukuk davasını başlatır. Bir şirketin şehrin suları kirlettiğini keşfeder ve savaş açar bu büyük şirkete. Sosyal bir konuda iyi bir film. Not:3/4

44. Çocuk

Child 44, 2015, Çekoslavakya

Stalin zamanı Rusya. Bir seri katil çocukları öldürmektedir. Yönetim ise bunu kabul etmez. Stalin zamanında ölüm olmaz der yönetim. Ancak cinayetler devam eder. Bir subay olayın peşine düşer. İyi bir suç filmi. Not:3/4

Tuhaf İlişki

Ange et Gabrielle, 2015, Fransa

Filmin İngilizce adı İlk Çocukta Aşk. Orta yaşlı bir kadın ve kızı birlikte yaşarlar. Kız, hamile kalır. Ancak baba adayı aile kurmaya hazır değildir. Kızın annesi, oğlanın babası ile tanışıp oğlanı evliliğe ikna etmesini ister. Bu dörtlünün ilişkileri komikleşir. Hafif ve tatlı filmlerden. Not:3/4

Sabah

Ruba Nadda, 2005, Kanada

Sabah, orta yaşlarda bir kadın. Suriyeli ve ailesi ile Kanada’da yaşıyorlar. Sabah, bir Kanadalı oğlanı seviyor. Ancak Sabah Müslüman oğlan ise Hıristiyan. Sabah’ın ailesi onaylamıyor evliliği. Hafif, eğlenceli romantik komedi. Not:3/4

Alacakaranlıktaki Işıklar

Lights in the Dusk

Aki Kaurismaki, 2006, Finlandiya

Yalnız bir gece bekçisi. Sıradan hayatını sürdürürken karşısına bir kadın çıkar ve kadın onu suça sürükler. Aslında kadın bir çete elemanıdır. Adam farkında bile olmadan hırsızlığa karışır. Bunu umursamaz bile. Kadını ele vermez. Sessiz, durgun, sakin başlayıp bitiyor. Ama eğlenceli de. Not:4/4

Andre ile Akşam Yemeği

My Dinner with Andre

Louis Malle, 1981, Fransa

Usta yönetmenin en önemli filmlerinden biri. İki arkadaş film boyunca sohbet ederler. Her konudan, geçmişten, felsefeden, hayattan. Bazen tartışırlar. Biri biraz daha fazla konuşur. Sohbetler de ilginç. Aksiyonsuz, sohbetli filmleri sevenlere. Not:4/4

İnatçılar

Hrutar

Grimur Hakonarson, 2015, İzlanda

Bol ödül alan bu filmde, kırsalda birbirleri ile dargın, hiç konuşmayan iki ihtiyar kardeş, çiftliklerini ve koyunlarını kurtarmak için birlikte davranmak zorunda kalırlar. Duygulu bir dram ama komik yanları da var. Not:4/4

Saimir

Francesco Munzi, 2004, İtalya

Bir baba oğul Arnavutluk’tan İtalyaya göç ederler. Yoksuldurlar. Baba, para kazanmak için yasa dışı işlere girişir. Sınırdan gizlice göçmen getirir bir çete ile birlikte, kendi kamyonuyla. Oğlunu da işlere bulaştırır. Oğlu ise dürüst olmak ister. Göçmenlik, yoksulluk, hayat seçimleri üzerinde etkileyici bir dram. Not:4/4

17 Mayıs 2019 Cuma

The Secret ve Günlük Öğretiler



The Secret

Rhonda Bryne

Mia Basım Yayın

The Secret (Sır) dünyada en çok okunan spiritüel, kişisel gelişim kitaplarından biri. Yaratıcı İmgeleme, Yüksek Bilinç Kılavuzu, Yüzde Yüz Düşünce Gücü, Bizi Biz Yapan Seçimlerimiz, Ramtha, Tanrı ile Sohbet gibi iyi kişisel gelişim kitapları var. Bu da iyilerden. Kötüler de var tabii.

Kişisel gelişim ve ruhsal kitaplar konusunda insanlar ikiye ayrılıyor. Sevenler ve sevmeyenler, faydalı bulanlar ve bulmayanlar. Bu da bir kişisel seçim. İyi kişisel gelişim kitapları insanlara faydalı olabiliyor. Veya bu kitapları okuyup başkalarının iyiliği için de kullanabiliriz. Veya gereksinimi olan insanlara okutabiliriz.

Hepimizin zayıf, güvensiz, başarısız, sevgisiz, parasız ve benzeri durumları oluyor. Bu durumlarda genellikle kendimizden çok başkalarını, çevreyi, toplumu suçlarız. Ama bu durumlar genellikle kendimizden kaynaklanır. Düşüncelerimizden. Ne istediğimizi bilememekten, savrulmaktan. Düşüncelerimiz getirir bize yaşadıklarımızı. Güçsüzüm dersek güçsüz oluruz. Hastalık düşünürsek hasta oluruz. Param yetmiyor dersek yetmez.

Bu sır da tabii ki evrensel çekim yasası. Enerjilerimiz. Hepimizin bir enerjisi, frekansı var. Televizyon, telefon dalgaları gibi bunlar. Biz evrene mesaj göndeririz, evren de bize. Olumlu mesaj gönderen olumlu yanıt alır. Hayatı seveni hayat sever. Alışkanlıklarımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı değiştirebiliriz. Bakış açısını değiştirmeyen bakış acısı çeker.

Yurtdışında bunları yapmak daha kolay. Ekonomik ve sosyal nedenlerden. Bizimki gibi ülkelerde daha zor. Bu nedenle bu tür kitaplar bizim için daha da önemli. Şöyle ki, bu tür kitaplardaki tek bir cümle ile tüm yaşantımız, bakış açımız değişebilir. Aslında tüm gerekli olan, dünya ve yaşamla barışmak, gerekeni yapmak, elimizdeki kaynakları kabul edip ileriye bakmak.

Şunu unutmamak lazım ki neyi düşünürsek o olur. Kilo veremem diyen veremez. Çünkü, istememiştir yürekten, olumlu ve iyimser olarak isteğine odaklanmamıştır. Bahaneler çoktur. Çünkü, kendimizi yenmek en zorudur. En büyük rakibimiz biziz.

Sır aslında birçok dinlerde, felsefelerde söylenen ruhsal gelişimin bir küçük özeti gibi. Kötü hissettiğimizde sıra başvururuz. Sır da kabul etmek. Enerjiyi, çekimi, evreni kabul etmek. Ve daha iyiye odaklanmak. Kimseyi dinlemeden.

Not:4/4

Günlük Öğretiler

Rhonda Byrne

Artemis Yayınları

Günlük Öğretiler, Sır adlı kitabın devamı niteliğinde. Bu kitaplar, uzun ve geniş bir ekip çalışmasının ürünü. Filmler, videolarla zenginleştirilen bir süreç.

Öğretiler, her güne bir öğreti şeklinde. Olumluya doğru, iyiye doğru. Sonuçta çekimi, enerjiyi biz ortaya koyuyoruz. Sorun sorunu çeker, iyi kalp iyi kalbi. Para da param yeterli deyince çoğalır. Aşk da beklemezsek gelir. Huzur ve mutluluk ve başarı da bize öğretilenlerde değil, nesnelerde değil tamamen içimizde. Çevre bizi desteklemez. Çoğumuz başkalarının hayallerini gerçekleştirdiğini görmek istemeyiz. Çünkü biz gerçekleştiremiyoruzdur. Başkalarını engelleriz ki biz başarısızlığımda mutlu olalım.

Sır ve öğreti, istemek sadece. Yürekten istemek ve vazgeçmemek.

Not:4/4

(Not: Kitaplardan anladıklarımı yazdım. Alıntı yok)

16 Mayıs 2019 Perşembe

Ariana Rose ve 100 Days My Prince




Ariana Rose

Bir Malezya romantik dizisi. Evelyn Rose’un The Wedding Breaker (Düğün Bozan) adlı romanının Malay uyarlaması. Malay dili ve kültürü bizim kültürümüze çok da uzak değil.

Bir sezon ve 28 bölümlük dizi biraz dram biraz komedi, sürükleyici, heyecanlı, şirin. Aşk ve evlilik temalı. Soylu bir aileden gelen Adam, bir genç kızla nişanlanır. Nikah anında ortaya bir kız çıkar ve Adam’dan hamile olduğunu söyler ve nikah iptal olur. Bu olayın içinde bir komplo vardır.

Adam, hamile olduğunu söyleyen kızın peşine düşer ve onu bulur. Kız da başroldeki Ariana Rose’dur. Rose ve Adam arasında gerilimli bir ilişki olur. Adam’ın iş çevresinden rakipleri vardır ve ayrıca bir çok da kadın talibi. Rose da çalışmaktadır ve onun da talibi çoktur.

Rose masum kız, Adam da iyi ama sert ve eğlenceyi seven bir insan. Adam, Rose, çevrelerindekiler, kötü niyetliler, her ikisinin aileleri bazen hüzünlü bazen de komik olaylar yaşarlar. İş dünyası ve özel ilişkiler birbirine karışır.

Doğudan keyifli bir dizi.




100 Days My Prince

100 gün prensim veya 100 günlük kocam gibi anlamlara gelen bir Kore dizisi. Tarihsel romantik komedi.

Bir sezon ve onaltı bölümlük ancak bölümler çok uzun. Dizi arada bir hüzünlü bir dram olmasına rağmen genel olarak çok sevimli bir komedi. Tarihsel arka planda aslında daha çok aşk karmaşası var.

Joseon döneminde bir veliaht prens bir suikast sonucu hafızasını kaybeder ve 100 gün boyunca sarayın dışında bir köyde yaşar. Sarayın dışında evlenir. Bu yaşamında ve geçmiş yaşamında karşısına iyi kötü insanlar çıkar. Kişiliği de ismi de değişir. Yeni yaşamında karşısına bir detektiflik bürosu da çıkar.

Oyuncular da sevimli ve  dizi de iyi. Başrollerde herkesin sevdiği ve birçok diziden bildiğimiz KyungSoo ve Nam JiHyun bulunuyor.