29 Kasım 2022 Salı

ŞİFA

 


Genel anlamda ülkemizde insanlar keyifsiz. Sosyolojik araştırmalara göre ülkemizdeki nerdeyse bütün öğrenciler ve yeni mezunlar ülke değiştirmek istiyor ve gelecek için umutları yok. İş ve ekonomi yönünden yani. Üniversite mezunları marketlere, postanelere giriyor çalışmaya. İşsizlik, stress de hastalıkları getiriyor. Depresyona giren sayısı çok, fiziksel hastalıklar da artışta.

Ancak ne olursa olsun olumlu ve iyimser olmak gerekiyor. Bütün hastalıklarımızı, mutsuzluklarımızı ülkeye, ekonomiye, başkalarına bağlayamayız. Olumsuz düşünmek, kötümser olmak da başlı başına bir depresyon ve hastalık kaynağı. Ayrıca olumsuz düşünen kişinin de iş bulması, para kazanması zor. Kötümser kişinin ruh sağlığının kötü olması kaçınılmaz. Kendi kişisel değerimizi de başkaları üzerinden ölçemeyiz. İşsiz bir üniversite mezunu kendini değersiz hissetmemeli tabii. Hissettikçe daha uzun süre işsiz kalır.

Olumlu düşünmenin kendisi zaten bir şifa yöntemi. Şifa bulmak, şifalanmak günümüzde iyice önemli oldu. Bunu kendi kendine yapanlar da var uzmana başvuranlar da. Sonuçta aslında bütün kişiliğimiz çocuklukta oluşuyor. Hatta ana rahminde. Genel olarak bedenimizin sağı baba tarafından, solu anne tarafından gelen özellikleri yansıtıyor. Önümüz gelecek, arkamız ise geçmişi temsil ediyor.

Genel olarak baskı altında geçen çocukluklarımızdan dolayı ülkemizde genel bir kendine güvensizlik, değersiz hissetme sorunu var. Ailelerde, yolda bile konuşurken, halen, sus herkes bize bakıyor, sen anladın onu gibi sözler dolaşıyor. Sen anladın onu. Bir çocuk olarak o neyse onu anlamamız gerekiyor.

Belki bu zor dönemlerde psikolojimize daha dikkat etmemiz gerekiyor. Her fırsatta doğaya çıkmalı, bu önemli. Doğada çıplak ayakla toprağa basmak ve bir ağacı tutmak da bir iyileşme kaynağı. Birçok yara türü rahatsızlık bu şekilde iyileşiyor. Düzenli olarak doğaya çıkmakla. Ya da evde ayağımızı iki saksıya sokup topraklanabiliriz.

27 Kasım 2022 Pazar

WARE VE NESBO



THE IT GIRL

Ruth Ware

Simon & Schuster, 420 sayfa

It Girl, popüler kız anlamında. Okulda olur ya, havalıdır, makyajlı, genelde zengin kızı, o saçlarına ne yapsa veya ne tür çorap giyse de kimse karışmaz, başkası yapsa eleştirilir.

April böyle bir kız. Malibu Barbie’si gibi ancak aynı zamanda zeki ve çalışkan da, bir yandan da eğlenmeyi seviyor, şakacı, oyuncu. Herkesin gözü onda.

April üniversiteye başlar ve Hannah ile yurtta oda arkadaşı olur. Hannah ise April’in tersi gibidir. Ancak çok iyi arkadaş olurlar, kankadırlar.

April bir gün odasında öldürülür. Suçlu yakalanır, hapse atılır.

Aradan uzun yıllar geçer. Hannah hep o cinayet gecesi ile yaşamıştır, yıllardır. Ve içine bir şüphe doğar.

Sürükleyici, heyecanlı. Not:3/4

 




YARASA

Jo Nesbo

Doğan Kitap, 300 sayfa

Harry Hole polisiyelerinin ilki. İyi polisiye ve çok da eğlenceli, esprili.

Hole ki Hole yerine Holy denmesini yeğliyor kahramanımız detektif, Norveç vatandaşı bir kız öldürülünce Avustralya’ya gönderiliyor. Onun pek de karışmasını istemiyor Avustralya detektifleri, tatil yap git diyorlar ama Holy rahat durmuyor, gün geçtikçe olaya karışıyor. Bu ülkedeki meslektaşı ile birlikte bu cinayeti araştırıyor. Heyecanlı, sürprizli. Not:3/4

25 Kasım 2022 Cuma

KELİME OYUNU 101



Kelime Oyunumuz devam ediyor. Beş kelime veriyoruz ve bu kelimelerin de içinde olduğu öykü deneme şiir benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, herkes beş adet kelime verebilir.


Haftanın kelimeleri: Mangal/Matara/Mola/Ufuk/Yardım


VAİNA 20

Yaklaşık yedi gün sürmesi gereken yolun üçüncü gününde güneş yine göğün merkezine oturmuş tenlerinin açıkta kalan yerlerini mangal ateşi gibi kavururken bedenlerinde ter dökecek kadar bile boşa harcanacak su kalmamıştı. Etrafta gölgesinden faydalanacak tek bir ağaç yoktu. Tarithma çölü 900 bin kilometrelik bir alana yayılan devasa bir çöldü. Burada yaşamayı başaran her bir ağaç arasında ise neredeyse 200 km mesafe vardı ve onların da kendine bile faydası yoktu. En azından bu yabani ağaçları bulabildiklerinde gövdelerinde bir delik açıldığı zaman derinlere ulaşan kökleri sayesinde gövdelerine çekilen suyun bir süreliğine de olsa açtıkları yaradan dışarı taşmasını sağlayıp mataralarını doldurabiliyorlardı. Her şeye rağmen gecenin derinliklerinde gezinen ve tüketebilecekleri ruhların kokusunu arayan gölge yaratıklarına karşın güneşin bu delirten alevini tercih ederlerdi.

Üçüncü günün ortasında koskoca çöldeki tek vahaya ulaşmayı başarmışlardı. Burası fazla büyük bir gölet değilse de mola vermek ve biraz hayat bulmak için yeterliydi. Hurma ağaçları çöle inat metrelerce uzamıştı. Gölün etrafındaki kumlar geniş dairesel bir çukur oluşturmuştu. Anlaşılan belli aralıklarla göl yükselip alçalıyordu. Çukurun etrafı çöle uygun bitkilerle çevriliydi. Fakat bir süre sonra bu yeşillik bıçakla kesilmiş gibi bitiyor ve kızgın çöl kumları ile çevreleniyordu. Sanki görünmez bir kubbe bu alanı çölden ayırmış ve koruma altına almış gibi görünüyordu.

“Dün gece neredeyse burnumuzun dibindelerdi. Bu gece neler olacağını kestirmek zor.”

Lua onun gibi ufukta yeni bir şey bulmayı umarak etrafa bakınan şifacının sözleri karşısında ne diyeceğini bilemedi. Yalnızca başıyla onaylamakla yetindi. Şifacının gizlenmek için yaptığı büyülü numaralar sayesinde bir süredir idare ediyorlardı ama gücünün tükendiğinin farkındaydı. Üstelik dün gece o şeyler yüz metre kadar etraflarında dönüp durmuştu ve vahşi kükremeleriyle korku salarken onların kokusunu tekrar duymak için can attıklarından emindiler. Lua “Bu gece iyi olacak mısın?” diye sordu. Çünkü gücü azaldıkça onun acı çektiğini görebiliyordu. “Dua et de öyle olayım evlat.” diye cevap verdikten sonra şifacı Lua’nın omuzuna dokundu ve diğer eliyle ufukta belli belirsiz bir noktayı işaret etti. “Bu kızgın kumların her şeyi kuruttuğu ve yaşayan bir şey bırakmadığı düşünülür. Fakat orada bu ölü kumlara hayat vermeyi ve ıslah etmeyi başaran yerli bir kabile var. Tüm bu hiçliğin ortasında bir tek onlar hayatta kalabilir. Halkı benim sihirlerimden daha güçlü sihirler bilir. Şifacıları da benden daha bilgedir. Aslında bakarsan bir süre onlarla yaşamış ve bildiklerimi onlardan öğrenmiştim. Yarına kadar oraya ulaşırsak biraz yardım bulabiliriz. Ve eğer bu gece başaramazsam kurtarabildiğin herkesi oraya götürmek zorundasın.”

Şifacı, Lua’nın cevap vermesine fırsat bırakmadan herkesi tembelleşmelerine daha fazla izin vermeden toparlamak için grubun olduğu yere döndü. Lua onun gözlerine baktığında söylediklerinden daha fazlası olduğunu anlamıştı. Bu gece şifacı gerekirse kendini feda edebilir gibi görünüyordu. Lua buna hazır hissetmiyordu. Herkesin sorumluluğunu tek başına alamazdı ve artık birini daha kaybedemezdi. İçini kaplayan sıkıntı giderek büyürken ufkun diğer yanındaki toz bulutunu fark etti. Parmağını tükürüğü ile ıslatıp belli belirsiz olan rüzgarın yönünü anlamaya çalıştı. Sonra yüreğini kerpeten gibi sıkıp burkan sıkıntı daha kötü bir hal aldı. Büyük bir fırtına onlardan yana doğru geliyordu. “Acele etmeliyiz!” diye seslenerek grubun yanına döndü ve toparlanmalarına yardım etti.

24 Kasım 2022 Perşembe

TENSE MÜZİK


 



Filmlerde müzikler olur ya duruma göre örneğin romantik bir an olur romantik müzik buna kiss müzik denilebilir, kissu müziği, o an ekrana bakmasan bile müzikten anlarsın kissing durumu var, öpücük yani.

Veya gerilim olur, İngilizce söylersek suspense, thriller gibi o anda tense müzik çalar. Ekrana bakmasan bile anlarsın o sahnede gerilim var, katil yaklaşıyor, anne karanlıkta bıçak parıldıyor.

Film, dizi, anime, belgesel çevirisi yaparken, yazılı çeviride, gönderilen metinde yazar, konuşmalar, onların uzunlukları gibi. Bir de yazar işte, tense müzik, noise gibi. Bu sahnede gerilim müziği var, bu sahnede gürültü var gibi. İngilizce yazıyor haliyle.

Dikkat ederseniz netteki film veya dizi çevirilerinde bunları unuturlar silmeyi, kalır bazen bu tür sözler veya bazen de konuşmalar orijinal kalır, İngilizce sözlerle. Aceleden olur bunlar. Çevirmen yetiştirmek isterken atlar bunları, şirket veya site de kontrol etmez, acele ederek koyar. Bazen de işitmeyenler için özellikle bırakılır.

Tam filmi izlerken bunları görmek komik oluyor. Tam cinayet işleniyor, tense müzik diyor, tüm heyecan gidiyor yani. Bu durumda film izlerken insan kendi kendine diyebilir “a aa tense müzik” geliyor şimdi gibi. Kissu müzik var şimdi uzun süre gidip kendime kahve koyayım bu arada.

Ayy haberler başlıyor. Tense müzik.

23 Kasım 2022 Çarşamba

DİSTOPYA STOKÇULUĞU



Eskiden büyüklerimiz evlerine yiyecek stoklarmış. Genelde küçük bir yüklük olurmuş, orada makarna, yağ, pirinç ve benzeri gıdalar bulunurmuş. Olası kıtlık, yokluk, savaş, ihtilal durumları için.

Bugünlerde dünyada iki akım var. Stok yönünde. İlki, birçok insan dünyada bir değişim bekliyor, olumlu yönde değişim, insanın aç gözlülüğünü azaltacak bir değişim, ilahi bir değişim bu, kutsal yani. Bunu bekleyenler genelde The Secret’çılar.

İkinci grup ise distopik akım. Yani, dünyaya her an bir felaket gelebilir. Teknolojik bir felaket bu. En çok düşünülen de elektrik kesilmesi, ikinci olarak da su. Elektrik bir hafta süreyle kesilirse ne olur diye düşünülüyor genelde. Ya da daha uzun kesilirse. İkinci olarak da su kesintileri.

Birçok aksiyon casusluk filminde olduğu gibi herhangi bir bilim adamı veya güçlü kişi dünyada elektriği kesebilir deniyor. Buna önlem olarak, evlerde çeşitli şarj aletleri, lambalar stokluyorlar. Telefon için veya diğer aletler için. Su arıtma cihazları. En yakın nehre veya göle gidip su alıp arıtmak için.

Portatif tuvaletler, çeşitli kağıt havlular, mendiller, mutfak ve banyo araçlarının taşınabilir olanları, gibi, her şeyi biriktirmeye başladılar. Avrupalılar ve Amerikalılar. Enflasyon azıcık yükselince Avrupa’da, biraz telaş başladı. Doğalgaz faturası orda da biraz arttı.

En azından bir hafta evde veya çadırda kendi kendimize nasıl yaşayabiliriz diye düşünmeye başladılar.