31 Mart 2017 Cuma

MAVİ FRAM


Kitaplarım kızçelerim ya işte hepsinin bir ismi var. Sade ve Derin, o Sade, Derin Mavi, o Mavi, Frambuazlı Hayat, o Fram, Yani ise yine Yani, Günsürgünü de Gün işte.

Sade, Mavi, Fram, Yani, Gün. Beşi bir yerde. Son kızçeyi ben de henüz görmedim. Ayraçlar konulabilirse kitapların, ben de görebileceğim. Günesürgünü, şimdilik bildiğim dört arkadaşım alıp okudular, Okuma Günlüğüm Eren, Turgay Aksoy, Öceanne Özlem, Minik Mini.

Sade ve Derin ile ile ilgili hoş bir anım var. 2014 İlkbaharında, kitap çıktıktan bir süre sonra, İstiklal'de en sevdiğim Mephisto kitabevinde kitap bakınıyordum. Benim Sade de üst kattaki raflardaydı. Ben de üst katta bakınırken, iki liseli kız orda bilgisayar başındaki sakallı oğlana sordular. Sizde Deeptone var mı diye? Oğlan da o ne müzik grubu mu dedi. Belki Deep Purple ile karıştırdı kitabevi çalışanı.

Derin Mavi, şiir ve öykülerle dolu bir kitap oldu. Sonra Yani'de bir şiir yazdım, Günesürgün'de ise dört şiir var. Belki de içinde çok şiir olduğu için birçok blog arkadaşımın en sevdiği kitap oldu Mavi. Fram ise beş kitabımın arasında şimdilik en dolu olanı. Fram'da ayrıca Düşünceler adlı bir bölüm koydum. Genelde yazmadığım bir tür bu.

Bu arada, Derin Mavi, bir edebiyat dergisinde çıktı, kitap tanıtımı olarak, Ayraç adlı edebiyat dergisinde yer aldı, bir yazıyla tanıtıldı. Bir de, televizyonda sabah programında çıktı.

Son zamanlarda Mavi ve Fram'ı okuyan arkadaşlarım ise; sevgili Deli Kızın Bohçası Derya iki kitabımı video ile anlattı, sevgili psikolog danışmanımız Yurdagül, Derin Mavi'yi okudu yazdı, sevgili Hikaye Kalpli Kadın da Derin Mavi'yi okudu, sevgili Bahar Tanrıçası Persephone de Frambuazlı Hayatı.


DELİ KIZIN BOHÇASI (Derin Mavi/Frambuazlı Hayat)


DAHA MUTLU YAŞAM (Derin Mavi)


HİKAYE KALPLİ KADIN (Derin Mavi)


PERSEPHONE (Frambuazlı Hayat)


(devam edecek)

30 Mart 2017 Perşembe

LOR KUYMAĞI



Tarifi

Tereyağı un su lor

Yapılışı

Bir tavanın içine tereyağı koycan, büyük parça yani, sonra o eriyecek. 

O arada bir kabın içine yarı su üstüne iki tahta kaşığı loru koyucan, unu da koyucan ezerek karıştırcan. Yani unu lorla eziyoruz.

Sonra onu tereyağlı tava yaptın ya ona dökcen.

Sonra üzerine tuz ekleyip karıştırcan, kaynayınca kısık ateşi kapatcan.

Sonra da afiyet olcan.

26 Mart 2017 Pazar

KİTAP ÇIKARAN BLOGÇULAR 5



PESİMİSYON

Aşk Yasaklı Kelime

Erdi Karadeniz

Temiz dilli blogçu arkadaşımız Erdi Karadeniz’in yine temiz dilli şiirleri ve denemeleri var Pesimisyon adlı kitabında. Şiirleri ve öykümsü denemeleri.

Kitapta en göze çarpan özellik dilin içten ve temiz olması. Şiirler de denemeler de saf, masum ve içten. Kitabın adı pesimisyon, karamsarlık yani. Ancak, şiirlerde de denemelerde de karamsarlık yok. Şiirlerin büyük çoğunluğu aşk, özlem, ayrılık üzerine, bu nedenle hüzünlü gibi düşünülse de yazım stilinden gelen bir iyimserlik var.

Şöyle ki, şiirler, öykü şiir tarzında, içten, kolay okunan ve çok masum dizelerden oluşuyor. Akıcı bir dille bir aşk öyküsü anlatılıyor gibi.

Öncelikle, önsözde, yazmak hayata tutunma ve ben de bu dünyada yaşadım deme şeklim, diyor arkadaşımız. İlk bölümdeki şiirler, yoğun aşk şiirleri. Sevdiğine seslenir gibi yazılmış şiirler. İkinci bölüm ve üçüncü bölüm ise giden sevgilinin ardından yazılmış şiirler olduğunu hissettiriyor. Bu bölümlere ayrılık ve hüzün şiirleri diyebiliriz.

Dördüncü bölüm ise yaşamın getirdiği hüznün şiirleri. Yaşamla ve insanlarla ilişkilerimizin bize yaşattığı kaybetmişlik, hiçlik, yalnızlık duygularının dile getirilişi, iç geçiriş, yakarış gibi. Ancak, bu dizeleri okumak hüzün vermiyor, mutlu ediyor. Hepimizin duyguları, yaşadıkları olduğu için olabilir bu.

Son bölüm ise, öykü tadında denemeler. İnsan ilişkileri, arkadaşlık, haksızlıklar, kaçıp giden yaşam, her şeyi bırakıp gitmek, sevgi, kahve, özlem, sevgisizlik, yaşamın ve insanların anlaşılmazlığı, aşk, yalnızlık gibi güncel ve evrensel yaşam ve insanlık hallerini anlatan hafif, sevimli, akıcı yazılar.

Ben Yelkovan o Akrep, Rolüm Gereği, Bizim Kurşun Kalem 1 ve 2 bu bölümde etkili yazılar ve kitabın sonu da güzel geliyor. Sonunda karamsarlıktan iyimserliğe geçmenin bir yolu olmalı diyor, arkadaşımız. Bunu da bize anlatır bir gün, dileriz.

Not:3/4

24 Mart 2017 Cuma

YANİ SADE


Sade ve Derin, ilk kitabım, Ocak 2014'te çıktı. Yani ise Şubat 2016'da çıktı. Yeni kitabım Günesürgün ise bugünlerde yayınlandı. Ayraçlar yerleştirilmediği için biraz uzadı piyasaya çıkması.

Sade ve Derin, farklı konulardaki düşüncelerimi ve hayattan bana yansıyanları içeriyordu. Yani ise üç kızın yaşamını anlatıyor. Sade ve Derin daha ciddi, Yani ise daha eğlenceli.

Kitaplarımı blog arkadaşlarım için, onları mutlu etmek için yazıyorum, yayınlıyorum. Okuyanlar da blog arkadaşlarım zaten. Kitap yazmak para getiren bir eylem değil. Mutluluk için yapıyorum. İlk kitabımı sanıyorum 100-150 arkadaşım okumuş olmalı. İkinciyi de 100 kişi tahmin ediyorum. Üçüncü de ve dördüncü de 100 kişi civarında olmalı. Yayınevlerinden kaç tane satıldığını öğrenmek çok güç. Şimdiye dek kitaplarımdan para kazanmış da değilim. Kitap yazmak isteyenler bunu keyif için yapmalı.

Bazı arkadaşlarımız tüm kitaplarımı çıktığı anda okuyorlar. Bazıları da zaman içinde okuyor. Zaten kitaplarımı blog dışında bilen de yok. Bloglarda duydukça alıp okuyor arkadaşlarım. Zaten, kitaplarımı bir kişi bile okusa ve mutlu olsa bana yetiyor.

Son aylarda kitaplarımı okuyup bloglarında yazan bazı arkadaşlarımın yazıları ise şöyle. Örneğin, Sade ve Derin'i okuyup yazan sevgili Derya ve sevgili Hikaye Kalpli Kadın. Yani'yi okuyanlardan Şenay Benderli, blogunu değiştirdi ve yazısı şimdilik blogunda yok. Yine sevgili Derya okudu Yani'yi. Ve yine Hikaye Kalpli Kadın okudu.

Bir de, sevgili Acemi Demirci arkadaşım da yazılarım, kitaplarım ve benimle ilgili güzel bir yazı yazdı. Linkleri ise aşağıda.

DELİ KIZIN BOHÇASI (Sade)


HİKAYE KALPLİ KADIN (Sade)


DELİ KIZIN BOHÇASI (Yani)


HİKAYE KALPLİ KADIN (Yani)


ACEMİ DEMİRCİ (Genel)


(devam edecek)