Gece. Bir kasabanın yakınlarındayım. Tek tük evler var. Ağaçlar çıplak, yapraksız, siyah gölgeli. Karanlık koyu, bulutlar siyah. Ay ışığı ağaçlara vuruyor ama ayı göremiyorum. Çevre gölgeli sadece siluetler görülüyor. Gökte kargalar uçuyor. Bir tanesi de bir ağacın tepesinde.
Kargalar kötü. Bir tarikata bağlı insanlar kargalarla iletişim kurabiliyorlar. Kargaların gördüklerini kendi zihinlerinde görebiliyorlar. Bir kargayla bağlantı kurduklarında karga acı çekerse veya ölürse aynısı o insanlara da oluyor.
Kaçıyorum tarikattan. Ağacın tepesindeki ve gökteki kargalarla beni izlediklerini biliyorum. Ama rüyam bir süre dondu. Zaman geçti. Ağaçtaki kargayı öldürdüm. Bu yüzden tarikatın lideri de öldü. Liderleri öldü diye diğerlerinin kargalarla bağlantısı kesildi. Artık beni de takip edemiyorlar. Ama artık beni sadece bulmak değil öldürmek de istiyorlar.
Korkuyordum. Rüyama bir de onlardan kaçan bir adam da girdi. Adamla karşılaştık yolda. Arabama onu da aldım, ona da yardım edeyim diye. Gizemli biri gibi duruyordu adam, tarikat bu adamın eşini öldürmüş yıllar önce. Adam üzgün biriydi, kaçıyordu ama intikam almak da istiyordu ama bunu yapabilecek biri de değildi. O nedenle içine kapanan biriydi.
Onun bildiği gizli bir yere ulaştık. Bataklıklı bir bölge. Bataklıkların arasında birbirinden uzakta gizli evler vardı. Adam eskiden buralar bataklık değildi, çayırlar vardı dedi. Çiçekler vardı. Adamın evi varmış eskiden burada. Eşi ölünce terk etmiş buraları. Her yer karanlık ve gölgeydi. Evinde fotoğraflar vardı.
Bataklık suları fosforlu gibi yeşil yeşil parlıyordu ve sis vardı çevrede. Arabayı saklar ve ışık yakmazsak bizi kimse bulamaz dedi. Arabayı garaja koydum. Ev tahtadan yapılmıştı. Uzun süredir de kullanılmadığı için çürümüştü çoğu yeri.
Bizi bulmak üzere olduklarını düşündüm. Haberlerde beni aradıkları söyleniyordu radyoda. En son da olduğumuz yere yakın bir yerde yanımdaki adamla görmüşler. Adam korkma bulamazlar bataklık labirent gibi dedi ama buna inansam mı bilemedim çünkü çok yakın bir yere kadar takip edebilmişlerdi. Yine kargalar gelebilirdi. Sislerin içini görmeye çalışırken gölgeler gördüm el feneri ışıkları vardı bir sürü. Ne yapacağımı bilemedim çok korktum sonra uyandım o sırada.
