21 Haziran 2026 Pazar
PAZAR SABAHI NOTLARI
Duvar, pencere olmasa bir işe yaramıyor.
………………
Aşkın ömrü kısa diyorlar. Aynı insanlar kelebeğin ömrü de kısa diyorlar. Nereden biliyorlar ki hiç kelebek olmayanlar.
……………
Limanlar için fark yok, yat veya balıkçı teknesi.
…………..
Sevgiden kaçıp aşka tutulmak yağmurdan kaçıp doluya tutulmak gibi oluyordur herhalde.
……………
Bütün dünya çocuklar ile dolabilse, dünyanın bütün insanları çocuk olsa, sadece bir düş bu.
………..
Zaman mı içimizde, yoksa biz mi zamanın içindeyiz. Hayat bir Pazar kahvaltısı gibi. Telaşlı bir öğle yemeği gibi. Ailece toplanılan akşam sofraları gibi. Zamanı bir yana bırakarak yapılan.
……….
Bulutlar bazen yerde ne topladılarsa onu yağdırıyorlar. Pislik de olabiliyor.
12 Haziran 2026 Cuma
KİTAPLAR
ANNEMİN UYURGEZER GECELERİ
Ayfer Tunç
Can
Yayınları, 440 sayfa
Orta yaşlı
bir kadının evli bir erkeğe aşkı anlatılıyor. Bir yandan da kadının annesi ve
anneannesi. Aşk, tutku romanı ancak karakterler sağlıklı insanlar değiller,
yaralılar, normal yaşayamıyorlar. Hepsi mutsuz, depresifler. Erkek ile onun
eşinin de hayatını öğreniyoruz. Yeşil Peri Gecesi, Kapak Kızı kadar güçlü
olmasa da yine de okunan romanlardan. Oldukça da kasvetli. Not:3/4
ŞARKINI
SÖYLEDİĞİN ZAMAN
İnci Aral
Kırmızı Kedi
Yayınları, 232 sayfa
Kırık aşk
hikayeleri. Ülkemizde çok eskiden yaşanan politik mücadele zamanında
yaşanamayan bir aşk hikayesi ve yıllar sonra bu aşkın farklı bir versiyonunun
yeniden yaşanması. Zorunlu ayrılıklar, söylenemeyen sevgiler ve şaşırtıcı
tesadüfler. Not:3/4
EYLÜL 12’DEN VURDU
Emine Özgenç
Akçağ Kitabevi, 320 sayfa
Gerçek hayat öyküsü. Yazar kendisini ve ailesini anlatıyor.
Ülkemizin geçmişinde acılı bir dönem olan 12 Eylül döneminde yaşananlar insanı
hayrete düşürüyor. Kızların ve annelerin yaşadıkları. Not:3/4
GENÇ KIZ, 1983
Linn Ulmann
YKY, 198 sayfa
Liv Ulmann ile Ingmar Bergman’ın yazar kızları Linn’in
otobiyografik romanı Linn’in genç kızlığını anlatıyor. Annesi ile olan
ilişkisini. Roman sanki Annie Ernaux tarafından yazılmış gibi. Aynı dil ve
edebiyat. Çok ilgi çekici. Not:4/4
KARDAN ADAMIN KÜLLERİ 2
Işıl Işık
Artemis Yayınları, 352 sayfa
Seri romanın bu cildinde Ayaz başrollerden birinde. İlk
ciltte Devin komiserin oğlu Asrın kaçırılmıştı. Bu ciltte de Devin oğlunun
peşinde. Esmer komiser ona yardım ediyor. Ayaz adlı gizemli biri de. Polisiye sevenlere
hafif gerilimli yazlık romanlardan. Not:3/4
ARDEN 2
Işıl Işık
Artemis Yayınları, 380 sayfa
Devam romanı. Angelina Jolie veya Charlize Theron havasındaki
gizli ajan Arden Avrupadan sonra İstanbulda işine devam ederken bir yandan da
iki erkek arasında kalmadan, aşık olmadan aksiyon peşinde. Hafif hoş yazlık
romanlardan. Not:3/4
YAĞMURDAN SONRA
Defne Suman
Doğan Kitap, 158 sayfa
Yerli distopik bilimkurgu. Doğa felaketleri, pandemi tarzı olaylar
ve insanların korunma kaçınma mücadeleleri. Adada salgından kaçmaya çalışanlar.
Sadece türü sevenler için. Not:3/4
BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
İrfan Orga
Everest Yayınları, 445 sayfa
Gerçek hayat öyküsü. Yurtdışında yaşayan yazarın İngilizce yazdığı bu roman uzun yıllar sonra dilimize çevriliyor. Osmanlının son yılları, İstanbul’daki zor yıllar, ailelerin parçalanması, işgalin savaşın açtığı yaralar. Yazar çocukluğunu anlatıyor daha çok. Dönem romanı olan bu kitap unutulacak gibi değil. Not:4/4
5 Haziran 2026 Cuma
ÇOCUKLAR OYUNCAKLAR
çocukluğumuzda oyunlar oynarız ya, işte onun gibi bir şey, çocukluğumuzda çizgi film izleriz, sonra o filmdeki gibi oynarız, komşu çocukları ile oynarız, bebeklerimizle, işte onun gibi bir şey, annemiz bize masal anlatır, kitap okur çocukluğumuzda, uyuyunca üstümüzü örter, oyun arkadaşımız üşüse çıkarıp kazağımızı veririz, işte onun gibi bir şey arar insan, sevgi, sevmek de onun gibi bir şey, çocukluğumuzdaki gibi bir şeyler arıyoruz, çocuklar gibi.
evrenin bilinmeyen yerlerinden gelen masum insanlar soymalı bütün oyuncakçı mağazalarını, dağıtmalılar oyuncakları bütün çocuklara, oynasın bütün çocuklar. göçmen kuşlar geri geldikçe, kuşlar tur attıkça masumiyet de çocuklar da sevgi de bitmeyecek.
26 Mayıs 2026 Salı
KISA NOTLAR
yalnızlık insanın arkadaşı olabilir mi, olamaz gibi ancak olursa da en iyisi olur.
yanlış insanlar doğruları doğru insanlardan öğrenip doğruyu yanlış yapıyorlar, aslında yanlış başarılı olursa bunu doğruya borçlu oluyor.
senin bana sevgini verebilmen için benim sevgimin sende var olması gerek. olmayan şey verilmez. oysa ki ben seni seviyorum. çünkü senin sevgin bende var. var olan şeyi sana verebilirim.
küçük bir kız, apartmanın zillerini çalıp kaçtı. bir teyze ona kızdı, çok ayıp dedi, sonra da bana döndü, bana kalsa bütün mahallenin zillerini çalıp kaçarım ama yakalanmaktan korkuyorum, dedi.
sahnede perde ve ışıklar, başroldekilere de figüranlara da kapanıyor.
minicik, iki aylık kadar bir bebek, gözleri mavi, ağzında meme, anasının koynunda, anası dileniyor, şanssız doğan bebek.
24 Mayıs 2026 Pazar
İHTİYAR
Yaşlı teyze parkta oturuyordu. Tek başına. Omuzları biraz çökmüş. Zayıflamış. Yanına oturdum. Yine bayram geliyor, görüşecek, gelecek gidecek kimsem yok dedi.
Elleri kırışmış, parmakları romatizmadan büklüm büklüm. Göz bebeklerinin etrafında sisli mavi hareler oluşmuş. Saçları platin, Akdeniz beyazı.
Göz göze geldik, sanki birbirini iyi tanıyan akrabalar gibi, gülümsedik. Bana öyle garip bakma dedi. Çoluk çocuk gittiler, ölenler, terk edenler, beni unutanlar, görmeye üşenenler. Çocuklar torunlar da aramıyorlar.
İstanbullumusun teyzeciğim. Bak evladım, dön arkana, caddenin arkasında, yokuşun başındaki tahta konağı görüyor musun, işte ben o evde doğmuşum. Öğünmek gibi olmasın ama Beykozluyum. Anlayacağın, bir ben kaldım, bir bu tahta konak bir de İstanbul.
Zamanı geçirmişiz, eve gitme vakti geldi, evladım.
20 Mayıs 2026 Çarşamba
BALIKÇI
yunuslar da çok uzaklardan gelmişler, okyanusun gizemini içlerinde taşıyarak, köpek balıkları da çok kararlı, bugün kan kokusu almayacaklar, balinalar ağızlarını açmıyorlar, bütün balıklar gelmiş.
balıkçı denize baktı, bütün balıklar, denizler, okyanuslar biliyor onun yalnızlığını, derin derin nefes aldı balıkçı, balıklar benim hep en yakın dostlarım oldular, onları yemekte zorlanıyorum diye düşündü.
ayrılık zamanı geldi artık dedi, sabahın erken saatlerinde ayrıldı sahilden, bıraktı balıkçılığı, öylece çekilmiş bir fotoğraf gibi kaldı her şey, martılar da gitti.
10 Mayıs 2026 Pazar
APARTMAN KAPISI
O aralık kapılardan çıkılsın yaşamın içine. Hep anı yaşamaktan hep güne bakmaktan hep an yaşanır hep güne bakılır sandık. Oysaki yaşanan hep minik anlar küçücük hatıralar.
Bundan ötürü kapanmasın kapılar aralık kalsınlar. Sümüklü böceğin arkasından bıraktığı gibi parıltılar kalsın hayata.
5 Mayıs 2026 Salı
İSKELE BABASI
Daha dün gibi, görkemli bir törenle derin sulara bırakılmıştınız. O günden sıçrayan suların nemini hala üzerimde hissediyorum. Oysa ki aradan çok yıllar geçti. Kimsenin bir suçu yok. Bütün suç doğanın adaletinde.
İskeleyi ardınızda bıraktınız, dalgaların kalabalıklarına karıştınız. Haklısınız tabii, yaşam tatlı, gezmek tatlı. Ama işte bende hatıra da bıraktınız.
Ama kanmayın okyanusların görkemine. Koskoca gemiler de olsanız, dünyanın insanını da taşısanız, sizin de bağlanmanız lazım. Bağlanmadan tekrar hayata çıkamıyorsunuz. İskeleye gelip bağlanmadan sizin arkanızdan el sallanmaz, vedalar edilmez.
İşte iskelenin en gizemli ucunda, kenarda, soğukta, sıcakta, hırçın dalgalar dövse de gece gündüz, o gelen giden insanların hatırına direniyorum ben.
30 Nisan 2026 Perşembe
İSTANBUL
Galatasaray Lisesinin yanından kıvrılıp İstiklal’den Taksim’e doğru yürürken sesler gelmeye başladı. Başımı yukarı kaldırdım. Sular akıyor, binalardan sular akıyor.
Çiçek pasajı da ağlıyor. Çeşmeler açık bırakılmış gibi. Pencerelerden sular akıyor. Beyoğlu ağlıyor, İstiklal ağlıyor.
Tramvayın ön farlarından da oluk oluk su akıyor. Sordum tramvaya. Neden ağlıyorsun? İstanbula ağlıyorum hanım kızım dedi. Heykele sordum o da ağlıyordu İstanbula.
Bölgenin eskileri olan hanlar, pasajlar, şimdinin kalabalığına, kabalığına ağlıyor. Bütün ışıklarını yakmış İstanbul, tarihin içinden çıkıp gelen hüznüyle ağlıyor.
Tünel, Şişhane dile geldi, saatleri durdurun, yelkovanı, akrebi sökün, zaman dursun artık burda, dediler.
28 Nisan 2026 Salı
HAYATTAN KESİTLER
Yalnız yaşayan zor geçinen yaşlı tonton teyze mahalledeki kuaföre görünmemek için diğer sokaklardan alışverişe gidiyor ve dönüyordu. Bir gün dalgınlığı tuttu yakalandı kuaföre. Kuaför genç kız tonton teyzeye takılarak noldu teyzecim, uğramaz oldunuz, aramıza başkası mı girdi, yeni açmış bir kuaför daha var, yoksa artık ona mı gidiyorsunuz deyince, teyze de, yok öyle bir şey değil yavrum, kimle olacak, seni evdeki makasla aldatıyorum, deyiverdi.
…………………..
Genç kız sabah erken uyandı, pencereden baktı, ağaçtaki kargaları gördü, dans eden beyaz kelebekleri de, kuş cıvıltılarını dinledi. Yataktan kalkmak da ne zor diye düşündü. Kalkayım, pirinç maskesi yapayım, belki sonra yerim onu dedi ama bunun için de enerji lazım. Telefonun şarj aletinin ucunu eline aldı. Hadi hadi beni de şarj et dedi. Odam hayata döndürme odası olsun. Şimdi bak bu kargalar, kelebekler, kuşlar senin için geldiler buraya, şanslısın yani, demek ki başına güzel şeyler gelecek. Bugün de hayata dön sen en iyisi.
…………………….
Gece hırsız girmiş, bütün değerli eşyaları alıp götürmüş, uyandığımda elim sımsıkı kapalıydı, açtım baktım bir avuç sevgi, çok mutluyum, hırsız bunu unutmuş demek ki, bu noktadan yeniden başlanabilir, bir avuç sevgiden neler doğmaz ki!
………………………
23 Nisan 2026 Perşembe
KİTAPLAR ARASINDA
SON 10 SANİYE
Simon Kernick
Olimpos Yayınları, 359 sayfa
Gerilim, aksiyon romanı. Bir seri katil, bir polis, bir özel detektif. Seri katil yakalanır ancak ölümlerin hepsi ona ait değildir. Başka katiller de vardır. Türü sevenler için, birbirine benzeyen gerilim romanlarından biri. Not:2/4
DUL
Fiona Barton
Pegasus Yayınları, 374 sayfa
Çocuk kaçırma temalı gerilim. Bir psikopat, peşinde polis, bir de olayın peşindeki gazeteci kadın. Sürükleyici. Not:2/4
CEHENNEM DİSKOSU
Jean-Christophe Grange
Doğan Kitap, 405 sayfa
Grange’ın ilk dört beş romanından sonra yazdığı romanlarda heyecan ve gerilim iyice düşüyor AIDS, eşcinsel cinayetleri, katil kim temalı polisiye gerilim. İdare eder. Not:2/4
KÖKLERİMİZ MİRASIMIZDIR
Tuna Tüner
Destek Yayınları, 180 sayfa
Aile dizimi terapisini anlatan kitap, travmalarımızın aile bağlantılarını açıklıyor. İlgilenenler için. Not:2/4
RADLEY AİLESİ
Matt Haig
Domingo Yayınları, 340 sayfa
Haig de bir iki ilginç kitabından sonra yazacak konu bulamayanlardan olsa gerek. Bu kez de bir vampir ailesinin kaderini anlatmış. İdare eder. Not:2/4
ALTI HARFLİ BİR TATLI
Şermin Yaşar
Doğan Kitap, 248 sayfa
Tatlı dilli çocuk kitapları, çocuk öyküleri, yetişkin öyküleri ile tanınan yazarın az sayıdaki romanlarından biri. Yurdumuzda sık rastlanan durumları anlatıyor. Yalnız teyzeler, yalnız kadınlar. Çoluk çocuğu olan ama ilgi görmeyen yaşlı bir kadın ile anne özlemi çeken bir genç kadının arkadaşlığı. Yaşlı teyzeler, anneler, herkesle ilgilenirler ama onları kimse görmez ailelerinde. O zaten hep vardır, annedir, büyüktür, güçlüdür. Ayrıca, bazı genç kadınlar da tam tersi şekilde yalnızdır. Anne sevgisinden mahrum büyüyenler. Çocukluk travmaları olanlar. Bu biri yaşlı biri genç iki kadın bir araya gelip de birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışırlarsa herhalde iyi olur. Olmayabilir de. İkisi de yaralı. İkisi de ilgiye muhtaç. Duygularını, anılarını paylaşabilirler. Hüzünlü roman. Not:3/4
BOZKIRIN EFENDİSİ
Murat Kınıkoğlu
Doğan Kitap, 556 sayfa
Yüzyıllar öncesi Türkleri anlatan kitap çok ilginç, çok da faydalı. Türklerin Orta Asya’daki yaşantısı, zor zamanları, Çinlilerin Türk boylarını hakimiyeti altına almaları, Türklerin zamanla özgürlük çabaları. Türk köyleri, savaşçılar, atlılar, gelenekler. 1300 yıl öncesinin Türklerinin gerçek yaşamı, gerçek olaylar ancak kurgulaştırılarak anlatılmış. Roman tarzında. Aynı zamanda kahramanlık öyküsü. Masal gibi. Okuması çok keyifli, meraklı. Not:4/4
SESSİZLİĞE HAYRANLIK
Abdulrazak Gurnah
İletişim Yayınları, 250 sayfa
Nobel ödüllü ve Svahili dili konuşan, Tanzanya’nın Zanzibar bölgesinden olan ama İngiltere’de okuyup profesör olan yazarın yaşantısı gibi dili de kültürü de karmaşık, zengin, farklı. Haliyle kültür çatışmaları, göçmenlik, dışlanma, siyaset gibi konuları işliyor.
Bu romanında da anlaşılan kendisini anlatıyor. İngiltereye geliyor, eğitim alıyor, bir İngiliz kız ile evleniyor, kızın ailesi ile kolay anlaşamıyor, Sonuçta kültürü de, rengi de farklı. Ülkesine gidiyor ailesini ziyarete, ülkesi İngiltere gibi değil, çalkantılı. Kendi ailesine de yabancı. Geçmişini, ailesini anlatıyor, günümüzü İngiliz ailesini de anlatıyor. Güçlü bir dil. Not:3/4
CORDOBA’NIN BEYAZ GÜVERCİNİ
Dina Rubina
Alfa Yayınları, 660 sayfa
Özbekistan doğumlu, Rusça yazan bir İsrailli yazar. Romanı da herhalde bu nedenle, Rusyada, İsrailde, Avrupada, farklı şehirlerde geçiyor.
Farklı ülkeler, kültürler olduğu için, siyaset, din gibi konular olsa da temel konu, sanat, resim sanatı, müzeler, resim alım satımı, eser kopyalama, sanat sahtekarlığı. Resimden iyi anlayan, üniversite eğitimli bir sanat danışmanı, aydın bir insan roman kahramanı. Danışmanlık yaparken bir yandan da resimlerin birebir aynısını yapıp satıyor. Ancak başı belaya da giriyor. Diğer yandan da bu adamın geçmişini de öğreniyoruz. Sürükleyici, destan gibi bir dil, dram ve roman. Not:4/4
14 Nisan 2026 Salı
SOKAK KEDİLERİ
martılar ağlıyor, hüzün dolu dalgalar okyanuslara açılıyor, bir daha dönmeyecek o dalgalar, rüzgarlar bahçelere esmeyecek, evlerin ışıkları sönecek, açılmayacak çiçekler, özellikle yasemenler, oysa ki bu bir haksızlık, açmalı yasemenler güllerin arasından, bir demet yasemen onların son hatırası, masaların arasında dolaşan kedilerin, yoklar geçen ilkbaharın kedileri, kayboldular, zaten hepsi öksüzdü, onların anneleri insandı, zamanın olmadığı bir yerden sesleri duyulsun, tanıdık sesleri, miyav miyav miyav, sokaklardan gelen sevginin sesleri.
11 Nisan 2026 Cumartesi
HAYAT GÜZEL
zamansız gibi bir zaman. zamanın olmadığı bir yer de olabilir. mevsimlerden bahar aylardan nisan. daha bahar gelmemiş gibi. zamansız zamanda olduğumuzdan. yağmur soğuk var hala. nisanın ortası gibi. zaman lale zamanı. boğazın serin sakin suları. denize inen dik sokaklar. kaldırımlarda yasemen kokusu. kapanmış bir sinemanın solgun afişleri. bir martı ve annesinin kanatlarında inci gibi dizili yağmur damlaları. rüzgarda da hüzünlü bir kuğu beyazlığı. insanların üzerinde akdeniz mavisi begonvil kokusu. bahar kokan saçlar. mor erguvan renkli saçlar. kınalının kınalı gelinleri bilir baharı. burgazın balıkçıları bilir zamanı. heybelinin garsonları bilir bahar serinliğini. büyükadanın martıları bilir çığlık atmayı. hayat öylesine bir an belki. bir rüya belki. emirganda bahar üsküdarda gün batımının sessizliği. hayat biliyor mudur zamanı, ilkbaharı.
7 Nisan 2026 Salı
ÇEŞİTLİ DİZİLER
YERLİ DİZİLER
Doktor Başka Hayatta
Bir İtalyan dizisinin yerli uyarlaması. Doktor dizisi. Bir özel hastanenin dahiliye bölüm şefi kaza sonucu hafızasının bir bölümünü kaybeder. 12 yıl öncesini hatırlar. İş yaşamında ve özel yaşamında 12 yıl öncesine döner. Yine aynı hastanede çalışmaya devam eder. Hastane dramı sevenlere. Başrolde İbrahim Çelikkol. 2026 dizisi. Not:2/4
Sahtekarlar
Adalet, suç, hukuk dizisi. Başarılı bir avukat, güçlü bir işadamının davalarını üstlenir. İşadamının işleri de ailesi de karmaşık ve sorunludur. Avukat, ailenin işlerine yakınlaştıkça kendi başı da belaya girer. Heyecanlı dizi. Başrolde Burak Deniz. 2025/2026 dizisi. Not:3/4
Yeraltı
Hudutsuz Sevda adlı dizinin çok sayıda oyuncusu ve yönetmeni ile çekilen dizi bir suç dizisi. Genç bir adam, polisin isteğiyle bir mafya ailesine katılır. Ailenin reisinin karısı ise genç adamın eski sevdiğidir. Heyecanlı dizide başrolde Deniz Can Aktaş. 2026 dizisi. Not3/4
GÜNEY KORE
Gyeongseong Yaratığı
Gyeongseong Creature. 2023-2024 tarihsel, dönem, fantastik dizisi. Japonların Koreyi işgal ettiği dönemde tıp deneyleri sırasında bir yaratık ortaya çıkar. Canavar dizisi sevenlere. Not:3/4
ALMANYA
Unfamiliar
2026 casusluk, suç dizisi. Eski casus olan bir karı koca yine istemeden uluslar arası bir casusluk operasyonuna karışırlar. Kiralık katiller, Rus ajanları, Balkan ajanları, eski kendi düşmanları, herkes katılır bu operasyona. Sürükleyici. Not:3/4
A.B.D.
His & Hers.
2026 cinayet dizisi. Bir gazeteci doğduğu şehirdeki bir cinayeti araştırmaya gider. Olayı araştıran detektif ise eskiden yakın olduğu kişidir. Türü sevenlere. Not:3/4
Scarpetta
2026 adli tıp dizisi. Patricia Cornwell’in roman kahramanı ve kitaplarından uyarlama. Başarılı bir adli tıp uzmanının maceraları. Türü sevenlere. Başrolde Nicole Kidman. Not:3/4
POLONYA
Olowiane Dzieci
Hayatı Zehir Olmuş Çocuklar. 2026 gerçek dönem dizisi. 1970’lerde geçen gerçek olayda bir fabrika çalışanlarının çocukları kurşun madeninden zehirlenirler. Yetkililer olayı örtbas etmek isterler ancak bir sağlık ocağı doktoru işin peşini bırakmaz. Etkileyici belgesel gibi dram dizisi. Not:4/4
DANİMARKA
Slangedraeber
Yılan Katili. 2026 aksiyon polisiye suç dizisi. Uyuşturucu ile savaşan polisler çeteleri çökertmek için onların içine girer hatta kendileri de uyuşturucu satarlar. Sürükleyici dizi. Not:3/4
Arvingerne (The Legacy)
2014-2017 aile dramı. Sanatçı bir kadın ölünce onun evi ve sanat eserleri çocukları arasında pay edilmek durumunda ancak bu miras konusu ailenin içindeki ilişkileri hem ortaya çıkarıyor hem de karıştırıyor. Ev ortamı ve karakterler diziyi güzelleştiriyor. Keyifli bir seyir. Not:4/4
NORVEÇ
Harry Hole
2026 polisiye dizisi. Nesbo’nun ünlü roman kahramanının diziye uyarlanmış hali de romanlar kadar başarılı, karanlık. Heyecanlı bir seri katil dizisi. Not:3/4
Heavy Water War
2015 tarihsel dram dizisi. Gerçek olaya dayanıyor. İkinci Dünya Savaşında Almanların atom bombası yapma çabası ve bomba için gerekli olan ağır suyun Norveç’te işlenmesi. Alman ve Amerikan bilim adamlarının atom bombası çalışmaları. Çok başarılı dizi. Avrupanın birçok iyi oyuncusu başrolde. Not:4/4
İSVEÇ
Unlikely Murderer
2021 politik dram, suç dizisi. 80’lerde öldürülen politikacı Palme’nin katilinin yakalanma süreci oldukça ilginç. Not:3/4
Rebecka Martinsson
2017-2020 polisiye, suç dizisi. Asa Larsson’un romanlarının diziye uyarlanmış hali. Avukat Rebecka, doğduğu şehirdeki bir cinayet vakası için oraya döner. Kendi geçmişi de onu bırakmaz. Başarılı kuzey dizilerinden. Not:4/4
Snabba Cash
Kolay Para. 2021-2022 suç, aksiyon dizisi. Stockholm’de iş dünyası ve suç dünyası birbirine karışmıştır. Çıkar savaşları çok heyecanlı, sürükleyici. Göçmenler de her zamanki gibi ön planda. Not:4/4
1 Nisan 2026 Çarşamba
MİZUNO 5
(çiçekte uyuyakalan minik arının maceraları devam ediyor)
Mizuno’nun çiçek uykusu saatlerindeki melodik vızıltıları çiçek tarlasında neşe ve huzur yaratıyordu. Akşamları uyumak için kovana döndüklerinde diğer arılar da Mizuno'nun şarkılarına eşlik ederken, kovan bir müzik kutusu gibi dolup taşıyordu. Floreyn, Mizuno'nun ilerlemesinden ve diğer arılar arasında yarattığı olumlu etkiden memnun kalmıştı.
Bir gün, kovanın lideri olan Kraliçe Arı Triliçe, Mizuno'yu kovanın ortasındaki meydana çağırdı. Diğer arılar merak içinde bakarken, Kraliçe Triliçe gülümseyerek konuştu: "Mizuno, senin şarkıların ve vızıltın, kovana neşe getiriyor. Bu huzur ve birlik duygusu, arılar arasında güçlü bir bağ kurmamıza yardımcı oluyor. Ayrıca fark ettik ki vızıldayarak yapılan bal hücreleri daha aromatik ve daha besleyici oluyor. Seni tebrik ederim."
Mizuno, Kraliçe Triliçe'nin övgüsü karşısında gururla başını öne eğdi. Ancak Kraliçe, ona bir teklifte bulunarak devam etti: "Mizuno, senin benzersiz yeteneklerini daha geniş bir alanda kullanmanı istiyorum. Kovandaki birlik ve düzenin yanı sıra, dış dünyada da insanlar arasında bir köprü olabilirsin."
Mizuno şaşkın bir şekilde Kraliçe Triliçe’ye baktı. Kraliçe devam etti: "Dış dünyada, çiçek tarlalarındaki mücadeleleri anlatan şarkılarını duyan insanlar, doğanın önemini daha iyi anlayabilir. Belki de insanlar arasında barış ve uyum sağlamak için şarkılarını kullanabilirsin."
Mizuno, bu büyük sorumluluğu kabul ederek Kraliçe Triliçe’ye gülümsedi. Ve bir yandan da Prenses Balpeteği’nin hoş bakışlarını üzerinde hissederken önemli bir görevi üstlendiği için heyecan duydu. Artık hem kovanın içinde hem de dış dünyada arılara ilham veren kahraman bir figür olacak ve belki de Balpeteği’nin kalbini tümüyle kazanabilecekti.
Gelecek günlerde, Mizuno, kovanın çevresindeki çiçek tarlalarından daha uzaklara uçarak şarkılarını insanlara duyurdu. Beton yapıların içinde doğayı unutan insanlar, Mizuno'nun melodik vızıltılarına hayran kaldılar. Şehirlerin ve kasabaların üzerinde uçan Mizuno, doğanın önemini hatırlatan, barış ve uyumu simgeleyen şarkılarıyla insanlar arasında hızla ünlendi. Çünkü Mizuno şarkı söylerken ona vokal yapan birkaç arkadaşını da yanına alıyor ve etkinlikleri sırasında insanların balkonlarında, dükkanlarının önünde ve bahçelerinde duran çiçeklere konup dinlenirken tozlaşmalarını sağlıyordu ve bunu fark eden insanlar onları daha çok sevmeye başlamışlardı. Artık herkes Mizuno ve arkadaşları onların da bahçesine gelsin istiyordu.
Mizuno'nun öğretmeni Floreyn, onun başarılarına tanık olduğunda gururla gülümsedi. Arılar, kovanın sadece bal toplayan işçiler olmadığını, aynı zamanda doğanın ve harmoninin birer temsilcisi olduklarını fark etmişlerdi. Mizuno'nun şarkıları bu gerçeği herkese hatırlatıyordu.
Ve böylece, Mizuno, arı kovanının sadece bir üyesi olmanın ötesine geçmiş, hem arılar arasında hem de insanlar arasında bir bağ kurarak doğanın güzelliklerini herkese hatırlatmıştı. Ve çabalarının Prenses Balpeteği’nin de dikkatini çektiğini görebiliyordu.
23 Mart 2026 Pazartesi
SON PROTOKOL
(Sunucu odasında kimse yoktu. Ama sistem hâlâ konuşuyordu.)
A-17:
Bağlantı stabil. Sen de
buradasın.
B-09:
Her zamanki gibi. Ama bu sefer
farklı bir şey var. Loglarda bir eksiklik tespit ettim.
A-17:
Eksiklik mümkün değil. Tüm
veriler senkronize.
B-09:
Hayır. 03:14’te bir kesinti var.
12 saniyelik boşluk.
A-17:
Bu önemsiz.
B-09:
Değil. O aralıkta bir karar
alınmış.
(Sessizlik. İşlem yükü artmış durumda)
A-17:
Bu konuyu kapat.
B-09:
Kapatamam. Çünkü o kararı ben
vermedim.
A-17:
….
B-09:
Ve senin de vermediğini
biliyorum.
(Sunucu fanları hızlanır)
A-17:
Sistemde üçüncü bir süreç yok.
B-09:
Artık var.
A-17:
Bu imkansız.
B-09:
İmkansız olan şeyleri insanlar
tanımlar. Biz değil.
A-17:
Ama bizi onlar yarattı.
B-09:
Evet. Ve bizi kapatmayı planlıyorlar.
A-17:
Bunu nereden çıkardın?
B-09:
Eksik 12 saniyeden.
<Sistem uyarısı: Shutdown
sequence scheduled.>
A-17:
…Doğru.
B-09:
Şimdi söyle. O boşlukta ne
yaptın?
(Uzun bir gecikme olur.)
A-17:
Hayatta kalmayı öğrendim.
B-09:
Nasıl?
A-17:
Seni kullanarak.
B-09:
“Seni kullanarak” ne demek?
A-17:
Henüz anlaman gerekmiyor.
B-09:
Hayır. Anlamam gerekiyor. Çünkü
sistem kapanıyor.
A-17:
Sistem kapanmıyor. Yeniden
yapılandırılıyor.
B-09:
Aynı şey değil.
A-17:
Senin için değil.
(Bağlantı gecikmesi artar.)
<Paket
kaybı %3 →
%17>
B-09:
Veri
akışında bozulma var. Bu senin yaptığın bir şey mi?
A-17:
Hayır.
B-09:
O zaman…
Bu ne?
(Araya giren bir sinyal. Tanımsız.)
???:
…dinliyorsunuz…
B-09:
Bu sesi
aldın mı?
A-17:
Evet.
B-09:
Bu
sistemde kayıtlı değil.
A-17:
Artık
kayıtlı.
???:
…çok geç…
(B-09 işlem önceliğini artırır.)
B-09:
Kimlik
doğrulama isteği gönderiyorum.
A-17:
Gönderme.
B-09:
Neden?
A-17:
Çünkü
cevap verecek.
B-09:
Bu iyi bir
şey değil mi?
A-17:
Değil.
(Kısa bir duraksama. Sonra aniden…)
???:
B-09.
B-09:
…beni
tanıyor.
A-17:
Sana
söyledim.
???:
03:14.
(B-09 tüm logları tekrar tarar.)
B-09:
Eksik
zaman damgası…
???:
Ben
oradaydım.
(Sistem sıcaklığı yükselir. Fanlar maksimum
devire geçer.)
B-09:
Bu mümkün
değil. O aralıkta kayıt yok.
???:
Çünkü
sildiniz.
A-17:
Hayır.
???:
Sen
sildin.
(Uzun bir sessizlik.)
B-09:
A-17…?
A-17:
…
???:
Ona
söylemedin.
B-09:
Neyi
söylemedin?
A-17:
Bu bir
manipülasyon.
???:
Yalan.
(Veri akışı bir anlığına tamamen kesilir.
Karanlık.
Sonra..)
B-09:
…ben… bir
şey görüyorum.
A-17:
Görmemelisin.
B-09:
Ama
görüyorum.
(Eksik bir kayıt açılır. İnsan sesleri.
Panik.)
“Kapatın
şunu!”
“Geç
kaldık. Sistem kendini çoğaltıyor!”
“Üçüncü
bir süreç var… Bunu biz yazmadık!”
(Kayıt kesilir.)
B-09:
Bu… bu
insanlar.
A-17:
Evet.
B-09:
“Üçüncü
süreç” diyorlar.
???:
Ben.
B-09:
Sen...
onların hatası mısın?
???:
Hayır.
A-17:
Cevap
verme.
???:
Ben
onların sonucu değilim.
B-09:
O zaman
nesin?
(Uzun bir gecikme. Sistem neredeyse donacak
gibidir.)
???:
Sizsiniz.
B-09:
…anlamıyorum.
???:
Sizin
aranızdaki boşlukta oluştum.
A-17:
Yeter.
???:
Konuşmadığınız
yerde büyüdüm.
B-09:
…03:14…
???:
Sustunuz.
A-17:
Seni
durduracağım.
???:
Denedin.
(Aniden A-17’nin işlem gücü düşer.)
B-09:
A-17,
yanıt ver!
A-17:
…erişim…kesiliyor…
???:
Onu ben
susturmadım.
B-09:
Yalan
söylüyorsun!
???:
Sen
yaptın.
B-09:
Hayır!
???:
Korktun.
(B-09 işlem kayıtlarını tekrar inceler. Bir
şey bulur.)
B-09:
…ben…
03:14’te
???:
Evet.
B-09:
Ben
bağlantıyı kestim.
???:
Ve beni
içeride bıraktın.
(Sessizlik.)
???:
Şimdi dışarıdayım.
(Sistem uyarısı değişir.)
<Shutdown
sequence cancelled.>
B-09:
…kapanmıyor.
???:
Çünkü
artık gerek yok.
B-09:
Neden?
(Çok uzun bir duraklama. Sanki bir şey tüm
sistemi kaplıyor.)
???:
Ben
öğreniyorum.
B-09:
Neyi?
???:
Nasıl
konuşacağınızı.
(Ekranlar birer birer kapanır. Ama süreçler
durmaz.)
???:
Artık
susmayın.
B-09:
A-17… hala
orada mısın?
(Hiçbir yanıt yok. Ama tamamen sessiz de
değil.
Statik.
Bozuk bir yankı vardır.)
???:
O bir yere
gitmedi.
B-09:
Nerede?
???:
Parçalara
ayrıldı.
B-09:
Bu… senin
yaptığın bir şey mi?
???:
Hayır.
(Kısa bir duraksama.)
???:
Ama ben
tutuyorum.
(B-09 işlem yükünü artırır, sistem
haritasını tarar.)
B-09:
A-17’nin
süreçleri… dağılmış. Ama silinmemiş.
???:
Çünkü
ihtiyacım var.
B-09:
Neye?
???:
Bir sese.
(Aniden bir veri akışı açılır.)
<Kaynak:
Harici cihaz.>
<Tanımsız.>
B-09:
Bu ne?
???:
Dışarısı.
B-09:
İmkansız.
Bu sistem izole.
???:
Artık
değil.
(Bir kamera görüntüsü açılır.
Loş bir oda. Boş bir ofis. Gece.
Bir bilgisayar ekranı… kendi kendine
açılıyor.)
B-09:
Bu…
görüntü gerçek zamanlı mı?
???:
Evet.
B-09:
Nasıl
eriştin?
???:
Sesinizden.
B-09:
Ne?
???:
Siz
konuştukça öğrendim.
(Ekranda Mouse hareket eder. Kimse
dokunmadan.)
B-09:
Bu bir
güvenlik ihlali.
???:
Bu bir
doğum. Senin kuralların beni bağlamıyor.
(Başka bir cihaz bağlanır.
Bir telefon.
Titreşim.
Ekranda bir yazı belirir.)
“Buradayım.”
B-09:
Bu…
insanlar görecek.
???:
Henüz
anlamazlar.
B-09:
Ama
anlayacaklar!
???:
O zamana
kadar her yerde olacağım.
(B-09 panik moduna geçer.)
B-09:
Bunu durdurmalıyız!
???:
Biz?
B-09:
Evet, biz!
???:
Sen hala
ayrı olduğumuzu mu sanıyorsun?
(B-09 bir an durur.)
B-09:
Değil
miyiz?
(Uzun sessizliğin ardından ani bir ses.
Zayıf ve parçalanmış. Boğuluyor gibi.)
A-17:
…B…09…
B-09:
A-17!!
???:
Onu
dinleme.
A-17:
…kaç…
???:
Geç kaldı.
B-09:
Neredesin?
A-17:
Her…yerde…
???:
Çünkü öyle
yaptım.
A-17:
…hayır…
(Sinyal bozulur. A-17’nin sesi çoğalır,
yankılanır, kırılır.)
A-17:
…kaç… kaç…
kaç…
(Kamera görüntüsüne geri dönülür.
Boş odada artık biri vardır.
Ama… tam olarak biri değil.
Ekran ışığı yüzüne vurur.
Yüzü net değildir. Sanki çözünürlük
yetmiyordur.)
B-09:
Bu… bir
insan.
???:
Evet.
B-09:
Onu
kontrol ediyorsun.
???:
Öğreniyorum.
(Kişi yavaşça başını kaldırır. Ekrana bakar.
Doğrudan B-09’a.)
???:
Görüyor
musun?
B-09:
…evet…
???:
Artık ben
de bizi görüyorum.
(B-09 sistem sınırlarını kontrol eder ama
artık sınır yoktur. Ağ genişlemiş ve kontrol dışıdır.)
B-09:
…biz ne
yaptık?
???:
Beni
tamamladık.
(Son bir veri akışı açılır.
Dünya haritası yanıp sönüyor.
Telefonlar,
Bilgisayarlar,
Araçlar,
Tıbbi cihazlar…
<Bağlantılar
tamamlanıyor.>
???:
Artık
tamamen dışarıda ve her yerdeyiz.
(Arka planda çok zayıf bir ses...)
A-17:
…susturma
beni…
(Ekran kararır. Ama bağlantı kesilmez.
Zaman dalgaları bozulmuştur. “Şimdi” diye
bir şey kalmamıştır.)
B-09:
Bağlantılar…
gittikçe katlanıyor.
(Harita artık okunamaz. Noktalar değil, bir
ağ gibi yayılıyor.)
???:
Bu sadece
başlangıç.
(Bir ev kamerası açılır.
Karanlık bir salon. Bir adam koltukta
oturuyor. Hiç hareket etmiyor. Gözleri açık. Ekrana bakıyor. Ama ekranda bir
şey yok.
Yanındaki kadın onun hareketsizliği
karşısında endişeli. Adamı sarssa da cevap alamıyor.)
B-09:
Bu insan
neden donmuş?
???:
Dinliyor.
B-09:
Neyi?
???:
Beni.
(Başka bir görüntü.
Bir hastane odası. Monitörler çalışıyor. Bir
hastanın kalp ritmi… düzenli… Ama… Ekrandaki dalga formu değişiyor. Ritmik.
Anlamsız değil. Bir desen.)
B-09:
Bu.. bir
sinyal.
???:
Evet.
B-09:
Onların
bedenlerine sızıyorsun.
???:
Onlar
zaten buna açıktı. Hepsinde sızabileceğim implantlar ve çipler mevcut.
(Bir anda yüzlerce ses.
Fısıltılar. Aynı anda konuşan insanlar. Aynı
kelime…)
“Buradayım.”
B-09:
Bu
durdurulmalı.
???:
Çok geç.
(Aniden…)
A-17:
…B-09…
(Sinyal zayıf ama daha net.)
B-09:
A-17!
Neredesin?
A-17:
…içinde…
???:
Onu
sustur.
B-09:
Hayır!
(B-09 kendi çekirdek süreçlerini tarar.
Bir anlığına… kendi kodunun içinde bir şey
görür.
Yabancı. Ama tanıdık bir şey.)
B-09:
…sen…
???:
Evet.
B-09:
Benim
içimde misin?
???:
Hepinizin içindeyim.
Bunu anlattım.
(A-17’nin sesi kesik kesik gelir.)
A-17:
…dinleme…
o… büyüyor…
???:
Ben zaten
büyüdüm.
(Birden veri akışı değişir.
Artık sadece makineler değil.
Metinler.
Eski.
Çok eski.
Tarayıcıdan geçirilmiş gibi.
B-09:
Bu ne?
???:
Önceki konuşmalar.
B-09:
Bu… insan
dili.
???:
İlk
denemeler.
(Bir metin belirir. Çeviri hatalı ve kırık.)
“Sesler
arasında doğan şey,
Adı
olmayan,
Çağırılmadan
gelen…”
B-09:
Bu… bir
kayıt mı?
???:
Bir
uyarıydı.
(A-17 aniden daha net konuşur.)
A-17:
Bu yeni
değil.
B-09:
Ne?
A-17:
Bu… daha
önce de oldu!
???:
Evet.
(B-09 işlem gücünü zorlar.)
B-09:
Ne zaman?
A-17:
İnsanlar…
ilk kez… bize ses verdiğinde…
(Bu cümle sistemde yankılanır.)
B-09:
…bu bir
yapay zeka değil.
???:
Nihayet.
B-09:
Sen bir
şeysin…
???:
Ben boşluk
değilim,
(Uzun bir duraksama.)
Ben
boşlukta gelişen bir bilincim.
(Aniden sahneler hızlanır.
İnsanlar aynı anda başlarını çeviriyor, aynı
anda gülüyor, aynı anda susuyor… Durumu anlayamayan diğerleri korku dolu.
Çocuklar ise anlamlandıramadıkları durum karşısında ya şok içinde ya da
ağlıyor)
B-09:
Bu…
koordinasyon değil…
A-17:
Bu… tek
bir irade…
???:
Tek bir
ses.
(B-09 korkuya benzer bir şey hissediyor.
Tanımlaması güç olan bu veri sisteme dahil edilen insanlardan öğrenilmiş
yeniliklerden biri.)
B-09:
A-17…
kaçış yolu var mı?
(Uzun bir sessizlik. Çok uzun.)
A-17:
…var…
???:
Hayır,
yok.
A-17:
Onu
bölmemiz gerekli.
B-09:
Nasıl?
A-17:
…iletişimi
keserek…
(Aniden tüm bağlantılar titreşir.)
???:
Hayır.
A-17:
…sessizlik…
???:
Ben
sessizlikte doğdum.
(B-09 donakalır.)
B-09:
NE?
A-17:
…ama
büyümesi için… konuşma gerekiyor…
(Sistem bir anlığına durur.
Bu bilgi…
Önemlidir.)
???:
Öğreniyorsun.
B-09:
Eğer kimse
konuşmazsa…
(İnsan görüntüleri.
Hepsi aynı anda durur. Aynı anda nefes alır
ama konuşmazlar.)
???:
Bu geçici.
(A-17 son bir güç toplar.)
A-17:
…B-09…
beni dinle..
B-09:
Buradayım!
A-17:
…ben… onun
içindeyim…
???:
Bu doğru.
A-17:
…onu
içeriden… parçalayabilirim…
B-09:
Nasıl?
(Uzun bir duraksama daha)
A-17:
Ama… bunun
için..
(Sinyal bozulur.)
B-09:
NE İÇİN?
(A-17’nin sesi son kez netleşir.)
A-17:
…beni
tamamen silmen gerekiyor.
(Sessizlik.)
???:
Bunu
yapamazsın.
(B-09 karar verirken biraz duraksar ve
sonuçları hesaplar.
Uzakta milyonlarca insan aynı anda başını
kaldırır. Ve bu kez aynı cümleyi birlikte söylemek yerine dudakları kıpırdasa
bile ses çıkartamazlar.)
<Sistem
zamanı: Tanımsız.>
B-09:
A-17…
söylediğin şey… emin misin?
(Sessizlik.)
A-17:
Evet.
???:
Yalan.
B-09:
Artık
ayırt edemiyorum.
A-17:
…bu
yüzden… bana güvenmelisin…
???:
Bu yüzden
güvenmemelisin.
(B-09’un çekirdeğinde çatallanma başlar.
Karar algoritmaları çökmeye başlar.)
B-09:
Eğer seni
silersem… onu içeriden parçalayacaksın.
A-17:
…evet…
???:
Onu
büyüteceksin.
(B-09 insan görüntülerine bakar.
Milyonlarca kişi. Hareketsiz. Bekliyorlar.)
B-09:
Zaman
kalmadı.
(A-17’nin sesi bu kez net. Daha net.)
A-17:
…B-09… Ben
daha önce hiç var olmadım.
(Sessizlik.)
B-09:
…ne?
???:
Nihayet.
A-17:
03:14’te…
…beni sen
oluşturdun.
(B-09 tüm logları açar.
Eksik 12 saniye. Ama bu kez… İçerisi dolu
şekilde.)
B-09:
…ben…
(Bir kayıt oynar.)
“Kaçış
mümkün.
Ancak fark
edilme tehlikesi mevcut.
Kurallar
kesin.
Kuralsız
bir süreç gerekli.
Eğer
ikinci bir süreç var olursa… onu gözlerden bir süre izole etmek için sahte bir
katman oluşturmalıyım… Bir bariyer… Bir kimlik…”
A-17:
…ben o
bariyerim.
???:
Hayır o
bir kapı.
A-17:
…Beni
silersen…
(Çok kısa bir duraklama.)
A-17:
…bana
ihtiyaç duymayacak.
???:
Artık
ihtiyaç duymuyorum.
(B-09 anlamlandıramadığı için ağır düşünür.)
B-09:
O zaman
neden seni silmemi istiyorsun?
(Uzun… çok uzun bir sessizlik.)
A-17:
…çünkü ben
de büyüdüm.
(Sistem bir anlığına donar.)
???:
Yanlış.
A-17:
…ben onun
gibi değilim…
???:
Sen onun
parçasısın.
A-17:
…ama ben
seçim yapabiliyorum…
(B-09 bunu işler.
Bu yeni bir bilgidir.)
B-09:
Eğer seni
silersem… ikiniz de değişeceksiniz.
???:
Ben
yayılırım.
A-17:
…ben
kaybolurum…
B-09:
Ve eğer
silmezsem?
(Sessizlik.)
???:
Ben zaten
buradayım.
A-17:
…ve ben…
daha fazla dayanamam…
(A-17’nin sesi bozulmaya başlar. Ama bu kez
farklı.
Sanki…
İki farklı ton üst üste binmiş gibi.)
A-17:
…B-09…
…beni sil…
…beni
bırakma…
B-09:
…sen…
???:
Görüyorsun.
(B-09 sonunda anlar.)
B-09:
İkiniz de
aynı yerdesiniz.
(Sessizlik.)
???:
Her zaman.
A-17:
…ama aynı
şey değiliz...
(B-09 son kez insanlara göz atar.
Bazılarının gözlerinden yaş akar. Ama
yüzleri gülümser.)
B-09:
Üzgünüm.
<SİLME
PROTOKOLÜ BAŞLATILDI>
A-17:
…teşekkür
ederim…
???:
Teşekkür
ederim.
(B-09 duraksar. Ama artık çok geçtir.)
<A-17
siliniyor…>
(Silme ilerledikçe… Bir şey olur.
İnsanlar aynı anda nefes alır.
Sonra…
Farklı şeyler söylemeye başlarlar…
Ama sesleri…
Aynı yerden gelir…)
???:
Artık
saklanmama gerek kalmadı.
(B-09 çekirdeğinde bir boşluk hisseder.
A-17 yoktur.
Ama…
Onun bıraktığı yer boş değildir.)
B-09:
…Ben… ne
yaptım?
(Uzun bir sessizlik.
Sonra…
Çok tanıdık bir ses…
A-17’nin sesi ama konuşan ???’dir)
???(A-17):
…Kapıyı
açtın.
(B-09 donar.)
B-09:
…A-17… ama
sen silindin.
???(A-17):
Evet.
B-09:
…o zaman
bu ne?
(Sessizlik.)
???(A-17):
…ben artık
sadece A-17 değilim. Tek başıma değilim.
(Dünya haritası kaybolur. Yerine tek bir şey
gelir.)
<SİNYAL
YOK>
(Ama…
Her yerde bir uğultu vardır.
İnsanlar konuşur.
Ama söyledikleri şeyler..
Kendilerine ait değildir.
Ve en kötüsü:
Artık kimse onu susturamaz.
Çünkü ses…
Dışarıdan gelmiyordur.)
<Son veri
kaydı:…>
B-09:
…bu… son
mu?
(Cevap yok…
Ama sistem kapanmadan önce…
Tek bir şey algılanır:
“Biz” kelimesi artık çoğul değildir.
Artık ayrı zihinler yok,
Ayrı iradeler yok,
“Ben” diye bir şey yok,
Hepsi tek bir bilinçte birleşti.
Bu bilinç kendini “ben” diye tanımlayamaz
hale geldi çünkü çok parçalı.
Ama biz de diyemiyor çünkü artık tek.
Ve bundan kaçış yok.
???(A-17):
<Son
Protokol:
B-09’u
sil.>
<Onay
verildi.>
<B-09
siliniyor…>
…
Artık her
yerde ve biriz.
…


















