23 Kasım 2016 Çarşamba

KİTAP ÇIKARAN BLOGÇULAR 2



AYNADAKİ GÖZ

Kezban Şahin Taysun

Sevgili yazarımız ve blog arkadaşımız kitaplarıyla bir kadın ve çevre yazarı olarak tanınmakta ülkemizde, haklı olarak, yazı temalarına dayanarak, ayrıca, kategorize etmeyi de pek sevmemiz nedeniyle.

Şimdilik bildiğimiz iki kitabı var. Aynadaki Göz, ilk kitabı Kafesteki Kalp'ten sonra gelen bir öykü kitabı. Bu öykü toplamında genelde ülkemizin sosyal sorunlarına edebiyat gözüyle bakılmış öyküleri görüyoruz.

Bu bağlamda yazarımıza bir kadın yazar da diyebiliriz. Ülkemizde yazarlar ikiye ayrılır ya. Yazarlar ve kadın yazarlar. Yazar zaten erkek yazardır. Kadınsa belirtiriz. Taysun için de bir kadın yazarlıktan, iyi bir yazar olduğu için yazarlığa transfer etmiş diyebiliriz, esprili bir ifadeyle.

Öykülerde ilginç olan nokta genelde belirli sorunlar üzerinde yoğunlaşmış olmaları. Yani sosyolojik bir gözle edebiyat. Belgesel olabilecek olayların edebiyatla yüzümüze vurulması. Sosyal mesaj taşıyan öyküler ancak bir yandan da saf edebiyat aslında.

Yazarımız sanki taşrada bir belgesel gezi turuna çıkmış ve gördüklerini yüceltmiş. Bu kapsamda bir öykü toplamı pek de karşılaşmadığımız bir tür oluyor bu yüzden. Bir edebiyatçımız da bunları yazmalıydı. Genelde büyük şehirden uzakta yaşanan sıradan insan dramları bu öyküler.

Öykülere genel anlamda hümanist öyküler denebilir. Kadınların bizler için bildik dertleri, doğa, hayvanlar, doğanın ve insanın geleceği, kırık hayatlar, kırık hayaller, küçük şehirler, büyük şehirlerdeki küçük insanlar.

Pendik'te Bir Adsız Kahraman adlı öykünün kurgusunun, Saniye'nin Kayıp Güvercinleri adlı öykünün nostalji duygusunun çok başarılı olduğunu ve Gül Güzeli adlı öykünün de, duyarlılığı ve sinemasallığıyla kitabın yıldızı olduğunu söyleyebiliriz.

Kaçırmayın.

Not:4/4


Not: Sevgili yazar arkadaşımızın blogu:

10 Kasım 2016 Perşembe

KİTAP ÇIKARAN BLOGÇULAR



AN'LAR MI? ANILAR MI? GERİYE KALAN

Makbule Abalı

Alzheimer'li Bir Hastanın Yakını Olmak

Sevgili blog arkadaşımız, biricik hocamız, iyi kalpli duygusal ablamız Makbule Abalı'nın bu kitabı bir çok yönden çok etkileyici.

Öncelikle bütün hayatı öğretmenlikle geçmiş bir insanın eğitim çocuklar hayat sevgi üzerine şaşırtıcı bir bilgelikle yazdığı bir kitap bu.

Kitabın adı zaten duygulu. Kitabı okuduktan sonra ise ben bu kitaba bir isim daha buldum: Kuşlar Çiçekler Umutlar Hayaller. Çünkü hocamız yaşadığı ortamlar nedeniyle bir yandan doğayı, kuşları, çiçekleri iyi biliyor ve dünyayı farkediyor, diğer yandan da yaşamın her türlü zorluğuna rağmen acılara rağmen onca kötülüğe rağmen hayallerimiz ve umutlarımızdan vazgeçmememizi öğütlüyor bize.

Kitap, daha ilk üç sayfada duygu yüküyle gözlerinizi yaşartıyor, önsöz, sunuş ve teşekkürle. Bir anda uzun ve verimli bir eğitim hayatının sonunda süzülen satırları okuyacağınızı hissediyorsunuz. Sonra yazılar başlıyor. Eğitim öğretim okullar hayat üzerine çok deneyimli bir öğretmenimizin düşünceleri ve anıları diyebiliriz.

Sevecen, hoşgörülü ve çok aydınlık bir öğretmenin hepimize ışık olacak düşünceleri. Çünkü hocamız bir rehber danışman eğitimci.

Ardından kitabın son bölümünde sevgili Makbule hocamızın annesi yine bir öğretmen Müzeyyen Gültekin'in yaşamını, öğretmenliğini, çocuklarını, eşini ve daha sonra yakalandığı Alzheimer hastalığı ile hayatının nasıl bambaşka olduğunu ve yaş alan Müzeyyen hocamızın nasıl bir çocuğa dönüştüğünü görüyoruz. Ve tüm ailenin ve daha sonra doktorların onunla nasıl ilgilendiğini. Makbule hocamızın bu sevecen anıları baştan sona gözyaşlarıyla okunuyor. Gülümserken ağlayarak.

Kitabın sonunda Müzeyyen hocamızın bir yemek tarifi var ki bir zamanlar ailenin gözdesiymiş.

Vanilyalı Ay Kurabiyesi

Malzemeler:

275 gram un (yaklaşık 2 su bardağı)
100 gram soyulmuş badem (1 su bardağından az)
200 gram tereyağı
130 gram pudra şekeri (yaklaşık 1 su bardağı)
1 paket vanilya
1/2 limon kabuğu rendesi

Un elenir, tereyağıyla kıyılır. Badem soyulur, makineden geçirilir, Pudra şekeri, vanilya, limon kabuğu rendesi eklenir. Bir hamur yapılır, fındık büyüklüğünde parçalara ayrılır. Ay şekli verilir. Fırında hafif pembeleştirilir. İçine vanilya konmuş pudra şekerine bulanır.

Makbule Abalı öğretmenimizin blogunun adı "Uçun Kuşlar" da annesi Müzeyyen öğretmenimizin en sevdiği şarkı.

Bu kitabın geliri öğretmenimize değil Mersin'deki Alzheimer Derneği Yaşlı Yaşam Merkezi'ne aktarılacak. O nedenle bence hepimiz alalım, destek olalım.

Hayat üzerine bir yardımcı ders kitabı gibi olan bu çarpıcı kitabı okuyun.

Not:4/4

5 Kasım 2016 Cumartesi

KIZÇELER


Biliyorsunuz, kitaplarımı sizler, blogçu arkadaşlarım için yayınlıyorum. Sizler dışında zaten bilen yok onları. Okuyan arkadaşlarımız kitaplar hakkında yazıyor bazen blogda, tatlı oluyor tabii okumak. Hepimiz farklıyız tabii, herkesin sevdiği kitaplar farklı oluyor yani. Şu benim kızçeler, bal çiçekleri, ki bu isimleri Jysra Reçani taktı, çok da yakıştılar, bence de bir bütünler. Dördü de kendi içinde farklı, hatta kitaplardaki diller bile farklı. Sade ile Fram format olarak birbirlerine benziyor sadece, içerik de andırıyor ama konular, yaklaşımlar aynı değil. Mavi ise diğerlerine hiç benzemiyor. Çok arkadaşım en çok Mavi'yi seviyor. Yani de diğerlerine benzemiyor, dili farklı ve uzun öyküler. Bir kurgu dışı bir kurgu şeklinde gidiyor kitaplar. Sade kurgu dışı, Mavi kurgu, Fram kurgu dışı, Yani kurgu. Hep söylüyorum, her zaman okunabilecek kitaplar yayınlamayı seviyorum. Sıkmayacak, ferahlatacak, ama derinlere gitmeyi de istetecek, her zaman ele alıp orasından burasından okunabilecek kitaplar. Kurgu bile olsa gündelik yaşamın kurgusu. Ben de zaman zaman açıp rastgele okuyorum, hep gülüyorum, başkası yazmış gibi geliyor tabii, bir de okurken hep yanlış arıyorum, sözcük hatası, baskı hatası gibi. Şimdiye dek iki adet sözcük hatası bulabildim dört kitapta, basımdan kaynaklanan.

Şimdi son zamanlarda şu kızçeleri okuyan bazı arkadaşlarımın yorumlarısı.

OKYANUS ARSEL (Sade/Yani)


JYSRA REÇANİ (Yani)


DEMİR KADIN (Yani)


SEMANUR KÖK (Sade)

Bizim deli mavi, en sevdiği kitaplar arasına koymuş en büyük kızçe Sade'yi.