30 Aralık 2018 Pazar

Kapari ve Absent



Kapari

En yeni edebiyat dergilerinden. İlk sayısı henüz çıktı. Kapari, çünkü çok duyulan ama az bilinen az tanınan bir bitki. Bu dergide de kaybedenler var, az duyulan kahramanlar, ötekiler. Oğuz Atay’ın süper Beyaz Mantolu Adam’ı gibi. Tutunamayanlar veya tutamayanlar. Hayatı tutamayanlar da diyebiliriz. Bazı insanlar metrodaki tutamakları tutamazlar, tutsa da düşerler. Hayatı tutamayanlar da var işte.

Dergide şiir, öykü, denemeler bulunmakta. Çöllere Sustum Ben gibi güzel şiirler, Fakat İlhami Abi, Bu Derin Bir Konu gibi öyküler var. Dergiden bir kesit: “Sevdiğimiz ölüler var ve sevmediğimiz diriler çok” (Ali Lidar).

Absent

Birkaç yıldır yayınlanan kültür sanat dergisi. Öncü sanatı savunuyor, avant-garde yani. Ayın konusu, Sisifos efsanesi. Bunun yanında derginin geri kalanı tamamen şiire ayrılmış. Dünyanın her yerinden şiirler çevirilerle yer almış. Sanatla derin ilgilenenler için bir dergi. Dergiden bir kesit:”Sadece seni sevecek kadar vaktim var”(Miodrag Jaksiç).

24 Aralık 2018 Pazartesi

Yağmur Zamanı ve 7 Numara




Yağmur Zamanı

Yağmur Zamanı, eski dizilerden. Fırat (Tamer Karadağlı), ortağıyla birlikte bir gece kulübü işletmekte. Yıllardır birlikte çalıştıkları Aslı da ona aşık. Fırat’ın eşi ölmüş ve iki kızı, iki oğluyla büyük, güzel bir evde yaşamakta. Evde çalışanlar da bulunmakta. Ayrıca, babası ve erkek kardeşi ile de çok yakın değil.

Küçük kızı Naz, annesiz olduğu için biraz huysuz ve hüzünlü. Fırat, Naz için bir yatılı bir bakıcı tutar, sadece bakıcı değil, arkadaş gibi olsun diye. Naz, daha önceki bakıcıları sevmemiştir. Yeni bakıcı Eylül (Azra Akın) gelir. Yetimhanede büyüyen Eylül, iyi kalplidir, olgundur, güzeldir.

Eylül ile Naz iyi anlaşır. Eylül, evin havasını değiştirir, yumuşatır. Herkesle iyi anlaşır evde. Bütün kardeşlerle, çalışanlarla, Fırat ile. Zaman içinde Fırat ile Eylül arasında yakınlaşma olur. İşyerindeki Aslı ise Eylül’ü kıskanır ve ona savaş açar.

Yumuşak, çok duygusal bir dram, aşk, ev, evlilik, iş çevresinde dönen. Sevimli, sıcak. Duygusallığı nedeniyle nerdeyse her bölümünde tatlı tatlı ağlatıyor. Dizinin tüm kadrosu iyi. Özellikle Fırat ile Eylül tabii. İşyeri, evdeki atmosfer, Fırat’ın kendi ailesi, Eylül’ün yetimhane arkadaşları, hepsi iyi oturmuş diziye.

(Not: Dizi, tüm zamanların en sevdiğim yerli dizileri arasında ilk 3’e girdi. Şubat, Kara Ekmek, Yağmur Zamanı).




7 Numara

Eski dizilerden. Şirin bir komedi. Tam bizden. Yurdum dizisi yani. 7 Numaralı evde geçiyor. Dört kız arkadaş üniversite öğrencisi iki katlı bir eve taşınırlar. Eski ahşap bir ev. Eve başka taşınanlar da olur. Taşradan gelen birkaç erkek, aynı yaşlarda. Ev sahibinin tanıdıkları, hısımları. Bu iki grup hiç anlaşamaz. Kızlar biraz daha kültürlüdür, oğlanlar ise biraz daha doğal. Kızlar, erkekler, ev sahibi ve ailesi, çevre, eve gelip gidenler, bir ev hayatı olur. Zamanla kaynaşırlar. Bu süreç çok komiktir. Yerli komedi sevenler için.

(Not: Bu iki diziyi de hiç duymamıştım. Sevgili arkadaşlarım Arsu ve Sessiz Gemi önerdiler. İzledim, ikisini de sevdim. Yağmur Zamanı ise benim için unutulmazlar arasına girdi).

22 Aralık 2018 Cumartesi

En Sevdiğim Diziler




Kore dizileri:

My Friend is a Gumiho, I Hear Your Voice, Kill Me Heal Me, She was Pretty, Cheese in the Trap, Oh my Venüs, The Age of Youth, Blood, Goblin, Fight For My Way.

Amerika/Avrupa dizileri:

The Mentalist,  Cold Case,  Sons of Anarchy, 13 Reasons Why, Peaky Blinders, Hell On Wheels, How I Met Your Mother.

Kuzey Avrupa dizileri:

Den Som Draeber, Forbrydelsen, Bron/Broen, Skam, Borgen.

Yerli diziler:

Şubat, Kara Ekmek.

Kalp Atışı, Dolunay, Ateş Böceği, Meryem.

Anime, Çizgi diziler:

I My Me Strawberry Eggs, Gumball, Metal Simyacı, Gakuen Alice, Mucize Uğurböceği ile Kara Kedi, Cowboy Bebop.

Tayvan dizileri:

Proud of Love.

Çin dizileri:

15 Years of Waiting for Migratory Birds.

Malezya dizileri:

Bay Pilotun Kalbi.


İzleyip bloga yazdığım 74 dizi arasından en sevdiklerim. 2018 yılı dahil değil. Bu yılı ayrıca yazacağım.

14 Kasım 2018 Çarşamba

Sade ve Libido



Sade

Sade, yeni dergilerden. Yaşam kültürü dergisi. Kişisel gelişim de sayılabilir. Gündelik yaşam sorunlarını ve çözümlerini inceliyor. Ruh-beden-zihin dengesini. Bilimadamlarının yazılarıyla.

Bilinçli farkındalık, hayatımızdaki kilitleri açmak, hygge düşüncesi, meditasyon, karma, burçlar, çakralar, yoga, ilham, doğa döngüsü, hastalıkları önleme, ayurveda, ay, taşlar, sade yaşam, beslenme, bağlanma korkusu, ilişki detoksu, hayattaki amacımız, ikigai gibi gündelik yaşamdan çeşitli konular var bu ilk sayısında.

Gerilimsiz yaşamak, stresten kaçınmak, doğa ile bütünleşmek, huzur bulmak, temizlik yapmak, hayatla barışmak, sağlıklı bedene ruha zihne sahip olmak isteyen herkes için faydalı bir dergi. Zamanı iyi yönetmek ve sadeleşmek isteyenler bu önemli dergiyi kaçırmasın. Masal anlatmıyor, pratik bilgiler içeriyor.

Libido

Libido, yıllardır yayınlanan bir sosyal bilimler dergisi. Psikanaliz, edebiyat, felsefe ağırlıklı. Bu son sayısında, Dostoyevski’nin Öteki adlı romanı, psikanalist Jacques Lacan’ın öteki kavramı, Dostoyevski ve psikanaliz, Dostoyevski’nin acılı yaşamı, İlhan Berk, Ahlat Ağacı filmi, Freud ve Marx, Herbert Marcuse gibi konular var.

Bilimsel ve ciddi bir dergi. Bu sayısında Dostoyevski hakkında çok şey öğreniyoruz. Psikoloji ve edebiyat sevenler için ilginç olabilir.

11 Kasım 2018 Pazar

İki Tezer Özlü Kitabı



Yaşamın Ucuna Yolculuk

YKY

Ülkemizde az tanınan ama kitapları yirmi baskıyı geçen hüzünlü yazarımız. Yerli Kafka veya dişi Oğuz Atay da diyebiliriz. Dili ve anlatımı, kişisel dertleri, edebiyat gücü, kelimelerinin büyüsü ancak bu iki yazara benzetilebilir.

Ferit Edgü ve Leyla Erbil’in yakın arkadaşı, Sezer Duru’nun ablası, Demir Özlü’nün kızkardeşi, Ankara AST’ın kurucularından Güner Sumer ve sonra da yönetmen Erden Kıral’ın eşi, boyalı kuş, hayatı hastalıklarla, elektro şoklarla geçip de kanserden ölen edebiyat çiçeğimiz. Hayatı boyunca yalnızlığı seven, yalnız gezen yazar, ölürken yalnız olmak istemiyor. Son eşine, yanımda kalsana diyor ama o bir an dışarı çıktığında yalnız ölüyor.

Sağlığında birkaç kitabı yayınlanıyor. Ölümünden sonra da diğer eserleri, günlük parçaları, oyunları, mektupları. Yaşamın Ucuna Yolculuk, onun herhalde en iyi kitabı. Romanı. Bu romanı Almanca yazıyor, yayınlanıyor, ödül alıyor, sonra Türkçe bir daha yazıyor. Yazarın kurgu romanı ancak kişisellik de var. Kişisel yaşantısını kurgulaştırmış. Bu romanda yolculukları var. Edebiyat yolculukları ve gerçek yolculukları. Yolculukları zaten edebiyat için. Üç yazarın izinden gidiyor. İlki Kafka. İkincisi Svevo. Üçüncüsü Pavese. Onların yaşadıkları şehirlerde gezip onlara yakınlaşıyor. Prag, Berlin, Trieste, Roma, Belbo, Torino. Bu şehirlerde bu üç yazarın izini sürüyor ve onların akrabaları ve onları tanıyanlarla konuşuyor.

Pavese’nin intiharının izinden gidiyor. Aslında Tezer de genç kızlığında bir kez intihara teşebbüs etmiş. Neyse ki kurtulmuş. Hastalıklarından acılar çekse de dayanmış hayata.  Bu romanı, günlük gibi, dürüst. Onun yazdıkları, acıları, ağrıları, hüzün verse de romanı insana yaşama sevinci veriyor. Aslında günlük gibi anlatıyor ancak bir roman bütünlüğü içinde. Anlattıkları güzel ama anlatışı, sözcükleri, insana bir çeşit dehşet veren edebiyatı daha etkileyici.  Not:4/4




Çocukluğun Soğuk Geceleri

YKY

Yazar bu kitabında çocukluğunu anlatıyor. Anne babası, abisi ile olan hayatı, devam ettiği rahibeli lise, anne babasının disiplinli oluşu, sinemalar, küçük yaşta başlayan psikolojik rahatsızlıkları, çocukluk, okul arkadaşları, Beyoğlu, ailesi ile yaşadığı Fatih semti, Akdeniz yolculuğu, konserler.

Mutlu geçmeyen çocukluğu, sıkıntıları, özgürlük, kaçma isteği. Kişisel yaşamını her zamanki gibi çok duygulu, insanı belli bir atmosfere sokan dili, hüznü ile ortaya seriyor. Bir roman bu ancak parçalar halinde. Uzun öyküler gibi. Yazarın ilk uzun eseri de aynı zamanda. Her zamanki gibi çok iyi ve dürüst. Not:3/4

9 Kasım 2018 Cuma

En İyi Filmler 5



Bir Rüya İçin Ağıt (2000, A.B.D.)
Amelie (2001, Fransa)
3 Idiots (2009, Hindistan)
V for Vendetta (2005, A.B.D.)
Kayıp Balık Nemo (2003, A.B.D.)
Paramparça Aşklar Köpekler (2000, Meksika)
Aşk Zamanı (2000, Hong Kong)
Malena (2000, İtalya)
Konuş Onunla (2002, İspanya)
Onur Savaşı (2012, Danimarka)
Siyah Kuğu (2010, A.B.D.)
Mamma Mia (2008, A.B.D.)
The Artist (2011, Fransa)
Can Dostum (2011, Fransa)
Kelebek ve Dalgıç (2007, Fransa)
Yasak Bölge 9 (2009, Güney Afrika)
Elveda Lenin (2003, Almanya)
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak (2004, Türkiye)
Sonbahar (2008, Türkiye)
Issız Adam (2008, Türkiye)
Hokkabaz (2006, Türkiye)
Kara Tahta (2000, İran)
Flickan (Bir Kız) (2009, İsveç)
Alıç Ağacının Altında (2010, Çin)
Kırmızı Renkli Gri Kamyon (2004, Sırbistan)
Savaş Cadısı (2014, Kanada)
Lizbon’a Gece Treni (2013, Portekiz)
Metalci (2013, İzlanda)
Buzdan Hayaller (2003, İzlanda)
Once (2006, İrlanda)
Düşüş (2006, Hindistan)
Bataklık (2014, İspanya)
Eğitmenler (2004, Almanya)
Billy Elliot (2000, İngiltere)
Witt (2001, A.B.D.)
Mutluluğa Boya Beni (2008, Fransa)
Dönüş Yok (2001, Fransa)
Yaz Saati (2008, Fransa)
En İyi Teklif (2015, İtalya)
Ay Prensesi (2008, Macaristan)
Boş Ev (2004, Güney Kore)
Prensim (2015, Fransa)
Cuba Feliz (2000, Küba)
Açık Kalpler (2002, Danimarka)
Fusi (2015, İzlanda)
Sıradışı İlişki (2016, İtalya)
Julieta (2016, İspanya)
Yürüyen Şato (2004, Japonya)
Yaşamın Kıyısında (2016, A.B.D.)
Ağ (2016, Güney Kore)
Toz Bezi (2015, Türkiye)
Kafa Avcıları (2011, Norveç)
Kafa Avcısı (2009, Danimarka)
Sorayayı Taşlamak (2008, A.B.D.)
Bir Panayır Hikayesi (2008, Türkiye)
Uzak İhtimal (2009, Türkiye)
Ölümcül Güzellik 2 (2012, Çin)
Açgözlülük  (Çiğ) (2014, A.B.D.)
Başka Bir Aşk Hikayesi (2007, Danimarka)


Daha önce seçme filmleri listelemiştim. Genel olarak iyi olan filmlerin listesini. Yaklaşık 500 film seçmiştim. Daha sonra da bunların arasından en iyileri. Öncelikle 2000 öncesi filmleri seçtim. Şimdi de 2000 sonrası en iyileri seçiyorum. Bu seri bitince de en sevdiklerimi seçeceğim. Tabii ki izlediğim filmler arasından. Bütün filmleri izleyemeyiz.

23 Ekim 2018 Salı

Kremalı Karides ve Hollanda Omleti



Bir kaşık tereyağı
Yarım soğan
Üç diş sarımsak
Bir paket karides
Az biraz pul ve karabiber
Bir paket krema
Bir demet ıspanak

Tereyağı, soğan, sarımsak kavur. Siyah olmasın sadece pembeleşsin.

Karidesi at, pul biberi, karabiberi at, kremayı ekle. Az pişir, biraz kaynasın. Ispanakları doğra at, karıştır ve ocağı kapat.





Ek tarif:

Hollanda Omleti

Bir patatesi rendele. Yarım soğan rendele. Birkaç sarımsak rendele. Karıştır, biraz tuz, karabiber, un at içine. Hamur gibi olsun, yoğun olsun, pankeyk hamuru gibi. Biraz yağ koy tavaya, karışımı tavaya at. İçine iki yumurta kır. Bir de istersen salam dilimle. Omlet gibi iki tarafını da pişir. Nefis nefis.

10 Ekim 2018 Çarşamba

Tatar Çorbası



Tatar çorbasına biz Alişke çorbası diyoruz. Alişke çorbası aslında başka türlü yapılıyor. Baba tarafım Girit, Makedonya, İzmir, anne tarafım ise Kırım. O yüzden babaannem Girit yemekleri yapar, anneannem de Tatar yemekleri. Lalanga gibi. Pişiye benzer, krepe.

Tatar çorbası en sevdiklerimden. Mercimek ve erişte ile yapılıyor. Erişte yerine siz hamur da yapabilirsiniz. Bir su bardağı yeşil mercimek haşlanır. Taşmasın diye açık bırakılır kapağı. Haşlanınca indirilir ocaktan. Su ile durur tencerede.

Ayrı bir kapta tereyağı, bir büyük soğan kavurulur, pembeleşince bu karışım, mercimeğin içine dökülür. Tuz konur. Su az gelirse sıcak su eklenebilir. Bu karışım pişerken erişte de atılır içine. Bir tutam. Hepsi bu.

Bazen mercimeği haşlamadan da direk olarak hepsini birlikte pişirenler oluyor. Ama biz haşlanmasına alışığız. Erişte yerine hamur yapacaksak işte un, su ile yapılır. Biraz da karbonat atılır, karbonat kokusunu sevenler için.

Ah ah mesela un helvası da nefis bişi. Peygamber efendimiz çok severmiş. Ayrıca, kabak yemeği, hurma, üzüm, sirke, zeytin, kuru üzüm, et yemeği, et suyu, bal, karpuz, süt, çörek otu, ayva, incir, mantar severmiş. Sütlü bulamaç severmiş. Arpa, buğday unu haşlayıp, yağ, süt ile yapılan.

Yulafı pişirip içine meyve, ceviz, tarçın atmak da nefis, onu da ben pek severim. O zaman daha yoksulmuş hayat. Şimdi yediğimiz şeyler yokmuş.



22 Eylül 2018 Cumartesi

Kore Dizileri




What’s Wrong With Secretary Kim?

Romantik dizi. Biraz da romantik komedi. Koreliler bu türlerde çok iyiler. Bir de lise ve gençlik dizilerinde.

Lee, bir şirkette başkan yardımcısı. Biraz kendini beğenmiş. Kim ise onun sekreteri. Kim, sekreter olarak kalmak istemiyor ve iş değiştirmek istiyor ancak Lee buna izin vermiyor. Birlikte çalıştıkça ikisi de değişiyor ve aşık oluyorlar birbirlerine.

Klasik bir konu ancak iki oyuncunun birlikteliği o denli hoş ki dizi mutluluk veriyor. Unutulmaz diziler arasına girer.

Lee rolünde Park Seo-joon kusursuz ve yakışıklı. Oyuncu başrole iyice alıştı. She Was Pretty, Kill Me Heal Me dizilerinde ve Midnight Runners filminde izlemiştik. En sevilenler arasında o. Kim rolünde ise Park Min-Young da kusursuz ve tatlı. Onu da yine çok iyi dizilerden The Healer’da izlemiştik.




Thirty but Seventeen

Kore romantik dram dizisi. Halen devam ediyor.

Temelde bir kız ve bir oğlan önde olsa da dizide kahraman çok, yani dizi iki kişi üzerine yoğunlaşmıyor. Diğer karakterlerin hayatları da iki başrol kadar yer alıyor. Bu yüzden biraz farklı bir çizgide.

Seo Ri, bir kemancı adayı. 17 yaşındayken bir trafik kazası geçiriyor ve 30 yaşına dek komada kalıyor. 30 yaşında komadan çıkıyor. Ancak, 17 yaş olgunluğunda halen, yani bir ergen gibi. Kazayı da, ayrıntıları ile hatırlamıyor.

Woo Jin ise Seo Ri’den bir ergenken hoşlanıyor. Trafik kazası olduğunda o da oradaydı. Kazadan sonra hayata küsüyor, kendini suçluyor ve o da yıllar geçse de bu yüzden olgunlaşmıyor, o da 17 yaşında gibi davranıyor.

30 yaşlarında ikisi karşılaşıyor ancak birbirlerini tanımıyorlar. Dizi, bu ikisi ve çevrelerindeki insanların yaşamları ile ilerliyor.

Oldukça iyi bir dram. İzlemesi keyifli ve heyecanlı.

Ri rolünde Shin Hye-Sun, The Legend of the Blue Sea ve She Was Pretty dizilerinden bildiğimiz şirin oyuncu. Woo Jin rolünde ise Yang Se-Jong, Duel ve Temperature of Love dizileriyle tanınıyor.

17 Eylül 2018 Pazartesi

Blog Yazmak


Bloglarımız bir apartman gibi. Biz de komşular. Ne kadar çok ziyarete gidersek ve yorum yaparsak o kadar arkadaşımız da bizi ziyarete geliyor. Blog yazmanın birinci şartı, her şeyde olduğu gibi, yazmayı sevmek. Blogumuzu sevmek ve çaba ve zaman harcamak. Okul gibi, işe gider gibi, bir hobi gibi, blogumuza zaman ayırmak.

Blogun ilk kuralı, yazmak. Ne olursa olsun yazmak. Belki anılar, gündelik yaşam, belki öykü şiir deneme, yemek, gezi, kozmetik, moda, her ne olursa olsun yazmak. Her konuda yazılabilir. Çok kısa veya uzun olabilir yazılarımız. Ama bloga düzenli yazı girmek iyidir. Her gün olabilir, gün aşırı olabilir, haftada bir olabilir. Ama düzenlilik, süreklilik iyi.

İkincisi, gelen yorumlara mutlaka yanıt vermek. Yanıtlarımıza tekrar yorum gelirse onları da yanıtlamak. Yorumları gmailden izlemek kolay. Sonra da, yorum yapanlara gitmek, okumak ve yorum yapmak.

Üçüncüsü de blog gezmek, okumak ve yorum yapmak. Bu da ayırdığımız zamana bağlı. Ben, akşamları birbuçuk saatimi bloguma ayırıyorum. Yarım saat yazmak için, bir saat da yorum yanıtlamak ve blog okuyup yorum yapmak için. Belki diyelim kendimize on blog seçeriz. Bu bloglardaki her yazıya yorum yaparız. Yorum yaptıkça yakınlık olur ve ayrıca o bloga gelen başka arkadaşlarımız da yorumlarımızı görüp gelirler. İstersek daha çok sayıda yorum da yapabiliriz. Yani, kendimizi göstermeliyiz ki, bizi görüp gelsinler.

Blogumuza üye sayısı önemli değil, az sayıda veya çok sayıda üye olması değil de, aktif olarak okumak ve yorumlaşmak daha önemli. Bizler, yorumlarla mutlu oluyoruz ve yazmaya devam ediyoruz. Blog çevremiz çok tatlı insanlardan oluşuyor. Bu çevreye girildi mi, mutlu olmak ve heyecan duymak çok kolay.

Blogla ilgili teknik konular çok önemli değil. Dizayn örneğin. Önemli olan yazmak ve yorumlaşmak. Ama, teknik konularda bilgili arkadaşlarımız da isteyince bize yardım ediyorlar.

Ayrıca, Google Plus blog gruplarımız var, Facebook blog gruplarımız var. Zaman zaman arkadaşlarımız Blog Keşif Etkinliği düzenliyorlar. Bu etkinliklere blogumuzu ekliyoruz ve bizi görenler artıyor ve biz de başka blogları keşfedebiliyoruz.

Bir de mimler var. Mim, seçmek, işaretlemek demek. Bir konu buluyoruz ve yazıyoruz. Örneğin, en eski çocukluk anımız, en sevdiğimiz film, güne nasıl başlıyoruz gibi. Bunu blogumuzda yazıyoruz ve başka arkadaşlarımızı mimliyoruz. Onlara gidip senin mimledim hadi sen de yaz diyoruz. Bu da bir yakınlaşma yolu.

Bir de, çekilişler var, çekiliş yapmak veya çekilişlere katılmak, gibi. Ayrıca, bazen, başka bloglarda yazı da yazabiliriz. Daha çok tanınmış bloglarda yazılarımız yayınlanabilir.

Ben, minik bir blog defteri tutuyorum. Bu deftere notlar alıyorum.

14 Eylül 2018 Cuma

Günizi ve İzlekler



Günizi

En yeni edebiyat dergilerinden. İzmir çıkışlı.

Dördüncü sayısında Çeşme üzerine bir şiir ve ilçenin tarihi üzerine bir yazı var, ikisi de güzel. Şiir; “Çeşmeye geldim yayan/Dayan dizlerim dayan”.

Çeşme’de bir hapishane varmış. Diyelim bir düğün veya sünnet var, katılanlar hep birlikte hapishaneye de gider, oradaki arkadaşlarının da katılmasını sağlarlarmış, hapishanenin dışında çalar oynarlarmış.  Çarşıdan hapishaneye otobüs varmış. Oraya gidip mahpustaki tanıdıklarını görenler, içerde ziyafet de yaparmış, bazen geç kaldıkları zaman evlerine dönmezler, mahpushanede yatarlarmış. Gardiyan da “Ya burayı otele çevirdiniz” dermiş.

Dergide ilginç bir yazı var. Nazım Hikmet ile Peyami Safa’nın yaptıkları kavga. Yani, dergi ve gazetelerde yaptıkları kavga. Türk edebiyatında yazar kavgaları çok ünlü. Yazar egolarının şişkin olması normal. Bu ikisi de tartışmışlar. Safa, Nazım’a Cingöz Recai ağzıyla yanıt vermiş, Nazım’a alık oğlan diyor.



İzlekler

En yeni kültür sanat dergilerinden. Henüz ilk sayısı çıktı. Resim, sinema, fotoğrafçılık ağırlıklı.

Man Ray, Ümit Ünal, çeşitli sanat yazıları, ülkemizin gelmiş geçmiş en iyi sanat eleştirmenlerinden Sezer Tansuğ, dergide yer alan birkaç konu.

Bir de Yeşilçam emektarları ile sohbetler var ki çok hoş. Yeşilçam’da karakter oyuncularına “yardımcı aktör” denirmiş, küçük rollere çıkanlara da figüran değil, “oyuncu” denirmiş. Film çekimlerinde ölen çok olurmuş ekipten, elektrikten ölen, kalpten giden.

8 Eylül 2018 Cumartesi

Yeryüzüne Dayanabilmek İçin




Tezer Özlü

YKY

Tezer Özlü, edebiyatımızın en iyilerinden ve ayrıca Sevim Burak, Sevgi Soysal, Leyla Erbil, Nazlı Eray, Tomris Uyar gibi kendine en özgü yazarlardan.

Çok fazla eseri yok çünkü hayatı hastalıkla geçmiş. Yine büyük yazarlarımızdan Demir Özlü’nün kardeşi. Kısa hayatında birkaç kitap yazabilmiş. Türkçe de Almanca da yazıyor. Almanca’dan dilimize çevrilen kitabı var.

Çocukluğun Son Geceleri, Yaşamın Ucuna Yolculuk gibi iki çok iyi romanı var. Eski Bahçe Eski Sevgi, Kalanlar, Zaman Dışı Yaşam, Leyla Erbil’e Mektuplar gibi birçoğu ölümünden sonra basılan kitapları da bulunmakta. Ayrıca, Ferit Edgü’ye Mektuplar da daha sonra basılan kitaplarından.

Kendisi 1950 kuşağı denilen kuşaktan. Ferit Edgü, Sezer Duru, Bilge Karasu gibi. Genelde kişisel diyebileceğimiz bir stili var. Kafka ve Oğuz Atay gibi.

Bu kitabında bir zamanlar dergilere yazdığı sanat yazıları yer alıyor. Kafka, Sevgi Soysal, Almanca yazanlar, Zweig, Herzog, film festivalleri, yazar Peter Weiss üzerine yazılar, edebiyat ödülleri, sinema yazıları. Yazılar, zamanında Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergilerde yayınlanmış.

Özlü’nün kurgu dışı yaşamını ve düşüncelerini öğrenmek için iyi kitap. Almanca ve Türkçe düşünüp yazan yazarın edebiyat ve sanat bilgisi, görüşleri elbette çok güçlü.

Ama ilk kez okuyacaklar, onu okumaya romanlarından başlasın.

Not:3/4

23 Ağustos 2018 Perşembe

Yedikıta ve Çene



Yedikıta

Aylık tarih dergisi. İslam dünyası seyyahları, Sarıkamış, Selçuklu tarihi, Karadenizli Karamanoğulları, elektrikli sandalye, İslam mezhepleri, Ayasofya, Şark meselesi gibi birbirinden ilginç ve önemli konular var. Tarih sevenler için.

Çene

En yeni mizah dergilerinden Henüz üç sayısı var. Özer Aydoğan çıkarıyor. Karikatürler, kısa mizah öyküleri ve çizgi öyküler bulunmakta. Mizah ve çizgi sevenler için.

21 Ağustos 2018 Salı

Boyun Çorbası



İki tane boyun alıyoruz, kuzu boynu oluyor, bir tencereye su dolduruyoruz, boyunları yıkayıp tencereye atıyoruz, pişiriyoruz. Tadarak bakıyoruz piştiler mi diye.

Tenceredeki suyun içine yine su ekliyoruz, bir litre kadar. Bir büyük patatesi temizleyip içine atıyoruz, bir havuç koyuyoruz. Bir avuç pirinci yıkayıp atıyoruz içine.

Çiçek yağı, tuz, pul biber ekliyoruz. Kaynıyor, pişiyor, yaklaşık bir saat. Havuca bakıp anlıyoruz piştiğini. En geç o pişiyor çünkü.

Piştikten sonra boyunları ister bütün bırakıyoruz istersek pinçik pinçik parçalıyoruz.

Sonra da kaselere koyup istersek içine limon sıkıyoruz ve bir de karabiber.

Bayram sabahı içilen bir çorba.






7 Ağustos 2018 Salı

Moon Lovers




Henüz ilk sezonunu bitiren Kore dizisi. 20 bölüm oldu ve her bölüm yaklaşık bir saat.

Bizde de Kanal 7’de Türkçe dublaj ile yayınlandı ve ilk sezon daha yeni finalini yaptı. Dublajı da sevimli. Sezon finalinden anlaşılan ikinci sezonunun da olması gerektiği. Tatlı ve hüzünlü bir noktada bitti ilk sezon.

Genç bir kız (Soo), günümüzde su kenarında birini kurtarırken suya düşer, güneş tutulması zamanıdır, suyun içinde iken birden çok eskiye gider, hanedanlık zamanına, krallar ve tahtlar dönemine. Oraya daha genç bir kız olarak gitmiştir ama herkes onu tanır.

Goryeo Hanedanlığında kral ve prensleri bulunmaktadır. Birden fazla evlilik yapan kralın en az 20 oğlu vardır. Bazıları iyi, bazıları kötü, bazıları zayıf, bazıları güçlü, hırslı, bazıları ise sanatçı ruhlu. Bu prenslerin anneleri de çoğunlukla hırslıdır. Her biri kendi oğlunun veliaht ve ileride kral olmasını istemektedir.

Anneler ve prensler sürekli olarak planlar yaparlar, ileride hanedanlığın başına geçmek için. Prenslerden birkaçı daha öne çıkar. Özellikle dördüncü prens So ve sekizinci prens Wook. İkisi de ileride kral olacak gibidir. Ancak ikisi de Soo’ya aşık olurlar.

Dizide taht savaşları, prenslerin savaşları, hanedanlığın düşmanları ile sürtüşmeler, annelerin oyunları devam ederken bu üç kişi arasındaki ilişki de gelişir.

Tarihi bir dizi. Dramatik. Tarihsel bölümler estetik, görüntüler iyi, konu heyecanlı. Soo ve iki prens arasındaki ilişki heyecanlı, sevimli, hüzünlü. Tarih, dram, aşk, hepsi iç içe. Oyuncular hoş.

Dizi bizde Aşka Yolculuk adıyla yayınlandı. Orijinal adı ise Scarlet Heart. Aslında bir Çin romanı ve Çin dizisi. Koreliler de uyarlamış. Nefis bir uyarlama. En iyi Kore dizileri arasına, unutulmazlar arasına girer.

3 Ağustos 2018 Cuma

Traveler



National Geographic’in gezi dergisi. Nat Geo’yu bilmeyen yoktur. Dergisi, kanalı. NatGeo Wild özellikle iyidir.

Derginin yaz sayısı çok iyi. Zengin, yazılarla, fotolarla. Bir gezi dergisi daha var ki, o da çok iyi. Conde Nast Traveler.

Traveler’ın yaz sayısında Hindistan, Bavyera ve OktoberFest, Beyrut, Kalehöyük, Bilbao, Pekin, Vikingler, San Antonio, dünyanın en iyi tren yolculukları, Antakya, ünlü yazarların yazı yazdığı yerler, yani edebi yolculuklar, İzlanda, Rusya, Fransa Alpleri, Bangkok, Galapagos, Güney Amerika gibi çekici yerler ve yolculuklar anlatılmış.

Ayrıca, Nat Geo’nun düzenlediği doğa ve kültür gezileri de tanıtılıyor. Onlarla gezmek daha ilginç olsa gerek.

Derginin ana konusu ise Yunan Adaları. Doğa, tarih, yemek, yolculuk, kalınacak yerler, deniz gibi başlıklarla adalar detaylı incelenmiş. Çekici fotolarla elbette.

Gezi severler için mükemmel bir sayı bu.

17 Temmuz 2018 Salı

Kızçeler



Birkaç tane kitap yazdım ya, arada bir bu kitaplardan bazılarını okuyan arkadaşlarım oluyor ve bloglarında yazıyorlar. Bazı arkadaşlar da instada foto koyuyorlar kitaplarımla ilgili. Bazı arkadaşlarım da kitapları henüz okumasalar da bloglarında duyurularını yapıyorlar. Hepsine teşekkür ederim. Kitaplarım zaten blog arkadaşlarım için yazdığım kitaplar. Herhangi bir kitabımı bir tek kişi bile okusa benim için yeterli. Blogumda kitaplarımı okuyan arkadaşlarımın yorumları bulunmakta, arşivde.

Son zamanlarda okuyan bazı arkadaşlarım:

Sevkoz (Sade ve Derin)

Kitabı pek hoş anlatmış kitapsever ve hayvansever arkadaşımız.


Özden Ak (Yani)

Yani'yi pek şeker annatmış.

https://hayatkitaplaguzel.blogspot.com/2018/05/deep-tone-yani.html

Bir Poşet Kitap (Sade ve Derin)

Sevgili arkadaşımızın bin kitapta yazdığı yazıyı sonradan fark ettim.


Kiremithanem (Sade ve Derin)

Sevgili arkadaşımız kitabımdan bir cümleyi kart haline getirdi.



Derya (Günesürgün)

Sevgili Derya, kitaplarımı hem okuyup blogunda yazdı hem de videolarda seslendirdi.


diğer Derya seslendirmeleri; Derin Mavi, Frambuazlı Hayat, Yani

12 Temmuz 2018 Perşembe

Kafa



Kafa, en sevilen dergilerden biri. Temmuz sayısı yine dolu dolu.

Orhan Veli’nin Ankara’da çekilmiş bir fotosu var. İlber Ortaylı, Sunay Akın, Mahir Ünsal Eriş, Şebnem İşigüzel, Cem Davran, Sema Kaygusuz, Akgün Akova, Zafer Algöz, Ataol Behramoğlu, Alper Canıgüz gibi eskiler ve Aylin Balboa gibi yenilerin yazıları bulunmakta.

İstanbul ne hale geldi, değişimi anlatan iyi bir yazı. Islak havlulu kaleciler ise hapis hayatını anlatan ilginç bir yazı. Aziz Nesin dosyası, fotolarla zengin. Türk gençliği ile ilgili anket ise çok ilginç. Türk gençliği, A.B.D.’yi düşman olarak görse de en çok yaşamak istedikleri ülke aynı zamanda.

Mahalle ve televizyon zamanlarından günümüzün sosyal medya yaşamına geçişin anlatıldığı yazılar ve günümüzün kuşağına Z kuşağı denmesi ise ilginç. Ayrıca, öyküler, çizgi öyküler, denemeler, makaleler, şiirler de dergideki diğer yayınlar. Tiyatro ve sinema da yan konular. Okurlardan gelen yazı ve fotolar da dergiyi renklendirmiş.

Kültür, sanat, edebiyat sevenler için.

10 Temmuz 2018 Salı

Distopya



Nü Peride adlı güzelim romanıyla tanınan yazar Hakan Akdoğan’ın çıkardığı dergi. Yazar ayrıca yaratıcı yazarlık atölyeleri de yapıyor. Yeni sanat edebiyat dergilerinden.

Genel olarak ünlü olmayan yazarlar var. Çoğunlukla öykülerden oluşuyor dergi. Büyük boy dergi ve dizaynı da bir edebiyat dergisi için iyi. Dolu dolu bir sanat dergisi görüntüsü var.

Öyküler yanında deneme, makale türlerinde yazılar da bulunmakta. Kuzey Işıkları adlı gezi yazısı hoş. Freud ve bilinç akışı denemesi de iyi. Öyküler genelde entelektüel, biraz gizemli de. Distopik sözcüğü de dergide bir ışık yakmak anlamında kullanılıyor.

Film incelemesi ve şiir de var ama azınlıkta. Dergi için deneysel de diyebiliriz. Derginin güzel yönü, yazar atölyesi çalışmaları sonunda yazıların ortaya çıkması. Genelde atölyeler sonunda içinde toplu öyküler olan kitaplar çıkıyor. Süreli bir dergi çıkartılması ne kadar sevindirici.

Edebiyat severlere.

8 Temmuz 2018 Pazar

En İyi Filmler 4



Kırmızı Balon-Fransa, 1956
İçimdeki Ateş (Le Feu Follet)-Fransa, 1963
Korkunç Koleksiyoncu-İngiltere, 1965
Yaşamak İçin (Vivre Sa Vie)-Fransa, 1962
Fargo-A.B.D., 1996
Dünyanın Bütün Sabahları-Fransa, 1991
Meleklerin Düş Yaşamı-Fransa, 1998
Blow Up-İngiltere, 1966
Köprüüstü Aşıkları-Fransa, 1991
Üç Renk Mavi-Fransa, 1993
Derinlik Sarhoşluğu-Fransa, 1988
Fitzcarraldo-Almanya, 1982
Eve Dönüş Yolu-Çin, 1999
Bir Fazlası Değil-Çin, 1999
İlkbahar Hikayesi-Fransa, 1990
Güzel Gürültücü-Fransa, 1991
Çingeneler Zamanı-Yugoslavya, 1988
Aşkın Büyüsü-Fransa, 1999
Özel Bir Gün-İtalya, 1977
Postacı-İtalya, 1994
Anadan Doğma-İngiltere, 1997
Ölü İkizler-Kanada, 1988
Eşarbına Sahip Çık Tatyana-Finlandiya, 1994
Çılgın Yabancı (Gadjo Dilo)-Romanya, 1997
Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar-İspanya, 1988
Ayazda Bir Yürek-Fransa, 1992
Yeşil Işın-Fransa, 1986


Daha önce Seçme Filmler başlığıyla, izleyip blogda yazdığım bin küsur film arasından yaklaşık beşyüz tanesini listelemiştim. Şimdi de En İyi Filmler başlığıyla aralarında en iyileri seçiyorum. İlk dört listede, 2000 öncesi en iyileri seçtim.

Bundan sonra da, 2000 sonrası en iyileri listeliycem. Ve daha sonra da En Sevdiklerimi.

15 Haziran 2018 Cuma

En İyi Filmler 3




Sevmek Zamanı-Türkiye, 1965
Ah Güzel İstanbul-Türkiye, 1966
Vesikalı Yarim-Türkiye, 1968
Casablanca-A.B.D., 1942
Spartacus-A.B.D., 1960
Cennetin Çocukları-İran, 1997
Kuzey Kutbu Aşıkları-İspanya, 1998
Teneke Trampet-Almanya, 1979
Hayat Bağları-Fransa, 1970
Silahların Seçimi-Fransa, 1981
İkinci Nefes-Fransa, 1966
İkarus’un İ’si-Fransa, 1979
Akdeniz-İtalya, 1991
Farinelli-İtalya, 1979
İsa Eboli’de Durdu-İtalya, 1979
Gece-İtalya, 1961
Ulisin Bakışı-Yunanistan, 1995
Sarayın Sessizliği-Tunus, 1994
Bir İdam Mahkumu Kaçtı-Fransa, 1956
Let’s Make Love-A.B.D., 1960
Merhaba Hüzün-A.B.D., 1958
Siyah Orfe-Brezilya, 1959
Betty Blue-Fransa, 1986
Yüreğinin Sesi-Japonya, 1995

Daha önce yazdığım beş bölümlük Seçme Filmler listelerinden sonra En iyiler listelerini yazmaya başladım. Şimdilik 2000 öncesi filmleri yazıyorum. Daha sonra da 2000 sonrasını yazacağım.

12 Haziran 2018 Salı

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat



Şemsettin Sami

İlya Yayınevi

Türk edebiyatının ilk romanı, yazılış tarihi 1872.

Taaşşuk, aşk anlamına geliyor. Romanda Tal’at ve Fitnat adlı iki gencin aşkı anlatılıyor.

Tal’at bir tütüncüden alışveriş yaparken karşı pencerede bir kız görüyor. Sonra onu görmek için gidip geliyor ve arada bakışıyorlar. Kızla tanışmak için Tal’at dikiş nakış öğreniyor ve kız kılığında kızın evine giriyor. Kızın adı da Fitnat. İkisi de çok genç.

Bu ikisinin aşkı çok romantik ve aynı zamanda çok dramatik. Başlarına gelmedik kalmıyor ve ama aşkları değişmiyor. Aynı zamanda, Tal’at’ın annesi Saliha Hanımın da Talat’ın babası Rıfat Bey ile olan dramatik aşkı da romanın ana konularından.

Rahat okunan bazen komik ama genelde hüzünlü bir roman bir ilk roman olarak da başarılı. Aşk hikayelerini sevenler için ideal. Eski İstanbul yaşantısı da keyifle okunuyor.

Not:4/4

10 Haziran 2018 Pazar

Ayasofya



Ayasofya 23. sayısına gelen bir kültür sanat edebiyat dergisi. İki ayda bir çıkan bir dergi.

Genel olarak, şiir, öykü ve diğer metinlerden oluşuyor. İlk sayfaları şiirler dolduruyor. Daha sonra ise öyküler bulunmakta. Çağdaşlık ile Modernlik arasında İslam Düşüncesi adlı bir çalışma da var.

Ardından yazar Güray Süngü ile yapılan bir söyleşi geliyor. Ayrıca yazarın kitapları da incelenmiş ve tweetlerinden de örnekler verilmiş. Şair ve edebiyatçı Said Yavuz ile de bir konuşma yapılmış.

Ardından da şiir ve sinema yazıları geliyor. İmam Gazali incelemesi ve ardından da kitap okumaları var. Yazar Mustafa Kutlu’nun hangi kitapları okuduğu ise onun yazılarından yola çıkılarak belirlenmiş. Bu hoş bir çalışma.

Tarık Buğra, Arabistanlı Lawrence yazıları geliyor daha sonra. Füruzan’ın Parasız Yatılı kitabından sonra da Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali tanıtılmış. Önemli yazarlarımızdan Samiha Ayverdi hakkında yazı da iyi. Dergi şiirler, kitap tanıtımları ve çizgilerle son buluyor.

Büyük boy ve yaklaşık doksan sayfalık dergi bir kitap gibi doyurucu.

3 Haziran 2018 Pazar

Sincan İstasyonu ve Marşandiz




Sincan İstasyonu

Edebiyat dünyasının Ankara merkezli edebiyat dergisi ve en iyi edebiyat dergilerinden.

Sincan’lı şair Abdülkadir Budak’ın Sincan’da çıkardığı bu dergi, diğer popüler edebiyat dergilerine hiç benzemiyor. Yoğun ve derin ve ciddi bir edebiyat dergisi.

Adnan Binyazar, Metin Celal, Veysel Çolak, Yüksel Pazarkaya, Nihat Ziyalan gibi güçlü kalemler var, yani bu dergi gerçek edebiyatın All Stars’ı gibi. Ceyhun Atuf Kansu, şiirin internet çağına ayak uydurması gibi ilginç konular yanında çok sayıda şiir, hikaye, deneme, kitap tanıtımları da bulunmakta dergide. Tatlı bir de anekdot var, Cemal Süreya, Üvercinka kitabını çok genç edebiyatseverlerin basacağını duyunca ağlamış.

Edebiyatseverler kaçırmasın.


Marşandiz

Marşandiz, beşinci yılına ve ondördüncü sayıya ulaşan, arada bir çıkan, çok da sevilen bir edebiyat fanzini. Popüler olmayan genç edebiyatseverlerin çıkardığı dergi, öyküler ve şiirlerle dolu. Özellikle öyküler çok güçlü.

Alıntı: “Güneşin üstünde bir hal var/Dönüyor ama o da bilmiyor niye döndüğünü”.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

En İyi Filmler 2



Aguirre, Tanrının Gazabı (Aguirre, Der Zon Gottes)-Almanya, 1972
Tess-İngiltere, 1979
Hoşçakalın Çocuklar (Au Revoir Les Enfants)-Fransa, 1987
Bonnie and Clyde-A.B.D., 1967
Geçmişin Gölgesinde (American History X)-A.B.D., 1998
Arka Pencere (Rear Window)-A.B.D., 1954
Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society)-A.B.D., 1989
Protesto (La Haine)-Fransa, 1995
Annie Hall-A.B.D., 1977
Sonsuz Ölüm (Butch Cassidy and Sundance Kid)-A.B.D., 1969
400 Darbe (Les Quatre Cents Coups)-Fransa, 1959
Trainspotting-İngiltere, 1996
Zelig-A.B.D., 1983
Ran-Japonya, 1985
Kagemusha-Japonya, 1980
Komşum Totoro (Tonari No Totoro)-Japonya, 1988
Metropolis-Almanya- 1927
Belalılar (The Sting)-A.B.D., 1973
2001 Uzay Yolu Macerası (2001 Space Odyssey)-A.B.D., 1968
Full Metal Jacket-A.B.D., 1987
Taksi Şoförü (Taxi Driver), A.B.D., 1976
Ölüm Korkusu (Vertigo)-A.B.D., 1958
Gizli Teşkilat (North By Northwest)-A.B.D., 1959
Amerikan Güzeli (American Beauty)-A.B.D., 1999
Leon-Fransa, 1994
Hayat Güzeldir (La Vita e Bella)-İtalya, 1997
Baba Üçlemesi (The Godfather Trilogy)-A.B.D., 1972, 1974, 1990

Seçme Filmler listelerimden en iyileri seçmeye devam ediyorum. Halen 2000 öncesi filmlerden gidiyorum. Bu listeler bir yandan da sinema tarihinin en'leri gibi oluyor. Daha sonra 2000 sonrası ve ayrıca en sevdiklerimi de listeliycem.

21 Mayıs 2018 Pazartesi

1 Dergi 1 Kitap



Mikrop

Mikrop, yeni kültür sanat dergilerinden ve dolu dolu.

Üçüncü sayısında, Zülfü Livaneli ve Ali Poyrazoğlu için iki dosya var. Bunun dışında kültür sanat konularında çeşitli yazılar ve denemeler bulunmakta. Feridun Andaç, İlkay Akkaya, Sevinç Erbulak, Levent Ülgen, Zeynep Geçgin gibi yazarlar da var. Yaklaşan Dünya Kupası ile ilgili yazılar da yer almış.

İstanbul’un yaklaşık yüzyıl önceki fotolarının aynıları bugünlerde çekilmiş, aynı yerler, aynı açılar. Bir zamanlar televizyonda ünlü olan Gerçek Kesit televizyon dizisi hakkındaki yazı da ilginç. Atmışsekiz kuşağı, Rutkay Aziz, Giovanni Scognamillo da derginin diğer konuları.


Avukat

Mark Gimenez

Epsilon Yayınları

Avukat, bir aksiyon, gerilim romanı. Başkahraman avukat olduğu için bir hukuk gerilimi de sayılabilir ancak bu tür romanlardaki mahkeme sahneleri hiç yok. Avukat Andy Prescott, gevşek bir avukat, bisiklete biniyor, spor giyiniyor, trafik cezalarına bakıyor, aşk konularında da yeteneksiz. Bir gün bir milyarder onu tutuyor, kendi geçmişindeki kadınları bulmasını istiyor, çünkü milyarder geçmişindeki kadınlara karşı kendini suçlu hissetmektedir, onlara yüklü miktarda para ödeyecektir ve ayrıca milyarderin oğlu da ölümcül bir hastalığa tutulmuştur.

Avukat Andy bu kadınları teker teker bulmaya başlar ancak buldukça bir gerilimin içine düşer. Heyecanlı, sürükleyici, meraklı, iyi bir gerilim romanı. Biraz mizah da var. Not:3/dört

15 Mayıs 2018 Salı

Sulu Muhallebi



Sulu muhallebi, yani muhallebinin sulusu. Bildiğimiz klasik muhallebi, yani anne muhallebisi sütle yapılıyor ve nefis oluyor. Daha önce yapmıştımdı, tarifi var blogumda.

Bu muhallebi ise süt yerine su ile yapılıyor. Bilenler bilir, ne bileyim on yıl önce filan okulların kapısında olurdu bu, su ile yapılan. Çok severdim. Üstüne bazen pudra şekeri koyarlar, bazen koymazlardı. Sade olanını severdim daha çok.

Bir de üstüne kırmızı şerbet gibi bir şey dökülürdü, gül suyu idi herhalde. Bir de su muhallebisi var, bu yaptığıma benzeyen, bunun tadı da su muhallebisine benziyor, onun üstüne gülsüyü dökülüyor. Bir de nişasta tatlısı var, biz ona paluze diyoruz aile içinde. Hepsi de birbirine benziyor.

Bu sulu muhallebi şöyle yapılıyor:

1.5 su bardağı süt
2.5 bardak su
dört yemek kaşığı nişasta
dört yemek kaşığı şeker.
Vanilya
Gülsuyu

Yapılması ise kolay. Hepsini tencereye koyuyorsun. Karıştırıyorsun. Pişince sulu oluyor, daha sulu da olabilir.

Hepimize, herkese iyi ramazanlar.


8 Mayıs 2018 Salı

45'lik ve Para Tuzağı



45’lik

Mart ayında okuduğumuz derginin Nisan sayısı yine çok iyi. Dergi, eskileri anlatıyor, eski müzikleri, filmleri. Atmışlar, yetmişler, seksenler, doksanlar, o yılların sanat ortamı ve ünlüleri. Ajda Pekkan, eski İstanbul kültürü, Türkan Şoray, Freddie Mercury, Teksas Tommiks, Kilink, Cem Karaca, eski fotoromanlar, afişler, bu sayıdaki nostaljik konulardan birkaç tanesi. Müziğin, sinemanın eski yıllarını merak edenlerin keyif alacağı bir dergi bu.




Para Tuzağı

Para Tuzağı, yeni mizah dergilerimizden. Genelde karikatürler ve kısa çizgi bant mizah öyküleri bulunmakta. Sokak Dövüşçüsü, Voli, Sinem, Ama Arkadaşlar İyidir gibi hoş hikayeler var yeni sayısında. Genel olarak çizgileri, mizahı Lemanyak, Penguen, Uykusuz çizgisinde. Bu mizah tarzını sevenler için hoş dergi.

28 Nisan 2018 Cumartesi

En İyi Filmler



Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potemkin)-Rusya, 1925
Cennet Sineması (Nuovo Cinema Paradiso)-İtalya, 1988
Amadeus-Çekoslavakya, 1984
Rififi-Fransa, 1955
Konformist (Il Conformista)-İtalya, 1970
Serseri Aşıklar (A Bout de Souffle)-Fransa, 1960
Unutulmayan Sevgili (Jules et Jim)-Fransa, 1962
Kırmızı Fenerler (Raise the Red Lantern)-Çin, 1991
Tanrının Gazabı (Aguirre, der Zorn Gottes)-Almanya, 1972
Kiralık Katil (Le Samourai)-Fransa, 1967
Ateş Çemberi (Le Cercle Rouge)-Fransa, 1970
Easy Rider-A.B.D., 1969
Merhaba Dünya (Being There)-A.B.D., 1979
Hair-A.B.D., 1979
Bir Kadın Bir Erkek (Un Homme et Une Femme)-Fransa, 1966
Bonnie and Clyde-A.B.D., 1967
Yağmurdan Önce (Before the Rain)-Makedonya, 1994
Gündüz Güzeli (Belle de Jour)-Fransa, 1967
Mavi Kadife (Blue Velvet)-A.B.D., 1986
Sonsuz Ölüm (Butch Cassidy and the Sundance Kid)-A.B.D., 1969
Dr. Jivago (Doctor Zhivago)-A.B.D., 1965


İzleyip blogda yazdığım yaklaşık 1100 film arasından daha önce yaklaşık 500 tanesini seçmiştim, Seçme Filmler listelerimde. Şimdi de En İyi Filmler listeleri yapacağım, bu 500 film arasından. Bu listelerde, sinema tarihinin en iyi filmleri, efsaneleşmiş filmler, bir şekilde kült olmuş yani çok kişinin çok sevdiği filmler ve kişisel olarak da en sevdiğim filmler olacak.

Elbette binlerce film var. Çeşitli yönlerden efsane olan, başka en iyiler de var. Bütün filmleri izlemek zor. Bu listelerde, iki türlü yol uyguladım. İlki, kişisel beğenilerimi hesaba katmadan iyi filmler, ki bunlar da saymakla bitmez, örneğin, Yurttaş Kane, Bisiklet Hırsızları, Rüzgar Gibi geçti, gibi filmler de en iyiler ve en sevilenler arasında. Ama bütün iyileri yazamam. IMDB 250 listesinde örneğin iyi filmler var. Ama IMDB listesi, Amerikan Sineması ağırlıklı, oy verenler Amerikalı çoğunlukla ve onlar Amerika dışında ve alt yazılı filmleri izlemezler. Yani, IMDB çok iyi bir kaynak ancak Amerikan sineması için özellikle iyi bir kaynak.

Ayrıca, iyi filmlerle sevdiklerimiz de farklı kavramlar. İyidir sinema açısından ama sevmeyiz. Kötüdür ama severiz. Bu listelerimde hepsi iyi filmler, iyiler arasından da sevdiklerimi de ekledim. Yani, ikinci yol da yine iyi olup da aralarından en sevdiklerim de var. Sevsem de kötü olan bir filmi yazmadım.

Şimdilik, eski filmler arasından seçiyorum, yirminci yüzyıl yani, 2000 öncesi en iyi filmlerden birkaç tanesi bu listede.

Liste devam edecek yani.

26 Nisan 2018 Perşembe

Seçme Filmler 5




Üçüncü Türden Yakınlaşmalar, 1977
Sofi’nin Seçimi, 1982
Konvoy, 1978
The Apartment, 1960
Aslan Kral, 1994
Akıl Defteri, 2000
Hoşgörüsüzlük, 1916
Operadaki Hayalet, 1925
Endülüs Köpeği, 1928
Posta Arabası, 1939
Oz Büyücüsü, 1939
Rebecca, 1940
Gazap Üzümleri, 1940
Malta Şahini, 1941
Büyük Uyku, 1946
Şahane Hayat, 1946
İnsanlar Yaşadıkça, 1953
Roma Tatili, 1953
Bay Hulot’nun Tatili, 1953
Yedi Kardeşe Yedi Gelin, 1954
Asi Gençlik, 1955
Beden Yiyenlerin İstilası, 1956
Yüksek Sosyete, 1956
Serseri Aşıklar, 1959
Hiroşima Sevgilim, 1959
Mançuryalı Aday, 1962
Lolita, 1962
Büyük Firar, 1963
Genç Hizmetçiler, 1963
Doktor Jivago, 1965
Persona, 1966
Bonnie ve Clyde, 1967
Woodstock, 1970
Ejder Kalesi, 1973
Maria Braun’un Evliliği, 1979
Ateş Arabaları, 1981
Ateşli Vücütlar, 1981
Örümcek Kadının Öpücüğü, 1985
Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar, 1988
Drugstore Cowboy, 1989
Benim Özel Idaho’m, 1991
Shine, 1996
Kirazın Tadı, 1997
Buffalo 66, 1998
Annem Hakkında Her Şey, 1999
Kaplan ve Ejderha, 2000
Küçük Gün Işığım, 2006
Nikita, 1990
Yasak İlişki, 1995
Aile Bağları, 1997
Soul Surfer, 2011
Fasulye, 2000
Çılgın Marslılar, 1996
Öldüren Şüphe, 1963
Birdy, 1984
Başka Söze Gerek Yok, 2013
Düşler Ülkesi, 2004
Aşkın İngilizcesi, 2007
Anadan Doğma, 1997
Aklım Karıştı, 1999
Ayazda Bir Yürek, 1992
Sapak, 1945
Deniz Feneri (L’equipier), 2004
Benim İçin Üzülme, 2006
Kumun Altında, 2000
Gir Kanıma, 2008
Ananı da!, 2001
Hayata Röveşata Çeken Adam, 2015
Duygudan da Öte, 2004
Zeitgeist, 2007
Cesaretin Var mı Aşka?, 2003
My Queen Karo, 2009
Kuskus, 2007
Frozen Land, 2005
Ruh Mutfağı, 2009
Volver, 2006
Yeni Başlayanlar için İtalyanca, 2000
Yeşil Işık, 1986
Çılgın Yabancı, 1997
Villa Amalia, 2009
Sil Baştan, 2004

Daha önce de dört tane seçme filmler listesi yazmıştım. Bu da beşinci oldu. İzleyip de blogda yazdığım yaklaşık 1100 film içinden bu listeyle birlikte yaklaşık 500 izlenir film koymuş oldum seçmelere. Eskiler, yeniler, karışık. Daha sonra da bunların içinden en iyileri, en sevdiklerimi, efsane filmleri listeliycem.