24 Haziran 2019 Pazartesi

Bloglardan Seçmeler



GeCe

Yeni arkadaşlarımızdan. Güzel yazıları ve yorumları ile aramızda.

https://geceblg.blogspot.com/

Sevda S.

Eski ve temel arkadaşlarımızdan. Gezileri ve fotoları ile hep aramızda.

http://sevdanindunyasi.blogspot.com/

Kitap Eylemi

Çekilişle Cingöz Balık adlı kitabı veriyooo.

http://kitapeylemi.blogspot.com/2019/06/cekilis-cingoz-balik.html

İrem Can

Blogunla birlikte götürdüğü Kelime Bul adlı sitesinde isterseniz konuk yazar olabilirsiniz.


Buzlar Kraliçesi

Müzik ve dizi yazılarına devam ediyor. Dizi önerilerini aldığım biricik arkadaşlarımdan o.


Gül Özdemir

Kitaplar diziler filmler animeler. Tam sevdiğim blog onunki işteeee.


Acemi Blogger

Kültür sanat kitaplar filmler ve kendi gündelik yaşamını anlatan arkadaşımız da artık eskilerden ve demirbaş şirinlerimizdeen.


Hamiyet Akan

Şiir kitabı da olan biricik şair arkadaşımız, yazmak üzerine nefis bir yazı yazdı.


Halil Gönül

İnternet problemi nedeniyle bir süre aramızda olmayan arkadaşımız öyküleri, şiirleri, deneme, makaleleri işe yine aramızdaa.


Mor Düşler Kitaplığı

Kitap ve müzik seçimlerini her zaman çok seviyorum ve onun blogundan çok yararlanıyorum.

23 Haziran 2019 Pazar

Film Seçkisi 16



Ümmi Sıbyan: Zifir

Efe Hızır, 2014

Yerli cinli perili korku filmi. Lise öğrencileri, sınav zamanı, okulda toplanır ve eğlenirler. Akşam olunca, ruh çağırmak isterler. Çağırırlar. Okulda daha önce intihar eden Kevser’in ruhu gelir. Gece okulda dehşet başlar. Kevser’in ruhu dehşet saçar. Amerikan filmlerinden alıştığımız filmlerden. İzlenir. Not:2/4

Katwe Kraliçesi

Queen of Katwe

Mira Nair, 2016, A.B.D.

Selaam Bombay filminin yönetmeninden yine iyi bir film. Uganda’lı küçük bir kız satranç öğrenir, içinde büyük bir yetenek vardır. Çabuk yükselir ve hayatı değişir. Kaçırılmaz. Not:4/4

Paris Gözaltında

Aux Yeux De Tous

Cedric Jimenez, 2012, Fransa

Evde oturan bir hacker tüm şehri gözetler evde, kameralar yoluyla. Bir terörist eylemi fark eder ve izlerken olaya da bir şekilde karışır. İlginç, heyecanlı. Yeni Fransız sineması örneklerinden. Not:4/4

Kanunun Kuvveti

La Horse

Cedric Jimenez, 2014, Fransa

Başrollerde Fransız tiyatrosunun ve sinemasının yeni yıldızlarından Jean Dujardin ve Gilles Lellouche. Bir savcının eroin mafyasına karşı savaşı. Amerika ile Fransa arasındaki eroin bağlantısını koparmak ister. Eski tarz bir polisiye ancak çok heyecanlı, aksiyonlu. Klas polisiye. Not.4/4

Kısmet Sevgilim

Mektoup, My Love

Abdellatif Kechiche, 2017, Fransa

Cesur film Mavi En Sıcak Renktir’in yönetmeninden yine yeni, modern, zarif, cesur bir gençlik filmi. Çok eğlenceli. Tam bir yaz filmi. Dans, gençlik, yemek, sohbet, gündelik anlık yaşam, tatil, yaz, aşk, arkadaşlık. Hafif bir yaz esintisi gibi film. Herkese göre değil. Mavi En Sıcak Renktir de herkese göre değildi. Film iyi, açık sahneler sadece birer ayrıntı film için. Çünkü gençlik ateşini anlatıyor. Not:4/4

Oyun Evi

House of Games

David Mamet, 1987, A.B.D.

Usta tiyatrocudan kusursuz bir gerilim. Bir psikiyatrist, bir hastası yoluyla bir kumarbazla tanışır. Ondan kumarın inceliklerini öğrenmek ister, yeni kitabı için. Ancak, müthiş bir komplonun içine düşer. Kendisi de sıkıcı hayatından kurtulmak için bu komployu seve seve kabul eder. İnce, zeki film. Not:4/4

Ölümcül Çözüm

Le Couperet

Costa-Gavras, 2005, Belçika

Z, Amin, Müzik Kutusu, Kayıp gibi iyi filmlerin ustasından yeni filmler. Ölümcül Çözüm’de bir kağıt uzmanı işten atılır ve yeni iş bulamaz. İş bulabilmek için bütün rakiplerini öldürmeye başlar. Biraz absürt biraz komik bir modern dünya eleştirisi. Aynı zamanda da bir gerilim. Not:4/4

Kapital

Le Capital

Costa-Gavras, 2012, Fransa

Modern bir finans dünyası filmi. Bir şirketin başına yeni bir CEO getirilir, yeni CEO çok elemanı işten çıkarmak durumunda kalır. Zamanla yükselir, gittikçe yükselir. Hem avcı hem kurbandır. Güncel bir ekonomi, siyaset filmi. Estetik, zevkli, keyifli. İş dünyasının zorluklarını gösteriyor. Not:4/4

Roma Açık Şehir

Roma Citta Aperta

Rosselini, 1945, İtalya

Nazi işgalindeki Roma sokakları. Halk bir yandan işgalin etkisinde, diğer yandan da direnişçiler aktif. Bir direnişçi Nazilerden saklanmak ister. Belgesel gibi kurgu. O günleri doğal olarak gösteriyor. Sinemanın başyapıtlarından. Not:4/4

Stromboli

Rosselini, 1950, İtalya

İkinci Dünya Savaşı sıralarında yabancı bir kadın, bir esir kampında bir İtalyan ile tanışır, evlenirler ve adamın köyüne giderler. Kadın köy yaşamına uyum sağlayamaz. Başrolde Ingrid Bergman. Not:4/4

22 Haziran 2019 Cumartesi

My Little Princess ve Artdhal Chronicles




My Little Princess

Bir Çin romantik komedisi. Tam bir peri masalı.

Genç bir kız, zengin. Annesi ve üvey annesi var. Kız da zengin bir erkekle evlenmeli. Aynı zamanda da bir sanat okuluna devam ediyor. Gittiği okulda onun için uygun bulunan bir oğlan var. Ama kız gidip bir başkasını seviyor. Bu oğlanı seven bir de yoksul bir kız var.

Yani, iki kız iki oğlan. Bu dördünün sevimli ilişkileri. Yanlışlıklar, komiklikler. Ayrıca, başrol prensesimizin üzerinde bir de büyü var. O kimi severse sevsin onun sevdiği onu sevmeyecek. Bu büyü yüzünden de sıkıntı çekiyor.

Başrol oğlan Çin’de bir efsane yakışıklı. Mike D’Angelo. Dizi, romantik, şirin, sevimli, komik. Tam masal. Oyuncular da sanki animasyon gibi tatlılar.

İzleyeni çok mutlu eden dizilerden biri.




Artdhal Chronicles

En yenilerden ve bir Kore tarihi dizisi. Artdhal adlı antik bir kentte güç savaşlarını konu ediyor. Antik çağlarda geçen öyküde bu kenti kurtaracak olan bir oğlan dünyaya geliyor. İnsanlar ve Neandertaller ve onların melezleri arasında savaşlar olmaktadır. Kabile savaşları, şehir savaşları devam eder.

Dizi bol aksiyonlu, bol savaşlı, heyecanlı. Görkemli. Tarih dizilerini sevenlere. Dizi, 18 bölüm. Ve üç kısım halinde yayınlanacak. İlk altı bölümlük kısım henüz bitti. İkinci kısım haftaya ve son kısım da Eylül'de. 

21 Haziran 2019 Cuma

Zweig ve Gülsoy




Korku

Zweig

Martı Yayınları

Ülkemizde çok sevilen yazarın kısa roman yani novellalarından biri. Her zamanki gibi bir insanlık hali, dramı. Bu romanın öyküsü de bir psikolojik gerilim. Bir aşk ve ihanet öyküsü.

Evli bir kadın, genç bir adamla ilişkiye girer, her zaman adamın evinde buluşurlar. Bir gün yine adamın evine gittiğinde, kapıda adamın sevgilisi ile karşılaşır. Kadın, evli kadına şantaj yapar. Zamanla şantajın dozajı artar. Evli kadın gün geçtikçe korkuya düşer. Yakalanma korkusu.

Az sayıda karakterin duyguları, ruh durumları anlatılmış. Özellikle evli kadının korkusu bu kısa romanı sürüklüyor. Zweig, her zamanki gibi sade, basit bir dille hafif bir öykü anlatmış.

Başarısı bu sade dilinden geliyor.

Hafif bir iyi zaman geçirme kitabı.

Not:3/4




Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet

Murat Gülsoy

Can Yayınları

İlginç ve eğlenceli bir psikolojik bilimkurgu romanı.

Hayatı sıkıcı olan bir akademisyen, renklendirmek için yolda gördüğü bir ilana başvurur. Bir şirket, ölen insanların zihinlerini, yaşayanlara aktarmaktadır. Akademisyen de ilana başvurur ve ona yeni ölen bir genç kızın zihni aktarılır. Adam ile kız adamın zihninde konuşurlar. Adam, bu kıza aşık olunca durumlar karışır.

Sürükleyici.

Not:3/4

20 Haziran 2019 Perşembe

En İyi Filmler 11



Hatta Aşk Var, 2008, İngiltere
Miss Bala, 2011, Meksika
Karatahta, 2000, İran
Cennet Öpücüğü, 2011, Japonya
Flickan, 2009, İsveç
Onunla Bir Gece, 2001, A.B.D.
Yaz Saati, 2008, Fransa
Alıç Ağacının Altında, 2010, Çin
Bataklık, 2014, İspanya
Eğitmenler, 2004, Almanya
Bilekkesenler, 2006, A.B.D.
Oslo 31 Ağustos, 2011, Danimarka
Sesimin Etkisi, 2011, A.B.D.
Mutluluğa Boya Beni, 2011, Fransa
Kırmızı Renkli Gri Kamyon, 2004, Sırbistan
Midnight Meat Train, 2008, A.B.D.
Tele Kız, 2009, Slovenya
Neredesin Süperman, 2012, İsveç
Savaş Cadısı, 2012, Kanada
Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız, 2014, A.B.D.
Lizbon’a Gece Treni, 2013, Portekiz
Cehennem, 2010, Meksika
En İyi Teklif, 2013, İtalya
Metalci, 2013, İzlanda
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, 2004, Türkiye
Şeytanı Gördüm, 2010, Güney Kore
Şiddet Güzeli, 2013, Yunanistan
Fasulye, 2000, Türkiye
Billy Elliot, 2000, İngiltere
Gomorra, 2008, İtalya
8 Kadın, 2002, Fransa
Wit, 2001, A.B.D.
Buzdan Hayaller, 2003, İzlanda
Köfte Yağmuru, 2009, A.B.D.
Dokuz Kraliçe, 2009, Arjantin
Yüzündeki Sır, 2014, Almanya
Aslı Gibidir, 2010, Fransa
Dalgalara Karşı, 2011, A.B.D.
Limonata, 2015, Türkiye
Hayatımın Şansı, 2014, Fransa
Buz Kar ve İntikam, 2014, Norveç
Hayatımın Şarkısı, 2014, Fransa
Kurt, 2014, Birleşik Arap Emirlikleri
Love, Rosie, 2014, Almanya
Solino, 2002, Almanya
Sürpriz Damatlar, 2014, Fransa
Once, 2006, İrlanda
Toprağın Tuzu, 2014, Almanya
Cennet, 2002, Almanya
Pitch Perfect, 2002, A.B.D.
Konuş Onunla, 2002, İspanya
Royal Gazinosu, 2006, İngiltere
Tutunamayanlar, 2005, Danimarka
Düşüş, 2006, Hindistan
Yasak Bölge 9, 2009, A.B.D.
Annem, 2015, İtalya
İsimsiz Romantik, 2010, Fransa
Kalbini Dinle, 2007, A.B.D.
Nisan Devrimi, 2000, Portekiz
Dönüş Yok, 2002, Fransa
İki Aşk Arasında, 2014, A.B.D.


İzleyip de blogda yazdığım yaklaşık 1500 film arasından 2000 sonrası en iyilere devam ediyorum.

19 Haziran 2019 Çarşamba

Kader



Hayat bize her zaman gülmez. Kader de gülmez.

Hayat sana gülmüyorsa sen onu güldür, şaka yap, espri yap, o zaman güler o da sana. Hayat, kader sana gülmüyorsa sen onlara gül.

Kader bana hep güler. Hayat da. Şefkat da. Bizim apartmanda onlar. Kader abla, Hayat yenge, Şefkat teyze. Her gördüklerinde güler onlar bana.

Ben de onları hep güldürürüm. Belki bundan dolayı gülüyorlardır. Bu üçü yakın arkadaşlar. Aile gibiler. Şeye benziyorlar. My Big Fat Greek Wedding adlı filmdeki Yunan ailesine. O filmde, Amerika’daki bir Yunan ailesi, kızlarının Yunan olmayan bir erkekle evlenmesine karşı çıkıyorlardı.

Hayat, Kader, Şefkat işte bize bazen karşı çıkarlar. Onları mutlu etmek gerekir ki bize gülsünler. Onları güldürmek de çok zor değil. Biraz iyi davranmak lazım bu üçlüye.

Ben de onları mutlu etmek için bir şeyler düşünürüm hep. Örneğin, birine bir kolye alırım. Hoş bir şey olur. Örneğin, Hayat’a çok yakışır bu kolye, diyelim. Hemen Kader ve Şefkat da ister aynı kolyeden. Ama tamamıyla aynı olacak. Çok sevimlidir onlar. Ancak, üçüne de iyi bir şey yaparsam bana gülerler.

18 Haziran 2019 Salı

Şiirlerim 3




DALGA

dalga çarptı kıyıya
ıslanmamak için kaçtım
ama ıslanmadan nasıl karışacaktım hayata
belki de bu dalga bir uyarıydı

ıslanmadan nasıl severiz dünyayı
karışmazsak suya denize
yanarız canlı canlı

o anki doğal halinle gireceksin suya
üstünü değiştirmeden düşünmeden
hazırlık yapmadan hayata

bak sular yükseliyor yine
hadi atla denize dalgaların üstüne
su nereye götürürse git oraya
zaten böyle değil mi hayatımız

hayatı anlamak kolay olmasa da
yüzmek kolay

17 Haziran 2019 Pazartesi

Lise




Liseye başlarken düşünüyordum artık lisede kendime bir sevgili yapayım. Ama hep ders kitapları, test kitapları ile ciddi ve seviyeli bir ilişkim oldu. İnsan boyutunu hiç denemedim. Hep diyordum, sınavlar olsun bitsin de her şey olur. Ama hiç bitmedi dersler, sınavlar. Diyordum herhalde zeki ve çalışkan olmak iyi bir şeydir, kimse karşı koyamaz böyle bir insana.

Liseye başlarken tabii bir dolu hayal kuruyordum. İleride bilim insanı olacaktım tabiîki de. Yazları hava sıcakken kutuplara gitmeyi hayal ederdim. Zaten bir kutup araştırmacısı olmak istiyordum. Ay ne çok şey istiyordum. Pilot olmak, kaptan olmak. Hepsini aynı anda olabilsem ne güzel olurdu. Doğa koruyucusu olmak. Kutuplarda penguenleri kurtarmak.

Penguenler çok üşürler tabii. Gidip onlara tahta ev yapmalıyım. Belki penguenleri kaçırırlar. Gece vakti mesela ateşler yakarlar ışık olsun diye ve onları kaçırmak isterler. Elimde haritayla, GPS veya parşömen harita olsa daha iyi olur. Navigasyon parşömen. Gizlice kötü adamların yanına giderim, kafesleri açarım, penguenleri serbest bırakırım. Penguenleri peşime takıp kaçırırım onları.

Lisedeyken İngilizce dersi vermiştim, komşu çocuğuna. İngilizce sınavı vardı. İlkokul dört. Çalışacağı yerlerin cevaplarını verdim. Çalıştı. 100 aldı. Öğretmen de kopya çektin diye itham etmiş. Sınıfta 100 alan başka yok. Şaşırmıştır tabii hoca.Çocuğun babası öğretmenle atıştı. Hoca sözlü yapmış. Tabii ben her kelimenin okunuşunu bile yazmıştım. Çocuk sözlüden 100 almış. En sonunda ikna olmuş hoca. Ben de kendimi iyi denemiş oldum. Ders verebildiğime inanmıştım. Çocuğun ortalaması 92 gelmişti.

Hep düşünürdüm, gölgeden hızlı, rüzgardan deliyim derdim ama tek yaptığım şey ders çalışmaktı.

Good Omens ve Killer Ratings




Good Omens

Neil Gaimann ve Terry Pratchett’in aynı adlı romanının dizi uyarlaması. Aslında tam  Terry Gilliam veya Tim Burton’a yakışan bir konu. Uzun yıllardır Johnny Depp’in oynaması düşünülen bir film iken şimdi mükemmel bir dizi yorumu ile karşı karşıyayız.

Başrollerde Michael Sheen ve herkesin sevgilisi Doctor Who yani David Tennant, sırasıyla melek ve şeytan rolünde, çok iyiler ve eğlenceliler. Ayrıca, Fargo ve Üç Billboard Ebbing’in ödüllü oyuncusu Francess McDormand, İngiliz tiyatrosunun devlerinden Miranda Richardson, Derek Jacobi ve yanlarında yıldız bir kadro. Benedict Cumberbatch, Brian Cox, Jon Hamm.

Son zamanların en iddialı dizisi. Fantastik komedi tarzında. Bir melek, bir iblis, bir deccal ve bir cadı. Bu dördü, dünyayı kıyametten kurtarmaya çalışıyor. Cennet ve Cehennemdekiler dünyanın sonunun gelmesini istiyorlar. Cennet ve Cehenneme karşı bir insan dünyanın sonunun gelmesini engelleme çabasında. Adam, yani Anti-Christ, meleklere ve şeytanlara bırakmamak niyetinde dünyayı.

Özellikle melek ve iblis çok iyiler. İkilinin konuşmaları dizinin en eğlenceli bölümü. David Tennant her zamanki gibi inanılmaz. Renkli, fantastik, aksiyon, macera, her şey var. Özgün dizilerden.




Killer Ratings

Gerçeklere dayanan bir belgesel. Bir süre önce Brezilya’da gerçekleşen olayda, bir TV şovu sunucusu suçu önlemek için bir program hazırlar. TV programında suç mahallerine anında gidilir. Program çok izlenir, olay yaratır. Ancak sunucu işi abartır. Ratingleri yükseltmek için kendisi de suça karışır. Uyuşturucu çeteleri ile ilişkiye geçer ve hatta cinayetlerde bile aktif rol oynar. Sunucu aynı zamanda bir devlet görevlisidir.

Gerçeklerin kurgudan daha acımasız olduğunu gösteren dizi şaşırtıcı, hatta şok edici.

16 Haziran 2019 Pazar

Dimitris Sotakis ve Hatice Nur Uzgenç



Romanyalıyı Yiyen Yamyam

Dimitris Sotakis

DeliDolu Yayınları

Avrupa’da son yıllarda ünlenen yeni yazarlardan Sotakis. Yunanlı ve üç dört romanı oldu.

Bu romanı eğlenceli, sürükleyici, absürd ve fantastik. Genç ve zengin bir adam, gitmediği halde Romanya’yı çok sevmektedir. Bir gün yaşadığı kente bir Romanyalı aile taşınır. Bu adam o aile ile tanışır ve hep onlarla olmak ister. Bu isteği çok ileri uçlara taşınır. Delice bir tutku haline gelir.

Modern toplumun, tüketim hırsının eleştirisi olan roman okunmaya değer ve ilginç.

Not:3/4



Hikayemiz Aynı Kahramanları Farklı

Hatice Nur Uzgenç

Kağıt Yayınevi

Kendi ağzından bir kadının yaşam ve başarı öyküsü.

Genel olarak çocukluktan yetişkinliğe dek sıkıntılar, zorluklar yaşayan bir kadının başarılı olma çabası. Lise yılları, ilk işi, evliliği, çocukları, sonrasında da bileziklerini satıp ilk kurduğu iş ve daha sonra da işini büyütmesi anlatılıyor. Kozmetikle başlayıp bir güzellik merkezi açıyor ve bir zincir haline geliyor. Kadın derneği kuruyor.

Etkileyici bir azim, sabır, başarı hikayesi.

Not:2/4

15 Haziran 2019 Cumartesi

Film Seçkisi 15



Sende Rabbimi Gördüm

Rab Ne Bana Di Jodi

Aditya Chopra, 2008, Hindistan

Sıradan, renksiz, özelliksiz bir adam güzel, prenses gibi bir kadına aşık olur ve evlenir. Karısını etkilemek için bambaşka biri olmaya çalışır. Duygulu, komik, eğlenceli, neşeli, müzikli, danslı, doyumsuz bir Bollywood filmi. Not:4/4

Lage Raho Munna Bhai

Rajkumar Hirani, 2003, Hindistan

Daha önce izlediğimiz Munna Bhai M.B.B.S. adlı filmin devamı niteliğinde ama ilki izlenmeden de izlenebilir. İlk filminde bir gangster, ailesi istedi diye doktor olmadığı halde doktormuş gibi yapıp bir doktor kadınla evlenmek istemişti. Bu kez aynı gangster bir radyo sunucusuna aşık oluyor ve onu etkilemek, hayatına girmek için oyunlar çeviriyor ve Mahatma Gandi ile arkadaş oluyor. İlk film gibi çılgın ve eğlenceli, yine doyumsuz. Not:4/4

Mutluluğun Gizemi

El Mysterio de la Felicidad

Daniel Burman, 2014, Arjantin

İki erkek arkadaş yıllardır tanışır, birlikte büyürler ve iş ortağı olurlar. Bunlardan biri bir gün kaybolur ve diğeri ile kaybolan adamın karısı onu bulmak için yollara düşerler. Adamı ararken bulsalar mı bulmasalar mı diye şüpheye düşerler. Aşk, arkadaşlık, sadakat filmi. Basit konu ama oyunculuk çok iyi. Hafif komedi. Not:4/4

Maidentrip

Jillian Schlesinger, 2014, A.B.D.

Kendi kendine yolculuk anlamına gelen bu belgesel filmde 14 yaşında Hollandalı bir kız, herkesin itirazına rağmen tek başına yelkenliyle okyanuslara açılıp dünya turu yapıyor ve yolculukta kendini videoya alıyor. Mükemmel bir başarı ve tutku öyküsü. Not:4/4

Sekizinci Sınıf

Eight Grade

Bo Burnham, 2018, A.B.D.

Sekizinci sınıftaki bir kız içedönük ve utangaçtır, arkadaşı yoktur. Yutup videoları çeker bol bol, videolarda olmadığı, olmak istediği gibidir. Okulun son günlerini tamamlamaya çalışır. Günümüze çok uygun ve ergenliği anlatan duyarlı ve ince bir film. Not:4/4

Tuzak

The Trap

Sidney Hayers, 1966, İngiltere

Bir sinema klasiği. Orman içinde yaşayan ve hayvanlara tuzak kurarak kürklerini alan bir vahşi avcı, dilsiz bir kız ile evlenir ve onu ormandaki kulübesine götürür. Anlaşmaları çok zordur. Kusursuz filmlerden. Not:4/4

Yolun Sonundaki Kız

The Little Girl Who Lives Down the Lane

Nicholas Gessner, 1976, İsviçre

13 yaşında bir kız bir kasabada yalnız yaşamaktadır. Babasının da evde olduğunu söyler ama adam hiç görünmez. Annesi de ortada yoktur. Bir gizem vardır kızda. Kasabadakiler onu rahatsız ederler, özellikle bir adam ona sık sık sarkıntılık yapar ve kız da kendini korumaya çalışır. Başrolde Jodie Foster çok çok iyi. Film de çok iyi bir gerilim. Not:4/4

Savaş Bitti

The War is Over

Mitko Panov, 2010, Makedonya

1999 yılında Nato’nun Sırbistan’ı bombaladığı zamanlarda bir aile Sırbistan’dan İsviçre’ye göç eder. Aile babasının erkek kardeşi de İsviçre’dedir. Ancak, ailenin dedesi onlarla gelmez, vatanında kalır. Bu aile de İsviçre’de pek tutunamaz. Gerçek savaşın evin içinde, kendi içimizde olduğunu anlatan anlamlı bir film. Savaş karşıtı, insancıl. Not:4/4

Fırtına Anı

Durante La Tormenta

Oriol Paulo, 2018, İspanya

Daha önce Julia’nın Gözleri adlı çok iyi bir gerilim filmini izlediğimiz İspanyol ustanın bir diğer mücevheri. Bu kez bir bilimkurgu fantastik gerilim. Nico adlı küçük bir oğlan yan komşuda bir cinayete tanık olur ve sonra kaçarken bir arabaya çarpar ve ölür. Aradan 25 yıl geçer ve onun yaşadığı eve taşınan bir genç kadın evde bu oğlanın çektiği videoları bulur. Geçmişe dönüp oğlanı kurtarmak ister. Şaşırtıcı ve heyecanlı. Not:4/4

Görünmeyen Misafir

Contratiempo

Oriol Paulo, 2016, İspanya

Usta yönetmenden yine usta işi bir gerilim. Başrolde Aşka Yükseliş’ten Mario Casas. Evli bir adam başka bir kadınla aşk yaşar. Kadın ölür ve herkes ve polis adamı suçlu bulur. Adam da suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışır. Hiç dinmeyen gerilim. Not:4/4

14 Haziran 2019 Cuma

What If ve The Hotzone




What If

Yeni ve şimdilik ilk sezonu biten Amerikan gerilim dizisi. Antoloji dizisi, yani her sezonda farklı bir hikaye olacak, devam ederse.

Bölüm yönetmenleri arasında Philip Noyce, David Rodriguez gibi iyi isimler var ve başrolde de iyi ve sevilen oyuncu Renee Zellweger.

Bir tür ahlak öyküsü sayılabilir. Ahlaki ve gündelik yaşam seçimlerinin insanları nereye götürebildiğini gösteriyor. İyilik ve kötülüğün savaşı. Bir yatırımcı kadın bir karı kocaya iş ile ilgili bir para teklifi yapıyor. Karı kocanın paraya ve işlerini büyütmeye ihtiyaçları var.

Ancak bu teklif, bu ikiliyi, yatırımcıyı ve çevrelerindeki insanları alabora eden sonuçlar getiriyor. Her şey yine geçmişle ilgili. Geçmişteki acılarla ilgili.

Sakin başlayıp gerilim ve aksiyonla bitiyor. Türü sevenler için.




The Hotzone

Şimdilik tek sezonluk bilimkurgu gerilimi. Gerçek bir olayı anlatan bir belgesel dizi ancak kurgulardan daha heyecanlı.

Ebola virüsünün 1990’larda Amerika’ya maymunlar yoluyla yayılmasını, hastalığın dehşetini ve ona karşı ilaç, aşı geliştirilmesini konu eden dizi kesintisiz aksiyon ve gerilim. Korkutucu bir hastalık.

Gerçek hikayeleri sevenlere. Başrolde eski ER (Acil Servis) dizisi ile ünlenen Julianna Marguiles.

12 Haziran 2019 Çarşamba

Hastane



Hastaneden çıktım. Yakında bir köprü vardı. Köprünün başına üzeri kapalı bir alan yapmışlar, insanlar dinlensin otursun diye. Büfe vardı, çay vardı. Hava biraz kapalıydı ama rüzgar yoktu. Köprü ileriye doğru biraz yükseliyordu, genişti ve yayalar için. Hemen köprünün başına da birkaç masa koymuşlar, araçlar girmesin diye. Geniş bir alan olduğu için hastaneden çıkanlar orada dinleniyordu.

Annemle büfeden tost çay aldık. Yanımızdaki masada da bir anne kız oturuyor, çok ince çok güzeller. Ne kadar güzeller diye düşündüm ben de. İkisi konuşmaya başladı, anne kız. Aman yiyorum yiyorum kilo almıyorum diyor kadın. Kızı da valla ben de öyle, ne yapsak sporu bıraksak mı acaba diyor. Bize bakıyorlar bir yandan da, özellikle anneme. Ben de kilolu değilim ama onlar bakınca sinirlerim bozuldu, asaplarım gitti.

Kız bir de kalkıp giderlerken sandalyeme vurdu bilerek yaptı ama fark etmemiş gibi yaptı. Normalde umursamam güler geçerim ama bir anda sessizce salak dedim arkasından kendi kendime. Duyması imkansızdı. Ama duymuş. İleride köprünün başında bize doğru dönüp sen ne diyorsun bee diye bir bağırdı. Ay öyle bir bağırış duymadım. Sesiyle öldürme yeteneği olabilir yani. Annemle yanımızdaki bir kadın da onlara laf attı.

Neyse anne kız dönüp gittiler. Annemle yanımızdaki kadın konuşmaya devam ettiler. Nasıl olduysa konu siyasete, seçimlere geldi. Tartışmaya başladılar. Ben de, iki kadın olarak kendinizi savunacağınıza elalemin iki adamı yüzünden kavga mı edeceksiniz dedim gidiyorum ben ne haliniz varsa görün.

O anda da uyandım. Neyse tam zamanında uyandım yine rüyamdan.

11 Haziran 2019 Salı

Şiirlerim 2




EYLÜL İSKELESİ

hava dönüyor
yağmur gösteriyor meteoroloji
her kurbanda yağar

kayaların önündeki bankta
eylül esintisi
arkada köpekler oynuyor
kayaların arasında bir ahtapot saklanmış
küçük bir çocuk olta atıyor

bir vapur kalktı içi boş
bayram öncesi kimse yok
bir balıkçı teknesi yola düştü
motor sesi ninni gibi
teknede leylak saçlı bir kız
nasıl dayandı hayatın dalgalarına

yandaki restoranda bir canlı orkestra
dans müziği çalıyor
pist boş
balıklar dans ediyor olmalı

şemsiyenin altındaki şezlongda
bir kedi uzanmış
tekne ve leylak saçlının fotoğrafını çekmek istedim
el salladı
biliyor gibiydi bu şiire gireceğini

suya girdim yengeçlerin arasından
su ılık
en sıcak eylülde olur deniz
dinlendirir
sırt üstü uyuyacaktım nerdeyse

birden çekildim dibe doğru
altımda kara delik varmış
big bang
delik fırlattı beni zamanda mekanda
Mars’a düştüm sanırım
yağmur sıcağı var burda
kimse bana inanmayacak şimdi
selfie çekmeliyim
instagramda olay olacak

bankta müzik dinlerken uyumuşum
bir kahve içmeli
bir martı uçtu
Mars’ta saat kaç acaba?
burda zaman durmuş sanki

10 Haziran 2019 Pazartesi

Bayram Sonu




Bayramlar herkese farklı gösteriyor kendini. Tatile, denize gidenler bayramı ailece birlikte tatil yapma fırsatı olarak görüyorlar. Bayramlar, aslında isterse insanın aynı zamanda en çok, en rahat yalnız kalabileceği zaman da.

Bayramda şehir boşalınca arabasız, insansız sokaklarda, caddelerde, alışveriş merkezlerinde, parklarda gezmek ne huzurlu. Bayramda, bütün akrabalar, arkadaşlar meşgul olduğu için, ya bayramla ya tatille, insan yalnızlığın tadını da çıkarabiliyor. Gündelik yaşam yok, iletişim yok, okul, iş yok.

O nedenle bayramda insan her şeyi yapmak isteyebiliyor, sinemaya da gideyim, dondurma da yiyeyim, alışveriş merkezlerinde oyun oynayım, hatta bir gün içinde her şeyi yapayım. Normal günlerde kalabalıktan yapılamayan şeyleri. Kuyruk beklemeden yemek yemek gibi.

Tabii aileyle bayram da çok tatlı. Sabah çorba, tirit veya, sonra öğlen sarma, sonra da kalburabasma, sabah pişi veya, bol çikolata, gazoz, Türk kahvesi. En tatlı şey de herkesin aynı anda konuşması. Karşılıklı konuşmalar. İki kişi konuşurken başka iki kişinin de konuşmaya başlaması. Herkes hem dinlemek hem konuşmak ister. Çapraz ateş yani.

En önemlisi dedeler tabii. Bayram sabahı dede evinde kahvaltı. Ama önce hangi dede evinde. Anne dede mi baba dede mi. En iyisi sıraya sokmak, bir bayram o dedede, diğer bayram öbüründe. Akrabaları özlemek de ne güzel bir duygu ki.

Ah o bayram temizliği ama. Bütün gün yapılınca çamaşır suyu bayağı bir kafa yapıyor. Bayramda en güzeli küçük olmak. Küçükler tadını çıkarıyor. En iyisi küçülmeli. Alice gibi. Küçülüp başka yere gitmeli. Ağaç kökünden, kuyudan geçip küçüklüğümüzün bayramlarına gitmeli.

Kıyı'da ve Altüst




Kıyı’da

En yeni edebiyat dergilerinden.

Son sayısında büyükusta Ataol Behramoğlu, Nebil Özgentürk, Kardeş Türküler, Türkan Şoray, Murat Uyurkulak, Engin Çağlar gibi isimler göze çarpıyor. Şiirler, öyküler, biyografi, makale, deneme, röportaj türü yazılar içeriyor.

Dergiden alıntılar: “insan; denizin olmadığı yerde, umut adına, martı olmalı”. “Üzerinize izafiyet, ruhumda derin ve süslü bir karanlık var”.

Altüst

Politik dergilerden. Son sayısında, Türk İslam sentezi, ulus devletler, sığınmacılar, ırkçılık, caz, Varlık Vergisi, Tosca operası, iklim değişikliği, Paris komünü, Hayvan Çiftliği gibi ilgi çekici konular bulunmakta. Osmanlı zamanındaki vampir örnekleri ise ilginç.

9 Haziran 2019 Pazar

Acılı Aşk Romanları



Aşk ve Acı

İhanet ve Kehanet

Rahmi Vidinlioğlu

İlya Yayınevi

Hastalıklı bir aşkın romanı. Sedat ile Pınar’ın aşkı. Sedat, tutkulu, takıntılı seviyor, Pınar’ı. İlişkileri bitiyor ve Sedat’ın karşısına bu kez de Çiğdem çıkıyor ancak Sedat, Pınar’ı unutamadığı için Çiğdem ile normal bir ilişki kuramıyor. Sedat’in akıl sağlığı da şüpheli.

Acınacak kişilerin aşkı. Pınar, Sedat, Çiğdem, üçü de kayıp insanlar. Roman bu iki ilişkiyi biraz şiir ve mitoloji ile sunuyor bize. Mitolojik aşklar ve şiirsel konuşmalarla. Konunun özü, yani aşk, bu üç kahramanın aşkları ilginç gerçekten de ama anlatımı akıcı olmamış. Mitolojik sözcükler, şiirsel sözler biraz ilgiyi dağıtıyor. Not:2/4


Taşın ve Aşkın Ezgisi

Rıfat Mertoğlu

İlya Yayınları

Urfa Siverek’te geçen bir aşk dramı. Geleneksel bir yörede geçen bir aşk öyküsü olduğu için öncelikle bu yönden ilginç olmuş. Aşiretler, kaçakçılık, törelerin ortasında, evlerden çıkamayan kızların olduğu şehirlerde yaşanmaya çalışılan bir acı aşk.

Behram ile Gülzerin’in hüzünlü aşkı. Behram, keçecilik yapıyor. Gülzerin adlı bir kıza rastlıyor, kız aşiret kızı ve ailesi de aşirete uygun bir evlilik yaptıracak ona. Behram ise kalbi yanarken bir yandan da ona ulaşmaya çalışıyor ve evlenmeye. Büyükler, töreler izin vermeyince işler kötüye gidiyor. Not:3/4

8 Haziran 2019 Cumartesi

Orman ve Geçit



La Foret

Tek sezonluk Fransız suç dizisi. Dark ve Stranger Things havasında.

Bir kasaba ve bir orman. Genç bir kız kaybolur. Geçmişte de yörede kayıplar ve ölümler olmuştur. Polis, genç kızı aramaya başlar. Kasaba ile orman arasında bir gizem vardır. Birçok suç ve gizem öyküsünde olduğu gibi sır geçmişte saklıdır.

Bu tür dizilerde konu, oyunculuk önemli olduğu gibi merak duygusunun da dizi boyunca sürmesi önemli ve suçlunun kimliğini tahmin etmeye çalışmak da dizi izleyicisin keyiflerinden biri. Bu dizide de sona dek merak devam ediyor.

Kısa ama güzel.




Geçit

The Passage

İlk sezonunu bitiren ve ikinci sezonu da gelecek olan vampir dizisi.

Hikaye klasik. Devlet, insanlar üzerinde bir deney yapar. Denekler hapishaneden seçilir ve onlara virüs verilir. Ancak virüs ters teper ve mahkumlar vampire dönüşürler. Vampirler, tesisten kaçar ve çevreye dehşet saçarlar. Ergen bir kız da vampir olmuştur ve diğer vampirlere karşı savaş verir.

En çok işlenen konulardan biri sinemada ve korku gerilim romanlarında. Çok işlense de her yeni dizi de keyifle izleniyor. Vampirlerin orijinalliği, dehşetin ve korkunun derecesi, görsellik önemli oluyor. Bu dizi de türü sevenler için kaçırılmazlardan.

7 Haziran 2019 Cuma

En İyi Filmler 10



Her, 2013, A.B.D.
Bizi Şerden Koru, 2009, Danimarka
Yay, 2005, Güney Kore
Vampir Avcısı, 2000, Japonya
Paramparça Aşklar ve Köpekler, 2000, Meksika
Gainsbourg, 2010, Fransa
Malena, 2000, İtalya
Yozgat Blues, 2013, Türkiye
Üstteki Kadın, 2000, A.B.B.
Esrarengiz Kadın, 2006, İtalya
Hipnozcu, 2012, İsveç
Trans, 2013, İngiltere
Volver, 2006, İspanya
Sex ve Lucia, 2001, İspanya
Yüksek Tansiyon, 2003, Fransa
Koroshiya 1, 2001, Japonya
Sensiz Olmaz, 2002, İspanya
Aile Sırları, 2013, A.B.D.
Barfi, 2012, Hindistan
Körlük, 2014, Norveç
Sürgündekiler, 2004, Fransa
Baran, 2001, İran
9 Ay Kapalı, 2013, Fransa
Salla Onu, 2010, Almanya
Cafe de Flore, 2011, Kanada
Masum Aşk, 2013, Hollanda
Zorbalık, 2009, İspanya
Senden Bana, 2010, Japonya
Sakasama No Patema, 2013, Japonya
Bisikletli Çocuk, 2011, Belçika
Yol Hikayesi, 2011, Fransa
Yan Duvarlar, 2011, Arjantin
Lorna’nın Sessizliği, 2008, Belçika
Çocuk, 2005, Belçika
Eğlence Sınıfı, 2012, Hollanda
Sabah, 2005, Kanada
Khoobsurat, 2014, Hindistan
Zafer Patenleri, 2007, A.B.D.
Çaylak Kasaplar, 2003, Danimarka
Keith, 2008, A.B.D.
Aşk Tarifi, 2014, Hindistan
Mandalinalar, 2013, Estonya
Tekrar, 2006, Norveç
Büyük Budapeşte Oteli, 2014, A.B.D.
İnce Buz Kara Kömür, 2014, Çin
Seninle Yaşıyorum, 2013, İngiltere
Sen Aydınlatırsın Geceyi, 2013, Türkiye
Bizim Büyük Çaresizliğimiz, 2011, Türkiye
Jin, 2013, Türkiye
Zayıflığın Esareti, 2013, Fransa



İzleyip blogda yazdığım 2000 sonrasında çekilmiş filmlerden en iyilerin listesine devam ediyorum.

Kalp Ağrısı ve Gömülü Dev



Kalp Ağrısı

Halide Edip Adıvar

Can Yayınları

Yazardan çok etkileyici bir aşk romanı.

Bir erkek ve üç kadın var, genel olarak romanda. Hasan, Hasan’ı seven Azize, birbirlerini seven Hasan ve Zeyno, Hasan’ı seven Dora.

Azize ile Zeyno arkadaş. Azize Hasan’ı seviyor ve onunla nişanlanmayı bekliyor. Hasan ve Zeyno tanışınca birbirlerini seviyorlar, ancak Zeyno, Azize için sevgisinden vazgeçiyor. Hasan, sevdiğinden uzak dururken bu kez de ona Dora aşık oluyor. Yani üç kadın seviyor Hasan’ı ama Hasan sevdiğine kavuşamıyor bir türlü.

Türk edebiyatının en iyi en güzel aşk romanlarından . Bütün karakterlerin kalp ağrıları, aşkları hissediliyor. Çok incelikli bir roman. Bir yandan da 1920’lerin Türkiye’si ve kadın erkek ilişkileri.

Not:4/4




Gömülü Dev

Kazuo İşiguro

YKY

İşiguro’nun en yeni romanlarından. Günden Kalanlar, Beni Asla Unutma, Noktürnler gibi unutulmaz eserleri olan yazarın bu romanı biraz daha zayıf diğerlerinden. Ya da kolay okunan, keyifli bir roman olmadığını da söyleyebiliriz. Bu yazar zaten kolay okuma da sayılmaz.

Bir unutuş ve yolculuk romanı bu. Yaşlı bir çift, oğullarını bulmak için yola çıkıyor ama kendi geçmişlerini pek de hatırlamıyorlar. Bir nedenden ötürü. Yolda birçok insanla, yaratıkla karşılaşıyorlar. Fantastik bir yol romanı yani. İngiliz tarihinden kahramanlar da dahil oluyor yolculuğa.

Konu ilginç ama su gibi akıp giden bir roman değil.

Not:2/4

6 Haziran 2019 Perşembe

Seal Team ve Slasher



Seal Team

Başrolde Buffy Vampir Avcısı ile ünlenen David Boreanaz. Karısı da The Village’den Michaela McManus. Seal Team’den sonra The Village’de oynuyor.

Amerikan Navy Seals ekibinin maceraları. İngiliz SAS gibi. Yani, özel kuvvetler, özel tim, komandolar. Çok iyi yetiştirilmiş savaşçılar. Karmaşık, tehlikeli, ince işlerde kullanılan ekip. Teröristlere, suikastlere karşı gönderiliyorlar. Uçak kaçırma, rehine, adam kaçırma, bomba, olaylarında.

Bir yandan da özel yaşamları. Boreanaz çok yakışmış rolüne. Aksiyon sevenler için. Her bölümde bir olay çözüyorlar. Duygusal anlar olsa da genelde heyecanlı. İkinci sezon bitti. Yeni sezon da gelecek.




Slasher

Üçüncü sezonu yeni bitti. Her sezonda farklı bir hikaye var. Antoloji denilen tür yani. Tüm sezonlarda aynı oyuncular oynuyor ama farklı rollerde. Bir kanlı bıçaklı korku dizisi. Genelde gençlerin doğrandığı dizilerden. Çığlık film serisi benzeri.

İlk sezonda, bir genç kız, kasabasına döner, anne babasının öldürüldüğü kasabaya. Kasabada yine cinayetler başlar. Maskeli bir katil vardır. Seri katil. Kız, anne babasını öldüren katilden yardım ister, hapishanedeki katilden. İkinci sezonda, bir doğa kampı yapan gençler öldürülmeye başlar. Yıllar önce de o kampta birileri öldürülmüştür. Üçüncü sezonda, Cadılar Bayramında cinayetler başlar. Bir apartman ve civardaki okulun sakinleri öldürülür. Bir yıl önce de aynı yerde cinayetler olmuştur. Üçüncü sezon en kanlısı.

Dizi, klasik konuya sahip. Klasik bıçaklı kesmeli kanlı filmlerden. O türe bir saygı duruşu gibi. Kanada yapımı dizi, türü sevenler için iyi.

5 Haziran 2019 Çarşamba

John Wick 3



Parabellum, 2019

Chad Stahelski

Keanu Reeves

Halle Berry, Lance Reddick, Laurence Fishburne, Anjelica Huston, Marc Dacascos, Ian McShane. Üçüncü bölümde kadro sıkı. Keanu yine çok iyi çok havalı. Lance Reddick, Continental Otel’in resepsiyonunda yine cool. Diğer oyuncular da aynı şekilde.

Yönetmen de ilk iki filmi yöneten Chad yine, kendisi oyuncu ve dublör aynı zamanda. Film, ikincinin bıraktığı yerden başlıyor. Bizim süper katil, suikastçı , Baba Yaga, ölüm büyücüsü Jonathan, geçen filmin sonunda kaçmak durumundaydı. Dokunulmazlığı kaldırılmıştı ve başına ondört milyon dolar konmuştu, Yüksek Şura tarafından. Yüksek Şura, yer altı ve suç dünyasını yöneten bir üst kurul.

Bu bölümde John, New York’ta ortalığı darma duman ediyor. Casablanca’ya gidip Şura’nın en üstü ile görüşüp dönüyor New York’a ve peşindeki tonla katil ve ödül avcısından kaçıyor ve ayrıca durumunu da düzeltmek istiyor.

Filmin konusu çok karmaşık değil, zaten konu da çok önemli değil. Aksiyon önemli ve özellikle Keanu Reeves’in dövüştüğü sahneler. Yine çok stilize dövüşüyor. Çok sert, sonuca direk giden hareketlerle öldürüyor, yakın dövüş de yapıyor ama en çok parabellum yani tabanca, silah kullanıyor.

İki saatten fazla süren film bir an bile sıkmıyor, düşünmeye izin vermiyor. Hızlı, eğlenceli, gözü doyuran, arada bol esprili, biraz karanlık, biraz yer altı, hiç durmayan bir aksiyon. Keanu, teker teker öldürüyor. Koreografi, çekim, renkler, tümüyle iyi. Kusursuz aksiyon. Dördüncü gelene dek ilk üçle idare edeceğiz. Sinemada izlemek keyifli.

Not:3/4