Gülmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2026 Salı

BEN SEN BİZ

 




Öyle bir şey ki yani şimdi bak ben sen diyorum sen ben diyorsun.

Diyelim sen sen dersen o zaman ben de ben derim.

Sen sen dersin bana ben de sen derim sana.

Oyun gibi oluyor bu. Ben ve sen. İkisini toplayalım. Kaç harf eder? Altı harf eder.

Peki şimdi biz diyelim. Evet biz. Kaç harf eder? Üç harf eder. Üç.

Hangisini söylemek daha kolay? Tabii ki biz demek.

Biz demek daha kolay. Daha da kısa. Üstelik biz sen benden daha çok oluyor.

Matematik biliyoruz da konuşuyoruz burda.
      

8 Ocak 2026 Perşembe

TEMBELLİK ANAYASASI

 




Madde 1. İnsanlar yorgun doğarlar ve dinlenmek için yaşarlar.

Madde 2. Gündüz dinlenmelisiniz ki gece rahat uyuyabilesiniz.

Madde 3. Çalışmak insanı yorar.

Madde 4. Yarın yapabileceğiniz işi bugün yapmayınız.

Madde 5. Çalışma isteği duyarsanız bir yere oturunuz ve bu tuhaf duygunun geçmesini bekleyiniz.

Madde 6. Dinlenen birini görürseniz ona yardım ediniz.

Madde 7. Bu yukarıda açıklanan altı maddeye uymayıp karşı gelenler büyük bir şirkette çalışma cezasına mahkum edileceklerdir.

5 Kasım 2025 Çarşamba

EV HALİ

 



Üniversite mezunu ev kızları derneği ne zaman kurulacak artık? Hiperaktif, depresif ev kızları. Dikkat eksikliği de olmazsa olmaz. Düşündüğümüz, söylediğimiz, yazdığımız farklı olur. Ağzımız başka şey söyler gözümüz başka gönlümüz başka.

Oje, aseton koklamak güzeldir. Hediye almak. Çiçek alınsın isteriz. Biz çiçek olsak da hediye alınsın isteriz. Gerçi kendimiz bile hediyeyiz. Kediler gibi.

Evde olunca bol bol tarif deneriz. Doymuş yağ kullanmayız. Dizi izleriz. Pazara gideriz. Sebze de alırız, ucuz giysi de pazardan. Akrabalar köyden zeytinyağı, pekmez getirirler. Geçenlerde akrabalar köye gitti. Ne getirelim dediler. Pekmez dedim. Domates kurusu da olsun. Getirmişler, para istediler. Ya dedim olur mu ya hediye değil mi bunlar. Bir daha gittiler. Ne istersin dediler giderken. Hiçbir şey istemiyorum dedim. Tarhana getirmişler. Kaç para diye sormayınca para isteyemediler.

Üniversiteli ev kızı olunca, yapay zeka kullanınca tabii ki bana sorarlar her şeyi. Akraba miras işleri filan. Nereye gitcez şimdi filan diye. İşte önce adliyeye gitceniz. Mirasçılık belgesi. Sonra belediyeden rayiç bedeli, sonra vergi dairesi, sonra tapu. Yapay zeka her şeyi biliyor. Deprem vergisini de unutmayın teyzeciğim.

İş ilanlarına bakma hobimiz var. İşler genelde telefon, sigorta, market gibi işler. Bir de Avon’cular var hala. En güzel iş hacker’lık. Annem hekırlık iyi işse gir işe bari ben babanı ikna ederim dedi. Ama babam SGK’lı işe gir diyor.

Gözüme de tüller çarptı. Kırış kırış olmuşlar, ütülesem mi! Dr. Oetker tatlı da yapayım. Ya yazın Caretta’ları korumaya gideyim dedim ama izin vermediler. Yamaç paraşütü yapmak istedim, havada video çekeyim, manzaradan çok kameraya bakayım. Olmadı. Ya telefonda durumu pazarda da denmez ki! Pazara gidip elbise alayım ama giyince bele otursun. Diyet çay içeyim. Wasa, Züber ile.

Ah ah arzular şelale!

27 Şubat 2025 Perşembe

SAĞDAN SAY






Ayağımı mutfak kapısına vurdum ayy hemen öbür ayağımı da vurayım eşit olsun. Çeşmede iki elimi de ıslatayım. Tamam şimdi ağzımın sağına bir leblebi soluna bir leblebi. Zeytin çekirdekleri hımm tek sayı mı olsun, çift sayı mı. Çift günlerde sınava girme. Şansın iyi gitmiyor.

Üç bankadan mesaj gelmiş. Hadi dört olsun, gelsin bir tane daha. Unutma üzümleri ikişer ikişer ye. Gece onikide uyu veya iki, yani bir olmasın. Annemlerle kaç evde oturduk, tek sayı mı olmaz. En son kaç gece önce ağladım. Çift sayı olsun.

Anane, musavvit duası kaç defaydı, 731 mi, güzel, mukit kaçtı, 550 mi, olmaz tek olmalı, kebir kaçtı, iki yüz otuz iki mi, anane dijital tespihle saysana, anane sen zamane oldun dijital oldun, anane şimdi 335 defa sevgili torunum de, bütün dileklerim gerçekleşsin Ramazanda, bayramda, bol bol çikolata yiyeyim, ananeciğim Allaha emanet ol seeen ben dizi izliycam, bak dizide Fatih’te Vezirhan’a gidiyorlar, gidelim biz de seninlen.

Anane yaa dolapta senin eski yırtık pırtık defterini buldum. Bu şiirler ne?

Deden yazdı onları bana.

Kaç şiir var, tek sayı olsun.

Deden bana aşıktı.

Yok artık anane sizin zamanınızda aşk var mıydı yaa?

Vardı, yoksa sen torunum olmazdın.

Nasıl tanıştınız yaa?

Düğünde tanıştık. Yaz düğünü vardı, sıcakta göbek atmaktan bir dolu kadın bayıldı, çürük sandalyeler vardı, adamlar düştü hastanelik oldu. Biz halayda tanıştık, sonra deden otobüs durağına geldi, sonra çay bahçesi.

Çok romantik anane yaa.

Sen artık bungee jumping, kayak filan yaparken tanışırsın.

Yok anane ben sana çekmişim, bak sen kemiklisin, ben de.

Nee sen bana şişman mı demek istiyon?

5 Şubat 2025 Çarşamba

ZAMANE KIZI


 

-Masai Mara ve Serengeti’de öğlen yemeğine başladılar anne.

-Kim ya? Nerde?

-Aslanlar anne, çöllerde.

-Kızım hadi sen de mutfağa, marş marş.

-Anne ya dizilerde uşaklar yemek yapıyor.

-Senin uşağın yok burda kızım.

-Anne yaaa Uşaklı birinle mi evlensem.

-Kızım sen evde kaldın ya.

-Ya anne evde kaldım ama neden, KPSS atamalı evde kaldım ben.

-Kızım yaaa sen evde oturmaktan manyaks oldun.

-Hayır anne yaa benim jeomanyetik kutbum yerinden oynadı. CERN’den geldi bu bilgi.

-Ayol Ceren de senin gibi evde kalmadı mı, o nerden biliyor bunları.

-Anne yaaa Ceren dijital içerik üretiyor bir kere.

-Sen de dolma içi üret, akşama baban için.

-Annecim yaa ben evden çalışmıcam, ofiste çalışcam, öğlenleri kart ile yemek yicem, bana mobbing yapcaklar.

-Kızım sen oje mi kokladın, aseton mu?

-Anne sen çok pervasız konuşuyon, o dizideki kız gibi, anne sende hiç perva kalmamış.

-Ya baban senin ofiste çalışmana vize vermez.

-Anne bende Şengen var ya, her yerde çalışabilirim.

-Kızım bak, durum bildiriyorum, yemek yapmazsan akşama baban seni matrix yapar.

-Anne yaa ben olmasam sen napcan de mi. Kimle eğlencen. Bak babam beni ev kızı olarak atadı bu eve. Sekizin birinden ev teknisyeni.

-Evet kızım kadronu da ben verdim sana.

18 Aralık 2024 Çarşamba

ZOMBİ DAMAT

 



-Annecim yaa, rüyamda zombi deneyleri yapan bir tesiste benim üzerimde deney yapıyorlardı. Ama ben zombiye dönüşmedim.

-Çok ilginç, inanmadım. Sen hiç rüya görmezsin.

-Anne yaaa bana alay etme anneler dinler alay etmez.

-Kızım 14 şubat geliyor, öyle rüyalar görsene sen, belki kısmetin çıkar.

-Anne yaa o dediğin fantastik rüya. Hatırlıyor musun, tek günlük aşk rüyası görmüştüm, yani birinin düzenli manitası olmuştum, hediye yapmıştı.

-Kızım biz sana ilgi göstermiyor muyuz, neden ilgi manyağı oldun. Neydi o bir gecelik aşkının adı?

-Anne, rüyamda gecelik giymem ben çok ayıp. Hatırlasana Behçet idi adı. Odundu o, kışlık. Zombi Behçet belki de.

-Eveet baban sende Behçet hastalığı var deyip dövmüştü seni odunla.

-Evet evet o rüyamda Behçet bana kuma gel demişti. Hem tek gecelik aşk, hem de kuma. Annee bak işte korku filmi gibi yine.

-Eeeee zombiler noldu?

-Rüyamda AVM’de çalışıyordum. Mağazada sayım günüydü. Yıl sonu ya şimdi. Hava soğuk, kahve dağıttılar. Mesaim bitmişti. Arkadaşlarla kapının önünde kahvelerimizi içiyorduk. Dedikodu perilerimiz gelmişti.

-Rüyanda işe girdin yani, iyi bari!

-Tesisten kaçtım. AVM’ye sığındım. Tesisteki askerler peşimdeydi. Sonra zombiler de kaçmış tesisten. Ama onlar gerçek zombi. AVM’de de yılbaşı hediye paketleri vardı. Paketlerden yengeç büyüklüğünde yaratıklar çıktı. Yüzlerce. Koçtaş’tan pürmüz aldık. Yengeçleri yaktık, alışverişteki aileler ile. Zombiler de geldi AVM’ye. Asansörle otoparka indik. Elimde de Migros poşetleri vardı. Herkes arabalara binip kaçacak işte zombilerden. Çıktık otoparktan. Zombiler her yerde. Bir zombi bisikletli bir kıza çarpacakken arabamla çarpıp onu hendeğe yuvarladım. Ama zombiler arabama saldırdı.

-Sen zombiye mi aşık oldun sonra?

-Ya eveet. Zombilerden biri tanıdık geldi. AVM’deki iş arkadaşlarımdan biri yaa. Zombi olmuş. Beni görünce bütün zombileri öldürdü. Onun için çok üzüldüm. Zombiler uzun yaşamazlar. Gel madem dedim ölünceye dek birlikte yaşarız. Böylece tek gecelik aşktan da kurtuldum anne. Zombi damat seversin de mi?

-Seni alanı kim olsa severim ben kızım.

5 Aralık 2024 Perşembe

EVDİREN



Üniversite mezunu ev kızları derneği kurulmalı. SGK’sız kızlar. Entelektüel kızlar olarak ancak metroda tutunamayanlar. Bağkur’amayanlar. İşle veya hayatla.

Tabisi bir de ünlü bir eksiklik var. Dikkat eksikliği. Dikkat edin bu eksikliği gururla söyleriz. Ya yabancı dil öğrenemiyorum. Çünkü bende dikkat eksikliği var. Hah tamam yani sen muafsın o zamansa çalışmaktan. Tamam peki başka ne var. Depresyon. Hımm o da moda evet. Yani doktor teşhisi mi bu depresyonun. Yok benim teşhisim. Hımm peki o zaman sen de muafsın.

Bir de hiperaktifim. Yerimde duramıyorum ki yani YDS, KPSS çalışabileyim. Evet evet haklısın. O zamansa sen bari A101’de çalışsana veya Ikea’da. Zor o işler. Zaten dikkat eksikliği varsa sakın o işlerde çalışma yani. Ah ah doğru ne yapcan sen çalışma o işlerde sen zaten bir hediyesin bu dünyaya. Kediler gibi.

Eh yemeklere sardırmalı. Donatlarla donatmalı. Bari sonradan gurme olmalı yani. İş ilanlarına bakınca pazarlama, network, call center çıkıyor genelde. Türkcell’de mi çalışsak. Dur önce işsiz ev kızı olarak durum bildireyim. Pişirdiğim yemekleri instaya koyayım, likelarımı yapayım. Pazara gidince durumumu değiştircem. Pazarda. Biraz müzik açayım. Damarizasyon şarkılar. Trendyoldan bir şeyler baktım kendime. Bir elbise beğendim. Üstüme tuttum. Uzun geldi sanki. Giyince belime oturur herhalde. Yemekli düğün olsa da gitsek.

Allam yareppim apartmanda tadilat var sanırım. Matkap mı o? Beynim matrix oldu. TV’de dizi başladı, şunu laptopta izleyim, çekirdek yiyip çay içezleyim. Dizideki kız, annesi okuycak nasıl olsa diye günlüğüne bir şeyler yazdı, annesini kızdırcak şeyler. İyi fikir.

Heckır mı olsam diye yazdım, annem tabisi okumuş. Bana diyor ki, kızım, hekırlık iyi bir işse girsene yavrum. Annem de matrix oldu. Anne bunlar hep paradigma. Ya kızım ya, para digmadaysa orda işe girsene yani. Kız dizide yamaç paraşütüne bindi. Bu soğukta. Paraşütün pilotu kıza latte mocha verdi. Kız içme onu bak, Nuri Alço kahvesi o. Dur yaa böyle olmuycak. Direniş filan yapayım. Nelere dirensem ki aceba? Annem görmüş yine günlüğümü. Kızım diyor bana, bak işsizlikten beynin akıyor, diren takalım sana.

27 Kasım 2024 Çarşamba

ŞEY OLARAK

 




Yolda yürüyorduk şey olarak. Vitrinde şöyle bir model gördüm şey olarak. Ya anneme kırlent bakıcam şey olarak.

Cümlelerin sonunu getiremiyoruz galiba. Düşünmeden boş konuşup cümleleri kuramıyoruz. Ney olarak. Şey olarak. Böyle konuşuyoruz şey olarak.

Engin kültürümüz var. Engin olarak. Enginar değil engin. Evlerimiz engin olsun alçak olsun. Engin demek alçak demek. Engin sularda yüzelim. Alçak sularda.

Şey olarak tabii. Ney. Sen ney olarak yürü ben yoruldum şuraya oturup piyano olacağım. Aaa ne güzel tamam oturup biraz çene çalalım. Hayır piyano çalalım. Yok çene çalacaz.

Kimlerin çenesini çalalım. Yoldan geçenlerin. Allahım ne gadan komikiz. Çaldığımız çenelerle organ mafyası oluruz. Gülmekten öldürürüz. Dur gülmekten şuraya yıkılayım da yerime halı saha yapsınlar.

Ay ne güzel bütün tozlarımı kirlerimizi halının altına atarız. Halıdan saha yapmışlar. Lütfen halı sahasını boşaltın. Neden? Çünkü sahanda yumurta yapacağız. Şey olarak mı? Evet.

Allahım ne kadar zekisin sen. Nerden buluyorsun bu esprileri. Gözleme yatıyorum. Ah ah çok zekisin, ben de zekiyim, o zaman senin adın Mira Nur Zeki olsun. Veya Dora Su Koysana.

6 Kasım 2024 Çarşamba

TEKNO TEYZELER



Haktan hukuktan teknolojiden tıptan anlamıyoruz ama telefonda hepimiz dâhiyiz. Ananelerimiz, teyzelerimiz bile iyiler.

Artık teyzeler, yutup videoları, podcastler yapacaklar toptan. Yemek tarifleri verirken bir yandan da arkadan görüntüler kayacak. Müzik de olacak. Görüntüler netten olacağı için bize soracaklar, bunların telifi var mı diye! Ananiciğim her şeyi yapıyon artık ona da baksana yani!

Yutupta anlatırsınız işte, başınız ağrıyınca alnınıza patates yapıştıracaksınız, sevgili halkım. Ateşiniz çıkınca ayağınıza soğan bağlayacaksınız. Laptopunuz donunca virüs neyin girmiştir, Windows Gezginini temizleyip yeniden başlatın kemçükler. Mangalda sarımsak közleyin, kulunça iyi geliyor.

Torunlarınıza e devlet işlerini gördürün. Faturalar ödenmiş mi neyin baksınlar. Binance’a baksınlar da stake’ler nolmuş. Ben bahçede çiçekler hayvanlar ile ilgileniyorum. Her şeye yetişemem.

Torunlarınız biliyor sizden zeytinyağı, avokado, zeytin neyin istemeyi, dedeler de sadece pazara gitmeyi biliyor. Siz de torunlarınıza Internet Bankacılığını yaptırın. Torunlarınız sadece kamyon şoförü gibi düz popoları olsunlar peşinde, mezuniyette yeşil tafta giyecekmiş de ya biri daha aynısını giyerse diye trahoma geçiriyor neyin.

Torunlarınıza yenilmeyin, torunlarınız sizinle alay ediyor, anani, dedeme söyle bahçeye ejder meyvesi diksin, çok pahalı meyvesi, sen bakcaksan dikelim yavrum, sen para ver damlama sulama yapalım, gel sen kızım da bahçeye gelen tilkileri, domuzları kovala, olur anani, gelirim, tilkileri kovma karşılığında senden bir les benjamins sweatshirt alırım, sen ödersin ben trendyoldan alırım, ney benjamin mi, ne diyon sen yok bizde benjamin franklin kalmadı, hepsini faize yatırdık.

2 Mayıs 2024 Perşembe

BEBEK MENÜSÜ

 



Ah yaaa ne güzelsin sen, annen seni bomba gibi doğurmuş, ay annen senin terörist mi yoksa, yoksa annen atom mühendisi mi, sen atom bombası olmayasın.

Her zaman senin gibi güzel bebek göremiyoruz sokaklarda. Dur seninle selfie çekinelim, çekinme kız nolcak selfiden, utangaç olma bu gadan.

Altına şey dicem. Böyle bir yeğene sahip olmak. Yerim ben seni, yerim bu puding gibi bebeği.

Kimin altına dicen? Bebeğin altına dicem. Bak altını değiştirme zamanı da gelmiş.

Altına mı dicen? Ya sen altınla konuşabiliyor musun ki? Sorsana daha ne kadar yükselcen de!

Ya annesi, şu telefonu alıp bizi habersiz gibi çeksene. Ama dur bebek de dudağını büzsün önce. Ama güzel çek, fazlalı güzel olsun, en fenalı güzel.

Ay ufacık bebek ama ne şirin, gülüyor bir de, şimdiki bebekleri böyle minik mi yapıyorlar, seri üretim mi bu yoksa ekonomik boy mu bu?

Ay bu bebişin üzerine ketçap mayonez döküp yesek ya! Ketçap mayonez olsun mu? Yok yok ketçap mayonez olmasın, ketçap ketçaplığı ile kalsın, mayonez de mayonez olarak kalsın. Ketçap neden mayonez olsun ki?

Hadi güzel bebek şimdi dilini çıkar ama resim çekiniyoruz, çok çekingeniz ya, sonra zafer işareti yapıcaz, bak bebek şimdi saçlarımızı geriye atıcaz, havalı olcaz, selfi çekicez, çok güzelsiniz dicekler, foto çekenin becerisi dicez, maksat foto olsun.

Fotosunu çekmedikten sonra yemek yemenin, gezmenin, bebek sevmenin ne anlamı var ama değil mi? Ay yaa burlarda bir ayna yok mu? Onun önünde de çekilelim. Dur herkesi etiketleyim. Yoksa kızıyorlar.

6 Şubat 2024 Salı

RUH EŞİ

 



Gülperi, niçin birlikte makarna pişirmiyoruz?

Anlamıyorsun Muhittin, biz ayrı dünyaların insanıyız. Sen bir erkeksin, bense soğanlı yahniden nefret ederim.

Tamam kabul. Ama benim mavi sevmem bu kadar büyük bir sorun mu Cavidan? Sen de saçını taramazsın olur biter.

Olmaz Adnan. Bu gece tiyatroya filan gidemeyiz. Görmüyor musun? Deterjan bitmiş.

İyi de Mine, Afrika menekşeleri ile benim mühendis olmamın alakası ne?

Tamam tamam anlaşıldı Taner, bugün canın kayak yapmak istiyor ama söyledim ben balıkları yemlemeliyim. Biliyorsun ayakkabıları sık sık silmezsen ortalık toz oluyor.

Öf öf bıktım senin şu dırdırından Ece. Öyle ya da böyle Teoman’ın iyi bir şarkıcı olduğunu inkar edemezsin.

Hah! Güleyim bari! Koltukların nesi varmış Tahsin bey? Tabii ki sen kasaba gidip de ıspanak istersen sınavların kötü geçer.

2 Ağustos 2023 Çarşamba

ÇIFIT ÇARŞISI


 

Ulaşım da iyice renklendi şehir içinde. Artık bir dolu uygulama ile her yere gitmek kolaylaştı, karmaşıklaştı. Çıfıt Çarşısı oldu, büyüklerimizin deyimiyle.

Vapur, otobüs, metrobüs, funiküler, dolmuş, taksi, metro, tramvay zaten var.

Ama bir dolu yeni yöntem de çıktı. Martı scooter gibi. Ayrıca taksi uygulamaları da var. Bla bla çoktandır var. Motor da.

Motor geliyor hemen. 50 Tl’ye hemen götürüyor. Diyelim Şişli’den Galata’ya. Fazladan tur da attırıyor. Müzik de dinletiyor.

Bazen insan hiçbir araç bulamıyor. Dolmuşlar da örneğin müşteri bulamıyor. Diyorsun şoföre, şurda iki durak götür beni, 50 TL’ye. Tamam diyor dolmuş şoförü. Nolcak gidelim. Otur bir çay iç önce. 50 TL’ye dolmuş kapatabilirsin bu şekilde.

Bu şoförler genelde Kürt oluyor. Oturuşlarından belli. Kürt oturuşu diye bir tarz var yani.

Nolcak yani değil mi? Gidebiliriz dolmuşla. Pullarımız dökülecek değil ya? Kokmuş değiliz ya?

8 Kasım 2022 Salı

ONAY


 



-Masal Hanım koltuk tanımlamanızı gerçekleştirdim. Sistem mail göndermemizi onaylamaması sebebiyle gönderim gerçekleştiremiyorum. Mail bilgileriniz için Fun Hava Yolları ile iletişime geçmenizi rica ederiz. Size yardımcı olmamı istediğiniz farklı bir konu var mıdır?

-Ne dediğinizi tercüme edebilir misiniz nütfen? Rezervasyon numaramı mı vereceksiniz?

-FSNTR2 size ait rezervasyon numaranız. Size yardımcı olmamı istediğiniz farklı bir konu var mıdır?

-Teşekkürler. Zaten yardımcı olmuyorsunuz. Şöyle demeniz lazım. Size nasıl yardımcı olamayabilirim?

-Doğrudur. Size nasıl yardımcı olabilirim?

-Yani şimdi anlamadım. Rezervasyonum var, koltuk nosu için ekstra mı ödeyeceğim?

-Hayır herhangi bir ücret ödemesi gerçekleşmeyecek.

-Yani ben pencere kenarı istiyorum. Koltukum pencere midir?

-Doğrudur. Cam kenarı 1A koltuk tanımlanamanızı gerçekleştirdim. Onaylıyor musunuz?

-Ney durun, bir saniye siz otomatik ses misiniz, insan sesi mi?

-Masal Hanım, isteklerinizi anlayamadım.

-Ben de söylediklerinizi anlayamıyorum. Mail gönderebilir misiniz?

-Sistem mail göndermemizi onaylamaması sebebiyle gönderim gerçekleştiremiyorum.

-Ya ama çok karmaşık konuşuyorsunuz. GORA filminde çekirdek yiyerek izleyenler geldi aklıma.

-Affedersiniz Masal Hanım. Sizin adınıza bir rezervasyona ulaşım sağladım. Tek yolcu var ve ödeme işlemi yok.

-Ney? Doğru mudur?

-Masal Hanım. Onu ben soracağım, siz değil?

-Biletçi Hanım. Bu gece uçabilecek miyim? Doğru değil midir?

-Masal Hanım. Doğrudur. Uçabileceksiniz.

-Doğru değildir demeniz lazımdı.

-Masal Hanım. Sizi müşteri temsilcimize aktarıyorum.

-Ay teşekkür ederim. Ne kadar da yardımcı olamadınız? Doğru mudur?

-Doğru değildir.

18 Ocak 2022 Salı

KELEBEK

 




-Anne yaa benim karnıma neden kelebek girmiyor?

-Nerden çıktı şimdi bu?

-Dizide vardı, kız oğlanı öptü, oğlan şaşırdı, oğlan gitti bir kız arkadaşına bunu anlattı, kız sordu, seni öptüğünde karnında kelebekler kanatlandı mı diye, oğlan yok dedi, sonra bu ikinci kızı öptü, şimdi kanatlandı dedi. Nasıl oluyor bu?

-Haa bak şimdi, birine aşık olursan ve onu öpersen karnında kelebek oluyor.

-Aşk kelebeği mi var yani? Herkeste kelebek var mı yani, aşık olduğun kişi seni öperse o kelebek uçmaya mı başlıyor? Yoksa ne oluyor, ölüyor mu kelebek?

-Kereviz yiyince karnında kelebek oluşuyor, pırasa, brokoli yiyince.

-Hamburger, patates, jelibom yiyince olmuyor mu kelebek annecim.

-Evet, sebze yiyenler sadece aşık oluyor, hamburger kelebeği yok kızım.

-Hımmm ben de deniycem, herkesi öpücem, akrabaları, komşu çocuklarını, bakalım kelebekler uçcak mı karnımda.

-Şimdi soğuk kızım, başka zaman dene, bu soğukta kelebek yaşamaz. Şimdi dışarı çıkman lazım, öperken üşürsün, hasta olursun, grip kelebekleri gelir sonra. Baharda öpersin herkesi.

-O zaman ben annesi, bak Nat Geo Wild’da izleyim sadece kelebekleri, zaten karnımda uçarlarsa gıdıklanırım ben yaa. Ya zaten korkarım ben, ya birini öpersem de kelebek değil de kartal filan geçerse adamın ağzından karnıma.

-Tamam kızım, sen düşünme şimdi bunları düşünmen için çok erken.

-Anne ya hayat çok karışık, beni leylek getirdi, karnımda kelebek olcak, ne olcam anne ben büyüyünce?

14 Aralık 2021 Salı

DİLLERİN KÖKENİ


 



Hayat zor. Das leben ist hart. Life is hard. Life, Leben, La vie. Diller, kelimeler hep aynı. Germence, Saksonca, Latin, Kafkasya. Hepimizde aynı dil. Kırmızı ve yumuşak.

Germen, Sakson öncesinde acaba neydiler? Daha yerel diller zamanı. Diller tarihi. İnsan yemek yemeyi keşfedince önce dil organı gelişiyor. Sonra yemek yerken biri gelip elinden yemeğini almak isteyince alma, yeme, dokunma derken eline vururken yabancının, konuşmayı keşfediyor insan.

Birbirlerinin ellerine vuruyorlardı büyük olasılıkla, kemiklerle. Dil deyince konuştuğumuz dil bir de insanın organı dil var tabii. Mağara adamı boh demiş, ordan demişler burası Bohemya, harg harg demişler ordan Hwarang çıkmış, zonk demişler Zonguldak olmuş zamanla.

İnsan zamanla gelişmiş tabii. 10 sözcükle konuşmaya başlamış, param yok, acıktım, yemek yap, biz bi aileyiz. Halen günümüzde çok insan 100 sözcükle konuşuyor. Yani insan dili çok ilerlememiş ama organ dil için uzun diyenler oluyor, dilin pabuç gibi.

İlk insanlar bebekler gibi agu bugu diyerek anlaşıyormuş. Birçok kelime doğanın taklidiymiş. Mesela, çatırtı kelimesi. Belki şimşeğe çat çat dediler, duyulan sesin taklidi. Bir de aralarında kendi dillerini yaratanlar var, bazen iki kişinin konuşmasını dinlersiniz, bir şey anlamazsınız, çünkü aralarında yerleşmiş kodlar, simgeler vardır.

Diller böyle gelişti işte. Tabii komik açıdan bakınca.

4 Mayıs 2021 Salı

KAN BANKASI

 


Instagram Story’lerde birisinin bir yakınımız için acil kana ihtiyaç var diye notunu okuyunca kafamda şimşek çaktı, yıldırım düştü, yıldırıma en son birkaç yüzyıl önce yakından şahit olmuştum, Bay Rochester, Thornfield şatosunun bahçesinde Jane Eyre’den sonsuza kadar sevgi sözü alırken yıldırım düşmüştü kestane ağacına ve ikiye ayrılmıştı, ağaç tabii, o zamanlar şatoya davetliler geldiğinde kiralanıp getirilen hizmetçilerdendim, camdan izlemiştim bu dramı. Rochester’in deli karısı Bertha da kulede zincirli olduğu odanın penceresinden bakıyordu. Ah mazi, yüzyıllar da su gibi akıp gidiyor.

Kanın lazım olduğu Şişli Etfal’a koştum hemen, fırsat ayağıma gelmişti, koştum diyorum, çünkü uçmak göze batabiliyor, normal kalabalık olsa göze batmayabilirim de tam kapanma günlerinde yollarda fazla insan yokken uçarsam fark edilirim, üstelik pandemi dönemi, herkes uzaylı zombi beklentisinde artık, virüsler geldi, alyenler kaldı bir gelmedik, yani şimdi bilseler ne zamandır aralarında yaşayan bir vampir var, dikkat çekmenin zamanı değil. Bu pandemi de bana iyi gelmedi. Bir kere, sokaktaki insanlar azaldı, işler kesat, virüs de var, yani virüslü kan içmeyi hangi vampir ister ki? Evlerde yaşlı teyzeler amcalar var, onların kanı öksürtüyor, eh gençler işyerlerinde, dikkat çekmeden gidip ısırmak zor, en tatlı kanı olan çocuklar da evde, onları ısırmak için önce annelerini, halalarını filan ısırmak lazım. O kadar kişiyi de ısıramam yani, diyetteyim.

Etfal’e gittim, hemşire kılığında, acilden girdim, genç bir oğlan gördüm, yatıyor, elini duvara vurmuş, sevgilisi onu üzünce kıza vuracağına duvara vurmuş, sevgilisi de acile getirmiş, ortalık kalabalık. Sonra Covid aşısı kuyruğu gördüm, ya dedim ne komik olur, acaba ben de aşı mı olsam, aşı sıram çoktan geldi nasıl olsa en az bin yaşındayım, Romen Diyojen’in diyetisyeni olduğumu hatırlıyorum, o zaman ona demiştim, Malazgirt köftesi iyi gelmez sana.

Acil kan aranıyor ilanı işime yaramadı, kana ihtiyacı olan da kan verenler de bayat kana sahiptiler, aman aman son kullanma tarihi geçen gıdalar gibi, midem bozulmasın, olmadı, kana bağımlı olmak da zor, yani uzun yaşamak cazip geliyor insana şey vampire ama bunun için de hep kan bulmak gerekiyor, buzluğa kan atmalı, önce kan bulmalı tabii, şöyle kanlı canlı insanlar, kırmızı kırmızı, domates renkli, karpuz gibi büyük ve sulu kanlı, İran karpuzu gibi insanlar, ısır ısır bitmez, bir de sivrisinekler var bizim sektörde, neyse ki onları pek göremiyorum, minikler onlar. Ya bu kan işi zorluyor beni. Bazen diyorum çekip gideyim bu diyardan, belki bol kanlı gezegenler vardır, su yerine kan akıyordur musluklardan. Vampir hayali.

Kan bankası kartım da var, kan kredisi, MasterKan, Kankart almadım çünkü isminde kart var, KanTaze olsun, ne o konserve kan gibi, onların içinde kimyasallar vardır, MasterKan iyi, lazım oluyor bazen. ATM’ler var, ortak ATM, yani insanlar da kuyruğa giriyor, gece iyi oluyor, geç saatte paraya ihtiyacı olan birileri ATM’ye gelince bir ısırıkla iki insan vuruyor gibi oluyor, hem para çekeni ısırıyorum, hem de ATM musluğundan kan geliyor. Neyse ki kan tutmuyor, yani kan tutan vampir olmak şanssızlık olmalı. Kan bankası kanları iyi oluyor, bunları nasıl topluyorlar bilmiyorum. Ama hep tazeler. Kızılay Kan Bağışı taşıtları var, onlar da iyi zaten, çok susayınca giriyorum gece içlerine, oh valla ziyafet gibi, Halil İbrahim sofrası oluyor, hehe, bak bu içtiğim Halil’in kanı bu da İbrahim’in olmalı.

Sürekli farklı insanlardan kan içen bir vampirin kan grubu ne olabilir ki? Bence insanlık çocukluk aşısı bulsun, herkes aşı olsun, çocuk kalsın, ben de çocuk kanı içeyim ki hep genç kalayım. Yaşasın insanların içindeki çocuklar, bulun o çocuğu, getirin bana!