29 Mayıs 2017 Pazartesi

SELİNA'NIN OKUL MACERASI


Yakınlarda sevgili Kelebek Etkisi arkadaşımız bir röportaj yapmıştı. Selina'nın Okul Macerası adlı kitabın yazarı İdil Öztürk Başara ile. Ben de o yazıyı okumuş, yorum yapmıştım, kitabın ortaya çıkış fikri ne hoşmuş diye.


İdil Öztürk Başara, çok taze bir yazar, çocuk kitabı yazarı. Kendisi aynı zamanda bizden, yani bir blogcu işte. Ben de onu o ropörtajla keşfetmiş oldum. Çocuk kitabı yazma düşüncesi de kızı Nehir nedeniyle aklına geliyor. Kızı ile yaşadıklarından. Ve bu kitapları bir seri haline getirmek de istiyor, inşallah getirir.

Çocuk kitabı ama mantıklı da bir kitap. Olağanüstü şeyler olmuyor yani. Gerçek hayattan alınma olayların hepsi. Amerikan tarzı hayal satmıyor kitap, pratik ve sevimli bilgiler ve öğütler veriyor. Yazar, çocukların üstüne iyimser bir peri tozu serpmek istemiş.

Selina'nın Okul Macerası, İlkokul birinci ve ikinci sınıflar için. Kitapta, doğa içinde yaşayan, hayvanlarla haşır neşir olan minik bir kız olan Selina okula başlamak zorunda kalıyor, Doğadan şehire gidiyor ailesiyle. Sabah erken uyanmak zor geliyor, doğadaki arkadaşlarını özlüyor ve okula alışamıyor.

Hikaye çok sempatik, Selina çok şirin, hikayenin dili çok sevimli. Çizimler de iyimser, insancıl, masum ve çocuksu. Kitabın çok tatlı ve faydalı olduğunu söyleyebilirim. Aramızdan bir blogcu arkadaşın bir kitap yazması da çok hoş elbette. Üstelik de çocuk kitabı. Çocuk kitapları yetişkin kitaplarından her zaman için daha iyi ve faydalı.

Kitap, internet kitapçılarında var, netten alabilirsiniz, bunun yanında gündelik yaşamdaki kitapçılarda da var. Birçok büyük kitapçıda bulabilirsiniz, AVM'lerde, D&R'da örneğin.

İdil arkadaşımızın blogu:

http://www.idilob.com/

Alttaki fotoğrafta da kitaba ilham olan yazarın kızı Nehir, Selina makyajı yapmış.


21 Mayıs 2017 Pazar

BÜTÜN DÜNYA


Bütün Dünya küçük ama sevimli bir dergi.

Bu dergi aslında altmış yetmiş yıllık dergi. 1950’lerin başında çıkmaya başlamış, otuz yıl kadar yayınlanmış ve kapanmış. Aradan bir yirmi yıl geçmiş ve tekrar başlamış yayın hayatına. Tekrar çıkartan da Mete Akyol adlı eski bir gazeteci.

Bu dergi, ünlü Amerikan dergisi, Reader’s Digest’a benziyor. Boyutları da içeriği de. Genel kültür dergisi. Birçok farklı konuda bilgilendirici ve tatlı yazılar var. Bir de çok eski bir çizgi karakter, Mankafa Poldi.

Örneğin, Mayıs sayısında Atatürk, Abdülhamid, Bülbülü Öldürmek adlı roman, Refik Halit Karay, CSO, DTCF, Guernica, Robert Redford, Faraday, Adalı olmak gibi birbirinden değişik ve hoş yazılmış konular bulunmakta.

Taşıması kolay, okuması kolay ve ucuz bir dergi.

TEMREN


İzmir çıkışlı bir edebiyat dergisi. Temren Yayınlarının çıkardığı bir dergi.

Şiir, öykü, deneme, edebiyat üzerine makalelerin olduğu dergide genel olarak yayınevinin yazarları var. Muhalif dergilerden, olması gerektiği gibi. Yani şiir ve edebiyat her zaman öncüdür ve muhaliftir zaten.

Eskilerle yenileri birleştirmeye çalışan sayfalar. Neslihan Perşembe, Hatice Kübra Öktem, Arzu Karadağ gibi şairler var dergide. Tasavvuf üzerine inceleme ve tasarım dönüşüm üzerine bilgilendirici bir yazı da var. Çöp olarak atılan nesneleri sanata dönüştürmek çevreci bir eylem.

Yazmak üzerine bir deneme ise oldukça iyi. Edebiyat yazanların edebiyat yapmamasını öğütlüyor. Sade ve samimi yazın diyor. Yunus Emre gibi örneğin. Bu noktada Füruzan’ın Kırkyedililer romanını örnek vermiş.

Sanat edebiyat dergilerinin çoğalması, okunması dileğiyle.

Dergiden kısa bir iki dize:

o kadar adam varken Hatice tuttu Ali’yi sevdi
kim inanır şimdi Ali için ağlıyor desem

20 Mayıs 2017 Cumartesi

PARÇALANMIŞ GÜLÜŞLER



Tolga Yazıcı

Siyah Beyaz Kitap

Parçalanmış Gülüşler bir uzun öyküler kitabı.

Genel olarak zor hayatlar anlatılmış. Parçalanmış hayatlar. Hüzünlü öyküler. Ancak mizah da var. Sokaklardan gelen öyküler diyebiliriz. Yoksulların da hayatı ayrıca. Sokaklar olduğu için kahramanlar da sokak diliyle konuşuyor. Argo bol ama kahramanlara yakışıyor. Olması gerektiği gibi yani.

Biraz yer altı edebiyatı havası da var. Batuhan Dedde, Latife Tekin, Metin Kaçan dilini de andırıyor. Öyküler yaşamın içinden ve canlı. Savrulanlar, sürüklenenler, kaybedenlerin kahraman olduğu öyküler hepsi. Dil de çok yaşayan bir dil olduğu için öyküler keyifle ve merakla okunuyor ve genelde insan kahramanlara üzülüyor.

İlk öykü Yiğit Pek’in hayatı kitabın en güçlü öyküsü. Yiğit ve mahalle arkadaşları. İkinci öykü Selim ile Zeliha’nın imkansız aşkı da yürek burkucu. Üçüncü öykü de aşk ilişkileri üzerine kurulu ancak bu öykü kitaptaki diğer öykülerden farklı, bu öyküde kaybedenler yok, o nedenle çok uymamış kitabın genel havasına. Dördüncü öyküde bir yazar var, yazdığı karakter olmak isteyen bir yazar, bu öykünün düşüncesi ilginç. Son öykü ise doğuda yaşayan Dilba’nın öyküsü ve etkileyici.

Yiğit, Selim, Dilba’nın hayatları diğer iki öyküden daha etkileyici. Tolga Yazıcı, yazmayı seviyor ve roman türünde bundan sonra da iyi kitaplar yazabilir. İnsanı içine çeken bir anlatımı var. İlk kitap olarak başarılı.

Bazı yazım hataları ve argo kullanımı göze çarpıyor ama bunlar da diğer kitaplarda değişecektir.

Not:3/4


(Tolga Yazıcı, aramızdan bir blogçu arkadaş, eskilerden o da, genelde herkesin tanıdığı ve sevdiği. Başarılar diliyoruz)

19 Mayıs 2017 Cuma

GÖKDELENİN TEPESİNDEN İNSAN MANZARALARI


Berkay Daçe

Gece Kitaplığı

Kitabın kahramanı bir gökdelenin tepesinden kendini aşağıya bırakıyor ve bizlere her bir katta bir hikaye anlatıyor. Yani 102 öykü var.

Bu hikayeler kısa kısa genelde ve kahramanın hayatından kesitler sunuyor bize. Genel olarak İstanbul ve Ankara öyküleri diyebiliriz arada yurtdışı da var. Kahraman genç biri ve geçmişini anlatıyor. Arkadaşlıkları, aşkları, okul yıllarını.

Öyküler belli ki yarı gerçek yarı kurgu. Olması gerektiği gibi. Gerçeklerden yola çıkarak kurgu yapmış kitabın anlatıcısı. Birinci tekil şahıstan, kendisi anlatıyor kahramanımız.

Öyküler hem dramatik hem de mizah da var içinde. Dili rahat ve kitap sürükleyici olduğu için keyifli bir okuma diyebiliriz. Güncel ve dolu dolu öyküler.

Not:3/4

(Berkay Daçe aramızdan bir blogçu arkadaş. Son zamanlarda bloguyla çok ilgilenmiyor)

http://dacederki.blogspot.com.tr/

15 Mayıs 2017 Pazartesi

PEYNİRLİ YUMURTA



Tavaya bir tatlı kaşığı tereyağı koyuyoruz dolu dolu. İçine peynir doğruyoruz, istediğimiz peyniri, tulum loru da olabilir. Ayrıca, peynire ek olarak biraz kaşar da doğrayabiliriz. Bu bekliyor.

Başka bir yerde üç yumurta çırpıyoruz. Dereotu, maydonoz, taze nane de birer tutam koyup karıştırıyoruz.

Tavayı ocağa oturtuyoruz. Yağ eridiği anda yumurta ve ot karışımını üstüne döküyoruz. Tahta kaşıkla yapıyoruz karıştırmayı.

Karıştırıp düzeltiyoruz. Kapak kapatıp üstüne pişiriyoruz. Çok pişmeyecek, kurumayacak.

Tabağa koyunca üstüne kırmızı biber ve karabiber serpiyoruz. İstersek sosis, salam da ekleyebiliriz.

Omlete benziyor ama omlet yaparken kapakla kapatmayız. Kapaklı yapınca biraz kabarıyor.

Güzel tadı, tereyağından, otlardan ve peynirden geliyor. Bu tür yemekler favorim.

12 Mayıs 2017 Cuma

GÜNEŞE SÜRGÜN


Günesürgün, kendisi bir pembe lotus çiçeği, kısa adıyla Gün, aydınlanmanın temsilcisi. Güneşe doğru yön gösteriyor. Kitabın şarkısı ise Deniz Tekin'den Güneşe Doğru. Güneşe Doğru Günesürgün yolcuları.

Günesürgün, en kişisel kitabım. Diğerlerinde olduğu gibi öykü, deneme, şiir yok. Günce, anı parçaları şeklinde. Biyografi, otobiyografi gibi biraz da. Anlatı veya. Yazıların bir kısmı gündelik yaşantımdan, günlerimi, çevremi, mahalleyi, apartmanı, anlatıyor. Alışveriş yaptığım market bile var. Kişisel ama sadece biraz süsledim anıları, okunması daha keyifli hale getirdim. Ayrıca, aile, akraba, çocukluk arkadaşlarım, okul arkadaşlarım da var, semtteki insanlar da.

Günesürgünü ilk okuyan arkadaşlarım yazmışlardı bloglarında. Kitabın eski kapaklı hali piyasaya çıkmaya gecikince, bahar için yani Mayıs ayı için baharlık yeni kapakla çıktı piyasaya. İlk okuyan arkadaşlarım eski kapakla okumuştu. Daha sonra başka arkadaşlarım da alıp okudu, face'de, instada, twitırda fotolarını koydular kitabın.

Kitaplarımı soran arkadaşlarım var. Net dışında kitapçılarda kolay bulunmuyor, dağıtım sıkıntısı oluyor. Ancak, Ankara'da Çayyolu Mesa Plaza Dorlion Kitabevinde, Eskişehir'de İnsancıl Kitap ve Sahaf'ta, İzmir'de Bornova Serüven Kitabevinde bulunabiliyormuş kitaplarım.

Bu arada, kitabın içine ayraçlar halen yerleştirilmemiş. Yerleştirilince haber vereceğim.

EREN (Okuma Günlüğüm)


TURGAY AKSOY


ÖZLEM BERBEROĞLU


(Foto: Jysra Reçani)

7 Mayıs 2017 Pazar

LİMONLU YABAN MERSİNLİ KEK



3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
yarım bardak ayçiçek yağı
1 limonun kabuğunun rendesi
1 limonun suyu
1 su bardağı yaban mersini
1 su bardağı damla çikolata
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
3 su bardağı un

Yumurtaları çırp şekerle, sütü ekle, yağı koy, çırpmaya devam ediyoruz.

Limon kabuğu rendesi ile limon suyunu ekle, homojen kıvama gelince unu koyuyoruz ama mikserle karıştırmadan unu, mikserle karıştırınca gluten oluşuyor, lastik gibi. Spatula ile karıştırmalı.

Kabartma tozu ekliyoruz. En son da yaban mersini ve çikolatayı koyuyoruz. Karıştırıyoruz. Sonra fırına koyuyoruz. 190 derecede pişiyor. Yarım saat veya kırk dakika sürüyor. Bıçak batır, bıçak temiz çıkıyorsa pişmiş demektir.