19 Eylül 2026 Cumartesi

ZAMAN


zaman geçiyor, o sıcaklar bile gidiyor, geçiyor evet, zaman denen şey de duracak değil ya, değişiyor zaman, birçok şeylere değerek, büyüklerimiz anlatıyor ya parklarda buluşur birbirlerine sevda dolu mektuplar yazarlarmış, galiba o sevdalar da çekip gittiler, ilginç yani, bu zaman denen şey de ne kadar zamandır var, her zaman vardı, herhalde bu zaman da artık yaşlanmış olmalı, zaman içinde yaşananları bu dünyada yazanlar oldu, yazarlar, edebiyatçılar, yaşananlar, yazılanlar kime yazılıyor, zaman geçiyor, artık şimdiki zaman da kalmadı, şimdiki zamanda yaşamıyoruz, aslında şimdiki zamanda yaşamayı öğrenmeliyiz, hayat sürüyor, doğa var, hayat var, insanlar ise hep çevrimiçi, bakıyor, okuyor, sürekli izliyoruz ama doğayı, hayatı değil, çevrimiçi yaşıyoruz, o kadar görüntü, o kadar uyaran geçiyor zihnimizden, beynimiz bunları düşünüp işleyemiyor bile, odaklanamıyor bile, zaman geçiyor, düşünceler, duygular, anılar, saklanıyorlar, çamların iğne yapraklarının arasında, rüzgar çıkınca, bu anılar da esiyorlar, yasemin kokulu geceye, insanlar da sürekli fotoğraf çekiyorlar, her şeyi çekiyorlar, çevreyi, kendilerini, gözlerimiz yetmiyor, bir de fotoğraflar yoluyla şimdiki zamanı yakalamak istiyoruz, her anı, her anıyı görselleştirmek istiyoruz, her an sanki fotoğrafı çekilince yaşanmış oluyor.

14 Eylül 2026 Pazartesi

BCP AĞUSTOS VE DİZİLER




Blogları Canlandırma Projesi, BCP, yıllardır devam ediyor. Sanırım 5. yıldayız. İlk yıl katılan çok arkadaşımız vardı. En az 20 kişi idik. Kitap, müzik, program, film, dizi, gezi, belgesel, her telden paylaşımlar yaptık. Çok faydalı oldu. Birçok bilmediğim sanat eserini öğrenmiş oldum. Hep bu etkinlikten seçip okudum, izledim, dinledim.

2026 yılında paylaşım yapan sayısı azaldı. Tefrika, Yüreğimin İklimi, Kitap Senin Arkadaşın, Fighting, ben paylaşımlar yaptık. 2026 yaz Fighting ve ben kaldık.

Temmuz ayında Tefrika'nın önerisiyle karlı buzlu tarifler ve kurgu oldu temalarımız, içimiz serinlesin diye. Ağustos ayı için ise Fighting ve ben şu temaları seçtik. Deniz, western, tasavvuf.

Fighting Ağustos ayı için deniz ile iç içe olan kitapları yazdı:

Fighting:

https://fightiingg.blogspot.com/2026/09/deniz-ile-ic-ice-olan-kitaplarbloglar.html

Ben de tasavvuf konusunu seçtim ve maneviyat kitapları yazan Muhammed Bozdağ kitaplarını okudum.

MUHAMMED BOZDAĞ KİTAPLARI

Düşün ve Başar

Yakamoz Yayınları, 250 sayfa

Muhammed Bozdağ, kişisel gelişime maneviyat, tasavvuf, dini açıdan yaklaşan kitaplar yazıyor. Bu kitabında, başarının yollarını hikayelerle, anekdotlarla anlatıyor. Ülkemizde çok sevilen, okunan kişisel gelişim kitaplarından biri. Okuması kolay, keyifli. Not:3/4


Sonsuzluk Yolculuğu

Yakamoz Yayınları, 300 sayfa

İnsanın bu dünyadaki yolculuğunu anlatıyor, doğumdan ölüme, ölümden sonrasına, sonsuzluğa giden hayat yolumuz. Hikayeler, Kur’an-ı Kerim’den alıntılar ile ders gibi bir maneviyat, gelişim kitabı. Not:3/4


Sevgi Zekası

Yakamoz Yayınları, 290 sayfa

Sevmek de bir zeka konusu. Aile, peygamber, yaradan sevgisi. Sevginin verdiği huzur. Sevginin manevi yönden sunumu. Öğütler veren bir kişisel gelişim kitabı. İnsan her kişisel kitaptan faydalı bilgiler alabiliyor. Not:3/4


BCP dışında bugünlerde izlediğim Kore dizileri.

KORE DİZİLERİ

The Glory

2022 yılı gerilim dizisi. Gerçek bir olaydan uyarlama. Lisede bir kıza zorbalık yapılır. Yapanlar dört öğrencidir, kızlı erkekli. Kız bunu hiç unutmaz. İntikam planı yapar ve yaklaşık 10 yıl sonra planının uygulamaya başlar. Heyecanlı dizi. Not:3/4

The East Palace

2026 yılı tarihsel fantastik korku gerilim dizisi. Bir kralın sarayında hayaletler onu rahatsız eder. Hayaletler bahçedeki gölden geliyor gibidir. Kral, kılıçlı bir hayalet avcısı ile medyuma benzer, hayaletleri hissedebilen, işitebilen bir kızı saraya getirir. Bu ikisi, hayaletlerin peşine düşer. Çok heyecanlı, bol aksiyonlu doğa üstü gerilim. Not:3/4

Can This Love Be Translated?

2026 yılı romantik komedi dizisi. Bir Koreli kız oyuncu bir Japon erkek oyuncu ile bir gezi programı sunmaya başlar, Japonca bilen bir Koreli erkek tercüman da bu ikisi ile birlikte dünyayı gezerler. Kız şirin, iki oğlan da çok yakışıklıdır. Üçünün de sevgiden anladıkları farklıdır. Üçü de birbiriyle anlaşamazlar. Yumuşak, hafif, huzurlu, sakin, tatlı dizi. Not:3/4

3 Eylül 2026 Perşembe

DİZİLER

 


 

A.B.D.

Lioness

2023 politik aksiyon casusluk dizisi. Bir Taylor Sheridan ürünü. Sheridan artık tek başına bir platform oldu ve Amerikanın her yüzünü gösteriyor. Yellowstone, Dutton Ranch, Sicario, Landman gibi. Bu dizide, Amerikanın dış ülkelerdeki askeri ve CIA operasyonlarını izliyoruz. Sürükleyici. Not:3/4


İSVEÇ

Bloodsoffer

2026 suç dizisi. Bir detektif, emekli polis babası ile birlikte çalışarak polisleri öldüren bir seri katilin peşine düşer. Kuzey polisiyesini sevenler için keyifli. Not:3/4


NORVEÇ

Midtsommernatt

2024 aile dramı dizisi. Bir aile yazdönümününü kutlamak için bir araya gelirler. Evde bir yandan yemekler, sohbetler devam ederken diğer yandan özlemler giderilince ailenin kirli çamaşırları ortaya çıkar. Bayramda aile tartışmaları. Türü sevenlere. Not:3/4


İTALYA

Il Cacciatore

2018-2021 Mafya suç dizisi. 1990’lı yıllarda İtalya Sicilyada mafya liderlerinin yakalanma sürecini anlatan dizi gerçekleri anlatıyor. Sicilyanın ünlü Corleone ailesi ve diğer rakip ailelerin peşine bir savcı düşüyor. Dizi mükemmel. Not:4/4


RUSYA

Hizmetçisinin Hikayesi

Orijinal adı Istoriya ego sluzhanki. 2026 yaz tarihi dönem draması. 1800’ler Moskova. Genç bir konta annesinden büyük bir miras kalır. Mirası kullanabilmesi için annesi bir şart koşmuştur. Kont bir yıl içinde evlenecektir. Bir soylu ailenin erkeği de konağını kumarda kaybeder. Ailenin kızı kontun yanına yardımcı olarak girmek zorunda kalır. Çünkü kont kazanmıştır konağı kumarda. Evde oturmaya devam edebilmeleri için kız konta hizmetçi olur. Rus klasiklerini sevenler için çok keyifli dizi. Romantik, komik. Not:3/4


MALEZYA

Yes, Captain Zul Aaryan

2026 yaz romantizm, komedi, aile dizisi. Malezya dizileri daima bir roman uyarlaması oluyor. Bu da öyle. Bu tür dizilere ayrıca tesettür dizileri denmekte. Malezya dizileri çok saf, masum diziler. Dizinin başrolünde ülke dizilerinin ünlülerinden Anna Jobling.

Zul Aaryan bir pilot ve ayrıca bir havacılık şirketinin başında, babası ile birlikte. Zara Andrea ise bu şirkette stajyer olarak çalışıyor. İkisi hiç anlaşamazken aileleri onları evlendirmek istiyor. Bütün Malezya dizilerinde olduğu gibi bu ikisini kıskanan da çok. Tatlı dizi. Not:3/4




Not: İlk foto Malezya, ikinci foto Rusya.

29 Ağustos 2026 Cumartesi

KİTAP KEYFİ




STELLA MARIS

Cormac McCarthy

İthaki, 200 sayfa

Çevirisi Avi Pardo’dan. Bukowski, Fante çevirmeni. McCarthy, çağdaş Amerikan yazarlarından. Bu romanda Alicia adlı çok zeki bir kadın bir psikiyatri kliniğine gidip yatıyor. Daha önce de gittiği bir klinik. Klinikte, doktoru ile seanslar yapıyorlar. Bu seanslar oldukça entelektüel. Konuşmadıkları konu kalmıyor. Kadının kendine özgü bakış açılarını okuyoruz. İlginç roman. Not:3/4





17 HAZİRAN

Alex Schulman

Timaş Yayınları, 270 sayfa

Schulman’ın Malma İstasyonu ve Hayatta Kalanlar adlı iki vurucu romanı gibi bu romanı da ailelerin hataları, çocukluk travmaları, geçmişin gölgeleri üzerine kurulu. Schulman’ın eserlerinin edebi gücü, dili, anlatımı bir yana konuları da kolay yutulacak lokmalar değil. Her iki romanında da aile büyüklerinin hayatlarını yaşarken yaptıklarının çocuklar üzerindeki travmalarını okumuştuk. Büyüklerin farkında bile olmadan yaptıklarını çocukları etkiliyor sonuçta.

17 Haziran romanı da bu İsveçli günümüz yazarının en güçlü romanı olabilir. Şaşırtıcı bir duyarlılık içeriyor roman. Orta yaşlı bir öğretmen okulda sorun yaşıyor. Bir öğrenciye şiddet gösteriyor. O şiddet anını çözmeye çabalıyor. Neden olduğunu. Evde ailesine ait bir kutuya bakarken eski yazlık evlerinin telefon numarasını buluyor. O numarayı çeviriyor. 40 yıl öncesinden bir günde o evdeki annesi babası kardeşi ve kendi ile konuşmaya başlıyor. Her gün aramaya başlıyor ama hep aynı günü arıyor. 17 Haziran 1986. Her gün o evi arayarak o gün neler olduğunu anlamaya çalışıyor.

Geçmişin hayaletleri ile ilgili derin bir roman. Not:4/4


ANNEM ÖLDÜ MÜ

Vigdis Hjorth

Siren Yayınları, 328 sayfa

Hjorth romanları Alex Schulman, Linn Ullmann, Annie Ernaux romanları gibi geçmişin hatalarını, aile büyüklerinin hatalarını, çocuklarda açtığı yaraları anlatıyor. Edebi açıdan kusursuz olmaları yanında konuları çok ağır ancak anlatımları çok duru, sade. Böylesine büyük travmaları nasıl böyle duygu sömürüsü yapmadan yazabiliyorlar, bunu anlamak kolay değil.

Yazarın diğer romanları, Miras, Postane Günlükleri gibi bu romanı da annelerin babaların günahları üzerine. İnsan, anne babasını iyi anlarsa bugün neden şu anda olduğu insan olduğunu anlayabiliyor. Bunu değiştirmek çok zor. Örneğin, anne baba hayata karşı kırgın, yaralı olunca çocuk da böyle oluyor. İyi de çocuğun bunda suçu yok.

Postane Günlüklerinde kadın kahraman donuk gibiydi, Miras da bir miras yüzünden ailenin olumsuz dinamikleri ortaya çıkmıştı. Annem Öldü Mü’de ise anne olamayan bir annenin kızı olmak nasıl oluyor, bunu okuyoruz. Kız, annesinin neden anne olamadığını anlamak istiyor, hatta onunla iletişim de kurmak istiyor ama işte herkesin bariyerleri var, hayatında.

Not:4/4


BAHÇIVAN VE ÖLÜM

Georgi Gospodinov

Metis Yayınları, 200 sayfa

Ülkemizde çok sevilen günümüz yazarının bu romanında yazar ölen babasını anlatıyor. Babası bahçesi ile ilgilenirken öldükten sonra şimdi aynı bahçenin altında yatıyor anlamında, romanın adı. Kayıplar, sevilen bir kişiyi kaybetme sonrasını işleyen romanda herkes bir şekilde kendi yaşamını, aile akrabalarını görebilir veya anılarını. Not:3/4


YABANİ

Şusei Tokuda

İthaki Yayınları, 250 sayfa

Yaklaşık 100 yıl öncesi Japonya’da gelenek görenekler, aile çevre mahalle baskısı gibi temaları işleyen romanda Oşima adlı bir kadının yaşamı bize sunuluyor. Oşima çocukken de uyumsuz, başına buyruk, genç kız olunca da büyüyünce de hep aynı, toplumu pek de umursamıyor. Aile, iş, evlilik, her konuda çizgi dışı bu kadın haliyle çevresi dolayısı ile zorluklar yaşıyor.

Japon edebiyatından iyi bir örnek. Not:3/4

21 Ağustos 2026 Cuma

ÇOK BOYUTLU RÜYA


 



Rüyamda yine mezun oluyordum. Törene çıkmak için kulis gibi bir yerde bekliyorum. Şebnem Ferah gelmiş kuliste o da olacakmış. Ben de rüyamda diyordum ki geçen seneki mezuniyetimde de o vardı gördüm onu yine kulisteydi belki bu sefer onunla sohbet ederiz güzel olur.

Böyle düşünüyorum rüyamda ama mezuniyet yerinden de çok uzaktayım. Mezuniyet karşı yakada arada boğaz var. Karşıya geçip stada ulaşmam lazım. Bisikletim var ama cıvataları sökülmüş. Bir eski kale yapısı var, onun basamaklarında cıvataları topladım. Onları yerlerine takmaya çalışıyorum.

Mezuniyet konuşmalarının başladığını duydum. Şimdi başarıyla mezun olanları çağıracağız dedi bir ses. İsimleri saymaya başladı ben yokum aralarında. Ses bir kategori daha var dedi. Doktora hakkı kazanarak mezun olanlar diye saymaya başladı en başta beni saydı. Çok sevindim rüyamda.

Hemen kaleye koştum. Anneme haber verecektim. Annem antik kalede yaşıyor ama ben gidince odasından dışarı çıkmadı. Küsmüş bana ne yaptıysam. Neden odasından çıkıp benimle konuşmadı, küstü diye oturup ağlamaya başladım, mezuniyeti, doktorayı unuttum. Odanın kapısının cıvatalarını sökebilirdim elimde anahtar vardı ama saygısızlık etmiş olurum diye sadece ağlamakla yetindim.

Kaledekiler gülüyordu ağlamama. Sonra anlattılar. Annem uzaklara gideceğim diye küsmüş bana. Kendi ideallerim için İngiltere’den kalkıp Saksonyaya gideceğim diye üzgünmüş. Saksonyada doktora yapacaktım.

14 Ağustos 2026 Cuma

GÜNÜN NOTLARI

 



Yaz bitse güneş gitse akşam erken gelse Eylül de erken gelse çaycıda çay içsek hırka giysek dik sokaklardan denize doğru insek çay içerken yaz sıcağından kurtulduk diye gülümsesek.

………………..

Deniz kıyısında bir masa ve üstünde bir örtü. Masa örtüsü ile masa konuşuyordu. Sıkılmışlar, birileri otursa da iki çift laf etseler diyorlardı. Bak şimdi kız tek başına oturdu, çay içip gider. Tek başına gelmesinler masaya.

…………………..

Sihirbazlar bizi aldatır kandırır ya, bir oyun işte. Biliriz hiç olmazsa. Hayat da bir oyun ama bize baştan söylemiyor aldatacağını.

………………..

Kadın yalnız erkek yalnız eşittir iki yalnız, kadın bencil erkek bencil eşittir iki bencil. Matematik tamam da bu ikisi birlikte bir ilişki toplam değer sıfır oluyor.

………………..

Sokakta bir çocuk, önünde terazi yanında mendil onun yanında da simit satıyor. Abla tartılsana dedi, çıktım teraziye sıfır gösterdi, tamam artık simit yiyebilirsin kilon yok dedi, mendille de ağzını temizlersin.

………………

Sen hiçbirşeysin ben bir şeyim dedi. Yani İngilizce olarak sen somebody ben anybody mi oluyorum. Senden bir şey gitse sen de hiçbirşey olursun. Ama dedim sen çok şeysin. Neyim dedi. Bana hiçbirşeysin sen dediğin için sen çok şeysin. Yani bak şimdi sen hem çok şeysin hem de bir şey. Sen çok bir şey ben hiçbirşey. Sen hep şanslısın işte. Hayat adil değil. Ama işte sen bana hiçbirşeysin dediğin için sen iyi değilsin ama bu benim bir işime yaramıyor.

………………….

Ellerinde silah olanlara çiçek uzatmaya devam edelim biz yine de.

…………………..
 

4 Ağustos 2026 Salı

YARI YIL ÖZETİ VE FİLM DİZİ






2026’nın ilk yarısında okuduğum izlediğim çok sayıda kitap, film, dizinin içinde en iyiler:


KİTAPLAR

Buz Sarayı-Tarjei Vesaas

Sarı Duvar Kağıdı-C.P.Gilman

Gece Yarısı Tüm Aşıklar-M. Kawakami

Uçan Sınıf-E.Kastner

Bozkırın Efendisi-M.Kınıkoğlu

Cordoba’nın Beyaz Güvercini-D.Rubina

Sessizliğe Hayranlık-A.Gürnah

Genç Kız, 1983-L.Ullmann

Bir Türk Ailesinin Öyküsü-İ.Orga


FİLMLER

Süleymanın Hikayesi-2024, Fransa

Saman Altında Su-2022, Yunanistan

Sırat-2025, İspanya

Ayrılık Kararı-2021, Güney Kore

Hatıra Kutusu-2021, Lübnan


DİZİLER

Lead Children-2026, Polonya

The Legacy-2014-2017, Danimarka

Heavy Water War, 2015, Norveç

Rebecka Martinson-2017-2020, İsveç

Snabba Cash-2021-2022, İsveç

The Truth Will Out-2018-2021, İsveç



SON GÜNLERDE İZLEDİĞİM FİLMLER

Sarah’s Oil-2025, A.B.D.-Gerçek olay. 1900’lü yılların başlarında Amerikada minik bir kızın arazi ve petrol mücadelesi. Beyazlar ona hakkını vermek istemez. Etkileyici öykü. Not:3/4

No Bears-2022, İran. Bir Cafer Penahi filmi. Yönetmenin İran’dan Türkiyeye kaçıp uzaktan yönettiği filmde hem kendi öyküsü hem de Türkiye sınırındaki yaşam anlatılıyor. Not:3/4

Başkalarının Çocukları-2022, Fransa. Başrolde Virginie Efira. Sevdiği erkeğin çocuğunu sevmeye başlayan kadının yaşamı görülmeye değer. Fransız inceliği, zerafeti. Not:3/4


SON GÜNLERDE İZLEDİĞİM DİZİLER

Two Years Later

Haziran 2026 Avustralya dram dizisi. Bir kadın bir erkek, pandemi öncesinde tanışırlar, pandemi süresince 2 yıl görüşmezler, 2 yıl sonra karşılaşırlar. Erkek, normal bir aileden gelen normal bir insandır, kadın ise arızalı bir aileden gelir. İkisinin ilişkisi, iniş çıkışlar. Çok başarılı bir anlatım. Not:4/4

DUTTON RANCH

2026 A.B.D. Taylor Sheridan’ın Yellowstone dizisinin devam dizilerinden biri. Beth, Rip ve Carter’ın Montana’dan Texas’a taşındığı dizi ilk kadar başarılı ve heyecanlı. Not:4/4

Foto: Two Years Later

31 Temmuz 2026 Cuma

FİLMLER DİZİLER

 


 




FİLMLER


NINJABABY

Yngvild Sve Flikke, 2021 Norveç

Vizyona girdiğinde en iyi Avrupa komedi filmi seçilen bu filmde İlgi Manyağı adlı filmdeki Kristine Kujath Thorp başrolde. Film, dram olsa da oldukça komik ve filmin bir kısmı da anime. Genç bir kadın hızlı hayat yaşarken hamile kalıyor, ne yapacağını şaşırıyor, doğacak bebeğin babası da çok ilgisiz. Ancak, bebek daha doğmadan annesi ile konuşmaya başlıyor. Sosyal bir sorun ancak hoş bir dille anlatılıyor, dram ama hafif bir dille. Not:4/4


İLGİ MANYAĞI

Syk Pike, 2022 Norveç

Erkek arkadaşı popüler bir sanatçı haline gelince onu geçmek için kendine zarar verip ilgi çekmek isteyen genç kızın öyküsü trajikomik. Filmde bir çok ünlü kuzeyli oyuncu bulunuyor. Not:3/4



DİZİLER


THREESOME

2021 İsveç romantik dram dizisi. Herkese göre değil. Bir erkek iki kız. Bir tür aşk üçgeninin yol açtığı dram. Değişen hayatlar. Not:3/4


DESENCHANTEES

2025 Fransız dram dizisi. Gazeteci bir kadın, memleketine döner ve ergenlikte arkadaş grubu arasında gerçekleşen bir dramın gizemini çözmeye çalışır. Türü sevenler için çok iyi. Not:3/4


LAWMEN:BASS REEVES

2023 A.B.D. yapımı. Yellowstone’un yönetmeni Taylor Sheridan neredeyse tek başına bir film ve dizi platformu haline geldi. Durmaksızın dizi çekiyor. Bu dizi de gerçek yaşam öyküsü. İlk siyahi şerifin hayatı ilginç. Not:3/4


SENİ BULACAĞIM

2026 A.B.D. suç ve gerilim dizisi. Harlan Coben uyarlamaları hiç bitmiyor. Sam Worthington başrolde. Öldü sanılan kayıp çocuğunu arayan babanın hikayesi. Not:3/4


KÜÇÜK EV

2026 A.B.D. dönem, çiftlik dizisi. Heartland ve Yellowstone’dan sonra western, kırsal diziler modası başladı. Ransom Canyon, Küçük Ev gibi. Yaklaşık 150 yıl öncesi Amerika’nın Batıya ilerleme zamanları. İlk yerleşimler ve bir ailenin hikayesi. Not:3/4


MALTESE: IL ROMANZO DEL COMMISSARIO

2017 İtalyan suç, polisiye dizisi. 1970’li yıllarda Komiser Maltese doğduğu Sicilya kasabasını ziyaret eder. Çocukluk arkadaşı öldürülür. Maltese, Mafya örgütünün peşine düşer. Klasik polisiye. Not:4/4


BLOODHOUNDS

2023-2026 Güney Kore boks, aksiyon, suç dizisi. İki genç boksör, borçlarını ödemek için suç şebekeleri ile çarpışmak zorunda kalırlar. Üçüncü sezonu da gelecek olan dizi oldukça hareketli, aksiyonlu. Not:4/4

28 Temmuz 2026 Salı

YAZ OKUMALARI

 




SEUL’DE BİR MEKTUP DÜKKANI

Baek Seung Yeon

Artemis Yayınları, 328 sayfa

Hoş, sevimli, iyi kalpli kitaplardan. Umut veren, insancıl, mutluluk veren.

Bir mektup dükkanı. İnsanlar gelip tanımadıkları insanlara mektup yazıyorlar. Yanıtlar geliyor. Dertleşmiş oluyorlar. Rahatlıyorlar. Aile ilişkileri, aşklar, dramlar. Bütün bu insanların hayatlarına tanıklık ediyoruz. Not:3/4


TAŞ KAĞIT MAKAS

Alice Feeney

Yabancı Yayınları, 305 sayfa

Hafif, yumuşak gerilimlerden. Yazar artık iyice popüler oldu çeşitli kitaplarıyla.

Yıllardır evli olan bir çift evliliklerini renklendirmek için tatile çıkarlar. Bir yandan çiftin geçmişini öğreniriz, ilişkilerinin başlamasını. Bunları mektuplar yoluyla öğreniyoruz. Kadın evlilik için çabalıyor, adamın da fiziksel bir rahatsızlığı var. Tatilde hayatları gerilime döner. Not:2/4


KOCAMIN KARISI

Alice Feeney

Yabancı Yayınları, 318 sayfa

Doğaüstü gerilim romanı. Evli bir kadın evden çıkıp yeniden eve döndüğünde kapıyı eşiyle başka bir kadın açar ama kadın kendisidir, ismi de aynıdır, aynı kadından iki tane vardır. Hangisi gerçek? Ruhsal roman, gizemli. Not:3/4


CİĞERDELEN

Safiye Erol

Kubbealtı Edebiyat, 261 sayfa

Tarihsel, dönem romanı. Aşk hikayeleri ile birlikte. Yaklaşık 100 yıl önceki Türkiye ve Rumeli romanı. Birçok hayat anlatılırken aşk hikayeleri de anlatılıyor. Ciğerdelen de birçok anlama gelebiliyor. Bir yandan Estergon Kalesi civarındaki bir şehrin Osmanlıca adı diğer yandan ciğerdelen anılar. Not:3/4


LOVE AND OTHER BRAIN EXPERIMENTS

Hannah Brohm

Bloomsburry Publishing, 368 sayfa

Son yılların moda aşk romanlarından biri. Akademisyenlerin yazdığı romantik metinler. Genelde doktora yapan bir kız ve onun danışmanı katı profesör. Profesör katı değil şüphesiz uzaktan öyle sanılıyor. Bu ikili çatışırken aşık da oluyorlar. Bu romanda da bir doktora öğrencisine kök söktüren bir profesör var. Bunu bilim için yapıyor elbette. Tatlı roman, yazlık. Not:3/4




11 Temmuz 2026 Cumartesi

BATAKLIK



Gece. Bir kasabanın yakınlarındayım. Tek tük evler var. Ağaçlar çıplak, yapraksız, siyah gölgeli. Karanlık koyu, bulutlar siyah. Ay ışığı ağaçlara vuruyor ama ayı göremiyorum. Çevre gölgeli sadece siluetler görülüyor. Gökte kargalar uçuyor. Bir tanesi de bir ağacın tepesinde.

Kargalar kötü. Bir tarikata bağlı insanlar kargalarla iletişim kurabiliyorlar. Kargaların gördüklerini kendi zihinlerinde görebiliyorlar. Bir kargayla bağlantı kurduklarında karga acı çekerse veya ölürse aynısı o insanlara da oluyor.

Kaçıyorum tarikattan. Ağacın tepesindeki ve gökteki kargalarla beni izlediklerini biliyorum. Ama rüyam bir süre dondu. Zaman geçti. Ağaçtaki kargayı öldürdüm. Bu yüzden tarikatın lideri de öldü. Liderleri öldü diye diğerlerinin kargalarla bağlantısı kesildi. Artık beni de takip edemiyorlar. Ama artık beni sadece bulmak değil öldürmek de istiyorlar.

Korkuyordum. Rüyama bir de onlardan kaçan bir adam da girdi. Adamla karşılaştık yolda. Arabama onu da aldım, ona da yardım edeyim diye. Gizemli biri gibi duruyordu adam, tarikat bu adamın eşini öldürmüş yıllar önce. Adam üzgün biriydi, kaçıyordu ama intikam almak da istiyordu ama bunu yapabilecek biri de değildi. O nedenle içine kapanan biriydi.

Onun bildiği gizli bir yere ulaştık. Bataklıklı bir bölge. Bataklıkların arasında birbirinden uzakta gizli evler vardı. Adam eskiden buralar bataklık değildi, çayırlar vardı dedi. Çiçekler vardı. Adamın evi varmış eskiden burada. Eşi ölünce terk etmiş buraları. Her yer karanlık ve gölgeydi. Evinde fotoğraflar vardı.

Bataklık suları fosforlu gibi yeşil yeşil parlıyordu ve sis vardı çevrede. Arabayı saklar ve ışık yakmazsak bizi kimse bulamaz dedi. Arabayı garaja koydum. Ev tahtadan yapılmıştı. Uzun süredir de kullanılmadığı için çürümüştü çoğu yeri.

Bizi bulmak üzere olduklarını düşündüm. Haberlerde beni aradıkları söyleniyordu radyoda. En son da olduğumuz yere yakın bir yerde yanımdaki adamla görmüşler. Adam korkma bulamazlar bataklık labirent gibi dedi ama buna inansam mı bilemedim çünkü çok yakın bir yere kadar takip edebilmişlerdi. Yine kargalar gelebilirdi. Sislerin içini görmeye çalışırken gölgeler gördüm el feneri ışıkları vardı bir sürü. Ne yapacağımı bilemedim çok korktum sonra uyandım o sırada.


21 Haziran 2026 Pazar

PAZAR SABAHI NOTLARI






Duvar, pencere olmasa bir işe yaramıyor.

………………

Aşkın ömrü kısa diyorlar. Aynı insanlar kelebeğin ömrü de kısa diyorlar. Nereden biliyorlar ki hiç kelebek olmayanlar.

……………

Limanlar için fark yok, yat veya balıkçı teknesi.

…………..

Sevgiden kaçıp aşka tutulmak yağmurdan kaçıp doluya tutulmak gibi oluyordur herhalde.

……………

Bütün dünya çocuklar ile dolabilse, dünyanın bütün insanları çocuk olsa, sadece bir düş bu.

………..

Zaman mı içimizde, yoksa biz mi zamanın içindeyiz. Hayat bir Pazar kahvaltısı gibi. Telaşlı bir öğle yemeği gibi. Ailece toplanılan akşam sofraları gibi. Zamanı bir yana bırakarak yapılan.

……….

Bulutlar bazen yerde ne topladılarsa onu yağdırıyorlar. Pislik de olabiliyor.

12 Haziran 2026 Cuma

KİTAPLAR

 



ANNEMİN UYURGEZER GECELERİ

Ayfer Tunç

Can Yayınları, 440 sayfa

Orta yaşlı bir kadının evli bir erkeğe aşkı anlatılıyor. Bir yandan da kadının annesi ve anneannesi. Aşk, tutku romanı ancak karakterler sağlıklı insanlar değiller, yaralılar, normal yaşayamıyorlar. Hepsi mutsuz, depresifler. Erkek ile onun eşinin de hayatını öğreniyoruz. Yeşil Peri Gecesi, Kapak Kızı kadar güçlü olmasa da yine de okunan romanlardan. Oldukça da kasvetli. Not:3/4


ŞARKINI SÖYLEDİĞİN ZAMAN

İnci Aral

Kırmızı Kedi Yayınları, 232 sayfa

Kırık aşk hikayeleri. Ülkemizde çok eskiden yaşanan politik mücadele zamanında yaşanamayan bir aşk hikayesi ve yıllar sonra bu aşkın farklı bir versiyonunun yeniden yaşanması. Zorunlu ayrılıklar, söylenemeyen sevgiler ve şaşırtıcı tesadüfler. Not:3/4




EYLÜL 12’DEN VURDU

Emine Özgenç

Akçağ Kitabevi, 320 sayfa

Gerçek hayat öyküsü. Yazar kendisini ve ailesini anlatıyor. Ülkemizin geçmişinde acılı bir dönem olan 12 Eylül döneminde yaşananlar insanı hayrete düşürüyor. Kızların ve annelerin yaşadıkları. Not:3/4


GENÇ KIZ, 1983

Linn Ulmann

YKY, 198 sayfa

Liv Ulmann ile Ingmar Bergman’ın yazar kızları Linn’in otobiyografik romanı Linn’in genç kızlığını anlatıyor. Annesi ile olan ilişkisini. Roman sanki Annie Ernaux tarafından yazılmış gibi. Aynı dil ve edebiyat. Çok ilgi çekici. Not:4/4




KARDAN ADAMIN KÜLLERİ 2

Işıl Işık

Artemis Yayınları, 352 sayfa

Seri romanın bu cildinde Ayaz başrollerden birinde. İlk ciltte Devin komiserin oğlu Asrın kaçırılmıştı. Bu ciltte de Devin oğlunun peşinde. Esmer komiser ona yardım ediyor. Ayaz adlı gizemli biri de. Polisiye sevenlere hafif gerilimli yazlık romanlardan. Not:3/4


ARDEN 2

Işıl Işık

Artemis Yayınları, 380 sayfa

Devam romanı. Angelina Jolie veya Charlize Theron havasındaki gizli ajan Arden Avrupadan sonra İstanbulda işine devam ederken bir yandan da iki erkek arasında kalmadan, aşık olmadan aksiyon peşinde. Hafif hoş yazlık romanlardan. Not:3/4





YAĞMURDAN SONRA

Defne Suman

Doğan Kitap, 158 sayfa

Yerli distopik bilimkurgu. Doğa felaketleri, pandemi tarzı olaylar ve insanların korunma kaçınma mücadeleleri. Adada salgından kaçmaya çalışanlar. Sadece türü sevenler için. Not:3/4


BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

İrfan Orga

Everest Yayınları, 445 sayfa

Gerçek hayat öyküsü. Yurtdışında yaşayan yazarın İngilizce yazdığı bu roman uzun yıllar sonra dilimize çevriliyor. Osmanlının son yılları, İstanbul’daki zor yıllar, ailelerin parçalanması, işgalin savaşın açtığı yaralar. Yazar çocukluğunu anlatıyor daha çok. Dönem romanı olan bu kitap unutulacak gibi değil. Not:4/4

5 Haziran 2026 Cuma

ÇOCUKLAR OYUNCAKLAR




çocukluğumuzda oyunlar oynarız ya, işte onun gibi bir şey, çocukluğumuzda çizgi film izleriz, sonra o filmdeki gibi oynarız, komşu çocukları ile oynarız, bebeklerimizle, işte onun gibi bir şey, annemiz bize masal anlatır, kitap okur çocukluğumuzda, uyuyunca üstümüzü örter, oyun arkadaşımız üşüse çıkarıp kazağımızı veririz, işte onun gibi bir şey arar insan, sevgi, sevmek de onun gibi bir şey, çocukluğumuzdaki gibi bir şeyler arıyoruz, çocuklar gibi.

evrenin bilinmeyen yerlerinden gelen masum insanlar soymalı bütün oyuncakçı mağazalarını, dağıtmalılar oyuncakları bütün çocuklara, oynasın bütün çocuklar. göçmen kuşlar geri geldikçe, kuşlar tur attıkça masumiyet de çocuklar da sevgi de bitmeyecek.

26 Mayıs 2026 Salı

KISA NOTLAR

 



yalnızlık insanın arkadaşı olabilir mi, olamaz gibi ancak olursa da en iyisi olur.

yanlış insanlar doğruları doğru insanlardan öğrenip doğruyu yanlış yapıyorlar, aslında yanlış başarılı olursa bunu doğruya borçlu oluyor.

senin bana sevgini verebilmen için benim sevgimin sende var olması gerek. olmayan şey verilmez. oysa ki ben seni seviyorum. çünkü senin sevgin bende var. var olan şeyi sana verebilirim.

küçük bir kız, apartmanın zillerini çalıp kaçtı. bir teyze ona kızdı, çok ayıp dedi, sonra da bana döndü, bana kalsa bütün mahallenin zillerini çalıp kaçarım ama yakalanmaktan korkuyorum, dedi.

sahnede perde ve ışıklar, başroldekilere de figüranlara da kapanıyor.

minicik, iki aylık kadar bir bebek, gözleri mavi, ağzında meme, anasının koynunda, anası dileniyor, şanssız doğan bebek.

24 Mayıs 2026 Pazar

İHTİYAR

 




Yaşlı teyze parkta oturuyordu. Tek başına. Omuzları biraz çökmüş. Zayıflamış. Yanına oturdum. Yine bayram geliyor, görüşecek, gelecek gidecek kimsem yok dedi.

Elleri kırışmış, parmakları romatizmadan büklüm büklüm. Göz bebeklerinin etrafında sisli mavi hareler oluşmuş. Saçları platin, Akdeniz beyazı.

Göz göze geldik, sanki birbirini iyi tanıyan akrabalar gibi, gülümsedik. Bana öyle garip bakma dedi. Çoluk çocuk gittiler, ölenler, terk edenler, beni unutanlar, görmeye üşenenler. Çocuklar torunlar da aramıyorlar.

İstanbullumusun teyzeciğim. Bak evladım, dön arkana, caddenin arkasında, yokuşun başındaki tahta konağı görüyor musun, işte ben o evde doğmuşum. Öğünmek gibi olmasın ama Beykozluyum. Anlayacağın, bir ben kaldım, bir bu tahta konak bir de İstanbul.

Zamanı geçirmişiz, eve gitme vakti geldi, evladım.

20 Mayıs 2026 Çarşamba

BALIKÇI






damlalar yumuşacık düşüyor maviliklere, hiç duyamadığımız bir şarkı oluveriyorlar, her damla ayrı bir nota gibi.

yunuslar da çok uzaklardan gelmişler, okyanusun gizemini içlerinde taşıyarak, köpek balıkları da çok kararlı, bugün kan kokusu almayacaklar, balinalar ağızlarını açmıyorlar, bütün balıklar gelmiş.

balıkçı denize baktı, bütün balıklar, denizler, okyanuslar biliyor onun yalnızlığını, derin derin nefes aldı balıkçı, balıklar benim hep en yakın dostlarım oldular, onları yemekte zorlanıyorum diye düşündü.

ayrılık zamanı geldi artık dedi, sabahın erken saatlerinde ayrıldı sahilden, bıraktı balıkçılığı, öylece çekilmiş bir fotoğraf gibi kaldı her şey, martılar da gitti.

10 Mayıs 2026 Pazar

APARTMAN KAPISI

 



Kapılar kapanmasın aralık kalsın. Zillere basılmadan girsin kuryeler. Adanın kuşları gelsin apartman merdivenlerine. 

Hatıralar canlansın basamaklarda. Yemek kokuları saçılsın. Beslenme çantalı çocuklar koşuştursun. Bahçedeki güllerin kokusu gelsin.

O aralık kapılardan çıkılsın yaşamın içine. Hep anı yaşamaktan hep güne bakmaktan hep an yaşanır hep güne bakılır sandık. Oysaki yaşanan hep minik anlar küçücük hatıralar. 

Komşu teyzenin seccadeye uzanan başı. Komşu amcanın org çalarken söylediği şarkı. Annesine çiçek getiren kız.

Bundan ötürü kapanmasın kapılar aralık kalsınlar. Sümüklü böceğin arkasından bıraktığı gibi parıltılar kalsın hayata.

5 Mayıs 2026 Salı

İSKELE BABASI


 


Daha dün gibi, görkemli bir törenle derin sulara bırakılmıştınız. O günden sıçrayan suların nemini hala üzerimde hissediyorum. Oysa ki aradan çok yıllar geçti. Kimsenin bir suçu yok. Bütün suç doğanın adaletinde.

İskeleyi ardınızda bıraktınız, dalgaların kalabalıklarına karıştınız. Haklısınız tabii, yaşam tatlı, gezmek tatlı. Ama işte bende hatıra da bıraktınız.

Ama kanmayın okyanusların görkemine. Koskoca gemiler de olsanız, dünyanın insanını da taşısanız, sizin de bağlanmanız lazım. Bağlanmadan tekrar hayata çıkamıyorsunuz. İskeleye gelip bağlanmadan sizin arkanızdan el sallanmaz, vedalar edilmez.

İşte iskelenin en gizemli ucunda, kenarda, soğukta, sıcakta, hırçın dalgalar dövse de gece gündüz, o gelen giden insanların hatırına direniyorum ben.

30 Nisan 2026 Perşembe

İSTANBUL

 




Galatasaray Lisesinin yanından kıvrılıp İstiklal’den Taksim’e doğru yürürken sesler gelmeye başladı. Başımı yukarı kaldırdım. Sular akıyor, binalardan sular akıyor.

Çiçek pasajı da ağlıyor. Çeşmeler açık bırakılmış gibi. Pencerelerden sular akıyor. Beyoğlu ağlıyor, İstiklal ağlıyor.

Tramvayın ön farlarından da oluk oluk su akıyor. Sordum tramvaya. Neden ağlıyorsun? İstanbula ağlıyorum hanım kızım dedi. Heykele sordum o da ağlıyordu İstanbula.

Bölgenin eskileri olan hanlar, pasajlar, şimdinin kalabalığına, kabalığına ağlıyor. Bütün ışıklarını yakmış İstanbul, tarihin içinden çıkıp gelen hüznüyle ağlıyor.

Tünel, Şişhane dile geldi, saatleri durdurun, yelkovanı, akrebi sökün, zaman dursun artık burda, dediler.

28 Nisan 2026 Salı

HAYATTAN KESİTLER

 




Yalnız yaşayan zor geçinen yaşlı tonton teyze mahalledeki kuaföre görünmemek için diğer sokaklardan alışverişe gidiyor ve dönüyordu. Bir gün dalgınlığı tuttu yakalandı kuaföre. Kuaför genç kız tonton teyzeye takılarak noldu teyzecim, uğramaz oldunuz, aramıza başkası mı girdi, yeni açmış bir kuaför daha var, yoksa artık ona mı gidiyorsunuz deyince, teyze de, yok öyle bir şey değil yavrum, kimle olacak, seni evdeki makasla aldatıyorum, deyiverdi.

…………………..

Genç kız sabah erken uyandı, pencereden baktı, ağaçtaki kargaları gördü, dans eden beyaz kelebekleri de, kuş cıvıltılarını dinledi. Yataktan kalkmak da ne zor diye düşündü. Kalkayım, pirinç maskesi yapayım, belki sonra yerim onu dedi ama bunun için de enerji lazım. Telefonun şarj aletinin ucunu eline aldı. Hadi hadi beni de şarj et dedi. Odam hayata döndürme odası olsun. Şimdi bak bu kargalar, kelebekler, kuşlar senin için geldiler buraya, şanslısın yani, demek ki başına güzel şeyler gelecek. Bugün de hayata dön sen en iyisi.

…………………….

Gece hırsız girmiş, bütün değerli eşyaları alıp götürmüş, uyandığımda elim sımsıkı kapalıydı, açtım baktım bir avuç sevgi, çok mutluyum, hırsız bunu unutmuş demek ki, bu noktadan yeniden başlanabilir, bir avuç sevgiden neler doğmaz ki!

………………………