Geçen hafta, 283 nolu sohbeti sevgili arkadaşımız Blog Forum Sinan yazmıştı.
Geçen hafta semester tatili nedeniyle bloglar sessizdi. Yazan, yorum yapan azdı. Bloga yoruma gelen az olunca ben de bir hafta kendime blog tatili verdim. Yani yazı yazmadım. Ama blog okudum, yorum yaptım. Tatil bitti. Okullar başladı, blog da.
283'ün konusu:
"Doğal Beslenme ve Organik Yaşam"
Günümüzün modalarından doğal beslenme, organik yaşam. Pahalı hobilerden. Organik ürünler ucuz değil. Doğal beslenme tabisi sağlıklı beslenme demek aynı zamanda.
Genelde söylenenlere bakarsak, sağlıklı beslenme şöyle:
B vitaminleri, B6, B12
Tam tahıllar
Maalesef sakatat, karaciğer
Kırmızı et, balık (balık oh iyi)
Yeşil sebzeler, bezelye
D vitamini, güneş
Süt ve ürünleri
Brokoli, karnabahar
Lif, bakliyat
Tereyağı, peynir
Potasyum, yoğurt, patates
Muz, meyve
Zeytinyağı
Kırmızı meyveler, kuruyemiş
Her şeyden ölçülü yemek, bol su, bol hareket,
Stresten kaçmak, yaşama heyecanı, hayata aktif katılım.
Siz de doğal yaşam deyince ne düşünüyorsunuz anlatın işte yani!
284'ün konusu:
“Bazı işyerlerinde çalışanların bir örnek giyinmesi, üniformalar giymesi iyi midir*”
Bazı şirketlerde ve işyerlerinde çalışanlar üniforma giyerler.
Bunun bir avantajı bunun bir reklam aracı olması. Müşteriler görünce daha çok benimserler.
Üniforma ile dışarı çıkılınca da çevreye reklam olur.
Çalışanlar da birbirlerini benimserler, işyerini de benimserler, kendilerini bir gruba ait hissederler.
Bir dezavantajı ise, çalışanlar o belirli üniformayı sevmeyebilir veya örneğin şapkayı takmak istemez.
Burger King, Popeye'de filan görünce çalışanların giysileri göze hoş geliyor. Ikea, Bauhaus'ta da görmek hoş oluyor. Bu arada herhalde Ikea'da sistem çok iyi. Düzen, alan, ortam. Herkes Ikea'yı örnek alsın.
İsteyen ve zamanı olan herkes yazsın yineee!