19 Aralık 2025 Cuma

YAPRAKLAR


 

Biri çıkıp yazmalı, kim olursa, önemi yok, birisi çıkıp söylemeli sevdayı, kim olursa, önemi yok, siyahlar giymiş kadınlar aşka dair şarkılar söylemeli, yeniden, siyahlar giymiş erkekler de söylemeli. Gerçekten kimin söylediğinin önemi yok. Hiç önemi yok.

Belki de gerçekten yoklar. Artık. Yaşanmış mıydı yaşananlar yoksa yaşanacaklar mıydı? Onu da bilmiyorum. Gittim ağaçlara sordum. Onlar bilmiyorlardı. Dallarına sordum. Onlar da bilmiyorlardı. Sonra yapraklarına sordum. Onlar biliyorlardı. Demek ki sevda denen şey ağaçlarda dallarda değil yapraklarda gizliymiş.

Yapraklar yaşanmış dediler. Sevdalar yaşanmış. Elbette yaşanmış. O büyük ağaçların altında. Sıcak bir kahve gibi yudum yudum sevdalar yuvarlanıp gidiyorlarmış rüzgarla.

Yapraklardaki gizli sevdaların hatıraları çıksınlar saklandıkları yerden. Sessizce karışsınlar ışıklı gecelere, şarkılara. Kim bilir belki de aşkı ve sevdayı bulmak üzere, belki de yeniden. Kim bilir, kim bilir, belki de, belki de.

40 yorum:

  1. Kahrettim ömrüme, beni terk etti gitti diye
    Ne olmuş, ne bitmiş, geçen ömre sor beni
    Yarım kalmaz sanırdım, yarım kalan işleri
    Mahşer muştusu kalan umutlara sar beni

    Bu ömür burada biter ve ben giderim
    Yaşadığım günlerin hicranına sor beni
    Ne ağladığımı bildim, ne de güldüğümü
    Beyaz kefene değil, anılara sar beni

    Sanma ki bu yolculuk burada bitecek
    Daha ne güzel günler var görülecek
    Ölenle ölünmez, hayat devam edecek
    Baran'dan esen ılık meltemlere sor beni

    Recep Altun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. recep altun.

      işte demek ki aşk sevda sözleri halen yazılabiliyor :)

      Sil
  2. Geceleri yıldızların koynunda
    Rüzgarın ninnisiyle uyudu
    Ay ışığında tanıştı sevdayla
    Peşinde koşmaktan yoruldu

    Bizim yaprak düştü dalından
    Daldan başka kimin umurunda
    Tutacak kimsesi yok salından
    Toprağın dışında kimin umurunda

    Recep Altun, 19.12.2025

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. recep altun.

      o yaprak düşmeyeydi iyiydi :)

      Sil
  3. sait faik’in öyküsü geldi aklıma. “gelsin de nereden gelirse gelsin. bir hişt sesi gelmedi mi fena. geldikten sonra yaşasın kuşlar, böcekler, insanlar…”

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kedikedikedi.

      evet evet insan onu arıyor işte :)

      Sil
  4. çok güzel yazmışsın deep.

    YanıtlaSil
  5. Böyle şeyler insanı havaya sokuyor tabi ama sadece edebiyatta falan var sanırım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilkay.

      güncel dünyada bizim ülkede bol acılı travmalı depresyonlu oluyor herhalde :)

      Sil
  6. Ağaçların gözleri hep yukarıda. Dalları da ha keza.
    Yapraklar öyle mi? Onlar tevazu içinde yüzlerini yerlere sürmektedir. Secde etmektedirler belki de. O yüzden aşka en yakın onlardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gürizan.

      hımm çok iyi bir yaklaşım bu :)

      Sil
  7. Çok güzel yazmışsın, fotoğrafla da çok uyumlu olmuş. Kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duygu özkan.

      ağaç yaprakları edebiyat nostalji ve sevgi sembolu gibi yaa :)

      Sil
  8. Deep sen bu tarz fazla yazmazsın. Ama yazınca da güzel yazıyorsun. Tıpkı bu yazı gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaşamdan yazılar.

      daha çok yumuşak hafif şirin yazmaya eğilimliyim ivit :)

      Sil
  9. benim gibi kelimeleri eğip bükemeyen insanlar oradasınız biliyorum. böyle anlamlı şeyler okuyunca bi kal geliyor bize. Eline sağlık deepcim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. raflesia flora.

      ya bak somutları soyut gibi yazmayı denee :)

      Sil
  10. Ne güzel bir yazı olmuş, okurken gülümsedim <3 Sanırım ne ağaçlar ne de dallarda yanlış yerde arıyorumdur ben de belki, yapraklara bakmalıyımdır? Kim bilir? Kalemine sağlık <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. roza.

      ya insan sevgiyi hep yanlış yerlerde arar zatensi :)

      Sil
  11. senden alıştığımız dışında ama gerçekten çok anlamlı, duygulandıran bir yazı olmuş. Ara ara yaz böyle, gerçekten çok güzel olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. liska blog.

      hımm duygulu yazarım yine pekuu :)

      Sil
  12. Yazınızı okuyunca aklıma geldi bir yerden duymuşum ''yaprak, ağaçtan bıkmıştı sonbahar bahaneydi'' sevdaya ayrılıkta dahil sonuçta. İnsanın içine dokunan bir yazı olmuş elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gül akça.

      ağaçtan bıkıp yere düşen yaprak. ne güzel metafor buuu :)

      Sil
  13. Yanıtlar
    1. küçük kara balık.

      kim biliiiir doğru muuuu belki de :)

      Sil
  14. Ağaçların suskunluğu, dalların cevapsızlığı ve yaprakların hatırlayışı. Siyahlar giymiş kadınların ve erkeklerin şarkısı, aslında hepimizin içindeki sessiz melodi. Ve belki de yaprakların dediği gibi sevdalar yaşanmış. Ancak yaşanmış olan yeniden yaşanacak olanın da habercisi be deep.

    YanıtlaSil
  15. şiirsel bir anlatım ve deep farkı
    yüreğine sağlık
    düşen yapraklar bana yeniden doğuşu çağrıştırır

    YanıtlaSil
  16. Gizlenen sevdalar yapraklarda dökülüp gitsin diyemiymiş? Kök salmak yerine zamana yenik düşsün diyemiymiş ? O halde ona kucak açan toprağın hakkıdır ilan etmek gerçeği.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vakti dem.

      Ooooo bu nasıl dramatik ve doğru bir yaklaşım müthiş vallahi :)

      Sil
  17. Güzel bir yazıydı deepcim, ayrıca Recep abinin şiirleri de çok güzelmiş.

    YanıtlaSil
  18. Bu yazıda aşkın izi var, sesi yok. Çok hoş bir dinginliği var. :)

    YanıtlaSil
  19. Yaprak falı 😀😀😀

    YanıtlaSil