Yaz bitse güneş gitse akşam erken gelse Eylül de erken gelse çaycıda çay içsek hırka giysek dik sokaklardan denize doğru insek çay içerken yaz sıcağından kurtulduk diye gülümsesek.
………………..
Deniz kıyısında bir masa ve üstünde bir örtü. Masa örtüsü ile masa konuşuyordu. Sıkılmışlar, birileri otursa da iki çift laf etseler diyorlardı. Bak şimdi kız tek başına oturdu, çay içip gider. Tek başına gelmesinler masaya.
…………………..
Sihirbazlar bizi aldatır kandırır ya, bir oyun işte. Biliriz hiç olmazsa. Hayat da bir oyun ama bize baştan söylemiyor aldatacağını.
………………..
Kadın yalnız erkek yalnız eşittir iki yalnız, kadın bencil erkek bencil eşittir iki bencil. Matematik tamam da bu ikisi birlikte bir ilişki toplam değer sıfır oluyor.
………………..
Sokakta bir çocuk, önünde terazi yanında mendil onun yanında da simit satıyor. Abla tartılsana dedi, çıktım teraziye sıfır gösterdi, tamam artık simit yiyebilirsin kilon yok dedi, mendille de ağzını temizlersin.
………………
Sen hiçbirşeysin ben bir şeyim dedi. Yani İngilizce olarak sen somebody ben anybody mi oluyorum. Senden bir şey gitse sen de hiçbirşey olursun. Ama dedim sen çok şeysin. Neyim dedi. Bana hiçbirşeysin sen dediğin için sen çok şeysin. Yani bak şimdi sen hem çok şeysin hem de bir şey. Sen çok bir şey ben hiçbirşey. Sen hep şanslısın işte. Hayat adil değil. Ama işte sen bana hiçbirşeysin dediğin için sen iyi değilsin ama bu benim bir işime yaramıyor.
………………….
Ellerinde silah olanlara çiçek uzatmaya devam edelim biz yine de.
…………………..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder