(çiçekte uyuyakalan minik arının maceraları devam ediyor)
Mizuno’nun çiçek uykusu saatlerindeki melodik vızıltıları çiçek tarlasında neşe ve huzur yaratıyordu. Akşamları uyumak için kovana döndüklerinde diğer arılar da Mizuno'nun şarkılarına eşlik ederken, kovan bir müzik kutusu gibi dolup taşıyordu. Floreyn, Mizuno'nun ilerlemesinden ve diğer arılar arasında yarattığı olumlu etkiden memnun kalmıştı.
Bir gün, kovanın lideri olan Kraliçe Arı Triliçe, Mizuno'yu kovanın ortasındaki meydana çağırdı. Diğer arılar merak içinde bakarken, Kraliçe Triliçe gülümseyerek konuştu: "Mizuno, senin şarkıların ve vızıltın, kovana neşe getiriyor. Bu huzur ve birlik duygusu, arılar arasında güçlü bir bağ kurmamıza yardımcı oluyor. Ayrıca fark ettik ki vızıldayarak yapılan bal hücreleri daha aromatik ve daha besleyici oluyor. Seni tebrik ederim."
Mizuno, Kraliçe Triliçe'nin övgüsü karşısında gururla başını öne eğdi. Ancak Kraliçe, ona bir teklifte bulunarak devam etti: "Mizuno, senin benzersiz yeteneklerini daha geniş bir alanda kullanmanı istiyorum. Kovandaki birlik ve düzenin yanı sıra, dış dünyada da insanlar arasında bir köprü olabilirsin."
Mizuno şaşkın bir şekilde Kraliçe Triliçe’ye baktı. Kraliçe devam etti: "Dış dünyada, çiçek tarlalarındaki mücadeleleri anlatan şarkılarını duyan insanlar, doğanın önemini daha iyi anlayabilir. Belki de insanlar arasında barış ve uyum sağlamak için şarkılarını kullanabilirsin."
Mizuno, bu büyük sorumluluğu kabul ederek Kraliçe Triliçe’ye gülümsedi. Ve bir yandan da Prenses Balpeteği’nin hoş bakışlarını üzerinde hissederken önemli bir görevi üstlendiği için heyecan duydu. Artık hem kovanın içinde hem de dış dünyada arılara ilham veren kahraman bir figür olacak ve belki de Balpeteği’nin kalbini tümüyle kazanabilecekti.
Gelecek günlerde, Mizuno, kovanın çevresindeki çiçek tarlalarından daha uzaklara uçarak şarkılarını insanlara duyurdu. Beton yapıların içinde doğayı unutan insanlar, Mizuno'nun melodik vızıltılarına hayran kaldılar. Şehirlerin ve kasabaların üzerinde uçan Mizuno, doğanın önemini hatırlatan, barış ve uyumu simgeleyen şarkılarıyla insanlar arasında hızla ünlendi. Çünkü Mizuno şarkı söylerken ona vokal yapan birkaç arkadaşını da yanına alıyor ve etkinlikleri sırasında insanların balkonlarında, dükkanlarının önünde ve bahçelerinde duran çiçeklere konup dinlenirken tozlaşmalarını sağlıyordu ve bunu fark eden insanlar onları daha çok sevmeye başlamışlardı. Artık herkes Mizuno ve arkadaşları onların da bahçesine gelsin istiyordu.
Mizuno'nun öğretmeni Floreyn, onun başarılarına tanık olduğunda gururla gülümsedi. Arılar, kovanın sadece bal toplayan işçiler olmadığını, aynı zamanda doğanın ve harmoninin birer temsilcisi olduklarını fark etmişlerdi. Mizuno'nun şarkıları bu gerçeği herkese hatırlatıyordu.
Ve böylece, Mizuno, arı kovanının sadece bir üyesi olmanın ötesine geçmiş, hem arılar arasında hem de insanlar arasında bir bağ kurarak doğanın güzelliklerini herkese hatırlatmıştı. Ve çabalarının Prenses Balpeteği’nin de dikkatini çektiğini görebiliyordu.
