14 Haziran 2022 Salı

MAHZEN


 



Şirketi dedeler yönetiyordu. Şirket binasının antik gizli kapıları vardı. Çocuk gizlice şirkete girdi, kapılardan geçti, antik yerlerden geçti, lahitlerin çevresinden sürünerek geçti. Bir açıklığa geldi.

Şirket yönetici dedeleri şirketin odalarını geziyordu. Sandalyelerin rengini beğenmediler. Çocuk, kendi bulunduğu yere dedeler gelmesin diye ses çıkarmıyordu.

Açıklıkta çocuk bir meyve sepeti buldu. Eski bir meyve sepeti. Sepetin içinde bir iskelet uyuyordu. Uyandı ve çocuğa ne olur gitme dedi.

Çocuk önce korktu. İskelet ise ben yıllardır burda tek başıma yatıyorum. Lütfen gitme, dedi. Tek başına yaşayan iskelet ya kötülüğü bilmiyordu veya unutmuştu.

İskelet korkuyordu. Bu şirket yöneticisi dedelerden ben de korkuyorum, sana yardım edeceğim, bu şirketin gizli odalarına neden geldin bilmiyorum, burda galiba kötü şeyler oluyor, birlikte çözeriz, diye seslenerek ayağa kalktı.

Çocuk ile iskelet birlikte yürümeye başladılar. Duvardaki bir tabloyu oynattı iskelet ve gizli bir asansör ortaya çıktı, binip dibe doğru indiler, şirketin altında bir katakomp vardı.

Katakompun içinde bulunduğu odada bir din adamı duruyordu, koruyucu gibi sanki, boynunda boncuklarla süslü bir haç ve kolunda da İncil vardı.

Sen misin dedi, çocuğa. Çocuk da kim miyim diye cevap verdi. Yeni koruyucu sen misin? Yok dedi çocuk ben sadece meraklı bir çocuğum. Korktu ve iskeleti de din adamı ile bırakarak hemen asansöre bindi ve yukarı çıktı.

Eh, çocuk kurtuldu artık uyanabilirim dedim ve uyandım, nasıl olsa rüya iyi bitmişti.

12 Haziran 2022 Pazar

BÜTÜN DÜNYA

 




BÜTÜN DÜNYA

Amerikan Reader’s Digest dergisinin yerli uyarlaması olan dergi, ülkemizde yıllardır yayınlanmakta.

Haziran sayısında Mehmet Haberal, Fevzi Çakmak, Atatürk, 19 Mayıs, Amasya Genelgesi, Nutuk, Ankara, Türk Lirası, Gelibolu, Macron, Gençlik Yılı, özgürlük, Karaman, Türkan Şoray, yazlık sinemalar gibi daha birçok kültürel, popüler konu bulunmakta.


EVİM

Haziran sayısında, enerjik renkler, köşe takımları, evlilik alışverişi, verandalar, deniz temalı sofralar, raflar, temizlik, dekorasyon hataları, Babalar Günü, etno-modern evler, pop art, ikinci el eşyalar, evde dönüşüm gibi keyifli ve renkli konular bulunmakta.


MİLLİYET SANAT

50 yıllık derginin Haziran sayısında, İstanbul Müzik Festivali, İKSV, Gezgin Salon Festivali, John McLaughlin, Kendrick Lamar, Bülent Ortaçgil, Mehmet Yılmaz Ak, Habib Aydoğdu, Laura Dern, Joaquin Phoneix, Fellini, Okul Traşı filmi, Elvis adlı film gibi kültürel, sanatsal konular yer almakta. Tiyatro, sinema, müzik, resim ağırlıklı.


HERKESE BİLİM TEKNOLOJİ

Dilara Çolak keyifli yazılarına devam ediyor. Doğan Kuban öğretmenimizi kaybetsek de dergi onun yazılarını yayınlamaya devam etmekte. Ay parsellenip satılıyor, ağrı kesicilere dikkat, pişmiş yenmesi gereken sebzeler, Brükselli bilim adamı Vesailus, ayda büyüyen bitkiler, Maymun Çiçeği hastalığı, kripto para, Haydarpaşa kazısı, karadelik fiziği gibi ilginç bilimsel bilgiler var bu sayısında.

9 Haziran 2022 Perşembe

KELİME OYUNU 80




Kelime Oyunu etkinliğimiz devam ediyor. Her hafta çarşamba günü olan etkinlikte, beş kelime veriyoruz, bu kelimelerin de içinde olduğu öykü şiir deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes beş kelime verebilir veya verilenlerle yazı yazabilir.

Haftanın kelimelerini sevgili Aytacrafts verdi:

Rüzgar Masal Gökyüzü Nefes Bahçe

VAİNA

Sıradağların eteğinde fersahlarca uzanan kadim bir orman vardı. O kadar engebeli bir araziydi ve o kadar geçit vermez bitki örtüsüne sahipti ki yüzyıllarca tek bir insan bile adımını ormandan içeri atmamıştı. Fakat bir gün bir maceraperest umulmadık bir yolculuğa çıkmaya karar verdi. Sırtında her şeyi sığdırabildiği kocaman bir çantası dışında yanında başka hiçbir şeyi yoktu. Gökyüzünde güneş parıldarken yoluna devam ediyor ve ay yükseldiğinde dinleniyordu. Ona göre bu yolculuk masalsı bir hikayeye dönüşecekti. Ormanla ilgili pek çok fısıltı duymuş, lanetli ve korkunç hikayelere rağmen kendini bu yolculuktan alıkoyamamıştı.

Ormana girmek için attığı ilk adımda nefesini tutmuştu. Fakat birkaç adımdan sonra buranın sıradan bir orman kadar yeşil ve ağaç dolu olması dışında onu etkileyen herhangi başka bir şey olmaması karşısında rahatlamıştı. İlk baştaki kadar gergin ve heyecanlı değildi. Günler boyu yoluna devam ederken hiçbir gariplikle karşılaşmadı. Yolundan mümkün olduğunca sapmıyor ve doğruca dağların derinliklerine doğru ilerliyordu. Amacı efsanelerdeki gizemli şelale ve onun yakınlarındaki lanetli konağı bulmaktı. Elbette yüzyıllardır anlatılan bir efsane olduğu için ortada ne şelale ne de konak kalmamış olması ihtimali çok daha yüksekti.

Günler geceleri ve geceler sabah yıldızının büyülü aurasını kovalarken bir akşamüzeri gezgin sanki görünmez bir sınırdan geçmiş gibi garip bir rüzgarın içinde kaldı. Yarım metre daha ilerlediğinde bu hava akımının içinden çıkabildi. Ardına dönüp baktığında bir şey görünmüyordu ama elini uzatıp kontrol ettiğinde yine o sınır hissini veren güçlü rüzgarı hissedebiliyordu. Bunun tuhaf ve büyülü bir şey olduğundan oldukça emindi. Fakat bu onu korkutmak yerine heyecanlandırmıştı. Eğer böylesine büyülü bir şeyin içinden geçtiyse o zaman aradığı yere yaklaşmış olmalıydı. Hemen günlüğünü çıkartıp bir iki şey karaladı ve heyecanla yoluna devam etti.

Çok geçmeden yol ciddi şekilde yükselmeye ve şiddetli bir yağmur inmeye başladı. Artık nereye bastığını göremez durumdaydı. Yer kayganlaşmış ve tehlikeli bir hal almıştı. Yine de durmak ve bir yere saklanmak aklına gelmiyor güneş batmış olmasına rağmen ilerlemekten kendini alamıyordu. Oldukça yaklaştığından emindi. İçinde büyülü bir şeylerin varlığını hissedebiliyordu.

Dünyayı bir anlığına bembeyaz bir parlaklığa hapseden bir şimşek çaktığında ayağı bir dala takıldı ve çamurun etkisiyle tırmandığı yolun eğimi sebebiyle kayarak uçurumdan aşağı yuvarlanmaya başladı. Düşüşü o kadar uzun süreli ve sert oldu ki başını çarparak durabildiğinde kendine gelmesi biraz zaman aldı. Sonunda ayaklarının altında bir dere gibi hızla akıp şırıl şırıl yağan yağmurun altında toparlanıp ayağa kalktı. O sırada gördüğü şey karşısında yaşadığı şaşkınlık tarif edilemezdi. Az önce burada olmadığından emin olduğu konağın bahçe kapısının hemen önünde duruyordu. Metal süslemeleri kıvrım kıvrım sarmaşıklara benzeyen yüksek bahçe kapısını iterken korku duymayacak kadar kafası karışmış durumdaydı. Artık geri dönemeyecek kadar ileri gitmişti.

Son

5 Haziran 2022 Pazar

İTHAF

 




İTHAF

En yeni dergilerden, yılda dört defa yayınlanıyor. Sanat meraklıları için mutluluk ve heyecan nedeni bir dergi.

Bahar sayısında günümüz resim, fotoğraf, enstalasyon sanatçısı Şevval Konyalı, ressam Kadir Akyol, bilimsel bitki ressamı Hülya Korkmaz, piyanist Gülsin Onay ve yaşamı, anıları, sanatı, İKSV’nin hikayesi, tiyatro oyuncusu İlyas Özçakır, mozaik sanatı, Mona Lisa, sanat piyasası dosyası, çok yönlü Seda Gazioğlu, sokak fotoğrafçılığı, ahşap oyma ve sedef kakma sanatçısı Hüsamettin Yivlik, Osmanlı dönemi falcılık ve falnameler, dijital sanatçı Selay Karasu, NFT sanatçısı Bager Akbay, çağdaş bestecimiz İlhan Usmanbaş gibi, klarnetçi Serkan Çağrı, görsel tasarımcı Emrah Yüce, yazar Ahmet Büke, gazeteci Robert Fulford gibi birbirinden güzel ve güncel, çağdaş sanat konuları ve kişileri yer almakta.

Zarif dergilerden. Ucuz da. Sadece 20 TL.






MİLLİYET SANAT

Mayıs sayısında David Hockney sergisi, Osman Hamdi Bey, resim koleksiyonculuğu, arkeolog Havva İşkan, Elgiz Müzesi, Bursa, ArtKilim sanatçısı Belkıs Balpınar, ressam Uğur Ulusoy, oyuncu Şenay Gürler, Sırça adlı tiyatro oyunu, Tiyatro Peron, oyuncu Asiye Dinçsoy, Vortex, Nicolas Cage, Top Gun Maverick, Uçan Süpürge Festivali, filme çekilen yabancı yazarlar, Nova Norda gibi hoş ve güncel konular ve daha birçok detay bulunuyor.


EVİM

Mayıs sayısında balkon, banyo, ev temizliği, renkler, evler, stil, dekorasyon, malzemeler gibi konular işlenmiş. Her zamanki gibi cıvıl cıvıl dergi.


LEMAN

Leman mizah dergisi 30 yaşına gelmiş. Serdar Akar, Kemal Kenan Ergen, Bahadır Boysal, Atilla Atalay, Tuncay Akgün, Mehmet Çağçağ, Güneri İçoğlu, Erhan Candan, Suat Özkan, Barbaros Altuğ, Can Barslan gibi dergiyi sevenlerin tanıdığı isimler var.

2 Haziran 2022 Perşembe

BAZEN

 




Bazen insan kendini bir filmde gibi hissediyor. Bir filmdeymiş gibi düşünüp yaşamak. Genellikle bir Fransız filmindeymiş gibi hissediyorum.

Gülümsemek, şımarmak ne güzel oluyor bazen.

Bazen de anlatamama sorunu oluyor. Hatta bazen de algılayamama, algılatamama. Algılayamasa da insan karşısındakinden bir huzur, yormayan bir berraklık duyumsayabiliyor.

Bazen güneş yıkıyor insanın ruhunu bazen de derin yağmur.

Dizilerde görünce insan ormanda yapayalnız yürümeye korkuyor artık.

Bazen insanlar gözleri açıkken de uyuyabiliyormuş. Ne ilginç. İnsan kahkaha atarken saçları rüzgarda dalgalanır, ne güzel olur.

İnsan uyku öncesi tatlı şeyler düşününce veya tatlı yerse gülümseyerek uyuyor ve tatlı rüyalar görüyor. Yani yakşanlar oluyor. İyi akşamların hızlı söylenişi.

Sabaha karşı veya alacakaranlıkta gökten denizin üstüne renkli balonlar inse ne güzel olur.