1 Ekim 2014 Çarşamba

BULAŞIKÇI


Bulaşıkçı bulamıyoruz. İki gün çalışıp gidiyor herkes. Herkes işsizlikten yakınıyor ama biz kafeye eleman bulamıyoruz.

Bulaşık yıkayacak, tezgahı temizleyecek, arada bir de menemen, tost yapacak. Menemen, tost yapmak ayrı bir sorumluluk. Çalışanlar çekiniyor bu sorumluluğu almaya. Bulaşık daha kolay.

Aşağıda çalışana, mutfakta yani, 1 300 lira veriyoruz, yukarda çalışana, garsonlara yani 1 000 lira. Ama aşağıda çalışmak daha avantajlı, hiç olmazsa bir şeyler pişirmeyi öğreniyorlar.

Bir ay bile çalışan olmuyor. Bir ay çalışsalar sigorta da yapıcaz. Ne garip.

Aşağıda çalışacak bulamayınca annemi aldım ben de aşağıya, bir şeyler pişirir diye. Bulaşıkçı olarak da bir amca vardı. O çalıştı uzun süre.

Amcanın da hikayesi bir başka. Kendi lokantası vardı, Osmanbey'de, caminin arkasında, Özlem Lokantası. Bir yıl önce, oğlu, baba sen burayı devret diyor, biz o parayla başka iş yapalım, sonra da oğlan kendine ev alıyor o parayla

Böylece oğlanın evi oluyor ama babası işsiz parasız kalıp bulaşıkçılığa başlıyor. Çocuklar neden hep anne babalarını böyle sömürürler. Büyüklerinin emekli maaş kartlarını bile alan zorba bencil çocuklar var ya.

29 Eylül 2014 Pazartesi

OLUMLU İLETİŞİM


-Sayın Melis Keşkek, resimleri Corel Draw olarak gönderebilir misiniz, jpeg formatında olmasın. Kartvizitinizi en kısa zamanda hazırlayacağız. Eczane şubenizi nerede açmak istiyorsunuz. Size sticker da hazırlayacağız, etiket de. Halı ütüsü, ütü bandı ithal etmek de nereden aklınıza geldi. Abinizin istediği reçete örneğini de hazırlamış bulunmaktayız.

-Sayın İlgili, eczane şubesini abim açacak. Ütüyü de babam ithal edecek. Ben onlara yardım ediyorum bilgisayarda. Onlar bu işlerle ilgilenemeyecek denli meşguller. Öğrenci olduğum için yardım ediyorum onlara.

-Sayın Melis Keşkek, Fatih hoca size bildirmemi istedi, kelimeler arasında bir boşluk olmalı dedi, ama sizinkinde bazı kelimeler arasında fazla boşluk var, noktalama işaretlerinden sonra, nokta virgülden sonra bir boşluk olmalı dedi. Kaynaklar kısmında yazanın soyadı daha önce gelmeli, bunu diğer tezlere bakarak yapsın, çünkü yazanın soyadından sonra virgül ya da noktalı virgül gibi şeyler varmış, kes kopyala yaptığı bazı bölümlerde kes kopyala yaptığı belli oluyor, o yerlerin rengi daha açık, dedi. Şimdi ben o kısımları sana yazıcam diğerlerine göre aynı renk olarak yaparsın.

Sayfa 1' de son paragrafta kes kopyala yapıştır yaptığın belli olmuş.
Sayfa 5' te performans kriterleri diye başlayıp sonuca kadar kadar olan kısımda kes kopyala yapıştır yaptığın belli olmuş.

Bu kısımları diğerlerine benzetirsen ya da tekrar yazarsan sevinirim.

-Sayın hocam, tamam özür dilerim, düzelteceğim.

-Sayın babam, sayın abim, sizin işleriniz yüzünden okulumu bitiremiyorum. Sadece sizin işleriniz mi acil sizin işleriniz mi önemli sizin işleriniz mi havalı. Yoksa siz Türk Hava Kurumu musunuz. Bi izin verin de okulumu bitireyim.

-Sayın Melis Keşkek, ben abin. Baban diyor ki, ben onu neden okula gönderdim ki, işlerimizde yardım etsin diye.

-Sayın abim, tamam sustum.

28 Eylül 2014 Pazar

BLOGNOT VE İZLENESİ BLOGLAR


Sonbahar geldi, okullar açıldı, herkes alışma sürecinde yağmura, sonbahara. Bazılarımız bayram öncesi tatile çıktı. Bugünlerde bloglar sakin. Herkes meşgul. Bayram da yaklaşıyor. Bayramdan sonra herkes döner bloglarına.

Dönem dönem değişiyor aktif olan arkadaşlarımız. Örneğin yaz başladığında yeni arkadaşlarımız geldi. Ve tatile giren liseli arkadaşlarımız döndü. Şimdi sonbahar geldi. Yine birçok arkadaşımız bir süre kaybolacak, bazıları tamamen yok olacak.

Ama eski arkadaşlarımız dönerken yeni arkadaşlarımız da gelecek. Gündelik yaşam gibi. Hayat devam ediyor. Örneğin Gülay arkadaşımız anne oluyor, Uyuşuk arkadaşımız sözlendi, bugün nişanlanıyor, birçok arkadaşımız bu sonbahar üniversiteye başladı. Aylardır yıllardır bloglarına uğramayan arkadaşlarımız da dönüyor.

Sonbahar hepimize tatlı blog arkadaşlıkları getirsin.

İzlenesi blogu olan birkaç arkadaşımızı tanıtacağım bu yazımda. Bu tür yazılarım da hep devam edecek. Hiç ayırmadan tüm arkadaşlarımızı tanıtıp herkesin birbirine yakınlaşmasını istiyorum. Herkes birbirini keşfetsin. yeni arkadaşlarımız da tanınmış olsun.

ŞENAY BENDERLİ

Öyküleri, olumlu arkadaşlığı, kitapları, filmleri, şirin yorumlarıyla çevremizin en iyilerinden

ERSİN DOĞAN

İnce zevkli estetik anlayışı ve ev dekorasyonu fikirleriyle

GÜLİZ GÜL

Çok şirin, becerikli, keyifli, eğlenceli bir anne, eş, ev, yemek blogçusu arkadaşımız

DOSTLAR KÜTÜPHANESİ

Sevimli, neşeli, okur yazar tıp öğrencisi arkadaşımız çok sevdiğimiz arkadaşlarımızdan

BEGÜM SALURVAN

Uzun süre sonra aramıza dönen sevgili arkadaşımız, kozmetik ve yaşam yazılarıyla.

MELTEM'İN KELİMELERİ

Sanat, kitap, Fransızca, edebiyat ve yaşam yazılarıyla gelişkin zevkli arkadaşımız

FERMİNA DAZA

Edebiyat, kitaplar, kültür, zeka ve kendine özgü mizahıyla göze çarpan arkadaşımız. 

SERTAÇ CİHAN

Sosyal bilinci, ev aile mutfak dıy yaşam gezi yaşamın her yönüne bakan yazılarıyla.

TERZİ ESMA

Dikiş nakışlarıyla.

YELİZ

Ev aile yemek kitap her konuda gerçekten de çorba gibi konuları ama çok eğlenceli komik anlatımı ve yorumlarıyla.

BEYZA AYDIN BAŞER

Tüm blog dünyası içinde yazıları yorumları ile en iyi arkadaşlarımızdan ve benim için de demirbaş en sevdiklerimden. Hayatın her alanındaki duyarlı pratik düşünceleriyle.

Herkese iyi haftalar...


27 Eylül 2014 Cumartesi

FİLM SEÇKİSİ 29


FİLM SEÇKİSİ 29

BUGÜN EVE YALNIZ DÖNMEK İSTİYORUM

Hoje Eu Quero Voltar Sozinho, 2014, Brezilya

Leo, kör bir oğlan, en yakın kız arkadaşı da Gi, ancak Leo Gab'e, bir erkeğe aşıktır. Ergen eşcinsel filmi. Her izleyiciye göre değil. Son yıllarda artan eşcinsel filmlerden. Meraklısı için ilginç olabilir. İngilizce ismi, The Way He Looks, bakışlarını seviyorum, denilebilir. Not:2/4

KÖRLÜK

Blind, 2014, Norveç

İlginç bir film ve herkese göre değil. Kör bir kadın yazar evde yalnız başına hayaller kurar. Kendi yaşamı ile ilgili ve yazdıkları ile ilgili kurgular birbirine girer. Aşk, cinsellik, aldatma, hayallerin sonu gelmez. Konu ilginç ama film ağır tempolu ve karışık. Not:2/4

UZATMALI NİŞANLIM

Five-Year Engagement, 2012, A.B.D.

Emily Blunt, Jason Segel

Güzel Emily ile komik Jason bir arada sevimli. İş güçten bir türlü evlenemeyen bir çift. Tatlı romantik film. Hafif eğlencelik. Not 3/4

SAÇ SPREYİ

Hairspray, 2007, A.B.D.

John Travolta

Keyifli bir dans ve müzik filmi. Eğlenceli bir müzikal. Çok şişman bir kız hayalini kurduğu televizyon şovunda dansçı olur ve şova siyahları da dansçı olarak almak ister. 60'ları yansıtan eğlenceli, şirin bir film. Not:3/4

SÜRGÜNDEKİLER

Exils

Tony Gatliff, 2004, Fransa

Romain Duris

Gatliff/Duris ikilisi çingene filmi Gadjo Dilo'da bizi çok keyiflendirmişti. Bu ilginç filmde yine aynı ikili birlikte. İki Fransız aşık birlikte Fransa'dan yola çıkıp Cezayir'e gidiyorlar.Sokaklarda ne bulurlarsa yiyip buldukları her yerde kalıyorlar.Gatliff'ten yine kendine özgü bir film. Not:3/4

MAIN HOON NA

Shah Rukh Khan, 2004, Hindistan

Genç bir adam genç bir kızı korumak için öğrenci kılığında bir okula girer. Tatlı romantik komik bir film. Dans müzik aksiyon aşk, bildiğimiz Bollywood filmlerinden. Eğlenceli bir seyirlik. Not:3/4

BARAN

Majid Majidi, 2001, İran

Günümüzün en iyi ülke sinemalarından İran'dan yine bir başyapıt. Daha önce Serçelerin Şarkısı'nı izlediğimiz yönetmenden yine bir duru sinema örneği.

İran'da bir inşaat ve Türk, İranlı, Iraklı, Afgan işçiler. Genç bir kız olan Baran çalışabilmek için erkek kılığına girer. Bir diğer işçi Latif onun kız olduğunu anlar ve ona aşık olur. İkisinin o ağır şartlarda sessiz ve uzaktan sevgisi. Sade bir şiir bu film. Not:4/4

ART INTERNATIONAL


ART INTERNATIONAL İSTANBUL

Haliç Kongre Merkezi

İstanbul, müzik ve resimde dünyanın çekim merkezlerinden biri artık. Çok sayıda müzisyen İstanbul'da çalmayı seviyor. Resimde de böyle artık. Etkinlikler, sergiler, konserler. İstanbul konumu açısından da bunu hak ediyor. Avrupa, Asya, Afrika, Orta Doğu'nun ortasında bir şehir.

Art International, ikinci kez İstanbul'da. Yaklaşık 2 yıl önce Zubin Mehta ve Pekinel kardeşlerin konser verdiği Haliç Kongre Merkezi'nde. Merkez, Haliç'te, kıyısında bir Osmanlı sultan kayığı var. Pierre Loti'nin karşı kıyısı oluyor. Haliç kıyısı gerçekten de rüya gibi, gerçeğe benzemiyor, gerçeğe benzeyen yanı ise pis kokusu.

Sütlüce'de bu heybetli kongre merkezi. Metrobüs, otobüs, dolmuşla gidilebiliyor. Halıcıoğlu durağından yürünüyor. Sütlüce İskelesi ve Divan Pastanesi de hemen yanında. Ülker çocuk atölyesi ve başka sergiler de devam ediyor.

Art International, sadece sanat açısından bakarsak görkemli bir etkinlik. Dünyanın her yerinden, yaklaşık 80 ülkeden 400 civarı galeri yer alıyor ve yüzlerce sanat eseri var. Günümüz resim, heykel, fotoğraf sanatlarının en ileri örnekleri diyebiliriz. Günümüz sanatını anlamak için sergiyi gezmek gerekiyor.

Sergi ortamı da iyi. Salonlar ve beyaz galeri odaları, eserlere uygun duvarlar. Beyaz bir sergi salonu. Günümüzün bir çok önemli sanatçısının da eserleri var. Abbas Kiorastami, Damien Hirst ve diğerleri. Yapıtlar da ortam da klas.

Ziyaretçiler ise sanat öğrencileri, sanatçılar, galericiler ve sosyete, yani kokoş çok sergide. Galericilerin amacı ise kendilerini tanıtmak ve elbette eserlerini satmak.

Not:4/4