22 Aralık 2014 Pazartesi

DUYURU VE BLOGLARDAN SEÇMELER



DUYURU:

Sevgili arkadaşımız BEN İYİSİMİ'nin bizden bir ricası var. Çok sevdiği bir arkadaşı bir kurabiye, pasta işletmesi açacakmış.İsim arıyorlarmış. Bizden yardım istiyorlar. Hoş fikirlerinizi iletebilir misiniz?


BLOGLARDAN SEÇMELER:

TOKİDEKİ SES

Evde kreş eğitimi vermeye çalışan ananın düştüğü haller.


MERYEMİN MUTFAĞINDAN

Patates Civcivler.


KİTAP SEVİNCİ

Aşk Zamanı-Necip Mahfuz.


MEHTAP-DİLİ GEÇMİŞ ZAMANLARIM

Bol resimli post


HAYATIN TADINA BAKANLAR

Siz hiç kaplan yavrusu sevdiniz mi?



21 Aralık 2014 Pazar

AĞLAYAN KEK


Malzemeler :

Kek için:

3 yumurta
3 kahve fincanı toz şeker
3 kahve fincanı dolusu un
1 su bardağı su
3 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 fiske tuz (bir pinçik) :)
1 çay kaşığı tarçın

Ağlayan kısmısı için:

1,5 bardak süt
1 paket krem şanti
1 paket çikolata sos


malzemeleri karıştırmaya başlamadan önce bir paket krem şantiyi bir bardak süt ile mikserde çırpıp buzdolabına koyuyoruz. 

daha sonra üç yumurtayı şeker ile iyice çırptıktan sonra diğer malzemeleri bir bardak suyu, kakaoyu, unla beraber kabartma tozunu, vanilyayı, tarçını, karbonatı karıştırıp mikserle iyice çırpmaya devam ediyoruz. 

kek kıvamını bulduktan sonra az sıvı yağ ile yağladığımız yuvarlak borcama kek karışımını döküyoruz. 

180 derecede ısıttığımız fırına yerleştiriyoruz. 

kek fırında pişerken, 2 bardak süt ile çikolata sosu hazırlıyor ve soğumaya bırakıyoruz.

kek piştikten sonra biraz ılımasını bekliyoruz. 

ılıkken üzerine 1,5 bardak süt döküyoruz. 

sütü iyice çektikten sonra buzdolabından çıkardığımız krem şantiyi, ardından soğuyan çikolata sosunu döküyoruz. 

üzerini istediğimiz şekilde fındık, hindistan cevizi ya da fıstıkla süslüyoruz.

yaparkene her zamanki gibi sevgimizi katıyoruz. sevdiğimiz insanları düşünüp sırıtıyoruz. anlamsızca gülüyoruz durmadan. şarkı mırıldanıp göbek atıyoruz. kek sen ağla çatla da patla biz hep gülelim, diyoruz.

fotolar normal işte. ama kek, on numara, yok yok yüz numara, yok bee, dört yıldız. bakın bu kek, favori kekiniz olabilir, hayatınızın keki olabilir. benden söylemesi sizden yapması ve yemesi.

kek ağlıyordu, ben gülüyordum, yiyordum. hepinize mucuks.

20 Aralık 2014 Cumartesi

ESKİMEYEN ESKİLER VE İLHAM KAYNAKLARIM


Bilirsiniz, listeler yapmayı pek severim. Ama her şeyi listelerim. Özellikle de kitap müzik sinema listeleri, yani en yoğun üç tutkum.

Bu kez de, eskimeyen eskiler adı altında, yani yabancıların oldies but goldies dedikleri tarzda, yirminci yüzyıldan en tatlı şarkıları listeleyeceğim. Bu liste birkaç bölüm sürer sanırım.

1. Baby come to me-Patti Austin&James Ingram
2. Avant de nous dire adieu-Jeane Manson
3. The phantom of the opera-Sarah Brightman&Michael Crawford
4. What I am-Edie Brickell&The New Bohemians
5. You are always on my mind-Willie Nelson
6. Beds are burning-Midnight Oil
7. That's amore-Dean Martin
8. A toi-Joe Dassin
9. Une belle histoire-Michel Fugain
10. Emmanuelle-Pierre Bachelet
11. Listen to your heart-Roxette
12. Stop-Sam Brown
13. Black Velvet-Alannah Myles
14. C'est la vie-Emerson Lake and Palmer
15. Epitaph-King Crimson
16. Owner of the lonely heart-Yes
17. In the army now-Status Quo
18. Logical song-Süpertramp
19. I am not in love-10 C.C.
20. I need you tonight-INXS

Şimdi de yazılarımı yazarken dinlediklerim veya izlediklerim:

1. Repent walpurgis-Procol Harum
2. I need you-Timbuk 3 (Live)
3. Baby alone in babylone-Jane Birkin
4. Almost blue-Chet Baker
5. Desafinado-Stan Getz
6. Paramparça-Teoman
7. İstanbul'da sonbahar-Teoman
8. Bu mudur-Nil
9. Seviyorum sevmiyorum-Nil
10.Hakkında her şeyi duymak istiyorum-Nil
11.Değmesin ellerimiz-Model
12. Bu sabahların bir anlamı olmalı-Vega
13. Resimdeki gözyaşları-Cem Karaca Apaşlar
14. Ya sonra-Ajda
15. Bella-Maitre Gims
16. Wake me up-Avicii, Aloe Blacc
17. Mi mi mi-Serebro
18. Mama luba-Serebro

ve de

Making whoopie-Michelle Pfeiffer
Top secret! dance scene (çiftli vals sahnesi, filmden)

vee iki filmi izliyorum yazarken

Dört Mevsim-Kim Ki Duk
Tekrar (Reprise)-Joachim Trier

DEEP NOT


Blog istatistiklerine baktığım zaman, tüm blog tarihimde bloğuma en çok ziyaret yapan blogların listesi yıllardır hiç değişmedi. Bu arkadaşlarım bloğuma en çok gelenler olarak gözüküyor, veya o bloglardaki okuma listesinden de gelenler veya o bloglardaki yorumlarımı görüp gelenler, aynı zamanda. Şu da var ki, çok sık bloğuma geldiği halde istatistiklerde hiç gözükmeyenler de var. Örneğin, sevgili Mon Clementier arkadaşım, bloğumun en sıkı okurlarından biri ama istatistiklerde hiç gözükmedi daha. Bu ayrıntının da nedenini bilmiyorum, ayrıca.

1. Kokoş Kelebek, Kuzunun Annesi. En eski ve en iyi arkadaşlarımdan zaten kendisi.

http://www.kelebegingozunden.com/

Yaklaşık 2 000 tıklama.

2. Seyyah Gül. O da en eski ve en iyi arkadaşlarımdan, arada kaybolsa da, çok gezmekten.

http://oncelsengul.blogspot.com/

Yaklaşık 1 300 tıklama.

3. Allah Ne Verdiyse. Yine en eski ve en iyi arkadaşlarımdan ve kendi icadı yemeklerini pek sevdiğim.

allah-ne-verdiyse.blogspot.com

Yaklaşık 1 000 tıklama.

4. Ve yaklaşık 500 tıklama ile yine pek sevdiğim üç eski arkadaşım.

http://ecerozmen.blogspot.com/
http://www.umutsepetim.com/
http://pelinpembesi-buket.blogspot.com.tr/

Ecer, keçe işleri ustası ve çok şeker keçe süsleri var. Umut Sepetim Zeliha, çok iyi bir yemek blogçusu. Buket ise, bu alemin en entelektüeli bulduğum arkadaşımdır. Kendisini okumak çok faydalı.

Hepimize iyi tatiller.

19 Aralık 2014 Cuma

Sİ BELLE


Ay napıyim annemler bana koymuşlar bu ismi, güzelim işte, dedem ben doğduğumda, kulağıma fısıldamış, si belle, e Fransızca biliyo dedem tabii, ondan sen si belle'sin artık, öyle deyince ben de dedemi haksız çıkarmayım dedim de güzel olmuşum böle.

Biri bana güzelsin diyince, ay bana bunlarla gelme, bana bilmediğim bişi söle taam mı, biliyoz biliyoz, işte bak sen şanslısın bak benimle konuşabiliyosun diye taam mı ama, değerini bil. Bana şiir yazarsan belki o zaman bi değeri olur bu sözlerinin, diyorum yani.

İşte o yüzden yeni yılda ne alalım arkadaşlarımıza diyince, ayol şu düşündüğün şeye bak, si belle bebekleri yapın seri üretim satın anacığım, en güzel hediye, ha ha haaaa. Ne yani yeni yıl Barbie'si kız yeğenlere, çöpçü kamyonu erkek yeğenlere, çook klişee.

Bizim yiğen dedi bana da, si beeeeel, bana çöpçü kamyonu alsana, oynarız, ben kamyon şoförü oluruum sen de çöp oluyor muşsun şimdi taam mı, ben duruyorum seni topluyor muşum. Ayyy çöp diyen dilini yesinler senin, çöp de olurum senin için yaradana kurban.

Gelmiş bana diyo, siii beeeeel, carpe diem ne demek, allam dedim, bak kahve dünyasına gidiyor muşsun taam mı, kahve diyor muşsun. Yannış duymuşsun sen kahve diyem o. Bak sen de körpe diyem'sin uyuz şekerim beniim.

Yolda okumuş diyo siiii beel nöbetçi eczane ne demek, ya dedim bak, gittik ya Dolmabahçe'ye, içeri giremedik de bahçesinde dolma yemiştik hani, işte onun önünde nöbetçiler vardı hani kasım kasım kasılıyolardı, kasımda gitmiştik çünkü, böle direk gibi duruyolardı, gıdıklasan bile oynamazlar hiç. İşte bazı eczaneler çok önemliğğ oluyo onların önüne nöbetçi dikiyolar ya. İşte onlar nöbetçi eczane oluyooo.

Ah tabii herkes de benim yigen gibi şanslı olmuyo ki böle küntürlü bi sii beelleri olmuyooo.