30 Mart 2015 Pazartesi

MUHARRİR EL İNSANİ 6


Devlet-i Ali Osmani gitti gideli, Orta-Şark huzur ve sulh-u süküna erişmedi.

Öyle bir Gayya ki iblis çıkamaz.

Palestinliler, Ken’an ilinde yeni bir devlet ihdas etmek ister.

Üçbin yıllık buğzlar, muadatlar bakalım sulh-u sükün bulacak mı?

Ben kulunuza göre bu olanlar şakilik. Kürre-i arz, şümullu bir sulha nasıl gitsin böyle. Kaideler ihlal edilmekte. Hırs felakete götürüyor. Bu harb nasıl bitecek. Ol bap’ta akilane bir diplomasi takib edilmeli.

Ademoğlu para ve hırs uğruna nice maslahat etmekte?

Nice devletler birbiri ile hasmane nice zulm içreler.

Olan Ümmedi Muhammede ve İsa’nın ümmetine ve bilcümle kullara oluyor. Ve tekmil bu maslahat Dimokrasiyye ve sulh-u sükün için olmada diyeler, Amerikiyye ve şürekası da öyle demekte.

Allah-ü Teala encamımızı hayr eylesin.

Havadisleri cem edip iş’ar itmek temennileri ile cem-i cümleye selam iderim.

29 Mart 2015 Pazar

KENDİ KENDİMLE MİMİ


Sevgili Kafa Dergi, aktif atom karıncamız, mimledi, hoş bir mim.


Bilgisayarının masa üstündeki görüntü ne?

Laptopu aldığımda ekranda olan o mavi Microsoft görüntüsü durur hep öyle. Hiç oynamadım görüntüyle.

Bir kafeye girdiğinde genellikle ne siparişi verirsin?

Sıcak çikolata.

Google'da aradığın en son şey ne?

Hep kaybettiğim telefon kılıfı. Şaka şaka. Az önce "Nekropsi" şarkılarını aradım dinliyorum.

Mesajlaştığın ya da konuştuğun son insan kim?

Ay annemle yemek tarifi konuştuk. Bakla tarifi.

Tiyatroya en son ne zaman gittin?

8 Şubat'ta gitmişim. İnternette Tanışan Son Çift adlı oyuna. Levent Özdilek'in sahnesinde. 

Sinemaya en son ne zaman gittin?

Ay bu sene gitmedim daha. Çok ayıpladım kendimi. Sinema benim için tapınak gibidir. 2014 yılında hep nette izledim. Hemen başlıycam vizyonda izlemeye. Çok utandım bak. 

Hangi diziyi herkes izlemeli? 

Ay bu çok iddialı şimdi. Ben sürekli olarak açıp netten eski "Çok Güzel Hareketler Bunlar"ı izliyorum, gülüyorum. Eh bence bu yani.

En son ne tür bir müzik dinledin?

Dilber Ay-Tavukları pişirmişem anamı da komşuya göndermişem
Hadise-Nerdesin aşkım burdayım aşkım (Scheineder bunu Volkan'a söylüyor)

Seni en çok ne çıldırtır?

Ay tabii ki de laf sokulması.

Ne zaman uyanırsın?

Çok uykucuyum. Hafta sonu bazen öğleden sonra 2'de 4'te filan uyanırım. Uyandıktan sonra da yataktan çıkmam. Yemek kitap film elimden gelse her şeyi yatakta yaparım. Uyanmak için önce divana sonra koltuğa otururum. Sonra ayaklanırım.

Yıl içindeki en favori günün hangisi?

1 Eylül ve 1 Ocak.

İnternetteki ilk adın neydi?

Deep işte hepsi bu.

Favori emojin hangisi?

Vadzap kullanmıyorum.

Birini seç: Kedi mi köpek mi?

Şöyle minik ve bol tüylü şirin bir köpek.

Kuzey mi güney mi?

Dünya üzerinde kuzeyciyim. Hem serin hem daha gelişmiş. Bizim ülkede ise güney tabii ki de. Mesela Kemer'den hiç çıkmayabilirim.

İstanbul'la ilgili sevmediğin bir şey?

İnsanların sert ve acımasız olması ve çok fazla çeşit insan olması.

İstanbul'da en çok sevdiğin üç semt?

Balat, Galata, Beşiktaş.

Kafanda genel olarak ne olur?

Ay iş yapmıyorsam kafam hep bomboştur. Gülümseyerek çevreme bakarım. Gerekmedikçe düşünmem ben valla.

Komedi mi dram mı?

Ben komediden, gülmekten yanayım. Bu dünyaya en çok lazım olan şey biraz alay ve komedi. İnsanların kendini ciddiye almasından da hoşlanmam.

Çay mı kahve mi?

İkisini de çok severim. Türk kahvesinden çok üçü bir yerde veya filtre kahve içerim. Ancak, gün içinde nerde bulsam demli çay içerim. Genelde çay daha çok içerim. Çünkü nereye gitsem çay verirler. Burası Türkiye, bizde böyle.

Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?

Sorulardan önce, karnıbahar yemeğimi yedim. Kettle'da çay yaptım. Lipton poşet çay ile Ülker Mix Kraker yedim. Sonra da cevapları yazdım işte şimdicik.

Bu soruları cevapladıktan sonra ne yapacaksın?

Kardeş Payı 27. bölümü izlicam.

Son olarak: Bir sırrını paylaş.

Sırrı diye bi arkadaşım var. Hiç sırrrını paylaşmaz.

HAFTASONU NELER YAPIYORSUNUZ? MİMİ


Sevgili Gri Lady mimledi. Hafta sonu neler yapıyorum?


Hafta sonlarım birbirine benzer genelde. Yalnız yaşadığım için kendime ayırırım hafta sonunu. Bir kere öncelikle bol uyku. İki gün de öğlene dek uyurum. Cumartesi alışveriş ve genelde deniz kenarında uzun yürüyüş. Akşam da dizilerim. Örneğin, dün gece netten Kardeş Payı 26. bölüm ve Serçe Sarayı 4. bölümü tekrar izledim. Türkiye-Hollanda maçını izledim.

Pazar günü ise en sevdiğim gündür. Pasif gün olduğu için. İnsanın en yalnız olduğu gün belki de ondan seviyorum. Pazar günü hep aynı, ev işi günümdür. Yemek çamaşır ütü filan işte. Ve yine deniz kenarında yürüyüş.

Günleri sevmemiz bizim yaklaşımımızla ilgili. Her gün sevilir aslında. Ama çoğu zaman pazar bitmesin, pazartesi gelmesin isteriz. Biraz daha geç gelsin pazartesi. Çoğunluk en çok Cumartesini sever. En canlı gün olduğu için. En eğlenceli. Gezmek, eğlenmek için. Ama hafta sonunu hafta içinden daha çok sevmek normal aslında.

Örneğin, çok çocuklu çalışan bir anne aman pazartesi gelsin de işyerinde dinleneyim diyebilir. Ya da evde mutsuz biri aman tatil olmasın hep iş olsun diyebilir. Ya da işyerinde mutsuz biri de bütün haftasonunu evde uyuyarak geçireyim diyebilir.

İşte her şey göreceli yani.

28 Mart 2015 Cumartesi

BATAKLIĞIN KAYIP TANRILARI


BATAKLIĞIN KAYIP TANRILARI

Elly Griffiths

Hafif, kolay okunan ve ilginç bir suç romanı. Konu ve kahraman ilginç.

Arkeolojik suç ve cinayet romanı. Kahraman da kemikleri inceleyen bir arkeolog kadın. Ruth Galloway, Norfolk’ta bir üniversitede arkeoloji hocası, kırsalda bataklık yakınında tek başına yaşıyor kedileriyle.

Bölgede eski taş yapıtlar var, Demir Çağı’ndan kalma. Tam da su ile karanın birleştiği bölge ve bir zamanlar Pagan’ların kutsal bölgesi burası. Kurbanlar verilen ve ayinler yapılan bir mistik alan.

Bu bölgede on yıl arayla iki küçük kız kayboluyor ve garip dinsel sözcüklerle yazılmış mektuplar geliyor. Bölge polisi Ruth’dan yardım istiyor.

Ruth, polis ile yöreyi araştırıyor ve kemikler, mezarlar buluyor.

Acaba yüzyıllar öncesinden, geçmişten gelen bir sır mı var bu olası cinayetlerin arkasında?

Bizim huysuz ve yalnız arkeolog Ruth gizemin peşine düşüyor bataklıkta.

Sakin, keyifli bir okuma. Cinayetin içine arkeoloji bilimi de girdi işte.

Not:3/4

CERRAH


Biz cerrahı doktor biliriz ya da Tess ablanın psikolojik manyak katili. Ama Cerrah bir kumandandır. Bir Arap kumandanı, yani bir mareşal. Kendisi çok kesip biçtiği için ona Cerrah diyorlar.

Tarih çok esnek, geçmişle ilgili çok şey okuyoruz, belgeler, anılar. Bunlar doğru mu bilemeyiz. Örneğin, Yıldırım Bayezit yenildiğinde baldıran zehiri ile intihar etti diyorlar. Halbuki Timur onu yendikten sonra kolunu bacağını kesip sonra işkence çektirmiş ve yollarda gezdirmiş.

Sonra, Türkler, çok karmaşık konu. Anadolu’da yaşayanlar. Bizanslılar. Barbaros Hayrettin örneğin Türk değil. Adı bile Türk değil. Barbarossa. Barbe rossa. Kızıl sakal. Mimar Sinan Türk değil. Mevlana Türk değil. Bize okullarda okutulan bir çok insan, okullarda veya başka yerlerde heykeli olanlar. Birçoğu Türk değiller.

Anadolu’da kim Türk belli değil. Asıl olarak Türkler Moğollarla aynı ırktan. Moğol Türkleri ile Türkler aynı kökten. Ancak, Türkler Anadolu’ya gelince buradaki birçok ırkla karışınca zaman içinde fiziği değişiyor. Şimdi bizler Moğollara çok benzemiyoruz.

Hulagu, Attila, Cengiz Han, böyle birçok isim var tarihimizde. Türk boyları, Türkmen boyları Anadolu’ya geliyor. Bazıları da Kuzey Avrupa’ya gidiyor, Finlandiya’ya örneğin. Orda Türk isimli çok şehir var ama onlar bu isimler bize Macaristan’dan geldi diyorlar.

Araplarla Türklerin ilişkileri de karmaşık. Türkler birkaç defa saldırıyor Orta Asya’dan gelip, ama yeniliyorlar, Araplar da Müslüman olun hayatta kalın diyorlar, belki Hıristiyan olacaklar, belki de Yahudi o günlerde ama Yahudilik güçsüz, Haçlılar da o dönemde saldırmamış, Türkler Müslüman oluyor.

Ama Araplar hiçbir zaman Türklerin iyi Müslüman olduğunu düşünmüyor. Onların uygulamaları ile Türklerin uygulamaları farklı.

Biz Türklerin hayatı her yönden karmaşık o yüzden. Bir de göçebelik var. Savaşçılık. Tarih çok oynak. Tarihle ilgili okuduğumuz her şey de bizi yanlış yönlendirebiliyor.