24 Mart 2017 Cuma

YANİ SADE


Sade ve Derin, ilk kitabım, Ocak 2014'te çıktı. Yani ise Şubat 2016'da çıktı. Yeni kitabım Günesürgün ise bugünlerde yayınlandı. Ayraçlar yerleştirilmediği için biraz uzadı piyasaya çıkması.

Sade ve Derin, farklı konulardaki düşüncelerimi ve hayattan bana yansıyanları içeriyordu. Yani ise üç kızın yaşamını anlatıyor. Sade ve Derin daha ciddi, Yani ise daha eğlenceli.

Kitaplarımı blog arkadaşlarım için, onları mutlu etmek için yazıyorum, yayınlıyorum. Okuyanlar da blog arkadaşlarım zaten. Kitap yazmak para getiren bir eylem değil. Mutluluk için yapıyorum. İlk kitabımı sanıyorum 100-150 arkadaşım okumuş olmalı. İkinciyi de 100 kişi tahmin ediyorum. Üçüncü de ve dördüncü de 100 kişi civarında olmalı. Yayınevlerinden kaç tane satıldığını öğrenmek çok güç. Şimdiye dek kitaplarımdan para kazanmış da değilim. Kitap yazmak isteyenler bunu keyif için yapmalı.

Bazı arkadaşlarımız tüm kitaplarımı çıktığı anda okuyorlar. Bazıları da zaman içinde okuyor. Zaten kitaplarımı blog dışında bilen de yok. Bloglarda duydukça alıp okuyor arkadaşlarım. Zaten, kitaplarımı bir kişi bile okusa ve mutlu olsa bana yetiyor.

Son aylarda kitaplarımı okuyup bloglarında yazan bazı arkadaşlarımın yazıları ise şöyle. Örneğin, Sade ve Derin'i okuyup yazan sevgili Derya ve sevgili Hikaye Kalpli Kadın. Yani'yi okuyanlardan Şenay Benderli, blogunu değiştirdi ve yazısı şimdilik blogunda yok. Yine sevgili Derya okudu Yani'yi. Ve yine Hikaye Kalpli Kadın okudu.

Bir de, sevgili Acemi Demirci arkadaşım da yazılarım, kitaplarım ve benimle ilgili güzel bir yazı yazdı. Linkleri ise aşağıda.

DELİ KIZIN BOHÇASI (Sade)


HİKAYE KALPLİ KADIN (Sade)


DELİ KIZIN BOHÇASI (Yani)


HİKAYE KALPLİ KADIN (Yani)


ACEMİ DEMİRCİ (Genel)


(devam edecek)

23 Mart 2017 Perşembe

BLOGLARDAN SEÇMELER 2



BİR TUTKUDUR İSYAN

Sevgili Ezgi, hüzünlü ve etkileyici yazıyor. Bir gün kitabı olacaktır onun ki.


SEVİNÇ ASLANTÜRK

Sevgili arkadaşımız ev, dekorasyon, sağlık, fitness, diyet gibi konularda yazıyor ve blogu da çok renkli.


ARİF ÖZTÜRK

Yeni arkadaşımız samimi yazıyor, kitaplar, şehirler, hayat, doğa, düşünceler gibi konularda ve olumlu  da aynı zamanda. Arkadaşlığı da iyi.


RABİA NİHAL

Yeni tanıdığım kitap sever arkadaşlarımızdan. 


GÖKYÜZÜNDE BİR HANIM

Aramıza yeni katılan arkadaşımızın iyi kalpli masum yazılarını çok seviyorum. Hele ki Mutluluk adlı yazısı çok iyiydi.


EBEM KUŞAĞI

O da aramızda yenilerden ancak çok iyi, derin yazanlardan o, denemeler, öyküler, şiirler yazıyor ve arkadaşlığı da çok hoş.


BELLE'NİN KÜTÜPHANESİ

Kitap ve müzik yazıyor, yenilerden ama hemen sevdim, hep aramızda olsun.


DERYADA DAMLA

O da aramızda yenilerden ve yazılar, öyküler yazıyor ve son öyküsü kurbağa prensese bayıldım bayıldım.


EFSA

CNBC-E'nin efsane dizileri yazısını okuyun, nostalji olun.


DEFNENİN MASALI

Ayyy son iki yazısını mutlaka okuyun, çok hoş ikisi de.

22 Mart 2017 Çarşamba

3 DUYURU



BURCUUK

Sevgili arkadaşımız çok tatlıdır, o da artık eskilerden olduuu bir de kedileri yanında bir oğlusu da olduu. O artık Burcu değil de Efe'nin annesi. Veee kitap hediye ediyooor.


BİR HAYALPEREST

Çok sevdiğim arkadaşımız, kitap yazılarından sonra artık kitap vlogçusu da olmuştuydu. Kendisi bir süre önce blogunda, fantastik karakterleri çarpıştırmıştı, fantastik erkek kahramanları. İlginç sonuçlar ortaya çıktı veeee şimdiiii ikinci raund başlıyooo. Siz de oy verin hadi noluuur :)


GÖNÜL DEMLİĞİM

Sevgili arkadaşımızın blog adıyla bir kitabı çıktıııı oleeeey :)

21 Mart 2017 Salı

EKİNOKS


Bugün ekinoks günü imiş. Yani baharın başlangıcı.

Aynı zamanda Dünya Şiir Günü. Sevgili şairimiz ve pek de sevdiğim Egemen Berköz şiiriyle bugünün ödülünü almış.

Bir de bugün Newroz. Yani bahar bayramı. Artık ormana pikniğe gidip, piknikte yılan görüp bağırma kaçma zamanı.

Hani insanlar din değiştirir ya, shift olmak derler, convert olmak, diyelim biri Ermenidir ve işte birini sever, sevdiği Musevidir ve onun için din değiştirir ya. 

Bizler de artık hüznü, acıyı, bırakıp baharı umudu seçmeliyiz, acı dininden mutluluk dinine geçmeliyiz. Kış ağır idi, soğuk idi, hani olur ya biri hastaneye kaldırılır, sedyede taşınırken çok ağırdır, hasta biri sedyede çok ağır olur, geçtiğimiz kış da ağırdı, taşınması zordu.

Ama artık bahar geldi, hafifleyelim artık, baharımız hepimize kutlu ve mutlu olsun. Beynimizin arkasında küçük beyincikte üç tel varmış. Acı teli, mutluluk teli, yaşam teli. Bizler şimdi acı telini kesip koparalım.

Derin Mavi adlı kitabımda Ekinoks adlı bir şiirim var: ne ki zaman/sadece bir matematik/oysaki sonsuzluk sevgi/geç değil/çiçek açmak için/

20 Mart 2017 Pazartesi

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ


İnsan gündelik yaşamda karşısına bir şey çıkınca ister istemez anılarını hatırlıyor. Benim de biraz boş zamanım vardı. Yarı zamanlı bir işe gireyim dedim. Broşür dağıtayım. Arkadaşlara söyledim. Buldular. Ama bütün gün ayakta duracaksın ve yürüyeceksin. İşte bunu yapamam.

Çünkü, üç dört yıl önce bir topuk ameliyatı olmuştum. Pencereden düştüm. Benim odanın penceresine yakın bir erik ağacı var. Eriklere uzanırken fazla uzanınca düştüm pencereden. Sonra da ameliyat oldum. Çok uzun süre ayakta duramıyorum, çok hızlı da yürüyemiyorum.

Başka türlü iş yapmak da olası. Tamam, AVM’lerde iş çok, stand işi de çok, animasyon da öyle ama evden iş yapmak da olanaklı. Örneğin, evden alışveriş yapıp arkadaşlara satıyorum, onlar üşeniyor. Netten sitelerden alıp satıyorum. Shein, AliExpress gibi yerlerden alışveriş yapıyorum. n11’in düzenlediği bir online satış seminerine de katıldım. Siteden alışveriş yaparsam indirimli bir ticaret paketi verecekler.

Bugün arkadaşım Firuze geldi Ankara’dan. Annesi Firuze adlı şarkıyı çok severmiş eskiden, ilerde evlenip kızı olunca da adını Firuze koymuş. Biz de ona hep ‘ya orda yoksan’ deriz takılırız, neredesin Firuze. Öğlen buluştuk ve beş saat aralıksız konuştuk.

Bizim Firuze’nin çok hoş bir anısı var, lise yıllarımızdan, aynı sınıftaydık. Bir gün edebiyat dersinde hoca bir şeyler anlatırken o da kitabın arasına koyduğu telefona bakıyordu. Hoca anladı ve ona soru sordu. Tabii cevap veremedi. Hoca da dedi ki, sınıfta bir tartışma yapacağız, kadın erkek eşitliği ile ilgili, sen kızları temsil edeceksin, bir de erkek öğrenci seçti, ikisi kalktı, tartışacaklar. Her ikisine de üçer dakika verdi.

Önce bizimki başladı konuşmaya, bir başladı hızlı hızlı, kadınlık annelik anlatmaya, üç dakka soluksuz konuştu. Erkek bakakaldı. Üç dakika konuşacak ama bir şey diyemedi çocuk. Durdu durdu, ama biz erkekler olmasak siz hiçbir şey yapamazsınız dedi, sustu. Firuze de, biz sizden alıyoruz her şeyi ama yaşatan biziz dedi. Sınıfta bir alkış koptu. Kızlar kazandı tabii ki. Erkekler ise hocaya soruyordu, bu kız ne demek istedi diye.