23 Ocak 2018 Salı

Otobüs



Genelde şaşkın bir kişiliğim var ya annem de bana şaşkın tavuk der zaten.

Aile akraba çevresinde okulda hep alışmışım, evladım, canım, kuzum, öğrencim, kızım gibi sözlerle hitap edilmesine alışığım.

Bir otobüs yolculuğunda, herkes binince, birisi gelip kontrol eder ya elinde bir dosya kalem gibi bişeyler bişeyler, sorarlar, nerede ineceksiniz, Alibeyköy, Dudulllu, Ataşehir, Esenler, bunlardan birini söylersiniz ya.

Bana da gelmiş çocuk önüme, hanfendi diyor, ben de ses duydum çocuğun yüzüne bakıyorum, hanfendi dedi yine, ben de şaşkınlıkla dedim ki, kim hanım ben miii, evet size söylüyorum, dedi, ya pardon özür dilerim, dedim ben de.

Otobüs yolculuğu çok severim, geceleri yolculuk yapmayı, kahve, kek, uyku, film. Genelde çok uyurum yolculukta,  o yüzden yollarda nerelerden geçtiğimizi hiç bilmem. Ama bir yandan da otobüs çok tutar. Kitap okuyamam mesela. Genelde motorlu taşıtlarda dur kalklar da midemi kaldırır.

Bir keresinde, daha küçükken, yolda annem ile anneannem arasında otururken midem bulanmıştı, tam o anda da annem anneanneme şapkamı veriyordu, tam şapkanın içine çıkarmıştım.

Bir keresinde de halamın kızları ile yoldaydım, kuzenlerin biriyle oturuyordum, neyse sonra ben bir kötü oldum var ya, hemen o bağırdı poşet getirin diye açtım boğazımı afedersiniz yani çıkardım, o yolculukta bu üç defa tekrarlandı, sonra tuvaleti varmış otobüsün oraya girdim, ilk defa bir otobüs tuvaletine girmiştim, sonra kendime geldim ama gelin de bana bir sorun yani.

22 Ocak 2018 Pazartesi

Maria



İstanbul’da yabancı çok. Azınlıklar veya gelip yerleşenler. Rumlar, Ermeniler ve diğerleri. Bazı semtlerde daha da çoklar. Genelde ekonomik durumları da iyi.

İzmir’de de çok. Yabancılar, göçmenler. Yabancı diyoruz ama aslında çoğu da Türk olmuşlar, Türkleşmişler ama geleneklerini de sürdürürler. İzmir’de Makedon çok, Giritli çok. Hatta İzmirli kızların güzelliğinin Girit ve Makedon karışımından olduğunu söylerler.

İstanbul’da benim eve çok yakın bir Ermeni mezarlığı var, çok büyük. Geçen kış bir fırtınada bir duvarı uçmuştu. Bu mezarlığa girip görmek istedim ama sokmadılar. Halbuki, çevrede Ermeniler ve Rumlarla konuşuruz, selamlaşırız. Uygar insandırlar.

Dün eve giderken yollarda rastlaşıp selamlaştığımız bir Rum kadını çıktı karşıma. Hep görürüm, oğlunu bir Rum okuluna götürür. Durup iki lafladık, derler ya lafın belini kırdık.

Önümüzdeki cumartesi oğlunun doğum günü varmış. Okul arkadaşlarını davet etmişler. Kadının adı Maria, oğlunun adı da George. Onbeş arkadaşı gelecekmiş oğlunun, anneleri de gelecekmiş. Hazırlık yapacağını söyledi bu hafta.

Sonra da, gelenleri birbirinden nasıl ayıracağım, onu düşünüyorum, dedi. Gelecek onbeş çocuktan beşinin adı George imiş, dört tanesinin annesinin de adı Maria imiş.

Gülüştük. Biz Rumlar çocuklarımıza ya Maria ya da George ismini takarız ama işte bazen zor oluyor dedi.

21 Ocak 2018 Pazar

Diziler 2017


Black Mirror (bilimkurgu/İngiltere)
Stranger Things (gizem/A.B.D.)
Lie To Me (suç/A.B.D.)
Narcos (suç/Kolombiya)
*Mucize:Uğurböceği ile Karakedi (anime/Fransa)
Anarşinin Evlatları (suç/A.B.D.)
Will and Grace (komedi/A.B.D.)
*Blood (romantik vampir/Güney Kore)
Skins (lise/İngiltere)
*Anne (yerli dram)
*Goblin (duygusal fantastik/Güney Kore)
*Skam (lise/Norveç)
*Cowboy Bebop (anime/Japonya)
Legend of the Blue Sea (duygusal fantastik/Güney Kore)
Westworld (bilimkurgu/A.B.D.)
Görünen Adam (yerli komedi)
*13 Reasons Why (liseli gizem/A.B.D.)
*Dolunay (yerli romantik)
*Kalp Atışı (yerli romantik)
Bride of the Water God (romantik fantastik komedi/Güney Kore)
*Ateşböceği (yerli romantik)
School 2017 (lise/Güney Kore)
Çember (yerli polisiye)
*Meryem (yerli dram)
Fight for My Way (Güney Kore)
Proud of Love (romantik komedi/Tayvan)
Bizim Hikaye (yerli dram)
The Handmaid's Tale (distopya/A.B.D.)
*15 Years of Waiting for Migratory Birds (romantik gençlik/Çin)
*Bay Pilotun Kalbi (romantik/Malezya)
The Keepers (suç belgeseli/A.B.D.)
*Peaky Blinders (dönem suç/İngiltere)

Geçen yıl izlediğim dizilerin hepsi güzeldi. Yıldızlılar ise en sevdiklerim yanii.

20 Ocak 2018 Cumartesi

Seçme Kitaplar



Bir Kırlangıcın Daha Var, Cemal Süreya
*Ixtlan Yolculuğu, Carlos Castaneda
*Gösteri Toplumu, Guy Debord
*Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman, Richard P. Feynman
*Çağdaş Söylenler, Roland Barthes
*Mutluluğun Anlamı, Alan Watts
Şimdinin Bilgeliği, Mesut Küçükoğlu
Meleklerin Gücü, Beki İkala Erikli
İmza:Kızın
Hatasız Düşünme Sanatı, Rolf Dobelli
İlber Ortaylı Seyahatnamesi, İlber Ortaylı
Büyük Yazarların Gizli Hayatları, Robert Schnakenberg
*At Üstünde Fırtına:Anadolu Selçukluları, John Freely
Büyük Yolların Haydudu, Atilla İlhan
*Sanatta Devrim, Nazan ve Mazhar İpşiroğlu
Nasıl Pop Yazar Olunur, Feyza Hepçilingiroğlu
Berserk, Manga
Sevgi Uğruna Yaptıklarımız, Kristin Hannah
Evden Çok Uzakta, Kristin Hannah
Gece Yolu, Kristin Hannah
Uzak Kıyılar, Kristin Hannah
Dönüş Yolculuğu, Maeve Binchy
Aşk ve Çocuk, Maeve Binchy
Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü, Etgar Keret
Hayata Uyanış, Arzu Zengin
Saksı Olmanın Faydaları, Stephen Chbosky
St.Petersburg’da Yasak Aşk, Mishka Ben-David
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü, Aimee Bender
Limon Yapraklarının Kokusu, Clara Sanchez
Hiç Olmamış Gibi Yapalım, Jenny Lawson
Dantel Falcısı, Brunonia Barry
Yatak, David Whitehouse
Sisters Kardeşler, Patrick de Witt
Rus Kışı, Daphne Kalotay
Plaj Evi, Mary Alice Monroe
Kafka’nın Bebeği, Gerd Schneider
Gece Sirki, Erin Morgenstern
Babam ve Sevgilim, Fabio Volo
Bir Soru Bir Aşk, David Nicholls
Artık Gidebilirsin, Daria Bignardi
Fedailerin Kalesi Alamut, Vladimir Bartol
İki Kız Kardeş, Edith Wharton
Mutlu Olmak İsteyen Adam, Laurent Gounelle
Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer, Laurent Gaunelle
*Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Roald Dahl
*Charlie’nin Büyük Cam Asansörü, Roald Dahl
*Matilda, Roald Dahl
Mülksüzler, Ursula K. Le Guin
*Pıtırcık Tatilde, Goscinny, Sempe
*Ottokar’ın Asası, Tenten, Herge
*Saftirik Greg’in Günlüğü, Panik Yok, Jeff Kinney
*Saftirik Vampirin Günlüğü, Ezik Prens, Tim Collins
Ah Şu Büyükler, Bizim Okul Bi’Acayip, Dan Gutman
Kötü Kedi Yıkanıyor, Nick Bruel


Son yıllarda okuyup blogda yazdığım iyi kitaplardan bir seçme. Bu kitaplarla ilgili yazılar word dosyamda duruyor. Herhangi bir kitabı merak eden arkadaşıma o kitapla ilgili yazımı her zaman gönderebilirim. Yıldız olanlar, önemli bulduklarım.

Tjockare an vatten



İsveç’te bir adada geçen bir aile dramı, biraz suç, biraz gizem, biraz kara film.

Bir adada bir pansiyon. Bu pansiyonu yıllardır işleten bir anne. Anne bir gün, üç çocuğunu bir araya getirir. Biri, yanındadır, diğer ikisi ise uzaktadırlar ve uzun yıllardır da evlerine gelmemişlerdir.

Çocukları bir araya gelince, anne, üçüne de bir şey söyler, ayrı ayrı. Çok kısa, birkaç sözcüklük bir öğüttür söyledikleri. Sanki, üçüne de birer görev vermiş gibidir. Sonra da anne ortadan kaybolur.

Üç kardeş, pansiyonda baş başa kalırlar ve çevrelerinde insanlar da vardır. Çocukluklarını da hatırlarlar. Bu üç kardeş, bu pansiyonu ve araziyi ne yapacaklarını bilemezler. Birlikte bir yaz geçirmeye çalışırlar ve bu süreçte hiç kimsenin bilmediği, şaşırtıcı aile gerçekleri ortaya çıkar.

Öncelikle, dizinin geçtiği ortam, ada, pansiyon, kuzeyin o soğukluğu, doğa, yumuşak görüntüler çok zarif ve estetik. Her zamanki gibi, kuzeyin donukluğu içinde kaynayan hayatlar. O kadar sakin ve durgun bir ortam ve durgun insanların hayatları hiç de durgun değil. Genelde hepsi ölçülü ve duyguları içlerinde kendi kendilerine yaşıyorlar.

Bu dizideki olaylar ve akrabalıklar bizde olsa, her gün kavga, gürültü olurdu o pansiyonda. Hikaye deniz kenarında geçtiği için dizinin adı da suyla ilgili. Kan, sudan daha yoğundur anlamına geliyor. Pek yavaş ama o gizem, o merak hiç bitmiyor. Belki de bu kuzeyliler, bizler veya Amerikalılar gibi duygularını aşırı yaşamadıkları için abartılı davranışlar yok ama o ateş hissediliyor.

Bu sakin gerilim, bir sezonu bitti, ikinci sezon da var ama bizde henüz yayınlanmamış. İsveç, Finlandiya ortak yapımı.