27 Mayıs 2019 Pazartesi

Şiirlerim





O SOKAK

Hani o sokak vardı ya

Ordan geçtim bugün

O kuytu sokak

Sessiz boş ve ağaçlar altında

O şehirde

Seni görmeye geldiğimde

Yürümüştük o sokakta

Kahvaltıdan sonra

Dolmuş durağını ararken

İki cadde arasında

Sen benimle buluşmak için

Ablanlara kalmaya gelmiştin

Gece otobüsüyle

Birlikte gitmiştik otobüste

Ayrı koltuklarda

Mesajlaşmıştık

Hayatımın en romantik gecesiydi

Sonra sen ablanlara gitmiştin

Ben de gezmiştim şehrin çarşısında

Öğlen çıkabilmiştin ablanlardan

Geç bir kahvaltı yapmıştık deniz kenarında

Sonra yürümüştük

Bir öğleden sonra boyunca beraberdik

Selfie çektik hep gülerek

Sonra o sokaktan geçtik

Ağaç dallarının gölgesinde

Elimi tutup başını omzuma yaslamıştın

O boş sokakta öyle durmuştuk

Sessizce ve zaman da durmuştu

İşte o sokaktan geçtim bugün



TEŞEKKÜRLER HAYAT


Daha fazlasını kaldıramayacak kadar
Seviyorum seni
Dönüp dönüp tekrar yaşayacak kadar
Seviyorum
Arkama hiç bakmayacak kadar
Seviyorum
Başka kimsenin sevemeyeceği kadar


Öyle istiyorum ki
Her gün doğuşunda özleyesin beni
Öyle sev ki
Seni unutmama izin verme
Öyle güzel hayaller kurayım ki
Paylaşmak iste bu hayalleri benimle

Her gün teşekkür edeyim ki sana
Kendimce
Her içine düştüğümde
Su yeşili ve buz mavisi yüreğini aç bana
Yaz yeli gibi
Kör kuyularda hüzün yeli gönderme

Hayat
Derler ki
İki gönül bir olunca samanlık seyran olur

Olsun mu?


24 Mayıs 2019 Cuma

MERE NAAM YOUSUF HAI VE TITIAN CINTA






Mere Naam Yousuf Hai

Bir Pakistan romantik dizisi. Konusu Yusuf ile Züleyha öyküsünden alınma. Yusuf rolünde Pakistan’ın en ünlü oyuncularından, birçok dizi ve filmde oynayan çok çok yakışıklı İmran Abbas var. Züleyha genç bir kız, ailesi onu evlendirmek ister, çeşitli adaylar vardır. Züleyha, kendisini ölümüne sevecek bir erkeği sevmeye karar vermiştir, yoksa hiç kimseyi sevmeyecektir. Bir gün trende Yusuf ile Züleyha karşılaşırlar. Yusuf anında aşık olur Züleyha’ya. İsimlerinden dolayı da birbirlerine yakıştıklarını düşünür. Züleyha, Yusuf ile ilgilenmez. Yusuf, Züleyha’nın kalbini çalmak ve evlenmek için her şeyi yapar. Züleyha’yı ölümüne sevdiğini ona kanıtlamak ister. Aşk dizilerini sevenlere. Dramatik ve heyecanlı. Bir sezon ve 20 bölüm. İzlemesi çok keyifli.






Titian Cinta

Bir Malezya aşk ve dram dizisi. Dizinin adı Aşk Köprüsü veya Aşk Hikayesi. Bu dizilere genel olarak tesettür dizileri de deniyor. Bir sezon ve 28 bölüm. Aşk, dram, aldatma, kıskançlık, ihanet, intikam, her şey var dizide. Aileler de çok etkin. Aisy ve Sofia birlikte yaşayan iki arkadaş. Sofia biraz hareketli, Aisy sakin, ciddi. Aisy, Sofia’nın arkadaşı Harris ile tanışır. Sofia, Harris’e aşıktır, Harris de Aisy’ye aşık olur. Ayrıca, her iki kıza da aşık olan başka erkekler de vardır. Harris ile Aisy arasında sevgi oluşmaya başlayınca, Harris, Aisy ve Sofia’yı önceden seven her insan bu ikiliyi ayırmak için uğraşır. Sofia da ikisini ayırmaya çalışır. Ailelerin durumu da karmaşıktır. Harris ile Aisy’nin başına gelmedik kalmaz. Bol aşk bol entrika bol intikam bol aile. Aşk ve evlilik konularını sevenler için ideal dram. İzlemesi çok keyifli.

16 Mayıs 2019 Perşembe

Ariana Rose






Ariana Rose

Bir Malezya romantik dizisi. Evelyn Rose’un The Wedding Breaker (Düğün Bozan) adlı romanının Malay uyarlaması. Malay dili ve kültürü bizim kültürümüze çok da uzak değil.

Bir sezon ve 28 bölümlük dizi biraz dram biraz komedi, sürükleyici, heyecanlı, şirin. Aşk ve evlilik temalı. Soylu bir aileden gelen Adam, bir genç kızla nişanlanır. Nikah anında ortaya bir kız çıkar ve Adam’dan hamile olduğunu söyler ve nikah iptal olur. Bu olayın içinde bir komplo vardır.

Adam, hamile olduğunu söyleyen kızın peşine düşer ve onu bulur. Kız da başroldeki Ariana Rose’dur. Rose ve Adam arasında gerilimli bir ilişki olur. Adam’ın iş çevresinden rakipleri vardır ve ayrıca bir çok da kadın talibi. Rose da çalışmaktadır ve onun da talibi çoktur.

Rose masum kız, Adam da iyi ama sert ve eğlenceyi seven bir insan. Adam, Rose, çevrelerindekiler, kötü niyetliler, her ikisinin aileleri bazen hüzünlü bazen de komik olaylar yaşarlar. İş dünyası ve özel ilişkiler birbirine karışır.

Doğudan keyifli bir dizi. Not:4/4

6 Mart 2019 Çarşamba

Rozafa Köprüsü





Yolda giderken bir köprünün üzerinden geçtik. Hani var ya Mostar köprüsü, ona benzeyen bir köprü.

Gece yarısı dönüyorduk. Aklıma annemin çocukken anlattığı masallardan biri geldi yolda o köprüyü görünce.

Uyurken beş masal anlatırdı. Maksimum beşti ama okumasını istemezdim, annem anlatıcaktı illa ki. Her seferinde farklı kelimeler katarak aynı hikayeleri anlatması hoşuma giderdi. Bir de tarih, mitoloji benzeri şeyleri severdim.

Bir keresinde eski bir kitaptan okuduğu bir masal anlattı. Bir köprünün hikayesi. Rozafa köprüsü.

Üç kardeş inşa etmeye çalışıyor ve her seferinde köprü çöküyormuş. Sonra bir evliya gibi bir şey belirmiş, oğlanlara, bu köprü insan kanı istiyor demiş. Öyle çökmez demiş.

Yarın kimin eşi gelip yemek getirirse onun üzerine köprüyü kuracaksınız. Ama anlatmıycaksınız eşlerinize bunu.

İki kardeş anlatıyor. En küçüğü daha saf. Anlatmıyor. Sabahında, en küçüğünün eşi gidiyor. Onun ölmesine karar veriyorlar. Kadının tek şartı oluyor. Yeni doğan çocuğunu son ana kadar okşayabilmek istiyor ve son ana kadar bir elini açıkta bırakıyorlar.

Köprüye kadının ismini veriyorlar. Rozafa köprüsü diye.

5 Mart 2019 Salı

Peri 2





Evin içinde on onbeş çocuk olurduk. Hiçbir yere sığmazdık. Sonra en büyük sorun uyumak isteyince çıkardı. Sümeyye’nin annesi kendi yatak odalarını bize bırakırdı.

Döşek de sererdik yere. Sırayla kim döşekte uyuyacak kim yatakta uyuyacak tartışırdık. Bir keresinde şöyle yaptık. En büyükler bir yanda uyuyacak, en küçükler bir yanda uyuyacak. Kura çektik bir de. Büyükler grubu bir küçük alacaktı yanına. Küçüklerin yanında da bir büyük olacaktı.

Büyüklerin grubuna denk geldim. Ve sıra da döşekte uyumamızdı. Yani böyle gruplar kurmalarının illa ki bir sebebi olacaktı tabii. Hadi gece yarısı oldu, uyuycaz dedik. Bir de döşekte uyuyoruz ya, tam yanımızda giysi dolabı var. Aynalı türden boydan aynası vardı.

Yatakta ben, Ceylan, Sümeyye, Saadet var. Bir başladılar korkulu korkulu hikayeler anlatmaya. Bir efsane vardır bizde. Benim ilkokulumun karşısında sarı binalar var. Vakıfmış diyorlar eskiden. Ordan başladılar işte anlatmaya.

Nasıl yutkunuyorum. Korkuyorum tabii titriyorum filan ama sonra onlar da korkmaya başladı. Aaa öyle mi böyle mi hayret dolu sesimizi duydu yataktakilerden biri. E biz döşekteyiz. Kalktı yataktan, yarı uyur vaziyette, saçları da öne düşmüş. Ama nasıl korkunç gözüküyor. Onun halini aynada gördük. Ve çığlık çığlığa kaldık. O korkuyla kapı arkasına sığındık.

Sesimizi duyan diğer uyuyanlar, korkudan onlar da ne olduğunu anlamamış halde yanımıza gelip bize sarıldılar. Bizi korkutan da yanımıza geldi, Gülistan. Ne olduğunu sormak hiçbirimizin aklına gelmiyor. Çığlıkları duyunca Sümeyye’nin annesi geldi. Kapı açılınca birkaçımız bayıldı.

Çok komikti o zaman. Hala hatırladığımızda güleriz. Çok güzel ders almıştık.