24 Kasım 2019 Pazar

En Sevdiğim Filmler 4





Vesikalı Yarim

L. Ömer Akad, 1968

İzzet Günay, Türkan Şoray

Eski Türk sineması, yani siyah beyaz filmler döneminden, Yirminci Yüzyıl sinemasından en sevdiğim film. Bir aşk dramı. Yasak aşk ile başlayıp melodrama kaçmadan doğru ve düzgün biten film. Sonu önemli çünkü çok da beklenmedik bir şekilde bitiyor. Bu yüzden Yeşilçam melodramlarından ayrılıyor.

Evli, çocuklu manav Halil bir pavyonda çalışan Sabiha ile tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Filmin öyküsü Sait Faik’in bir öyküsünden alınma ve ayrıca Orhan Veli’nin aynı adlı şiirine de konu oluyor. “Nasıl unuturum seni ben, Vesikalı Yarim?” diyerek biten şiirde vesikalı bir kadınla yaşanan aşk anlatılıyor ve Orhan Veli’nin bu şiiri, döneminde olay yaratmış. Ünlü Kalbimi Kıra Kıra şarkısı da bu filmde Şükran Ay tarafından seslendiriliyor.

Bu hüzünlü aşk öyküsünün insanı içine çeken bir çekiciliği var.






Ah Güzel İstanbul

Atıf Yılmaz, 1966

Sadri Alışık, Ayla Algan

Ben Bir Küçük Cezveyim şarkısı ile ünlü olan dram filmi. Komik de aynı zamanda. Filmde eski İstanbul da başrolde, aynı Vesikalı Yarim’de olduğu gibi. İki filmin de senaryosu Safa Önal’a ait.

Haşmet İbriktaroğlu İstanbul’da sokaklarda çalışan bir şipşak fotoğrafçı. Kendisi aslında eski İstanbullulardan ve zaman içinde daha yoksullaşmış. İstanbul’un o dönem halini izlemek çok keyifli. Film biraz da sanki bir Türk Sanat Müziği şarkısı gibi duygulu ve hüzünlü.

Haşmet, fotoğraf çekerken, İzmir’den artist olmak için kaçan ve İstanbul’a gelen gecekondu kızı Ayşe ile tanışıyor. Ayşe artist olmak istese de bu amacına ulaşması zordur, çünkü bu amaçla yola çıkan birçok kız kötü yollara düşmektedir. Haşmet, kendinden genç olan bu kıza aşık olur ve onu korumak ister. Ayşe ise hayaller peşindedir.

Konu, oyunculuk, müzik, hüzün, İstanbul. Tümüyle mükemmel film ve sinemamızın klasiklerinden.

13 Kasım 2019 Çarşamba

Dizilerin Yeni Sezonları





Yılın bu zamanlarında dizilerin yeni sezonları başlıyor. Özellikle Amerikan dizilerinin. Genelde yıl sonu ve yılın ilk aylarında geliyor yeni sezonlar.

Bu listede son birkaç yıldır izlediğim diziler ve izleyeceğim yeni sezonları bulunuyor. Parantez içinde yeni başlayan ya da bugünlerde başlayacak olan sezon numaraları var. Bazılarında da kaçırdığım sezonları da yazdım. Birçok arkadaşım bu dizilerden bazılarını izliyordur. Bu listeden hangi dizinin yeni sezonunun başladığını da görebilirsiniz.

Bu kadar çok diziyi izlemek çok zor gerçekten de. Sezonların başladığını fark etmek. Bir yandan da sürekli olarak yeni dizi izlemek de keyifli. Yani, yeni başlayan dizilere ve başlayıp bitmiş olan eskilere ve devam etmekte olan dizilere yetişmek gerçekten de zor.

Suits (9. Sezon)
New Amsterdam (2.)
The Rookie (2.)
Yellowstone (2.)
Muhafız (2.)
The End of F. World (2.)
Sweetbitter (2.)
Seal Team (3.)
This is Us (3./4.)
Anne with an E (2./3.)
The Blacklist (7.)
Riverdale (3.)
Lost in Space (2.) (24 Aralık)
The Crown (3.)
9-1-1 (2.)
Brooklyn Nine Nine (6.)
Hidden (2.) (17 Kasım)
The OA (2.)
Goliath (3.)
Jack Ryan (2.)
The Purge (2.)
Kidding (2.) (Şubat 2020)
Narcos (3.)
Mindhunter (2.)
Legion (3.)
Westworld (2.)
Castle Rock (2.)
Stranger Things (2./3.)
The Handmaid’s Tale (2./3.)
Heartland (12./13.)
Dark (2.)
Power (6.)
13 Reasons Why (2./3.)
You (2.) (26 Aralık)
Peaky Blinders (5.)
Black Mirror (4./5.)

Hangi dizilerin yeni sezonunu heyecanla bekliyorsunuz? Bu listeden veya listede olmayanlardan.

31 Ekim 2019 Perşembe

En Sevdiğim Filmler 3






Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

Ahmet Uluçay, 2004

Türk sinemasının çok nadir özel filmlerinden biri. Amelie, Köprüüstü Aşıkları, Cennet Sineması, Leon gibi yani. Hakkında kötü söz söylenemeyecek, eleştirilemeyecek filmlerden. Yönetmenin amatör ruhla çektiği bu filmde bir yaz mevsiminde iki küçük arkadaşın köyde nasıl zaman geçirdiğini izliyoruz. Sinema meraklısı olan bu çocuklar, film gösterimi yapıyor. Masum, naif film.







Issız Adam

Çağan Irmak, 2008

Kişisel olarak düşününce yönetmenin en iyi filmi bence. Biraz Yeşilçam filmleri gibi, biraz nostaljik, romantik, duygusal, biraz da İstanbul’da, Cihangir’de yaşayan aydın ve paralı insanları anlatan modern bir film. Bir aşk öyküsü. Sıradan, normal, sevimli bir kızla biraz sorunlu, sevme özürlü bir erkeğin arızalı aşkı. Bizde bu tür filmleri başlatan film de diyebiliriz. Müzikleri güzel, ünlü. Sonu hüzünlü. Her izleyişimde ağlıyorum, ayrıca. Yani, güzel film. Ne kadar göz yaşı, o kadar iyi film.

19 Ekim 2019 Cumartesi

Heartland





Kanada CBC Kanalı aile dizisi. 13. sezonu şu anda devam ediyor. Netflix’de de yayınlanmakta. İlk 11 sezon nette bulunabiliyor, Netflix dışında da. 12. sezon Netflix dışında henüz dilimize çevrilmedi. 13. sezon da Netflix de var, onun dışındaki kaynaklarda henüz çevrilmedi, dilimize.

Kanada’nın Alberta bölgesinde geçen dizide Heartland adlı bir at çiftliği var. Bu çiftlikte de kuşaktan kuşağa yaşayan bir aile. Büyükbaba Jack, karısını ve kızını kaybetmiş, iki torunu Lou ve Amy ile yaşıyor. Lou iş, pazarlama konularında başarılı, Amy ise atlarda.

Amy’nin annesi Marion da atlarla ilgilenen birisi, zamanında. Yani atları terbiye eden, rahatlatan, gevşeten, yumuşatan, onlarla konuşan bir Horse Whisperer (Atlara Fısıldayan Kişi). Amy de annesi gibi. Atlara iyi geliyor. Ailede ayrıca at sporları, rodeo gelenekleri de var.

Alberta, soğuk, karlı bir bölge. Doğa da önemli dizide. Dizi, aynı adlı bir roman serisinden uyarlama. Oyunculardan bazıları da o yörenin insanı olup da tiyatrocu, oyuncu olan kişiler. Yani atlarla yakınlar zaten. Yerel müzikler de iyi ve oyuncular da aynı zamanda müzisyen. Yöredeki gerçek festivaller, yarışmalar, kermesler dizinin konusu oluyor. Bu yönden dizinin kurgu olduğuna inanası bile gelmiyor insanın. Üstelik de 13 yıldır devam eden dizi bu aileyi insana kendi ailesi gibi hissettiriyor. Yıllar geçiyor, saçlar beyazlaşıyor. Atlar söz konusu olduğu için dizinin çekimi de kolay değil. Dizide kullanılan atlar da mükemmel ve başroldeler.

Jack, Amy, Lou, iki kızın babaları Tim, yani Bartlett ailesi ve Fleming aileleri (Tim Fleming nedeniyle) bu çiftlikte yaşıyor ve çalışıyorlar. Amy, atları terbiye ediyor. Zaman içinde aileleri büyüyor, aşklar, evlilikler, yeni gelenler, arkadaşlar, işçiler, çalışanlarla geniş bir topluluk oluyorlar.

Öncelikle aile olmaları önemli. Dizide çizgi dışı, ters, düzgün olmayan hiçbirşey yok. Çok temiz ve tatlı, duygusal, komik, dramatik bir dizi. Ailenin birlikte yaşama uğraşı, dertleri, mutlulukları. İyi kalpli, iyi niyetli dizilerden.

Konu, oyuncular, doğa, müzik ve atlar, her şey mükemmel ve insancıl bu dizide. İnşallah yıllarca devam eder. Kendinizi iyi hissettiren dizilerden. Ağlayarak, gülerek, duygulanarak izleniyor.

16 Ekim 2019 Çarşamba

Şiir Dinletisi





Sevgili Derya, o da artık eski blogculardan sayılır, bir şiirimi seslendirmiş. Blogu, Yor(m)uyorum, blog adı da Demirlady. Aslında şiir değil de şiirimsi demek lazım. Yani Didem Madak, Birhan Keskin, Edip Cansever şiirlerini düşününce yazdıklarıma şiir denemeleri, şiir çalışmaları demek daha doğru.

Dinleyince yine şunu düşündüm. Şiir, okumaktan çok sesli dinleyince daha keyifli oluyor. Yani şiir daha çok bir sesli sanat aslında. Derya da şiiri sanki göklerden, yıldızlardan seslendirmiş gibi geliyor. Arnavutluklu opera şarkıcısı Inva Mula gibi okumuş. Yani çok hoşuma gitti demek istiyorum. Bu güzel jesti için ona teşekkür ederim.

Şiir, Youtube'da onun sayfasında. İlham Yıldızı sayfanın adı. Ne güzel bir isim değil mi? Başka videoları da var. Diğer videolarını da dinleyebilir, izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=l-mPMQcFBmk  (Şiir Dinletisinin Linki)

https://yormuyorum.blogspot.com/        (Derya'nın blogu)



DÜŞ ÇOCUKLARI

Hayat bazen kara olabilir dar olabilir

Ama erteleyemeyiz umutları hayalleri sevgileri geleceğe

Yazarsak şimdi yazarız anlatırız masalları

O gün gelecek dersek gelmez bitmez gündelik işler hiç

Gelmez geniş zamanlar

Biziz zamanları genişleten

Herkes masal dinlemek ister

Anlatanlar da olmalı

Gerçek olanlar masallardır

Ve hepimiz çocuğuzdur aslında

Hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz masalları isteyen

Bu dünyanın ötesindeki

O yelkenliyle gittiğimiz ülkeye o yok ülkeye

Düşler ülkesine varıp

Bir deniz fenerinin altında

Gizli bahçemizdeki çiçekleri çıkarıp koklayan

Biz çocuklar

Düş çocukları