Anneannem, babaannem, dedelerim, daha öncesinden de büyük anneannem ve büyük babaannemden dinlediklerimi yazıyorum arada bir. Bizim aile uzun yaşayan bir aile. Baba tarafı daha uzun, en az 90, 100, Girit kanından geliyor bu.
Giritliler uzun yaşıyor, Giritli kadınlar ise daha da uzun yaşıyor, öyle bir genetik var onlarda, büyük babaannemin deyişiyle naturaları sağlam. Nature olsa gerek, doğası sağlam, belki de kemikleri olabilir, belki de Giritli kadınların karkas ağırlığı iyi. Karkas yani Kafkas değil.
Anne tarafım ise Kırım. Kırımlılar o kadar uzun yaşamıyorlar. Çünkü zamanında kırım kırım kırılmışlar. Ben de onların torunları olarak elbette çok komiğim yani. Ne gadan ne gadan komikim.
Anneannem yine anlatmıştı. Daha önceki tembellik hikayelerine benzemeyen hikayelerden. Hikaye değil tabii, kendi yaşamından kesitler aslında.
Bir komşusu varmış. Komşu aile bir evlatlık getirmişler evlerine, Nermin. Nermin onlarda büyümüş, genç kız olunca evlenmiş, eşi taksi şoförü imiş. Fakat adam içkiye başlamış, Nermin adamdan ayrılıp yine ailesine dönmüş.
Sonra ikinci kez evlenmiş. Nikahta kabule demiş. Kabule Urduca kabul ediyorum demekmiş. Bir nikah cümlesi. Anneannem bunu ekliyor çünkü kendisi Arap, Hindistan, Pakistan dizilerini seviyor. Anne tarafım Kırımlı olmasına rağmen bence bizim ailede bir Hintlilik de olmalı. Aslında zaten nasıl bütün Türkler Konyalı ise, bütün insanlar da Hintli olabilir. Hint, Pakistan normal de Arap dizileri ilginç. Çünkü böyle bir dokunuş anne değil baba tarafımda var. Türkiye’den ve Makedonya’dan Girit’e giden büyüklerim, Osmanlı zamanı yani, orda Mısır ve Libya’lı kadı ve imam kızları ile evlenmişler. Arap kanı var biraz yani.
DNA testine göre, Ege, Girit, Makedonya, Mısır, İtalya çıktı zaten. İtalya da normal çünkü İtalyanlarla Türklerin orijini aynı, Etrüskler. Bir de Makedonya’daki Arnavutlar ile İtalyanlar da hem akraba sayılırlar hem de coğrafi olarak da bitişikler zaten.
Nermin, ikinci kez kabule diyor, bu kez kocası iyi bir insan, birinci sınıf bir garson imiş. Daha sonra adamın garsonluk yaptığı yerde bir tür düğün gibi bir eğlence yapmışlar. Garson herkesi tanıdığı için, bu düğüne Ümit Besen’i de çağırmış. Bizimkiler İzmir’de zaten. Besen gelmiş, tabii. Oturmuş orga şarkılar söylemiş. Nikahınaaa beni çağır sevgilim, bu şarkıyı da söylemiş. Bu şarkı söylenirken restorana Nermin’in eski kocası taksi şoförü gelmiş, kapıdan girmiş ortaya doğru yürümüş. Neyse ki garsonun arkadaşları adamı durdurmuşlar.




