23 Aralık 2021 Perşembe

ŞATTÜLARAP

 




Büyüklerimizden gerçek yaşam hikayeleri dinlemek her zaman eğlenceli oluyor. Yaşlı büyüklerimiz bu hikayeleri anlattıklarını unutup tekrar tekrar anlatırlar, bizler de bu hikayeleri belki onlarca kez dinlemişizdir ama nedense her defasında dinlemek yine de keyifli olur.

Eskiden belki ülke daha yoksul olduğu için öğretmenlik, askerlik, memurluk hikayelerinde hep zor hayat şartları olur, doğuya tayin olurlar, ağır şartlarda görev yaparlar, bunu biz dinlerken bize tatlı gelir hep.

Dedem de kendi ile ilgili, kardeşleri ile ilgili, kendi babası dedesi ile ilgili hikayeleri defalarca anlatır. Dedemin kardeşlerinden biri vakti zamanında motor teknikte okumuş, ilkokuldan sonra. Bir ilkokul anısı çok hoş.

Coğrafya dersinde, öğretmen soruyor, Dicle ile Fırat’ın birleştiği yerin adı nedir, diye. Sınıfta ses yok, dedemin kardeşi, kalkıp, Şattülarap demiş. Öğretmen tahtaya kaldırıp, işte bir aslan parçası arkadaşımız demiş ve arkasına pat diye vurmuş. Yani öğretmen böyle vurup onu kutluyor ama öğretmenin eli ağır olduğu için onu bir öksürük tutmuş, uzun zaman öksürmüş. Eve gelince demiş ki, öğretmen beni cezalandırdı.

Daha sonra motor teknikte okuyor. Aletler, makineler, motor parçaları, araba parçaları filan. Bunlarla çalışırken yanlış bir hareket yapıyor ve tırnağı yerinden çıkıyor. Bu tırnağın yeniden çıkması oldukça uzun sürmüş.

Komik olan ise, eve gelince annesine demiş ki, hani anne, et tırnaktan ayrılmazdı?

50 yorum:

  1. Öğretmen de nasıl vurmuş çocuğa öyle. :)

    YanıtlaSil
  2. Aile büyüklerinin anlattığı anılar çok güzel olur gerçekten. Defalarca anlatsalar da dinlemek gerek.

    YanıtlaSil
  3. Aile büyüklerinin anlattıklarını çok seviyorum. Kültürel bir miras gibi adeta...Anneannemin anlattıkları hala kulaklarımda. Kalemine sağlık deep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. camdan düşler.

      evet evet yaa tarihimiz işte. anneannen tabii ne güzel anılar anlatmıştır yaa :)

      Sil
  4. Bizim büyükler pek anlatmıyor öyle şeyler. Dedemler zaten ben küçük yaşta vefat etti. Büyükannemlerle ise aram hep iyi oldu ama öyle pek anlatmazlardı. Annem çok geçmişten bahseder sadece, aynı şeyleri anlattığı olur:)

    Olsun öğretmen iyi niyetle yapmış en azından. Eskiden öğretmenler çok daha sertmiş zaten. Ki benim çocukluğumda da öylelerdi. Hiç unutmam biri elime cetvelle vurmuştu^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kayıp fısıltı.

      annen anlatıyormuş işte olsun ne güzel :) ay cetvel mi, bak unutmamışsın bunu :)

      Sil
  5. Merhabalar.
    Dedenin kardeşinin bildiği sorunun karşılığında aldığı mükafat gibi, ben de değişik bir şekilde bir sınav sonucunda aldığım notu güya mükafatlandırılarak mı, yoksa cezalandırılarak mı öğrendim, hala anlamış değilim. Ortaya karışık bir şey olmuştu.

    Ortaokul 3. sınıfta matematik dersinden kaldım ve o yıl mezun olamadım. Bir yıl sonra bitirme sınavına girdim. Matematik sınav sonucunda aldığım notu, öğretmen yüzüme tokat atarak söyledi. Önce kaç puan aldın biliyor musunu dedi? Ben de henüz öğrenemedim, onun için geldim dedim. Başladı bana tokat atmaya. Bir, iki, üç, dört ve tamam mı dedi? Ben tabi hiçbir şey diyemiyorum ve son beşinci tokadı da patlattı. Bu demek oluyordu ki, sınavdan 5 puan almışım. Bu da benim matematik dersinden geçtiğimin bir çeşit tarafıma tebliğ şekliydi. Evet eskiden böyle şeyler çok yaşanıyordu.

    Henüz et ile tırnağın neye benzetilerek bu atasözünün söylendiğini kavrayamayacak yaşta olan bir öğrenci için; söylenen atasözü ile başa gelen olayın çeliştiğini görmesi ve annesine bu soruyu yöneltmesi kadar daha mantıklı bir şey olamaz!

    Dedelerinizden kalan güzel ve tatlı bir anıydı. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.
    Esen kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. recep altun.

      çok hoş bir anı bu, teşekkür ederim anlattığınız için :) et tırnak değil mi, haklısınız :) anılar ne güzel oluyor değil mi, büyüklerimizin anlattığı :)

      Sil
  6. Çocuk beyni farklı çalışıyor:) Olanı yalın haliyle görebilme yeteneğine sahipler. Büyüdükçe kirleniyor insan.
    Güzel bir hikaye:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. solobilge.

      ah evet hep çocuk kalsak yaaa :)

      Sil
  7. Ne güzel, eskinin ince ruhlu insanları...

    YanıtlaSil
  8. Öğretmen de nasıl vurmuş çocuğa öyle. :)

    YanıtlaSil
  9. Sırta vuran öğretmen de unutmamistir o olayı. Ders olmuştur ona.
    Yazını okuyunca
    ünlü bir yazarın hikayesi miydi, anekdot mu yoksa filmden bir sahne miydi animsayamadim ama yazar olduğunuzda hikayeler sizi bulur yeter ki dinlemeyi bilin cümleleri canlandı zihnimde. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. film gündemi.

      ah yazınca hikayeler geliyor değil mi haklısın :)

      Sil
  10. et tırnaktan ayrılıyor hayatta gerçekten de :)

    YanıtlaSil
  11. Yanıtlar
    1. yaşamdan yazılar.

      şattülarap eveet, sölemesi ne hoş :)

      Sil
  12. Son paylaşımımda yine güzel blogların linkini verdim.Deep senin ziyaretçilerin hepimizden fazla o yüzden burdan da haber vereyim:) Cuma günleri blog dayanışması için aktif olan blogların linkini veriyorum arkadaşlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gülten.

      evet gördüm, ne güzel bir davranış bu seninki :)

      Sil
  13. Yanıtlar
    1. babaannemin takvimciği.

      hıhım eveeet :)

      Sil
  14. Öğretmen cezalandırmak niyetiyle vurmamis ama çocuk işte farklı anlamış :) Tırnak anısını okurken tam üzülüyodum ki annesine sorduğu o soruyu okudum güldüm baya :D

    YanıtlaSil
  15. Bazı insanların elinin ayarı yok. :)) Eskilerin anıları güzel gerçekten. Babamın anlattıklarına da gülerim. Babam gençken bir gün gidip saçını siyaha boyatmış, babaannem tanımamış. "Bunu birine benzetiyorum ama kim?" demiş. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duygu emanet.

      ha haaa çok güzel ve komik bir anı bu :)

      Sil
  16. Büyüklerimden anılar dinlemek benim de hoşuma gidiyor. Dediğin gibi bazen unutup tekrar anlattıkları oluyor. Hiçbir şey demeden daha önce o anıyı duymamış gibi yapıp tekrar dinliyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir pembesever.

      eveet, duymamış gibi yapmak en doğrusuu :)

      Sil
  17. Öncelikle, fotoğraf sevimliymiş :) Yeni yıl ağacı da gülümsetti. Yeni yıl ruhuna her geçen yıl daha az giriyorum ama böyle şeyler insanın modunu yükseltiyor. Anılar da bize bazen komik, bazen hoş geliyor ama yaşayan için zor olmuş olmalı. Büyükler genelde anlattıklarını unutuyor veya anlatmaktan hoşlandıkları için tekrar tekrar aynı anıyı anlatabiliyorlar sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilkay.

      evet evet yeni yıl neşelenmek için güzel bir bahane :) evet evet öyle dabıyolar, çünkü genelde yeni şeyler yaşamıyorlar pek :)

      Sil
  18. Annemlerin karşı komşusu Hasan amca geldi aklıma. Yaşı bayağı var, karayollarından emekli. Sürekli yol yapım hikayelerini anlatır. Babam bugün yine Hasan amcanla yol yaptık der, çok gülerim bu duruma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gizli özne.

      hehe evet çok hoşmuş, yol yaptık :)

      Sil
  19. Ay Deep yaaa... çok komik bunlar.. :)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. momentos.

      ya işte gerçekler zaten daha komik oluyo :)

      Sil
  20. Ah ne talihsizlik bunlar böyle...
    Hele sınıfta yaşadığı şey.
    Yoklasan neler götürmüştür ondan neler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uyuşuk hayalperest.

      evet eveet haklısın :)

      Sil
  21. büyüklerin anılarını dinlemeyi severim ben de ^^ öğretmen ve vurmak diyince kendim yaşadığım bir şey geldi aklıma. ilkokulda herhalde daha 4 veya 5. sınıftaydım uslu sessiz sakin bir çocuktum ama sınıfım acayip yaramaz hareketliydi. bir derste yanımdakiler konuşmaya başlayınca onları uyarmıştım öğretmen kızacak diye bir yandan da beni konuşturmaya çalışıyorlardı üzerime kağıt yuvarlayıp atmıştı bir tanesi. tek konuşmam uyarmak durmalarını söylemek olmuştu ama öğretmenimiz onlarla birlikte beni de tahtaya çağırmıştı ilk ve tek cezalandırılmam bu olmuştu ama acayip utanmıştım gücüme de gitmişti elime cetvelle vurmuştu öğretmen. hak etsem gücenmezdim ama hak etmediğim için ağlamamak için kendimi zor tutmuştum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sessiz gemi.

      ah avet yaaa sana haksızlık olmuş, derler yaa kurunun yanında yaş da yanmııış :)

      Sil
  22. Bizim zamanımızda cetvel vardı. Mum yapardın parmakları. Cetvelin sivri yeri ile vururdu öğretmen. Acısı felaket olurdu. Aslında o anıları yazmak gerek çoğu unutulup gidiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evren.

      amanin fenaymış. yazsana tabii yaaa :)

      Sil
  23. Ah bizim büyükler oturdu mu anlatırlar ya eskiden şunu bunu yaptık diye bayılırım. Özellikle dedem onda macera hiç bitmez. Hatta bazen kapatırım televizyonu hadi sohbet edelim, dede sen anlatsana anılarını derim. Dinlemek çok çok zevkli :D
    Yazıyı okurken vurma kısmına üzüldüm böyle anılar dinleyince üzülüyorum. Ama sonu da komik geldi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gamzeli kız.

      ah evet yaa dedeni dinlemek ne keyiflidir tabiii :) evet bazen kötü anı da olabiliyor ama yine de onu da bir tatlı anlatıyolar :) evet burda sonu komik bitmiş o anının :)

      Sil
  24. ne güzel mirastır geçmişten geleceğe küçük hikayeler. Ben de bazen babamdan duyduklarımı anlatırım oğluma, onun merakla dinlemesi benim iştahımı artırır, daha çok anlatırım. Bir nebze dedesini tanımaya çalışıyor. Keyiflidir bu hikayeler, gülümsetti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beyz yakalı.

      evet evet senin yaptığın da çok keyifliymiş :)

      Sil
  25. Çok hak verdim şahsen, hani et tırnaktan ayrılmazdı. :D

    YanıtlaSil