Eskiden büyüklerimiz evlerine yiyecek stoklarmış. Genelde küçük bir yüklük olurmuş, orada makarna, yağ, pirinç ve benzeri gıdalar bulunurmuş. Olası kıtlık, yokluk, savaş, ihtilal durumları için.
Bugünlerde dünyada iki akım var. Stok yönünde. İlki, birçok insan dünyada bir değişim bekliyor, olumlu yönde değişim, insanın aç gözlülüğünü azaltacak bir değişim, ilahi bir değişim bu, kutsal yani. Bunu bekleyenler genelde The Secret’çılar.
İkinci grup ise distopik akım. Yani, dünyaya her an bir felaket gelebilir. Teknolojik bir felaket bu. En çok düşünülen de elektrik kesilmesi, ikinci olarak da su. Elektrik bir hafta süreyle kesilirse ne olur diye düşünülüyor genelde. Ya da daha uzun kesilirse. İkinci olarak da su kesintileri.
Birçok aksiyon casusluk filminde olduğu gibi herhangi bir bilim adamı veya güçlü kişi dünyada elektriği kesebilir deniyor. Buna önlem olarak, evlerde çeşitli şarj aletleri, lambalar stokluyorlar. Telefon için veya diğer aletler için. Su arıtma cihazları. En yakın nehre veya göle gidip su alıp arıtmak için.
Portatif tuvaletler, çeşitli kağıt havlular, mendiller, mutfak ve banyo araçlarının taşınabilir olanları, gibi, her şeyi biriktirmeye başladılar. Avrupalılar ve Amerikalılar. Enflasyon azıcık yükselince Avrupa’da, biraz telaş başladı. Doğalgaz faturası orda da biraz arttı.
En azından bir hafta evde veya çadırda kendi kendimize nasıl yaşayabiliriz diye düşünmeye başladılar.







