26 Ekim 2023 Perşembe

YEŞİL KÖRİ

 


Green Curry yemeği, bir Tayland yemeği.

Bir küçük soğan, beş diş sarımsak, bir başparmak zencefil, zeytinyağında biraz kavurup, öldürüyoruz, birkaç dakika, çok pişirmiyoruz yani.

Bir küçük patlıcan, bir küçük kabak, iki köy biberi, bir orta boy patates, doğruyoruz, aslında belki bir çok sebze konulabilir, lahana uymuyor, domates olmuyor, bu yeşil köriye.

Karıştırıyoruz, börttürüyoruz, yüksek ısıda hızlı karıştırıyoruz yani, döndürüyoruz, eti mühürlemek gibi, Çin yemekleri gibi.

İçine bir paket tofu doğruyoruz, minik veya büyük. İki kahve fincanı köri atıyoruz. Bol bol da atılabilir, isteğe göre.

Bir yemek kaşığı zerdeçal. Bir konserve coconat milk, yani Hindistan cevizi sütü.

Karıştıyoruz, pişmeye devam ediyor.

Ateşi kapatınca bol bol reyhan atıp karıştıyoruz.







19 Ekim 2023 Perşembe

KELİME OYUNU 120






Kelime Oyunu etkinliğimiz devam ediyor. Beş kelime seçiyoruz ve bu kelimelerin de içinde olduğu öykü, şiir, deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, herkes beş kelime verebilir.

Haftanın kelimeleri: Ritüel/Kıyafet/Evlilik/Şüphe/Tapınak


VAİNA 38

Kişiler: Vaina, Vaâll, Rauba Rahula, Şifacı, Thara, Dokhair, Lua, Ingrid, Kral Suava, doktor Vinkmarch, Armonile

Seremoni için hazırlıklar sürerken Thara’nın aklı yalnızca Rauba’ya neler olduğunu nasıl anlayabileceğindeydi. Onunla bir an için bile olsa yalnız kalabilir miydi bilemiyordu. Uyanmış olsa bile bilinci kapalı gibi görünen büyük ustanın zihnine erişmenin bir yolunu bulması gerekliydi. Uyanış ritüelinde yolunda gitmemiş bir şeyler olduğu belliydi. Eğer sorunu anlarsa bunu düzeltebilir miydi bilmiyordu. Ancak elinden gelen her şeyi yapmak zorundaydı.

Anne ve babası tören için kendi hazırlıklarını yürütürken hizmetçileri de Thara’yı hazırlıyordu. Arınması için özel tütsüler yakılmış ve şifalı bitkilerle hazırlanmış suların kullanıldığı bir banyodan sonra özenle hazırlanmış beyaz kıyafetler giydirilmişti. Saçlarını gelecek için umudu ve atalara saygıyı temsil ettiği için mavi kantaron çiçekleriyle süslemişlerdi. Aynada kendisini boş gözlerle izlerken kapının açıldığını bile fark etmedi. İçeriye gelen annesi de kendisi kadar sade giyinmiş ve sadece evlilik yüzüğü ile aile armasını taşıyan broşunu takınmıştı.

Kızının gönülsüz olduğu bir evlilik için bir anda her şeyi hızlandıracak olan bir adım atıyor olması onu şüphelendirmiş bir o kadar da endişelendirmişti. Bu evliliğe onay vermek istemese de kararı kocası almıştı ve herkese duyurulmuşken artık karşı olduğunu belli edemezdi. Yine de bugüne kadar her şeyin yavaş ilerlemiş olmasından memnundu. Ancak bir anda her şeyin değişiyor olmasından dolayı gelip bir kez olsun Thara ile aralarındaki sınırı kaldırıp konuşmayı istemişti. Bu olaydan kaçış olmadığı aşikardı ancak kızının mutlu olduğundan emin olmak, değilse de ne olursa olsun elinden geleni yapmak istiyordu. Bunun için kendi evliliğini ve statüsünü riske atacak olması ve diğer tüm sonuçları artık önemsiz geliyordu.

Thara omzuna dokunulunca endişeyle yüzüne bakan annesini yenice fark etti. Armonile hizmetçilere bir göz hareketiyle onları yalnız bırakmalarını işaret etti ve hepsi dışarı çıkıp kapı kapanıncaya dek bekledi. Ardından “Uzun zamandır ikimiz de kendi işlerimize dalmışken pek fazla konuşacak zaman yaratmadık” dedi. Belki de etraflarında kimse olmadan resmiyetsiz konuşmalarının üzerinden aylar geçmiş olabilirdi. “Eskiden yanıma daha sık uğrardın” diye eklerken odanın içinde yürüyüp pencereye doğru gitti ve dışarıya baktıktan sonra odada tekrar göz gezdirdi. Thara da “Eskiden ben de seni daha sık ağırlardım. Ancak yönetimle son yıllarda epey fazla meşgulsün bazen seni uzaktan bile olsa göremiyorum. Artık işleri biraz hafifletmen gerektiğini düşünüyorum” dedi. Armonile “Baban tüm bunlarla tek başına mücadele edemezdi. Ancak bir denge sağlayamadığımı kabul ediyorum. Seni son yıllarda fazla yalnız bıraktığım için beni affet” dedikten sonra yanına gidip kızının ellerini tuttu ve devam etti “Bu aldığın kararın kaçınılmaz olduğunu biliyorum ancak acele etmenin sorumlusu olduğumu düşünüyorum. İstersen hala biraz erteleme şansın var. Rauba’nın iyileşmesini bekleyebilirsin. Bu durumda düğün için de beklemelerini isteyebilirsin. Bu evliliği istemediğini biliyorum. Eğer istersen senin için adımdan vazgeçer ve yemini kendi adımla bozabilirim. Böylece kimse sana dokunamaz”

Thara onun seçimi olmadığını biliyordu yine de bu güne kadar bu konuda hiçbir söz etmemiş olması ve yanında olduğunu belli eden hiçbir şey yapmamış olmasından dolayı kırgındı. İşin kötü yanı annesi onun yanında durmaya çalışsaydı her şeyin daha berbat bir duruma gitmiş olacağını biliyor olması ona bariz şekilde kızmasını engelliyordu. Yine de Rauba ile görüşmesinin altında yatan nedenleri açıklayamazdı ve ailesini tehlikeden uzak tutmak için niyetini gizlemesi en doğrusuydu. Ellerini annesinin elinden yavaşça geri çekerken “Bu konuşmayı yapmamız için biraz geç oldu ne yazık ki. Ve bunu konuşsak bile bir şeyleri yıkmadan hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimizi ikimiz de biliyoruz. Şımarıklık etmeyecek kadar büyüdüm. Benim yüzümden hayatını riske atmana izin veremem. Rauba ile görüşeceğim ancak düğün için daha zamanım var. Düğünden önce bir seçeneğim daha olabileceğini düşünüyorum ve buna Rauba bile müdahale edemez. Endişelenme” diye açıkladı.

Annesi endişeyle bir nefes alıp fısıldayarak “Adanmış olmaktan mı söz ediyorsun?” diye sordu. Adanmışlar kendini ilahi güçler için yaşamaya adayan ve kuzeydeki Sangmar dağının erişilmesi güç doruklarında konumlanmış olan ve ejderha kralı tarafından kutsanmış olan tapınağa kapanmış kişilerdi. Tapınak yaşamından önce dağın ışıksız dehlizlerinde yalnızca ekmek ve su ile beş sene geçirir ve dua ederlerdi. Tapınağa ulaşmaya hak kazandıklarında ilahi güçler için çalışır ve onlar ile dünya arasında köprü olma görevi edinirlerdi. Ancak bu yolu seçenlerin sayısı bir efsanede unutulup gidecek kadar azdı ve bir kez bu yolu seçerlerse ettikleri yemin tüm yeminlerin üzerinde ve dokunulmaz ayrıca geri dönülmez olurdu. “Seni bir daha göremeyecek olmamı bir kenara bırak bunun sonunda kendini dayanılmaz acılar içinde bir sona sürüklüyor olacaksın. Tapınağa ulaşabilenlerin yola çıkanların çeyreğinden bile az olduğunu biliyorsun” diye itiraz etti. “Bunu asla kabul edemem. Hayır. Bunu yapmanı yasaklıyorum…”

Thara ileri atılıp ona sarılarak susturdu ve “Vaâll ile evlenmemin bundan bir farkı olmayacak” dedi. “Ayrıca…” derken sesini daha da alçaltıp onun kulağına fısıldayarak “Kimseye tek kelime etmemelisin ama bunların hiçbirine gerek kalmayacak anne. Başımızda bundan daha ciddi sorunlar var” diyerek ona her şeyi özetledi. Bilmemesinin daha iyi olacağından emin olsa da ondan bunları gizlemenin de bir faydası olmadığını anlamıştı. Böylece Rauba’ya ulaştıklarında yalnız mücadele etmek zorunda kalmayacaktı.

12 Ekim 2023 Perşembe

PEMBE SABAHLIK

 



Apartmanların duvarları çok ince herhalde, komşuların sesleri duyuluyor. Banyo pencerelerinden, balkonlardan da duyuluyor konuşmalar. Kavgalar örneğin tümüyle duyuluyor. Komşuların özel hayatlarını öğrenmek mümkün. Duymamak için yüksek sesle müzik dinlemek gerekiyor.

Komşu teyze var. Yalnız yaşıyor. Zaman zaman evine gelen gidenler oluyor. Bu teyze hep sarı veya pembe sabahlık giyiyor. Balkona astığı çamaşırlardan belli oluyor. Evine çocukları geliyor olsa gerek. Kızı veya oğlu var gibi. Teyzenin sabahlıkları hep değişiyor, türleri, desenleri değişiyor ama renkleri ya sarı ya pembe.

Seslerini duyuyorum bazen. Onlar balkonda iken duyuluyor mutfak penceresinden. Teyze herhalde biraz unutmaya başlamış gibi duruyor. Kızına, kocamı elimden aldın diyor, söylediği kişi de damadı olsa gerek. Yine kızına, paramı yiyorsun sen diyor. Kızı belki annesinin parasını idare ediyorsa. Bazen iki kız oluyor. Anladığım kadarıyla kızları birbirlerine şikayet ediyor. Çünkü kızlar bazen, anne, beni bana şikayet ediyorsun, diyorlar.

Damadı herhalde, konuşuyor, pointer diye bir şey almış, define arayacakmış, kimsenin bilmediği bir şey bulacağım, tarihe geçeceğim diyordu. Başını belaya sokma dediler.

Damadın kollarında alerjik sivilceler çıkmış. Yara gibiymiş. Teyze, lavanta dene dedi. Damat da lavantanın ticaretini yapayım, kelepir tarla bulup ekeyim, Burdur’da ucuz tarlalar varmış, içine çadır kurarız bir de sondajla kuyu açarız, göçebe yaşarız ne güzel diyor, elektriği interneti de çözersek tamam. Oğlan herhalde köşeyi dönmek isteyenlerden. Borsa, faiz, altın, döviz yetmiyor sanırım.

Komşular bazen dram bazen komedi.

24 Eylül 2023 Pazar

KORE DİZİLERİ 2

 


CELEBRITY

2023 yılı dram dizisi. Başrolde Park Gyu-young. 12 bölümlü.

Sosyal medya, internet, ün konulu dizide A-ri adlı bir genç kız kapı kapı dolaşarak güzellik ürünleri satmaktadır. Bu kız bir süre sonra bir sosyal medya fenomeni haline gelir. Bir influencer olur. Bu ün onun gibi olan diğer influencerları etkiler. Bu ışıltılı ve hoş dünyanın zorlukları da vardır. A-ri de bu dünyada tutunmaya, başarılı olmaya çalışır. Diğer fenomenler de hayranlar da tehlikeli olabilirler. Suç işleyecek denli tehlikeli olabilirler, fenomenlerin çevrelerindeki insanlar.

Oldukça güncel bir konuda sürükleyici, şaşırtıcı bir dizi. Not:3/4




QUEENMAKER

2023 yılı iş, politika, hukuk dizisi. Başrolde The World of the Married adlı çok heyecanlı dizide de izlemiş olduğumuz Kim Hee-ae, yine çok heyecanlı bir dizide. 11 bölümlü.

Çok başarılı bir iş kadını büyük bir aile şirketinin yöneticilerindendir ve şirketin her şeyidir, reklamcısı, stratejisti, sözcüsü. Güçlü bir karakter olan bu iş kadını, aile şirketinin içindeki iktidar savaşları, skandallar, kötü yönetimlere şahit olunca bu aile şirketinden ayrılır ve onların aleyhine çalışır ve bir insan hakları avukatı kadını belediye başkanı yapmak için kullanır bu kız yeteneklerini.

Soluk soluğa izlenen dizilerden. Not:4/4




ONE DAY OFF

2023 yılı komedi, dram dizisi, biraz da fantastik. Başrolde Lee Na-young. 8 bölümlü.

Lisede edebiyat öğretmeni olan bir kız, düzenli ve rutin hayatını renklendirmek için Cumartesi günleri günlük yolculuklara çıkar. Yürüyüş yapmak, yemek yemek, kafasını dağıtmak için çıkar bu yolculuklara. Yakınlardaki şehirlere, gezilecek yerlere gider dolaşır, bir şeyler yer, yolculuklarında insanlarla tanışır. Bu yolculuklarından çok keyif alır ve insanları da tanır bir yandan. Dizinin her bölümünde başka bir yere gider, bu yolculukları sakin geçer, yumuşak, zarif saatler geçirir.

Hayattan kesitler sunan, sıradan, basit gündelik yaşamı anlatan dizi konu, görsellik, renkler açısından mutluluk verici olduğu gibi oyuncular açısından da keyif veriyor ancak asıl önemlisi dizideki ince duyarlılık. Genelde izlediğimiz Kore dizilerinden farklı olan bu dizi daha çok Avrupa filmlerini anımsatıyor. Not:4/4

22 Eylül 2023 Cuma

KELİME OYUNU 119


Kelime Oyunu etkinliğimiz devam ediyor. Beş kelime seçiyoruz ve bu kelimelerin de içinde olduğu öykü, şiir, deneme benzeri bir yazı yazıyoruz. Herkes yazabilir, herkes beş kelime verebilir.

Haftanın kelimeleri: Hikaye/Asır/Güç/Gölge/Nişanlı

Bu kez, bir süredir yazmakta olduğum Vaina adlı hikayenin bir özetini yaptım. Hatırlayalım diye.

VAİNA ÖZET

Hikayenin nerede başladığı herkes için bir noktada takip etmesi zor bir durum olabilir. İnsanın yaşam hikayesinin başlangıcı onun doğumundan yüz yıl öncesine bile dayanabilir. Kendi doğumundan önce anne babası ve onların anne babaları ve daha da öncesinde o tanışmalar, belki ayrılıklar, tesadüfler, zorluklar velhasıl bir dolu umulmadık bileşen bir araya gelmemiş olsaydı kendisi de belki de asla var olmayacaktı. Bir insanın yaşamının nerede başladığı ve nerede son bulduğu işte böyle karmaşık ve anlaşılması güçtür. Bir hikayenin de nerede başladığı ve nerede son bulduğu olaya neresinden baktığınıza göre değişir.

Lua’nın Ingrid ile olan hikayesi buradan bakınca belki de bir asır önce Lua’nın evinden ayrılıp kendi kaderini aramaya çıkmak istemesiyle başlamıştı. Yaşadığı yerde herkesin kendisine verilen bir görevi vardı bununla birlikte kendi kaderini aramak isteyenler evden bir kez ayrılır ve kaderini bulduğundan emin olana dek geri dönmezdi. Lua da böyle yapmıştı. Yolculuğu onu derin ve ıssız bir ormanın ortasında yağmurlu bir günde Vaina’nın tutsak edildiği ve güçlerinin zapt edildiği, normalde kimsenin bulmasının mümkün olmadığı eski bir malikaneye getirmişti. Vaina zincirlerinden kurtulmak için onu etkilemiş ve masum bir peri gibi görünmüştü. Elbette zincirinden kurtulur kurtulmaz da onu avlamaya çalışarak ödüllendirmişti. Vaina’nın muhafızı olmakla görevlendirilmiş olan Ingrid olanlara engel olmakta geç kalmış ve görevinde başarısız olmuştu. Vaina’nın kurbanı durumuna düşen Lua’yı kurtarmaya çalışan Ingrid karanlık cadının kaçmasına engel olamazken aynı zamanda kendi türünün törelerine uyarak Lua’yı hayatta tutabilmek için tüm gücünü feda etmişti. Ancak bunu yaparken istemeden de olsa güçlerini ve ruhunun hayatta kalan kısmını Lua’ya aktarmış, Vaina’nın saldırısından kurtulamayan bedeni yok olurken Lua’ya bağlı şekilde hayatta kalmıştı. Kendi türü için bu affedilmez suçlardan biriydi. Herkes ya Lua’nın onun güçlerini çalmaya çalıştığını ya da Ingrid’in korkaklık ederek kendini kurtarmak için güçlerini bilerek ona aktardığını düşünecekti. Bununla birlikte hızla güç kazanarak kötülük yaymaya başlayan Vaina başlı başına bir sorundu.

Lua ve Ingrid’in kaderi işte böyle bir araya gelmişti. Hem kendi sorunlarını çözmek hem de Vaina’yı durdurabilmek için tek seçenekleri Ingrid’in yuvasına Güneş Ülkesi’ne gitmeleriydi. Böylece yola koyuldular ve başlarına gelen bin bir çeşit olayla mücadele ederek Güneş Ülkesi’ne ulaştılar. Bu sırada Vaina’nın kötülüklerine dair dedikodular hızla yayılıyor ve insanlar korku ve kuşku dolu bir hale geliyordu. Gölge yaratıkların saldırılarına dair birçok gizemli olay gittikçe etraflarını sarıp daralan bir çember gibi onlarla aynı yönde ilerliyor gibiydi. Vardıkları kasabada bir süre konaklayıp Ingrid’in ustasını aramışlardı. Dokhair Ingrid’i anlayacak ve yargılamadan yardım edebilecek tek kişi gibi görünüyordu. Onu bir türlü bulamadıkları günler ve geceler geçerken büyük bir gölge saldırısı sırasında sonunda Dokhair onları bulup kurtarmıştı. Emekliye ayrılmış olan Dokhair’in kendini yeniden olmadık maceraların içinde buluşu da bu şekilde başlamıştı. Başta Lua’ya şüphe ile yaklaşsa da Ingrid’in doğruyu söylediğini bilecek kadar iyi tanıdığından ikisine de güvenmişti. Onlarla beraber saraya gidip konseyi toplamış ve Vaina’nın uyanışını haber vermişti. Ancak çok az kimse buna inanmaya gönüllüydü. Sarayda işler karmaşık durumdaydı. Gücü ele geçirmek isteyenler taht etrafında kurnaz oyunlar sergiliyordu ve Vaina’nın uyanışından bahsedilmesi ortalığı daha da karıştırmıştı. Toplantının ertesi günü kral beklenmedik şekilde hastalanmışken ve manevi rehberleri ve bütün avcıların büyük ustası ise pek kendinde değilken vekil durumunda olan Vaâll istediği bütün güce kavuşmuş gibi görünüyordu. Vaâll mutlaka bir işler çeviriyordu ve bunun bir şekilde Vaina ile ilgisi olabileceğini düşünen Dokhair olayları bir an önce çözmek istiyordu. Bunun için eski bir arkadaşından yardım alarak kralın yanına doktor asistanı kılığında ulaşmayı başardı. Bu sırada eski nişanlısı olan Thara da büyük ustaya neler olduğunu araştıracaktı. Olaylar bu kadar karışmışken Ingrid de neredeyse solup gitmek üzereydi ve son zamanlarda Lua ona hiç ulaşamıyordu. Ancak ona ulaşmayı son kez güçlü bir şekilde denediği sırada Ingrid’in sesini oldukça cılız ve titrek bir şekilde işitti. Adeta uykusunda sayıklıyor gibi gelip geçen bir fısıltıyla Ingrid “O burada…” diyordu.