7 Nisan 2021 Çarşamba

KELİME OYUNU 19


Her hafta bir arkadaşımızın belirlediği beş kelime ile öykü, deneme, şiir benzeri yazı yazma etkinliğimiz devam ediyor. Bu haftanın kelimelerini sevgili Andromeda verdi.






Hararet, Kumsal, Orman, Çekici, Dil




İKİ YILDIZ

Gece uzundu. Öyle ki günler geçmesine rağmen solgun güneşin yeniden görünmesi bir sonraki hasat zamanını bulmuştu. Bu uzun gece boyunca ne Vhalar bir kez dinlenmişti ne de Eitha. Hiç durmadan devam eden savaşları yaşayanlar dünyasını Gölge'nin ve onun müritlerinin yapabildiğinden daha fazla kaosa sürüklemiş ve bir harabeye çevirmişti. Tek amacı Gölge'yi durdurmak, insanların acılarını dindirmek ve ışığın ve kutsanmış olan her şeyin karanlığın karşısında galibiyetini sağlamak olan Vhalar, bir türlü Eitha'nın öfkesini dindirememiş, onun karanlığa düşen zihnini kurtaramamış ve sevgilisini yeniden ışığa kavuşturup ruhunu arındıramamıştı. Onu Gölge'nin bir müridine dönüştüren trajediyi son anda anlamış olmasına rağmen o sırada yapabileceği hiçbir şey olmamıştı. O makus ritüel sırasında Gölge tek evlatlarını çoktan yok etmiş çocuktan geride kalan bedeni canlı olduğu kadar ruhsuz ve boş bir kabuk haline gelmişti. Ritüelin bitmesine izin vermiş olsaydı çocuğun bedenini ele geçiren Gölge onun kutsallığını kirleterek oğlunun eliyle dünyaya kötülük saçacaktı. Vhalar'ın müdahalesi sadece bu boş bedeni canlanmaya çalışan yaratıkla beraber yok etmek olmuştu. Fakat Eitha bunları asla kabul edemiyor, deliliğe düşen zihni hiçbir gerçeği dinlemiyordu. Ona karşı dil dökmek boşunaydı çünkü artık duyabildiği tek şey karanlığın yıkıcı fısıltılarıydı. Bir zamanlar Vhalar'ın yanında karanlığa karşı savaşırken kazandığı güç ve kabiliyetler ne kadar fazlaysa şimdi karanlık taraftayken de o kadar güçlü ve baş edilemez durumdaydı. İkisinin ruh gücü ve savaş becerileri birbirine denk olduğundan biri diğerine bir türlü galip gelemiyordu. Gölge bu yeni durum karşısında oldukça memnun ve hırslıydı. Eğer Eitha ışığı yenerse artık karşılarında kimse duramayacaktı. Göklerdeki kutsal savaşçılar ve tembel tanrılar ise epey endişeliydi. Çünkü Vhalar'ı bir süredir meşgul eden bu kişisel savaş nedeniyle kumandan ordusunun başına geçemiyor, büyük zaferler yerini feci kayıplara bırakıyor ve her geçen gün bir başka sancak karanlığa düşüyordu. Işığın orduları en güçlü kumandanlarının liderliğini kaybetmiş olmanın şaşkınlığı içindeydi. Diğer kumandanlar ve kutsal savaşçılar Vhalar kadar yetenekli ve güçlü olmadıkları için sancaklardaki hakimiyetlerini gittikçe kaybediyor ve karanlık karşısında daha fazla ilerleyemiyorlardı. Gün geçtikçe yüreklerindeki inanç onları terk ediyor ve her seferinde daha büyük kayıplar veriyorlardı. İşte bu şekilde Gölge yeniden hızla hakimiyeti eline alır olmuş ve bir süredir yaralarını iyileştirmeyi başaran şehirler bile yeniden harabelere dönmüştü.

Günler ve aylar böyle geçip giderken Vhalar ve Eitha hararetli savaşlarının arasında başka hiçbir şeyin farkında olmadan birbirlerini yenmeye çalışıyordu. Gölge öyle güçlenmişti ki dünyanın atmosferini bir koza gibi sarmış ve güneşin bir parça ışığının bile yeryüzüne inmesine engel olmuştu. İki yıldız bu şekilde dünyanın her yerinde çarpışıp dururken bir gün yolları ilk kez karşılaştıkları o ormanın bitimindeki çürük balık kokan kıyı kasabasına düştü. Kokharkan Koht-tiyan yani kısaca Koht veya Koht-tiyan ismi verilen kasabanın adı sirenlerin çürük midesi anlamına geliyordu. Geçmişteki o büyük savaştan sonra burada yeniden bir yerleşim kurulmamıştı ve her şey o gün bıraktıkları gibi duruyordu. Ahşap evlerin çoğu yanmış geride temelleri ve bazılarının da iskeletleri kalmıştı. Arada sırada yağmacıların geride kalan eşyaları talan etmek için uğradığı belli oluyordu. O günkü savaşta ölenlerin iskeletleri her yerde üzerlerini örten yosunların ve otların arasında uzanıyordu. Eitha çocukken yaşadığı evi görünce bir an için duraksadı. Gölge'nin fısıltılarını bile o sırada işitemez olmuştu. Ailesini düşündü. Bir türlü hatırlayamıyordu onlara ne olduğunu. Gölgeye düştüğünden beri hatıraları bir bir yok olmuştu. Neredeyse bir yıldır bilinçsizce ve safi bir öfke ile savaşıp duruyordu. Onun bu duraksaması Vhalar'ı da şaşırtmıştı. Buna ne anlam vermesi gerektiğini bilemedi. Onlar karşı karşıya böylece durup kalmışken denizin üzerinde Vhalar'ın gemileri ve Gölge'nin çirkin yaratıkları savaşıyordu. Komutanlarının yönetimi olmadan denizcilerin durumu pek iyi görünmüyordu ama ellerinden geleni yapıyorlardı. Yaratıklar çeşit çeşit cisimlenmişti. Bazısı ejderhalar gibi kanatlanıp uçarken gemilerin yelkenlerini parçalıyor bazısı suyun içinden ilerleyip gövdede büyük bir delik açtıktan sonra küpeşteye tırmanarak denizcilere saldırıyordu. Vhalar bu kısa an boyunca uzun zamandır çevresinde olup bitenlerin ilk defa farkına varıyordu. Işığa kavuşturmaya çalıştığı dünya rezil bir karanlığa bürünmüş, inançla onu takip eden askerleri büyük bir trajedinin içine düşmüştü.

Sonunda Eitha'yı ışığa geri çağıramayacağını veya onu yenemeyeceğini anlamıştı. O anda kararını verdi. Eitha'ya doğru yürürken silahını yere attı. Lime lime olup yer yer yanmış pelerinini omuzundan çekip fırlattı. Altın sarısı saçlarının arasında duran ışığın tacını da diğer eliyle alıp yere attı. Yapacağı şey yüzünden onu taşımaya hakkı olmayacaktı. Silinmiş hafızası yüzünden hala şaşkın halde yıkıntı halinde duran evine bakan Eitha Vhalar'ın kendisine doğru geldiğini görünce içinde yeniden bir öfke patlaması yaşadı. Neler olduğunu hatırlamıyordu ama bu adamı yok etmek istiyordu. Onu parçalara ayırmak ve ruhunu ateşe atmak istiyordu. İçindeki öfke o kadar büyüktü ki bunun karşısında kendi canı da yanıyordu. Fakat daha hiçbir şey yapmaya fırsat bulamadan Vhalar gelip ona sarıldı. Eitha yine şok içinde kalmıştı. Ruhunu parçalamak istediği bu adam gelip ona sarılmıştı. Bir an bu sarılmaya karşılık verecekmiş gibi hissetti kendini. Hemen sonra onu itmeye ve savaşına devam etmeye çalıştı. Ama boşunaydı. Vhalar bir dua okumaya başlamıştı. Söylediği ilahi ruhundaki kutsal ışığı dışarı çıkarıyor ve ilk karşılaşmalarında küçük Eitha'nın şahit olduğu gibi parıltılar saçıyordu. Fakat Vhalar parıltılar saçmakla kalmadı. Kısa bir an sonra tıpkı güneş gibi bir alev çemberi etraflarını sardı. Vhalar onu yenemeyeceğini kabul ettiği anda ruhunu ikisi için de yok etmeye karar vermişti. Böylece hem Eitha'nın ruhunu bu ızdıraptan kurtaracak hem de dünyayı sürükledikleri kaosa son verecekti. İkisinden sonra ışığın ordularının yeniden bir düzen ve denge bulacağına ve karanlığı yenebileceklerine inanıyordu. Eitha ne kadar çırpındıysa da bir faydası olmadı. Uzaklardan bakıldığında yeryüzüne düşen bir yıldız gibi görünüyorlardı. İşte böylece karanlık ve aydınlık iki yıldızın ruhu yanarak yaşayanların dünyasındaki rollerine son verdi. Onlardan geriye kumsala vuran iki çakıl taşı kaldı. Ruhları yanarken saçtıkları enerji dünyayı saran kozayı dağıttığı için sonunda güneş yeniden yüzünü gösterebilmişti. Ve işte böylece uzun gece artık sona ermişti. Sonrasında olanlarsa artık başka kahramanların ilgi çekici hikayeleri oldu.

Son


Not: Eitha'nın öyküsü daha önce başlamıştı. Kelime Oyunu 1 yazımda ilk olarak Vhalar adlı şiir var, yine aynı yazıdaki Eitha adlı öykü de ikinci bölüm,, yine aynı yazıdaki Elina adlı öykü ise üçüncü bölüm, Elina ara bölüm, yan karakter oluyor, şimdi bu İki Yıldız adlı öykü de dördüncü bölüm oluyor. Vhalar adlı şiir aslında bu hikayenin bu dört bölümlük kısmının sonu gibi bir yandan, Vhalar için ağıdı aslında o yok olduğu için geride kalan denizciler yakmışlar. Eitha ile Vhalar yok oldular, öldüler, sonunda, Vhalar kendini feda etti, Eitha'yı karanlıktan kurtarmak için. Geriye iki çakıl taşı kaldı. Elina, Eitha'nın kaderini değiştirmek zorunda kalmıştı. O zaman Vhalar'ın da kaderini değiştirdi, Elina'nın seçme şansı yoktu, Elina önüne çıkan kişiye yardım etmek zorundaydı, Eitha'yı ölümden kurtardı ama karanlığa düşmesine neden oldu. Öykü devam edecek.

28 yorum:

  1. ooo deepsii bu minik bir kitap olma yolunda gidiyor sankii :) önceki bölümlerle beraber düşününce dolu dolu bir efsane oldu yaa çok hoş :) Vhalar'ın gelip sarıldığı sahne bir anime olsaydı böyle kamera etraflarında dönerdi çok hoş olurduuu :)

    YanıtlayınSil
  2. Sarılma ile işi çözmen çok iyi fikirdi Deep

    YanıtlayınSil
  3. Güneş geldi ya artık herşey daha iyi olur herhalde.
    :))

    YanıtlayınSil
  4. Çok güzel bir bölümdü. Roman haline bile çevrilebilir. :) Karanlık ve aydınlığın savaşı iyiydi. Karakterleri sevdim, sonu şaşırtıcı bitti. Önceki bölümlere de bakacağım. Kalemine sağlık.

    YanıtlayınSil
  5. Bu tarzda çok başarılısın Deep, bence bir kitap daha çıksın :))

    YanıtlayınSil
  6. Çok güzeldi, sevgi, bir sarılma nelere sebep olabiliyor :-)) Kaleminize sağlık, harikaydı 🙏☺️

    YanıtlayınSil
  7. Senin bu hayal gücüne ve yaratıcılığına bayılıyorum.

    YanıtlayınSil
  8. yeni bir kitap için hazırlık mı? bu hikaye

    YanıtlayınSil
  9. bu bilim kurgu öykülerine bayılıyorum..

    YanıtlayınSil
  10. Bu yazıyı kaç günde yazdın,bayağı uzunmuş ama paragfar formatı olduğu için pek okuyamadık..Okuyana aşk olsun..😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ertuğrul yıldırım.

      dün birkaç saatte yazdım. ya herkes okuyor bir tek sen okuyamıyon, üstelik bu kez düzeltip koydum bloga, word de iken düz metin yapıştır dedim, yani düzgün olmalı, senin server da bişey olmalı yaa :)

      Sil
    2. ertuğrul yıldırım.

      geçen hafta şunları şunları yap demiştin, onları yaptım, okuyabiliyorsundur artık sanırım :)

      Sil
    3. ama olmamış işte,yazı halen küçük..ama problem galiba yazı düzenleme panelinde olabilir,otomatik kendini bozuyor gibi..sen son yazıma gel,orda bilgiler var..:)

      Sil
    4. ertuğrul yıldırım.

      blog arkadaşlarımıza sordum, herkes okuyor, senin tarayıcıda bir sorun olmalı, belki göremiyon bazı yazılarımı :)

      Sil
  11. hey deeptone,

    naber dostun...blogun çok güzel.. yardımların için çok sağol......

    YanıtlayınSil
  12. Önceki yazıda demeyi unuttum; ama hikayelerini çok beğendiğim gibi karakterler için seçtiğin isimler de ayrı bir güzel. :)

    YanıtlayınSil
  13. Hayal gücüne ve onu yansıtan kalemine sağlık...

    YanıtlayınSil
  14. bende blogger'a geçtim beklerim herkesi....

    YanıtlayınSil
  15. https://ayisigininhayaldunyasi.blogspot.com/2021/04/kelime-oyunu-19.html

    sevgili uyuşuk hayalperest in yazısısı :)

    YanıtlayınSil
  16. Devam edecek olmasına sevindim :) Epik fantastik bana göre yazılması daha zor diğer fantastik türlere göre. Ama hikayenin kurgusu da, anlatımı da çok başarılı :)

    YanıtlayınSil
  17. https://fairytaleess.blogspot.com/2021/04/uyans-2-bolum-kelime-oyunu-19.html

    sevgili ilkay ın yazısısı :)

    YanıtlayınSil
  18. şimdilik görebildiğim 3 kişi olduk.

    ilkay
    uyuşuk hayalperest
    dipsi

    :)

    YanıtlayınSil
  19. Bayıldımmm, devamını merakla bekliyor olacağım. Özellikle epik fantastik çok hoşuma giden bir tür <3 Kalemine sağlık Deep.

    YanıtlayınSil
  20. https://rozaninkutuphanesi.blogspot.com/2021/04/krmz-baslkl-bir-adam-kelime-oyunu-19.html

    sevgili roza nın yazısısı :)

    YanıtlayınSil
  21. şimdilik görebildiğim dört kişi olduk.

    roza
    ilkay
    uyuşuk hayalperest
    dipsi

    :)

    YanıtlayınSil